T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/35 Esas
KARAR NO: 2024/282
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/02/2016
KARAR TARİHİ: 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili --------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin --------- ilçesinde hazır giyim mağazası işletmekte olduğunu, okul kıyafetlerinin temini hususunda -------- Endüstri Meslek Lisesi ile anlaşma yaptığını, bu anlaşmaya binaen söz konusu okul kıyafetlerinin belirtilen şartlarda hem kumaşlarının sağlanması hem de dikimi konusunda davalı ile sözleşme yaparak gönderilen numuneye uygun olacak şekilde dava konusu ürünleri davalı şirkete sipariş ettiğini, sözleşme bedeli olan 31.400 TL.'yi davalı şirkete bir kısmını çekle bir kısmını ise nakit olarak ödediğini, davalı firmanın, yapılan sözleşmeye aykırı hareket ederek, özensizce hazırlanmış ve numuneye uygun olmayan ürünler gönderdiğini, gönderilen ürünlerde kalıp ve dikiş hatalarının, model değişikliğine sebep olan hataların bulunduğunu, ayrıca malların sözleşmede belirtilen miktardan (350 adetten) daha az (252 adet) gönderildiğini, ürünlerin tam fatura edildiğini, müvekkilinin gelen ürünleri anlaşma yaptığı ---------- Endüstri Meslek Lisesine sunduğunu, ancak Okul Aile Birliğinin ürünlerin ayıplı olduğundan bahisle ürünleri iade ettiğini ve müvekkilinin, dikimi yapılan malların sözleşmeye ve numuneye uygun olmadığından bahisle tespit talebinde bulunduğu ve -------- D.İş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu ile ürünlerin dikişlerinin şahit numuneye göre farklı ve özensiz olduğu, kalıp ölçülerinin olması gereken beden numaralarından farklı olduğu, genel görüntü itibariyle isimliklerin farklı farklı yerlerde bulunduğu, incelenen ürünlerin şekil itibari ile birbirinden farklı olduğunun tespit edildiğinden bahisle sözleşmenin feshi ile davalıya yapılan ödemenin faizi ile tahsiline ve ürünlerin davalıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça -------- D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, bilirkişi incelemesine tabi tutulan ürünlerin müvekkili şirkete ait olup olmadığının bilinmediğini, davacı tarafın, ürünlerin tesliminden bir ay gibi bir süre geçtikten sonra, ürünlerde hatalar var diyerek tespit talep ettiğini, talep tarihinin 13/03/2015 olduğunu, ürünlerde gizli ayıbın olmadığını, muayene ve derhal ihbar edilmesi gerekirken, bunun yapılmadığını, ürün bedellerinin nakit ve çek olarak ödendiğini, eğer ürünlerde gerçekten ayıp var ise derhal iade edilip değiştirilmesinin talep edilmesinin gerektiğini, muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmediğini, müvekkilinin numune ürün göndermediğini, bilirkişi incelemesinde şahit numune olarak kabul edilen ürünü ve torbadan çıkan farklı farklı ürünlerin kime ait olduğunu bilmediklerini, kaç adet ürün incelendiğine ve tespit isteyenin zararının ne kadar olduğuna dair bilirkişi raporunda açıklama olmadığını, bu nedenle tespite ve rapora itiraz ettiklerini, iş sahibinin sözleşmeden dönme hakkını kullanabilmesi için her şeyden önce ayıbın önemli bir ayıp olmasının gerektiğini, müvekkili şirket tarafından teslim edilen ürünlerin teslim tarihi üzerinden aylar geçtikten sonra ve ayıplı ürün teslimi yönünden muayene ve ihbar külfetine uyulmadan, eksik ürün gönderildiği bildirilmeden tek taraflı olarak ve müvekkilinin gönderdiği ürünler olup olmadığı dahi belli olmayan ürünler üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak açılan alacak davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.Taraf delilleri toplanmış, -------- Değişik iş sayılı dosyası Mahkememiz arasına celbedilmiştir.Mahkememizce davaya konu edilen ve davalı tarafça verildiği iddia edilen ürünler ile taraflara ait ticari defterler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde sunulan 27/04/2018 tarihli raporda özetle; davacının işletme defterinin incelenmesinde dava konusu mallara ilişkin faturanın ve karşılığı ödemelerin defter kayıtlarında yer almadığı, davalı şirkete ait herhangi bir hesap kaydı bulunmadığının tespit edildiğini, davalı ticari defterlerinin incelenmesinde davacıya ait gelir-gider hesaplarının kayıt altına alındığı, 2015 yılı sonu itibariyle davalı şirketçe satılan mal bedeli toplamının 31.400,00 TL olduğu ve bedelin tamamının davacı şirketçe ödendiği, taraflar arasındaki anlaşmazlığın malların ayıplı olup olmadığından kaynaklandığı, davacı tarafça sunulan 50 adet montun tamamında büyük ve açık hata bulunduğu, 40 adet montun davalı tarafça üretilip üretilmediğinin etiketlerde yazmadığı için tespit edilemediği bildirilmiştir.
ISLAH:Davacı vekili 16/07/2018 tarihli dilekçesi ile talebini 31.400 TL'ye artırmış, ıslah harcını yatırmış ve ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiştir.
İLK KARAR; Mahkememizce 29/11/2018 tarih ve-------- Esas ve --------- K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
KALDIRMA KARARI: -------- sayılı ilamında; ''Taraflar arasında 350 takım mont, pantalon, tişörtten oluşan okul forması imali konusunda anlaşmaya varıldığı çekişmesizdir. Davacı iş sahibi 350 yerine 252 takım gönderildiğini ve takımların ayıplı olduğunu ileri sürerek eksik ve ayıplı işler bedelinin tahsilini talep etmiştir. Dosya kapsamındaki delillerden yüklenici tarafından ürünlerin 14.02.2015 tarihinde sevk edilip en son 20.02.2015 tarihinde teslimatın yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından telefon ve --------- kayıtları ile ayıp ihbarının süresi içerisinde yapıldığı ileri sürülmesine rağmen, bu kayıtlara ilişkin dosyaya delil sunulmamıştır. Davacı taraf --------- değişik iş dosyası üzerinden tespit talebinde bulunmuş, bilirkişi tarafından 13.03.2015 tarihinde rapor düzenlenmiştir. Eser sözleşmesine konu takımların sayısı ve bilirkişi tarafından tespit edilen ayıpların açık ayıp oluşu, son teslim tarihi ile tesbit tarihi arasındaki süre göz önüne alındığında, iş sahibi tarafından ayıp ihbarının TBK'nın 474/1.maddesinde belirtilen uygun süre içerisinde yapılmadığı anlaşılmaktadır. İş sahibi süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığından TBK'nın 477/2.maddesi gereğince eseri ayıplı haliyle kabul etmiş sayılmalıdır. Mahkemece bu yönde yapılan değerlendirme yerinde olmuştur. Öte yandan, davacı iş sahibi, davalı yüklenicinin sözleşme gereğince 350 takım ürün teslim etmesi gerekirken, 252 takım ürün teslim ettiğini, ileri sürmektedir. Eser sözleşmesinde işin yapılıp teslim edildiğini ispat yükü yüklenicidedir. Yüklenici, sözleşme gereği üstlendiği işin tamamını bitirip iş sahibine teslim ettiğini yasal delillerle ispatlamak zorundadır. Ancak, mahkemece, yüklenici tarafından iş sahibine kaç takım ürün teslim edildiği yönünde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Bu durumda, yükleniciden teslime ilişkin delilleri sorulmak suretiyle teslim hususu araştırılıp, yüklenicinin iş sahibine kaç takım ürün teslim ettiği belirlenip, daha fazla ürün teslim edildiğinin ispatlanması halinde belirlenecek miktar üzerinden, aksi halde iş sahibi tarafından kabul edilen 252 adet üzerinden gerekli hesaplamalar yaptırılarak, davacı iş sahibinin bir alacağı bulunup bulunmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. '' şeklinde karar vererek mahkememiz dosyasını iade etmiştir. ---------- sayılı ilamı ile mahkememiz kararı kaldırılmakla dosya yukarıdaki esasına kaydolunarak yargılamaya devam olunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Mahkememizce Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma ilamı doğrultusunda işlem yapılmış ve öncelikle kaldırma ilamı doğrultusunda davalı yükleniciye teslime ilişkin delillerini sunması için süre verilmiş, davalı vekili 21/07/2022 tarihli beyan dilekçesi ve ekleri ile beyanda bulunmuştur.Davalı yüklenici beyan ve eklerini sunmakla bu kez dosya kaldırma ilamı doğrultusunda hesaplama yapılmak üzere bir tekstil mühendisi ve bir nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, 02/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Somut olaydaki tespit ve piyasadaki yaklaşık Tekstil Ürünleri ağırlıklarının kendilerine verilen görev kapsamında değerlendirildiğinde, kargo ile gönderimi yapılan 390 kg. ürün ağırlığının tarafların aralarında anlaştığı 350 adet Set’i karşılamadığı, davacının 252 takım tesliminin gerçekleştiği iddiası ile uyumlu olduğu, davalı tarafından davacıya kargo yoluyla 252 takımın teslim edildiği benimsendiği takdirde, davacının 8.256 TL ürünlerden kaynaklanmak ve 404 TL cari hesaptan kaynaklandığı belirlenen toplam 8.660 TL fazla ödemesinin ortaya çıktığı, fazla ödemenin 30.04.2015 tarihli çek ödemesi ile ortaya çıktığı benimsenmekle, sebepsiz zenginleşme hükümlerine uygun olarak bu tarihten itibaren 3095 Sayılı Kanun 2/2 hükmüne göre artan ve azalan oranlarda avans faizi istenmesinin mümkün olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 v.d maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp sebebi ile tazminat talepli olduğu, davacının iş sahibi, davalının ise yüklenici olduğu, taraflar arasında 350 takım mont, pantalon, tişörtten oluşan okul forması imali konusunda anlaşmaya varıldığı hususunun dosya kapsamında ihtilaf dışı olduğu, davacı iş sahibinin davalı tarafından kendisine anlaşmaya uygun olarak 350 adet teslim edilmesi gerekirken 252 adet takım gönderildiğini ve takımların ayıplı olduğunu ileri sürerek eksik ve ayıplı işler bedelinin tahsilini talep ettiği, dosya incelendiğinde yüklenici olan davalının ürünleri 14/02/2015 tarihinde kargo vasıtasıyla sevk edip 20/02/2015 tarihinde teslimatın yapıldığı, iş sahibi olan davacı tarafça telefon ve ---------- kayıtları ile ayıp ihbarının süresi içerisinde yapıldığı beyan edilip ileri sürülmesine rağmen bu hususu delillendirdiği herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, mahkememizce tespit dosyasında alınan rapor da değerlendirilmekle dosyaya konu eser sözleşmesi çerçevesinde davalı tarafça üretilen takımların sayısı ve bilirkişi tarafından tespit edilen ayıpların açık ayıp oluşu beraber değerlendirilmekle son teslim tarihi ile tesbit tarihi arasındaki süre de göz önüne alınmakla iş sahibi olan davacının ayıp ihbarının TBK'nın 474/1.maddesinde belirtilen uygun süre içerisinde yapılmadığının tespit edilerek bu kabul üzerine kaldırma kararına konu ilk hükmün kurulduğu, mahkememizce benimsenen bu hususların kaldırma ilamı incelendiğinde bölge adliye mahkemesince de kabul edildiği, bu durumda iş sahibi olan davacının süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığının ve TBK'nın 477/2.maddesi gereğince eseri ayıplı haliyle kabul etmiş sayılması gerektiği hususunda dosya kapsamında ihtilaf bulunmadığı, davacı iş sahibinin davalı yüklenicinin sözleşme gereğince 350 takım ürün teslim etmesi gerekirken, 252 takım ürün teslim ettiğini ileri sürdüğü, eser sözleşmesinde işin yapılıp teslim edildiğinin ispat yükünün davalı olan yüklenici üzerinde olduğu, yüklenici olan davalı şirketin sözleşme gereği üstlendiği işi tamamen bitirip iş sahibine teslim ettiğini yasal delillerle ispatlamak zorunda olduğu, mahkememizce yüklenici olan davalıya iş sahibine kaç takım ürün teslim ettiğine dair delillerini sunması için kaldırma ilamı doğrultusunda süre verildiği, bunun üzerine davalı olan yüklenici tarafından teslime ilişkin fatura ve kargo fişinin dosyaya sunulduğu, dosyaya sunulan yeni evraklar da incelenmek suretiyle kaldırma ilamı doğrultusunda alınan 02/05/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alındığı, bu doğrultuda teknik bilirkişinin eldeki tek veri olan kargo fişi üzerinde bulunan ağırlık miktarı üzerinden hesaplama yaptığı, somut olaydaki tespit ve piyasadaki yaklaşık tekstil ürünleri ağırlıkları değerlendirildiğinde kargo ile gönderimi yapılan 390 kg. ürün ağırlığının tarafların aralarında anlaştığı 350 adet seti karşılamadığı, davacının 252 takım tesliminin gerçekleştiği iddiası ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, bu doğrultuda davalı tarafından davacıya kargo yoluyla 252 takımın teslim edildiği benimsenmekle davacının 8.256,00-TL ürünlerden, 404,00-TL ise cari hesaptan kaynaklanmak üzere toplam 8.660,00-TL fazla ödemenin ortaya çıkmış olacağı, hesap edilen bu fazla ödemenin 30/04/2015 tarihli çek ödemesi ile ortaya çıktığı anlaşılmakla sebepsiz zenginleşme hükümlerine uygun olarak bu tarihten itibaren 3095 Sayılı Kanun 2/2 hükmüne göre artan ve azalan oranlarda avans faizi uygulanmak sureti ile açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile,
8.660,00 TL 'nin 30/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
KARAR HARCI
2-Alınması gerekli 591,56 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 171,00 TL harcın ve 366,00 TL ıslah harcı toplamı olan 537,00 TL'nin mahsubu ile eksik 54,56 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
AVUKATLIK ÜCRETLERİ
3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 8.660,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ
5-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 171,00 TL peşin harç ve 366,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 566,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarfedilen 5.400,00 TL bilirkişi ücreti ve 260,40 TL posta ücreti olmak üzere toplamda 5.660,40 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 1.561,12 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 4.099,28 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde -------- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 25/04/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!