T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/436 Esas
KARAR NO: 2024/330
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/06/2022
KARAR TARİHİ: 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin işletmekte olduğu ----------- ilçesinde yer alan Otel'in tavan döşemesinde kullanmak üzere, davalı şirketten 21.000TL karşılığında ses yalıtım malzemesi satın aldığını ve söz konusu ürünlerin 19.02.2022 tarihinde davacı şirkete teslim edildiğini, teslim edilen ses yalıtım malzemeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde ürünlerin yangına dayanıklı olmadığı, kalitesiz hurda diye tabir edilen malzemelerden üretildiği ve ayrıca taahhüt edilen kalınlık ve yoğunlukta da olmadığının tespit edildiğini, akabinde davalıya---------Noterliğinin 21.02.2022 tarih, --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek, söz konusu yalıtım malzemelerinin iade alınması ve ödenen paranın iade edilmesinin istenildiğini, davalı tarafın önce iade talebini kabul ettiğini ve ürünleri geri alıp ödemeyi yapacağını --------- mesajlarıyla bildirmiş ise de, daha sonra davalının hiçbir şekilde talepleri yerine getirmediğini, ayrıca davalı şirketin söz konusu satışa ilişkin 28.02.2022 tarihli e-arşiv faturasını gönderdiğini, bu faturaya ---------Noterliğinin 18.03.2022 tarih, ------- yevmiye sayılı ihtarnamesi ile iade edilerek faturanın iade edildiğini, bunun üzerine davalı aleyhine ---------İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının yetkiye ve borca itirazı sonrasında dosyanın ---------İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı esasına kaydının yapıldığını, davalının işbu dosyadan da gönderilen ödeme emrine itirazı sonrasında takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafından müvekkili şirkete gönderilen ses yalıtım malzemelerinin ayıplı olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete 53 mm kalınlığında, ---------- yoğunluğunda, ----------- tipi yangına dayanıklı ses yalıtım malzemesi satmayı taahhüt ettiğini, ayrıca tavan kaplamalarında sağlanması gereken yangına tepki sınıfıyla ilgili “Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik” madde 26/4 gereğince, müvekkili şirkete tavan kaplaması için satılan ses yalıtım malzemelerinin "az zor alevlenici” sınıfta olması koşulu bulunduğunu, dolayısıyla yangına dayanıklılık özelliğinin yasal mevzuat gereğince ürünün sahip olması gereken zaruri bir özellik olduğunu, ancak müvekkiline teslim edilen ses yalıtım malzemeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde ürünlerin yangına dayanıklı olmadığı, kalitesiz hurda diye tabir edilen malzemelerden üretildiği ve ayrıca taahhüt edilen kalınlık ve yoğunlukta da olmadığının müvekkili tarafından tespit edildiğini, dava konusu ürünlerin ayıplı olduğu davalının çalışanı olarak kendisini tanıtan ------- isimli şahıs tarafından da ikrar edildiğini beyanla, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin 21/11/2022 tarihli beyan dilekçesinde özetle; öncelikli olarak davacının ayıp iddialarını kabul etmediklerini, taraflar arasında yapılmış bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafa satılan ürünler ile ilgili herhangi bir taahhüt verilmediğini, müvekkili şirketin ---------- diye bir çalışanı olmadığını, adı geçen şahsın satış işlemine aracılık eden 3.bir şahıs olduğunu, bu şahsın bir iş aldığını ses yalıtım işi yapacağını söyleyip, müvekkili şirket üzerinden ürünlerin davacı şirkete satışına aracılık ettiğini, davacı şirket çalışanları ve yetkililerinin ürün ile ilgili olarak müvekkili şirket çalışanları ya da yetkilileriyle herhangi bir yapmadığını, taraflar arasında bir sözleşme imzalanmadığını ve resmi sipariş geçilmediğini, dolayısıyla var olduğu iddia edilen ---------- yazışmalarını kabul etmediklerini, faturada yazan ürünler ne ise davacıya gönderilen ürünlerin o ürünler olduğunu, tüm ses yalıtım ürünlerinin atık Malzemelerin dönüştürülerek sıkıştırılması yöntemiyle yapıldığını, davacının hurda malzeme iddiasının kesinlikle doğru olmadığını beyanla, haksız davanın ret edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, taraflar arasındaki ticari satıma konu ürünlerin ayıplı olduğu gerekçesi ile iade edilmesi nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.
Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir. Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir .----------İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, 21.000,00.-TL asıl alacak, 192,94.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.192,94.-TL toplam alacağın asıl alacağa işleyecek yıllık %15,75 faizi birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 26/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 21/04/2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesine konu ürünlerin sözleşmede belirlenen nitelikte olup olmadıkları ayıplı olup olmadıkları, davacı tarafından yapılan takibe karşı davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı belirlenmiş, aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın inşaat mühendisi ve mali müşavir bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek uyuşmazlık konularına ilişkin rapor alınması, taraf vekillerine ilgili yıllara ait ticari defter ve kayıtlarını keşif günü olarak belirlenen inceleme gün ve saatinde 09:30 mahkememizde hazır edilmesine, mali müşavir bilirkişiye talep halinde yerinde inceleme yetkisi verilmesine, inceleme günü olarak 31/03/2023 gününün belirlenmesine karar verilmiştir. Mahkeme heyeti ve inşaat mühendisi bilirkişi ile birlikte keşif mahallinde gidilmiş, mahalde ayrıca davacı tanıklarının beyanları alınmıştır. Davacı tanıklarından, --------- beyanında "Ben davacı oteli işleten firma çalışanıyım, davalı firma ile herhangi bir husumetim yoktur, şirket yetkililerinin görüşmeleri ve anlaşmaları sonucunda ayıplı olduğu iddia edilen malzemeyi firma adına ben teslim aldım, anlaşmaya göre malzemelerin ses ve ısı yalıtımlı olması ve yangına karşı dayanıklı olması lazımdı, kendim yaptığım kontrolde böyle olmadığını anladım, çalıştığım firma sahibi -------- durumu bildirdim, kendisine iade etmek için davalı firma yetkilisi emrah bey ile görüştü, malzemeleri alacaklarını söylediler, ancak ödemenin ---------- ile yapılması nedeni ile kendi hesaplarına geçtikten sonra iade edilebileceğini söylediler ancak ödemeyi yapmadılar malzemeyi de teslim almadılar, tanıklık ücreti talebim yoktur;Davacı tanığı -------- beyanında; "Ben davacı firmada insan kaynakları müdürü olarak çalışıyorum, sözlü olarak anlaşma yapıldı, ödeme yapıldıktan sonra biz malzemelerin niteliğini, özelliklerini belirtir yazılı evrak istedik, ancak bu gönderilmedi, daha sonra uyuşmazlığa konu malzeme toplu şekilde gönderildi, gönderilen malzeme üzerinde de herhangi bir ürün özelliklerini gösteren ürünü tanıtan bir belge yoktu, ürün arkadaşlar tarafından tetkik edildi, sözleşmeye uygun olmadığı anlaşıldı, karşı yanın satış pazarlama sorumlusu ile bizzat ben görüştüm, davalı şirket sahibi ile görüşmek istedik ancak bizimle görüşmedi, daha sonra ----------- görüştüğümüzde bize ihtarname göndermişsiniz, patronlarım buna kızdı, ödeme yapılmayacak, halbuki 31 martta ödemenin yapılacağı söylenmişti. Tanıklık ücreti talebim yoktur" demiştir. Mahalde yapılan keşfen inceleme neticesinde, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda;
"a) Tarafların incelenen 2022 yılı ticari defterlerinin kendi adlarına delil niteliğine haiz olduğu,
b) Davacının, davalı tarafından adına düzenlenen 28.02.2022 tarih ----------- numaralı 21.004,00 TL tutarındaki davaya konu ürünlerin faturasını kayıtlarına almadığı ve ------- Noterliğinin 18.03.2022 tarih,---------- yevmiye numarası ile davalıya gönderilen ihtarname ile itiraz ederek iade ettiği,
c) Taraflar arasında herhangi bir sözleşme, teklif mektubu ve/veya teknik şartname bulunmaması konularında değerlendirme ve takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu,
d) Davacının talepleri ve dava konusu malzemenin niteliği itibarıyla; malzemenin içeriği, ses emilimi, alev almazlık ve yoğunluk vb fiziksel özelliklerinin tespitinin ancak laboratuvar ortamında yapılacak teknik incelemeler sonucunda belirlenebileceği,
e) Dava konusu edilen ----------- teknik özelliklerinin doğru olarak belirlenmesi için davalının öncelikle; --------- üretiminde kullanılan malzemelerin neler olduğu, üretim şekli ve/veya yöntemi, ses emilimi, alev almazlık ve yoğunluk ile ilgili test raporları ve/veya sertifikaları ile hangi ulusal ve/veya uluslararası yönetmeliğe uygun üretildiği konularındaki bilgi ve belgeleri dosyaya sunması gerekti;
f) Davalının malzeme ile ilgili olarak elindeki teknik bilgi ve belgeleri dosyaya sunması sonrasında malzeme ile ilgili detaylı teknik rapor hazırlanabileceği, davalının talep edilen belgeleri dosyaya sunmaması ve/veya sunduğu teknik bilgi ve belgelerin yeterli olmaması halinde ise keşif sırasında alınan numunenin yetkili ve /veya uzman bir laboratuvarda test edilip raporlanması gerekeceği" belirlemelerine yer verilmiştir.Mahkememizce ------------- müzekkere yazılarak bilirkişi raporunda belirtilen hususlarda teknik incelemeleri yapa bilecek laboratuar bilgileri istenilmiş, ------------- tarafından bildirilen ------------ müzekkere ile; "------------- tipi yanmaya dayanıklı ses yalıtım malzemesinin üretiminde kullanılan malzemelerin neler olduğu, üretim şekli ve/veya yöntemi, ses emilimi, alev almazlık ve yoğunluğuna ilişkin konularda" analiz yapılabilmesi için laboratuvarının ilgili bölümlerince istenilen numune örnekleri ve test maliyetlerinin mahkememize bildirilmesi istenilmiştir. ---------- gelen 26/01/2024 tarihli yazı cevabına karşılık davacı vekili tarafından sunulan 12/02/2024 tarihli beyan dilekçesinde, "(...) dava değeri 21.192,94 TL dir. Dolayısıyla ----------- Laboratuvarının bildirdiği deney ücretleri dava değerinin dahi çok üzerindedir. Bu nedenle, dava değerini aşacak mahiyette deney yapılması usul ekonomisine aykırıdır. Bu noktada Mahkemenizce davalı tarafa kesin süre verilerek, dava konusu ürünlerin üretiminde kullanılan malzemelerin neler olduğu, üretim şekli veya yönetimi, ses emilimi, alev almazlık ve yoğunluk ile ilgili test raporları veya sertifikaları ile hangi ulusal ve uluslararası yönetmeliğe uygun üretildiği konularındaki bilgi ve belgeleri sunması istenmelidir. Nitekim, ---------- cevabi yazısında dahi alev almazlık deneyinin yapılabilmesi için dava konusu ürünlerin yangına tepki sınıfının beyan edilmesi gerektiği, ancak bundan sonra numune miktarı ve deney ücretinin bildirilebileceği belirtilmiştir. (...) Davalı tarafa dava konusu ürünlerin üretiminde kullanılan malzemelerin neler olduğu, üretim şekli veya yönetimi, ses emilimi, alev almazlık ve yoğunluk ile ilgili test raporları veya sertifikaları ile hangi ulusal ve uluslararası yönetmeliğe uygun üretildiği konularındaki bilgi ve belgeleri sunması için davalıya kesin süre verilmesine, akabinde davalı tarafça sunulan belgeler ile Ek Rapor tanzimi için dosyanın tekrar bilirkişiye tevdiine, davalı tarafça kesin süre içerisinde dava konusu ürünlere dair teknik bilgi ve belgelerin sunulmaması halinde ise davalı tarafın ürettiği ürünlerin Yönetmelik hükümlerine ve taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olduğu davalı tarafça ispatlanamamış olacağından davamızın kabulüne" karar verilmesini talep etmiştir.Ürünün ayıplı olduğunu davacı iddia ettiğine göre, buna dair incelemenin mali külfetine davacı yanın katlanması gerekir; dolayısıyla davacı vekilinin yukarıda anılı, davalı tarafa dava konusu ürünlerin üretiminde kullanılan malzemelerin neler olduğu, üretim şekli veya yönetimi, ses emilimi, alev almazlık ve yoğunluk ile ilgili test raporları veya sertifikaları ile hangi ulusal ve uluslararası yönetmeliğe uygun üretildiği konularındaki bilgi ve belgeleri sunması için davalıya kesin süre verilmesi şeklindeki talebine itibar edilemez. İddianın ispatı bakımından teknik (bilirkişi) incelemesi için gerekli mali külfete davacı tarafça katlanılmamasının hukuki sonucu iddianın sübut bulmamasıdır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Davanın yasal şartları oluşmadığından REDDİNE,
2.-Alınması gerekli 427,60.-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 255,97.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 171,63.-TL nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.-Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5.-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6.-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.560,00.-TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7.-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 09/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!