T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/20 Esas
KARAR NO: 2024/377
DAVA: Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ: 07/01/2022
KARAR TARİHİ: 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (alım satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dilekçesinde, "Müvekkillerimiz davalı şirketle ----------- markalı karpuz fidesi alım - satım için anlaşmış olup müvekkil çekleri iş gerçekleşmeden önce davalıya vermiştir. Davalı şirketin anlaşmaya aykırı olarak malları teslim etmemesine rağmen çekler hali hazırda davalının kendi bünyesinde bulunmaktadır. Bu sebeple müvekkillerim mağdur olmaktadır. Müvekkilimiz anlaşmaya istinaden, davalıya; ---------, --------- Şubesi,---------- seri nolu 120.000,00 TL bedelli, keşide yeri ----------, 29.01.2022 tarihli çek ve ---------, -------- Şubesi, -------- nolu 69.416,00 TL bedelli, keşide yeri ----------, 15.01.2022 tarihli çek olacak şekilde 2 adet çek vermiştir. Müvekkil anlaşmaya rağmen malı davalıdan alamamıştır. Ürün karşılığı verilen iki adet toplamda 189.416,00 TL bedelli çekler sebebiyle menfi tespit talebimiz vardır. Gelinen noktada davalı tarafın, malın birim fiyatının yükselmesi sebebiyle müvekkile teslim edilmediği öğrenilmiştir. Davalı sözleşmeye aykırı davranarak malı müvekkile teslim etmemiştir. Teslim edilmeyen mal sebebiyle müvekkilimiz mağdur olmuştur. Zira malın alım fiyatının iki katı tutarında serbest piyasada satımı söz konusudur. Bir de çek tahsil edilirse müvekkilin mağduriyeti katlanacaktır. Bu nedenle, yukarıda belirtilen 2 adet çek için tensiple birlikte, teminatsız olarak tedbiren ödeme yasağı konulması talebimiz vardır. Bilindiği üzere İcra ve İflas Yasası m. 72/2 uyarınca, takipten önce açılan menfi tespit davalarında, her zaman tedbir kararı verilebilir. Tüm bu nedenlerle,------- --------- Şubesi, ---------- seri nolu 120.000,00 TL bedelli, keşide yeri ----------, 29.01.2022 tarihli çek, ---------, --------- Şubesi, --------- nolu 69.416,00 TL bedelli, keşide yeri---------, 15.01.2022 tarihli çek olmak üzere anılan tüm çekler hakkında tedbiren ödeme yasağı konulmasına ve dava sonunda çekin tarafımıza iadesine, müvekkilimize teslim edilmeyen ürün nedeniyle bu çekten borcu bulunmadığına ve menfi tespite karar verilmesini talep ederiz" demek suretiyle teslim edilmeyen mal/hizmet sebebiyle toplam 189.416,00 TL bedelli çekler hakkında müvekkillerimin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı şirket tarafından cevap dilekçesi verilmeyerek 6100 sayılı Yasanın 128 inci maddesi gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamının inkâr edildiği anlaşılmıştır.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, bedelsizlik nedeniyle kambiyo ilişkisi nedeniyle borçlu olunmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasıdır.Davacı, karşı yana mal/hizmet alımı nedeniyle çeklerin verildiğini ancak mal/hizmetin alınmadığını belirterek çekler nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti talep edilmiştir.Mahkememizce ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık, davacının dava konusu iki (2) adet çek nedeniyle davalı yana borçlu olup olmadığı, bu çeklerin davalıya avans olarak verilip verilmediği, karşılığında davalı tarafından mal teslimi yapılıp yapılmadığı şeklinde belirlenmiş, aynı celsede tahkikat aşamasına geçilerek Davacı vekiline dava konusu çeklerin davalı yana avans olarak verildiğine ilişkin yazılı tüm delillerin mahkememiz dosyasına sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine aksi takdirde dosyada mevcut deliller itibari ile yargılamaya devam olunacağının ihtarına karar verilmiştir. İhtar gereği yerine getirilmemiş, davacı vekili (3) numaralı celsede, "bir önceki celsede verilen kesin süreye işin çalışma şartları nedeni ile yazılı bir anlaşma yapma şansları olmadığı ve yazılı protokolün bulunmadığından yazılı bir delil sunamıyoruz, malların teslim edilmediğine dair tarafımıza süre verilirse beyanda bulunabiliriz, davanın kabulüne karar verilmesini talep ederiz" şeklinde sözlü beyanda bulunmuştur.Davacı vekili yemin deliline dayandığından, yukarıda anılı celsede,"Davacı vekiline davalı -------- Şti. ne dava konusu çeklerin avans olarak verdiği ve bu çekler nedeni ile borçlu bulunmadığına ilişkin yemin delilini kullanıp kullanmayacağını açıklaması, yemin delilini kullanıyor ise yemin metni hazırlayıp davalı tarafa tebliğ çıkarması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, eksikliğin giderilmemesi halinde yemin deliline dayanmış olmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına" karar verilmiştir.Yemin eda edecek olan davalı şirket yetkilisinin adliyemiz yargı çevresinde bulunmadığı anlaşıldığından, kayıtlı adresinin bulunduğu ---------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi istinabe edilmiş, talimata cevaben dosyanın mahkememize iade edildiği, dosya incelendiğinde davalı şirkete tebligatın Tebligat Kanununun 35 inci maddesine göre tebliğ edildiği, yemin eda etmek üzere kimsenin katılmadığı anlaşılmıştır.(5) numaralı celsede, yemin teklifinin davalı şirket yetkilisine yapılmasına gerektiği ancak tebligatın şirketin kendisine tebliğ edildiği anlaşılmakla, şirket yetkilisinin tespiti amacı ile ilgili ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmasına ve bu eksikliğinin giderilmesini müteakip yemin metninin ilgilisine ihtarlı şekilde tebliğine, bu hususta gerektiği takdirde talimat yazılmasına karar verilmiştir. Müteakip celsede, talimat mahkemesince davacı şirket yetkilisine çıkartılan tebligatın tanıklara çıkartılan ihtar şeklinde yapıldığı, yemin teklifine uygun yapılmadığı, talimatın da ikmal edilmeksizin iade edildiği anlaşılmıştır.Uyuşmazlığın taraflarının, çekin keşidecisi ve lehtarı olduğu anlaşıldığından, malın teslim edilip edilmediği, diğer bir ifadeyle kambiyo senetlerinin bedelsiz kalıp kalmadıkları hususunun tetkik edilmesi gerektiği; davalı şirketin cevap dilekçesi vermemesinin hukuki sonucu olarak davacının iddiasını reddetmiş sayılacağı, ayrıca senedin lehtarı olduğu sabit olmakla sözleşme konusu malların teslim edildiğini ispat yükünün davalı şirket üzerinde olduğu anlaşıldığından, Mahkememiz (yemin deliline başvurulup başvurulmayacağına dair) 01/11/2022 tarihli celsesi 1 nolu ara kararından yukarıda anılı tespit nedeni ile rücu edilmesine karar verilmiştir.Davacı vekili son celsede, "Davacı vekilinden soruldu; davalı taraf malların teslim edildiğini ispat edememiştir, dolayısı ile davamızın kabulüne karar verilsin" şeklinde beyanda bulunmuştur.Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır . Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 687. maddesi anlamında bir kişisel def'îdir. Bedelsizlik bir kişisel def'î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def'îni ileri sürebilir.Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı TBK’nın 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def'îni dermeyan etme hakkını vermektedir.Tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından, karşı yana mal alımı nedeniyle çeklerin verildiğini ancak malın teslim edilmediği iddia edildiğine göre, malın teslim edildiğini ispat yükü davalı üzerindedir. Davalı tarafından cevap dilekçesi verilmemiş, delil hasredilmemiş, herhangi bir ispat faaliyetine de girişilmediğinden davanın kabulüne karar verilerek davacının keşide ettiği, lehtarı davalı şirket olan, --------- Şubesi,---------- seri numaralı 120.000,00 TL bedelli ve yine ---------- Şubesi, E1-5424090 seri numaralı 69.416,00 TL bedelli çekler (kambiyo senetleri) nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile, davacının keşide ettiği, lehtarı davalı şirket olan, -------- Şubesi, ---------- seri numaralı 120.000,00 TL bedelli ve yine -------- Şubesi, --------- seri numaralı 69.416,00 TL bedelli çekler (kambiyo senetleri) nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2.-Alınması gerekli 12.939,00.-TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.234,75-TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 9.704,25.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70.-TL başvurma harcı, 3.234,75.-TL peşin harç olmak üzere toplam 3.315,45.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak sarf edilen 312,75.-TL posta ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.320,00 TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7.-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta süre içerisinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 23/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!