T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/835 Esas
KARAR NO: 2024/101
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/09/2014
KARAR TARİHİ: 14/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle ; dava konusu çekin keşidecisi müvekkili ile davalı --------- arasında. 20.04.2012 tarihinde, birtakım inşaat işlerinin davalı -------- tarafından yapılmasını konu alan bir protokol imzalandığını ve -------- bu protokolde şahit olarak bulunduğunu, protokolün "Tarafların Hak ve Yükümlülükleri" başlıklı 2. maddesinin A bendinin yüklenicinin protokol gereği protokol tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yapması gereken iş ve işlemleri gösterdiğini, 2. maddenin A bendinin (g) fıkrasında "-------- ile ilgili (a) fıkrasında belirtilen hususlar sonuçlandırılmadan; mal sahibi tarafından yükleniciye verilen --------- Bankası-------- -------- Şubesine ait --------- numaralı, 20 Mayıs 2012 keşide tarihli 20.000.000,00 TL tutarındaki çek hiçbir biçimde tahsil edilmeyecektir. Kaldı ki, teminat olarak düzenlenen bu çek ahara temlik ve ciro edilemez. Adına yazılı kişi dışında herhangi bir kişi tarafından tahsil edilemez. Aksi halde doğacak her türlü mali sorumluluk yükleniciye ait olacaktır." denilerek ve çekin ayırt edici özellikleri zikredilerek teminat olarak verildiğinin belirtildiğini, protokolün 2. maddesinin B bendinde ise " Yüklenicinin (a) maddesinde belirtilen edimini yerine getirdiği takdirde kendisine yukarıda (g) bölümünde verilen 20.000.000,00 TL'lik teminat çeki iade alınarak bu bedel geciktirilmeksizin aynı gün nakden ve defaten mal sahibi tarafından yükleniciye ödenecektir." denildiğini, bu protokol maddeleri değerlendirildiğinde dava konusu çekin teminat olarak verildiğine şüphe bulunmadığını, teminat olarak verilen çekin ise kambiyo niteliğini kaybedeceğinin açık olduğunu, zira çekin kayıtsız şartsız borç ikrarı içermediğini, davalı --------- söz konusu protokolden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, protokolün 2/A maddesinin (a) fıkrasında belirtilen taahhütlerini 30 günlük süre içinde yerine getirmeyen davalı yükleniciye müvekkili tarafından -------- Noterliği'nden çekilen 22.05.2012 gün ve --------- yevmiye numaralı ihbarname keşide edilerek çekin dayanağı olan protokolün feshedildiğinin bildirildiğini, davalı -------- protokolden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesine ve çekin teminat olarak verilmiş olmasına rağmen çeki diğer davalı -------- şirketine ciro ettiğini, ----------Ş'nin de çeki diğer davalı -------- şirketine ciro ettiğini, -------- ---------Ş 'nin sahibi ve yetkilisi olduğundan --------Ş'nin iyiniyetinden söz edilemeyeceğini, diğer davalı bankanın ise diğer davalılar ile birlikte hareket ederek iyi niyetli davranmadığını, 20.000.000,00 TL'lik bir bedele ilişkin olarak tek çek düzenlenmesinin ve bankaya teminat olarak müşteri çeki niteliği ile verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmayacağı gibi bu miktar kredi kullandırdığı müşterisinin hangi tür işleri kimlerle yaptığı hususunda bankanın istihbari olarak bilgi toplaması gerektiğini, davalı bankanın genel müdür yardımcısı ---------- ve yakın arkadaşı Av. -------- 1 Mayıs 2012 tarihinde birlikte piknik yaparken müvekkili --------- cep telefonu ile arayıp dava konusu çekin müvekkili tarafından imzalanıp imzalanmadığını ve çekin durumunu sorduğunu, müvekkilinin bu çekin --------- ile 20.04.2012 tarihinde yapılan protokol nedeni ile verilen teminat çeki olduğunu ifade ettiğini ve telefonla genel müdür yardımcısı ile de konuşarak kendisi ile konuşmak istediğini beyan ettiğini, bunun üzerine protokolde şahit olan -------- ile birlikte ertesi gün saat 17:00'de genel müdür yardımcısı --------- yanına gidildiğini ve bu teminat çeki ile ilgili protokolün detayının anlatıldığını, 20.04.2012 tarihli protokolün davalı bankanın genel müdür yardımcısı -------- tarafından müvekkili ve şahit huzurunda okunduğunu, bu nedenle çekin protokole dayalı teminat çeki olduğunun davalı banka tarafından kesin olarak bilindiğini, bankanın iyi niyetinden söz edilemeyeceğini, müvekkili tarafından açıklanan gerekçelerle borçlu bulunmadığının tespiti talebiyle önce --------- D. İş sayılı dosyasından tedbir kararı alındığını, akabinde-------- E. numarası ile dava açıldığını, ancak mahkeme tarafından görevsizlik kararı verildiğini, bu karar üzerine dosyanın------- E. numarasını aldığını, fakat bu defa da görevsizlik kararı üzerine dosyanın süresi içinde görevli mahkemeye gönderilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu kararın davacı tarafça temyizden feragat edilerek kesinleştirildiğini ve yargılamanın gelmiş olduğu safha ve delillerin toplanmış olması nedeniyle işbu dosyanın da mahkemeniz dosyası arasına alınması gerektiğini beyanla, dava konusu çek hakkında tahsil ve takibin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, çek nedeniyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitini, alacaklının haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle çek bedelinin % 20' sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, söz konusu çekin icra takibine konu edilmesi halinde icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılardan çek hamili -------- şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, aynı konuda açılmış bir başka dava derdest iken işbu davanın açılmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının -------- E., bu mahkemenin görevsizlik/gönderme kararı üzerine ise -------- Esas sayılı dosyası ile yadırgamasının kabul edilemeyecek ve ciddi sayılamayacak bir tenakuz ve iddia teşkil ettiğini, üstelik meşru ve muntazam ciro silsilesiyle kendisine borçlusu tarafından ciro edilen çekle ilgili olarak müvekkili bankanın özel bir araştırma yapma zorunluluğunun olmadığını, ciro eden-çeki veren müşteriyle yıllara yayılan bir ticari ilişki de bulunduğunu, bunun yanında müvekkili bankanın genel müdür yardımcılarından -------- ile ilgili beyanların çarpıtıldığını, 01.05.2012 tarihli iddia konusu görüşmenin borçların tahsili için çeklerin alınmasından sonra yapılmış farklı amaçla ve farklı içerikte gerçekleşmiş sıradan, işin esasına ve özüne müessir olamayacak mahiyette basit bir sosyal ilişkiden ibaret olduğunu, mahiyetinde iddia edilen hiçbir husus söz konusu olmadığı gibi bunların davayı etkilemesinin de mümkün olmadığını, sonuçta dava konusu çekin müvekkili bankaya borçlu/müşterisi tarafından muntazam ve meşru ciro işlemi ile ciro edilmiş bir çek olduğunu, davacı ile --------ve -------- arasındaki ihtilafın müvekkili bankayı ilgilendirmeyeceğini beyanla, davacının haksız ve hukuka aykırı talep ve davalarının ve tazminat taleplerinin reddini, davacının dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini ve müvekkili bankaya ödemesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmilini talep etmiştir.
İLK KARAR ;Mahkememizin 25/09/2019 Tarihli --------- Esas -------- Karar sayılı kararı ile ;
"1-Davalı -------- ve ------- şirketi Aleyhine açılan davanın kabulü ile davacının ------- Bankası ------- Şubesine ait --------- numaralı 20.05.2012 keşide tarihli dava konusu davacının kaşesi olduğu çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığnın tespitine,
Davacının koşulları oluşmayan oluşmayan tazminat talebinin reddine,
2-Davalı -------- şirketi Aleyhine açılan davanın reddine,
Davalı Bankanın tazminat talebinin İİK 72/4 mad. Gereği kabulü ile 20.000.000 TL'nin % 20'si tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine," karar verilmiştir.
İSTİNAF KALDIRMA KARARI ;Mahkememizden verilen 25/09/2019 tarih ve -------- Esas - -------- sayılı kararının--------sayılı 10/11/2021 Tarihli ilamı ile ; " Eldeki dava, davacı ile davalılardan -------- arasında akdedilen 20/04/2012 tarihli protokolün 2/A maddesinin (g) fıkrası gereğince keşide edilen -------Bankası --------- Şubesi'ne ait 20.000.000,00 TL bedelli, -------- numaralı, 20/05/2012keşide tarihli çekin teminat çeki olduğu iddiasıyla davacı yanın çekten dolayı davalıya borcunun bulunmadığının ve diğer davalılar yönünden iyi niyete dayanmayan iktisaplarının tespiti için açılmıştır.Protokolün " Tarafların Hak ve Yükümlülükleri" başlıklı 2/ A Maddesinin (g) bendinde; -------- ile ilgili (a) maddesinde belirtilen hususlar sonuçlandırılmadan, arsa sahibi tarafından yükleniciye verilen -------- Bankası --------- Şubesi'ne ait 20.000.000,00 TL bedelli, ------- numaralı, 20/05/2012 keşide tarihli çekin hiç bir biçimde tahsil edilemeyeceği, teminat olarak düzenlenen çekin temlik ve ciro edilemeyeceği, adına yazılı kiyi dışında herhangi bir kişi tarafından tahsil edilemeyeceği, aksi halde her türlü mali sorumluluğun davalı yükleniciye ait olacağı düzenlenmiş, 2/( B) maddesinde de; yüklenicinin ( a) maddesinde belirtilen edimini yerine getirdiği taktirde kendisine (g) bendinde verilen 20.000,00TL teminat çekinin iade alınarak , bu bedelin geciktirilmeksizin aynı gün naktenve defaten mal sahibi tarafından yükleniciye ödeneceği kabul ve taahhüt edilmiştir.Dosya kapsamından; taraflar arasında aktedilen protokolün, davacı arsa sahibi tarafından davalı yüklenicinin protokolün 2/A maddesinin (a) bendinde belirtilen taahhütlerinin 30 günlük süne içinde yerine getirilmediği ve teminat olarak verilen çekin davalı yüklenici tarafından ciro edildiği gerekçesiyle davalıya gönderilen --------Noterliği' nin 22/05/2012 tarih, -------yevmiye numaralı ihbarnamesiyle feshedildiği, ar sahibi davacı tarafından davalı -------- verilen protokol konusu çekin davalı------ tarafından kendisinin yetkilisi olduğu diğer davalı -------- Şirketi'ne , davalı şirket tarafından da çekin davalı bankaya ciro edildiği anlaşılmaktadır. Bu durum tarafların da kabulündedir.Her ne kadar davalı -------- ile davalı şirket vekilince, bankaya ciro edilen çekin protokol kapsamında teminat olarak verilen çek olmadığı yönünde iddiada bulunulmuş ise de, mahkemece ciro edilen çekin protokolde teminat olarak verildiği yazılı olan çek olduğu kabul edildiğinden ve mahkeme kararına karşı davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, çekin protokol gereğince verilen teminat çeki olduğu gözetilerek davacı yanın davalılar yüklenici ve davalı şirket açısından tazminata, davalı banka yönünden ise esasa yönelik istinaf itirazlarının incelenmesi yoluna gidilmiştir. Mahkemece davalı yüklenici -------- ve davalı banka yönünden davacı hakkında herhangi bir takip yapılmadığından ve davalılar tarafından diğer davalı bankaya yapılan ciro işleminin kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından mahkemece davacı yanın tazminat talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. Davacı yanın davalı bankaya yönelik istinaf itirazları yönünden; somut olayda çözümlenmesi gereken husus, davacı arsa sahibi tarafından protokol gereğince davalı yüklenici --------- teslim edilen ve protokolün 2/A maddesinin (g) bendi gereğince temlik ve ciro edilemeyeceği düzenlenen dava konusu çekin, davalı şirket tarafından davalı bankaya ciro edilmesinden dolayı davacının bu cirodan dolayı sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır. Dava konusu çekin 25/04/2012 tarihinde davalı bankaya geçtiği tespit edilmiş olup, davalı banka çekin davalı şirketin kredi borcuna karşılık alındığını belirtmektedir. Davalı banka piknikteki konuşmayı kabul etmekte ancak bu tarihin çekin teslim tarihinden sonra yapıldığını iddia etmektedir. Gerçekten davacının delil olarak dayandığı telefon konuşmasının 01/05/2012 günlü piknik sırasında gerçekleştirildiği taraf beyanlarından anlaşılmakta ise de, yapılan incelemede mahkemece davalı bankanın yaklaşık 25 yıllık müşterisi olduğu beyan edilen davalı bankanın yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince basiretli tacir gibi hareket etmesi ve kredi kullandırdığı borçlunun mali durumunu kontrol etmesi gerektiği gözetilerek, davalı müflis şirketin 14/01/2014 tarihli iflas kararı öncesindeki ekonomik durumunun davalı banka tarafından bilinip bilinemeyeceği hususu üzerinde gerekli ve yeterli araştırmanın yapılmadığı, bu haliyle kararın eksik inceleme sonucu oluşturulduğu anlaşılmaktadır.Yapılan bu açıklamalar ışığında mahkemece yapılacak iş; davalı banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, davalı bankanın çeki teslim aldığı 25/04/2021 tarihi itibariyle davalı müflis şirketin davalı bankaya borcu/borçları bulunup bulunmadığı, davalı bankanın aldığı çeki bu borç ya da borçlarından mahsup edip etmediği konusunda bilirkişiden rapor aldırılmak suretiyle, tarafların iddia ve savunmaları da gözetilerek davalı bankanın hukuki durumunun değerlendirilmesi ve sonucuna uygun karar verilmesinden ibarettir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine ve davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin mahkemesince değerlendirilmesine karar verilmesi gerekmiştir."
DELİLLER VE GEREKÇE :Dava, teminat olarak davalıya verilen çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporu bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları, hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının keşideci olduğu 20.05.20122 tarihli 20.000.000 TL bedelli lehtarı davalı --------- olan davalı --------- cirosu ile davalı -------- şirketine onun cirosu ile de davalı -------- şirketine geçen çekin teminat amacıyla verildiği iddiasıyla borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, dava konusu çekin zorunlu unsurları taşıdığı, süresinde bankaya ibraz edildiği belirlenmiştir.Davalı -------Ş.'nin yargılama aşamasında -------- Es. Sayılı dosyasında 14.01.2014 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, iflas kararının kesinleştiği ve 2. Alacaklılar toplantısının yapıldığı anlaşılmakla İİK 194. Maddesi gereği yargılamaya devam edilmiştir.--------- Esas sayılı dosyası celp edilmiş incelenmiştir. Taraflar arasında aynı konuda açılan davanın 02.10.2013 tarihli------ sayılı ilamı ile açılmamış sayılmasına karar verildiği ve kararında 05.05.2014 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.Dava konusu çekin teminat çeki olduğunu iddia ederek menfi tespit isteminde bulunan davacı keşideci, öncelikle lehdara karşı temel ilişkide borçlu olmadığı iddiasını, çekin tutarı itibariyle kesin delillerle ispat etmelidir.Davacı keşideci ile davalı lehdar arasındaki temel ilişkide davacının çekten dolayı iddia edildiği gibi borçlu olmadığının tespiti halinde, temel ilişkideki bu bedelsizlik savunmasının diğer davalılara karşı ileri sürülebilmesi için, çek hakkında da uygulama alanı bulan TTK m. 687 (6762 s.lı TTK m. 599) hükmüne göre, onların bile bile borçlu zararına hareket etmek suretiyle çeki ciroyla iktisap ettiklerinin ispatı gerekir. Bu iddia bir haksız fiil iddiası olup her türlü delille ispatı mümkündür.20.04.2012 tarihli protokol incelendiğinde, A bölümünün g) maddesinde, dava konusu çekin davalı lehdara teminat senedi olarak verildiğinin, temlik ve ciro edilemeyeceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Aynı maddede, "çekin (a) maddesinde belirtilen hususlar sonuçlandırılmadan tahsil edilmeyeceği" belirtilmiştir. Protokolün (a) maddesinde, yüklenici lehdar --------- yükümlülüğü olarak, "-------- sitesinde yer alan Ticaret Merkezi (1) ve Ticaret Merkezi (2) blokları için -------- îdare Mahkemesince verilen ve-------- Başkanlığı ve --------- Başkanlığınca yürütmenin durdurulması talebi ile ---------- İlgili Dairesi nezdinde temyiz edilen --------- sayılı kararın bu protokol tarihinden itibaren en geç 30 gün içerisinde takip edilerek kesinleşmesinin temini, bunun sonucunda ---------- Ticaret Merkezi (1-2) blokları ile Kültür Merkezi + Kapalı Spor Salonu, Hastane, Kır Kahvesi (2-3) ve cami inşaatlarına başlanması ve sorunsuz olarak tamamlanmasının sağlanması" öngörülmüştür.Davacı keşideci, --------Noterliği'nin 22.05.2012 tarih ve -------- yevmiye no.suyla onaylı fesih ihbarnamesiyle, 20.04.2012 tarihli protokolün tek taraflı feshini davalı lehdara bildirmiştir. İhtarnamede, 20.04.2012 tarihli protokolün A bölümünün (a) fıkrasına göre yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerin en son yerine getirme tarihi olan 20.05.2012 tarihine kadar yerine getirilmediği, teminat çekinin protokole aykırı olarak tahsil için bankaya verildiğinin öğrenildiği bildirilerek protokol feshedilmiştir.Protokolde çekin teminatını teşkil ettiği temel ilişkide, --------- ilgili dairesindeki kararın protokol tarihinden itibaren en geç 30 gün içerisinde takip edilerek kesinleşmesinin temini şeklinde açıklanan davalı lehdar yükümlülüğü, kanuna aykırı bir taahhüdü içermektedir. Çek verilmesinin sebebi olan bu edim bakımından taraflar arasındaki sözleşme hükümsüdür. Söz konusu taahhüdün, davacı adına bir vekil tayin etme ve bu surette davanın takibini sağlama yönünde bir iradeyi içermediği de anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı keşideci ile davalı lehdar arasındaki temel ilişkide, kesin hükümsüzlük nedeniyle protokolün yapıldığı anda bir bedelsizliğin söz konusu olduğu, ayrıca, protokolde (a) maddesinin ikinci kısmında belirtilen diğer davalı lehdar yükümlülüklerinin (inşaatlara başlama ve tamamlama) yerine getirildiği hususu da ispatlanamamıştır.Davalı ---------, davacı-------- ile giriştiği iş çerçevesinde bir protokol akdetmiş, bu protokolde yer alan somut bir yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde kendisine 20 Milyon TL ödenmesi kararlaştırılmış, bu borcu teminat altına almak amacıyla bir teminat çeki düzenlenip davalı --------teslim edilmiş, --------- kendisine düşen ilgili yükümlülüğü yerine getirilmesi halinde söz konusu borcun ödenmesi karşılığında teminat için verilen senedin iade edilmesi kararlaştırılmıştır. Şu halde somut olaydaki çekin bir teminat senedi olduğuna şüphe bulunmamaktadır. Zira teminat senetlerinde olduğu gibi, somut olaydaki çek de bir borcun teminat altına alınması amacıyla, bu borç yerine getirildiği takdirde iade edilmesi öngörülerek düzenlenmiş ve davalıya teslim edilmiştir. Üstelik, çekin teminat için verildiği iddiası, davacı tarafından ispat kurallarına uygun bir biçimde, davalının da imzasını içeren bir belge ile ispat edilebilmektedir.Dava konusu çekin teminat amacıyla verildiği tespit edildikten sonra, değerlendirilmesi gereken husus senedin bedelsiz kalıp kalmadığıdır. Dava dosyasında yer alan beyan ve belgelerden anlaşıldığı üzere; davalı --------- davacı ile aralarındaki Protokole göre üzerine düşen yükümlülükleri, özellikle teminat altına alınan borcun konusunu oluşturan 2/A-a hükmündeki yükümlülüğünü yerine getirmemiş, bunun üzerine davacı --------- tarafından 22.05.2012 tarihinde -------- Noterliğinin --------- yevmiye numaralı fesih ihbarnamesi gönderilerek davalı -------- protokolün feshedildiği, kendisine verilmiş olan 20 Milyon TL'lik çekin iade edilmesi gerektiği bildirilmiştir.Sonuç itibariyle somut olayda dava konusu çekin teminat için davalı -------- verildiği, davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi neticesinde teminat altına alınan borcun sona erdiği ve teminat senedinin de artık bedelsiz kaldığı, bu senetten dolayı davacı --------- artık davalı --------- bir borcunun bulunmadığı ve senedin iade edilmesi gerekeceği kanaatine ulaşılmaktadır. Bilindiği gibi, keşidecinin lehdar ile arasındaki temel ilişkideki bir şahsi savunmayı (bedelsizlik ve sözleşmeyle teminat senedi olarak kararlaştırma şahsi defılerdendir) temel ilişki dışında yer alan kişiye karşı ileri sürebilmesi için, üçüncü kişinin senedi iktisap anında bilerek borçlu zararına hareket ettiğinin keşideci tarafından ispatı gerekir. Bu haksız fiil iddiasının her türlü delille ispatı mümkündür.Bu durumda, yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı keşideci ile davalı lehdar arasındaki temel ilişkide davacının davalıya borçlu olmadığı, çekin bedelsiz olduğu olduğu anlaşılmaktadır. Çeki lehdardan ciroyla alan davalı müflis (ciro tarihinde müflis değildir) şirketin ortağı ve yöneticisinin davalı lehdar --------- olması nedeniyle, bu davalının bedelsizliği ve çekin protokole göre teminat senedi olarak verildiğini bildiği ve ona karşı bedelsizlikten doğan savunmanın ileri sürülebileceğinin kabulü gerekmiştir.Bu noktada, davalı-hamil bankanın, çeki ciroyla iktisap ettiği anda yukarıda açıklanan bedelsizliği veya çekin teminat çeki olduğunu bilerek keşideci zararına hareket edip etmediği hususu incelendiğinde ise ;Davalı -------- şirketi ile müflis -------- şirketi arasında 2003 yılından itibaren kredi ilişkilerinin bulunduğu, davalı banka tarafından adı geçen müflis şirket hakkında son olarak 2010-2011 ve dava konusu çeklerin teslim alındığı 2012 yıllarında mali analiz raporları düzenlendiği,Borçlusu davacı ------- olan müteveffa --------- adına düzenlenen keşide tarihinin 20.05.2012 olarak belirtildiği --------Bankası ---------- Şubesine ait 20.000.000 TL tutarlı çekin 25.04.2012 tarihli Çek Tevdi Bordrosu ile ciranta müflis şirket tarafından kullanılmış kredilerin munzam teminatı için davalı bankaya teslim edildiği, banka kayıtlarının da bunu teyit ettiği, Çekin teslim edildiği tarih olan 25.04.2012 itibariyle davalı bankanın müflis şirketten 2011 yılında açılan nakdi kredilerden ve 2007 yılından itibaren verilen teminat mektuplarından kaynaklı 22.305.727,04 TL, 3.067.640,18 USD ve 1.375.329,96 EUR seviyesinde nakdi ve gayrinakdi alacağının bulunduğu, Teslim alınan çek bedeline istinaden çekin karşılıksız çıkması nedeniyle, müflis şirket borçlarına istinaden herhangi bir tahsilat yapılamadığı,Davalı bankanın müflis şirketin mevcut borçlarına istinaden munzam teminat olarak çek alınmasının bankacılık mevzuatına aykırılık içermediği gibi ülkemiz bankacılık yerleşik teamül ve uygulamalarında sıklıkla rastlanan bir durum olduğu belirlenmiştir.Çeki ciroyla devralan hamilin, normal olarak, çekin temel ilişkide bedelsiz olup olmadığını, teminat çeki niteliğinde olup olmadığını araştırma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Dava konusu çekin üzerinde teminat çeki olduğuna ilişkin bir ibare de yoktur. Davalı bankanın çekin iktisabı anında teminat çeki olduğunu bildiği iddiası bakımından davacı vekili, davalı bankanın genel müdür yardımcısı -------- ve yakın arkadaşı Av. --------- 1 Mayıs 2012 tarihinde birlikte piknik yaparlarken müvekkili-------- cep telefonu ile arayıp dava konusu çekin müvekkili tarafından imzalanıp imzalanmadığını ve çekin durumunu sorduğunu, müvekkilinin bu çekin ---------- ile 20.04.2012 tarihinde yapılan protokol nedeni ile verilen teminat çeki olduğunu ifade ettiğini ve telefonla genel müdür yardımcısı ile de konuştuğunu, bu konuşmadan sonra da protokolde şahit olan --------- ile birlikte ertesi gün saat 17:00'de genel müdür yardımcısı --------- yanına gidildiğini ve bu teminat çeki ile ilgili protokolün detayının anlatıldığını, 20.04.2012 tarihli protokolün davalı bankanın genel müdür yardımcısı ---------- tarafından müvekkili ve şahit huzurunda okunduğunu, bu nedenle çekin protokole dayalı teminat çeki olduğunun davalı banka tarafından kesin olarak bilindiğini, bankanın iyi niyetinden söz edilemeyeceğini iddia etmektedir.Davacının bu iddiasına karşı davalı banka vekili, --------- ilgisinin bankacılık uygulamasında sıklıkla karşılaşılan amaçlarla, çekin müvekkili bankaya tesliminden sonra ve konusu ve muhatabı davacı taraf olmayan bir sosyal ortamda sadece çek imzasının teyidinin alınmasından ibaret bir görüşme olduğunu; davacının bu gerçeği çekin teslim alınması sırasında yapılmış bir görüşmeye evirme çabasında olduğunu; yapıldığı iddia edilen görüşmenin tarihi 01.05.2012 iken, çekin teslim alınma tarihinin ise 25.04.2012 olduğunu; çekin müvekkili bankaya tesliminden, yani çekin tedavüle çıkmasından sonra söz konusu 01.05.2012 tarihli telefon konuşmasının yapıldığını, bu bakımdan çekin bankaya verilmesi sürecinde görüşme yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, çekin ticari uygulamaların ve bankacılık uygulamalarının bir gereği olarak müvekkili bankanın ilgili şubesine teslim edildiğini, sözü edilen konuşmanın ise çekin tesliminden sonra müvekkili banka genel müdür yardımcısı -------- ile yapıldığını ve çekin --------- tarafından teslim alınmadığı hususunun tartışmasız olduğunu; bu bakımdan çekin teslimi sırasında yapılmış bir görüşme olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, iddia olunan sözleşmenin --------- gösterildiği ve onun tarafından okunduğu iddiasının da gerçek dışı olduğunu, belirtilen görüşmenin çekin tesliminden sonra gerçekleşen telefon konuşması olduğunu ve --------- tarafından da gerçekleştirilmediğini, yapılan telefon görüşmesinin sosyal bir ortamda Av. ------- ile yapılan sohbet çerçevesinde yapılmış telefon görüşmesinden ibaret olduğunu, hiçbir kayıt ve şart içermeyen bir çekin tedavüle çıkmasından sonra bir sözleşmenin ve sair bir belgenin ortaya çıkmasının da hiçbir önemi bulunmadığını beyan etmektedir.Dava konusu çekin üzerinde yazılı keşide tarihi 20.05.2012'dir. Keşideci davacı ile davalı lehdar arasındaki protokole, davacının davalı lehdara gönderdiği ihtarname içeriğine ve taraf beyanlarına göre, çekin ileri tarihli olarak, en geç protokol tarihi olan 20.04.2012 tarihinde düzenlenmiş olduğu 25.04.2012 tarihli çek tevdi bordrosu ile de 01.05.2012 tarihinden önce davalı bankaya dava konusu çekin verildiği anlaşılmıştır.Bu aşamada ise 01.05.2012 tarihli konuşmaya ilişkin karşılıklı taraf beyanları, tanık ifadeleri, 20.04.2012 tarihli protokol, 25.04.2012 tarihli çek tevdi bordrosu ile dava konusu çekin 01.05.2012 tarihinden önce davalı bankaya verildiği, bu tarihte davalı bankanın müflis şirketten nakdi kredilerden ve teminat mektuplarından kaynaklı nakdi ve gayrinakdi alacağının bulunduğu, davalı banka tarafından müflis şirket hakkında 2010, 2011 ve 2012 yıllarında mali analiz raporları düzenlendiği, davalı bankanın müflis şirketin mevcut borclarına istinaden munzam teminat olarak çek almasının bankacılık mevzuatına aykırılık içermediği, hususları hep birlikte değerlendirildiğinde ispat yükü üzeride olan davacının davalı bankanın çekin bedelsiz olduğunu bilerek borçlunun zararına hareket ettiğini ispatlayamadığı belirlenmekle davalı -------- ve --------- şirketi Aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı-------- şirketi Aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-Davalı -------- ve ------- şirketi Aleyhine açılan davanın kabulü ile;
Davacının --------- Şubesine ait ------- numaralı 20.05.2012 keşide tarihli dava konusu çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine,
Davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine,
2-Davalı ------- şirketi Aleyhine açılan davanın reddine,
Davalı Bankanın tazminat talebinin İİK 72/4 mad. gereği kabulü ile 20.000.000 TL'nin % 20'si tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
İİK 72/4 maddesi gereğince mahkememizce verilen tedbir kararının davalı -------- şirketi yönünden kendiliğinden kalktığının tespitine,
KARAR HARCI
3-Alınması gerekli 1.366.200 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 341.550,00 TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 1.024.650,00 TL nin davalılar -------- ve ------- şirketinden tahsiline, hazineye irad kaydına,
AVUKATLIK ÜCRETLERİ
4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 504.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar -------- ve ------- şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı -------- şirketi vekili için takdir olunan 504.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı -------- şirketine verilmesine,
DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ
6-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 341.578,05 TL'nin davalılar ---------ve Müflis -------- şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından sarfedilen 12.000 TL bilirkişi ücreti ve 2.472,20 TL posta ücretinin toplamda 14.472,20 TL'nin davalılar --------- ve Müflis -------- şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı -------- şirketi tarafından posta ücreti olarak sarf edilen 250,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı -------- şirketine verilmesine,
9-Davalılar -------- ve Müflis------- şirketi Tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14.02.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!