T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/312 Esas
KARAR NO:2024/110
DAVA:Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/01/2018
KARAR TARİHİ: 15/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan alacak (ticari işletmenin satılması veya devrinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ----- hisselerini davalı şahıslardan ---- tarihinde devir aldığını, davalılardan ------- sahibin oğlu olmasına güvenerek müvekkilinin devir sözleşmesini imzaladığını, devir nedeniyle ileride ortaya çıkabilecek olumsuzlukların olması ihtimaline binaen ------- tarihinde müvekkili ile davalı arasında iç ilişkiyi düzenleyen bir protokol düzenlendiğini, protokolün 3 üncü maddesinde bilânçoda gözükmeyen borçlardan eski ortakların sorumlu olduğu hususunun yer aldığını, devir sırasında şirketin bilânçosu hazır olmadığı gerekçesiyle verilmediğini, bu nedenle söz konusu protokolün yapıldığını, devirden sonra şirketin 2015 senesi bilânçosuna bakıldığında pasifte 375.000.-TL lık ödenmemiş sermaye hesabının görüldüğünü, devir tarihinin üzerinden iki yıl süre geçmiş olmasına rağmen bu tutarın ödenmediğini, protokolün 2 inci maddesinde de devir tarihinden önceki dönemlere ait vergi ve kamu kurumlarına olan borçlardan eski ortakların şahsen sorumlu bulunduklarının yazıldığını, davacı müvekkilinin şirketi devir aldıktan sonra eski borçlarla karşılaştığını ve bunları ödemek zorunda kaldığını, dava dilekçesinde yazılı olmadan diğer borçların da şirket kayıtlarında üzerinde yapılan inceleme ile ortaya çıkacağını, davalıların protokolün tüm maddelerinde devirden önceki tüm borçların sorumluluğunu kabul ve taahhüt ettiklerini iddia ederek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla ödenmemiş sermaye için şimdilik kaydıyla 5.000,00.-TL sı, devirden önceki dönemlere ait olup devirden sonra müvekkili tarafından ödenen borçlar için yine şimdilik kaydıyla 5.000,00.- TL sı olmak üzere toplam 10.000,00.- TL sının 30/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine, mahkeme masrafı ve avukatlık ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ----------- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 375.000,00.- TL lık ödenmemiş sermaye borcundan bahsettiğini, ancak harca esas değer olarak 5.000,00.- TL sı gösterdiğini, davacının yine dava dilekçesinde devirden sonra 32.501,00.- TL sı borç ödendiğini iddia ettiğini, ancak harca esas değer olarak 5.000,00.- TL sı gösterdiğini, alacağın belli olduğu durumlarda kısmi dava açılamayacağını, öte yandan sözleşmenin 30/12/2015 tarihinde yapıldığını, davanın ise 02/01/2018 tarihinde açıldığını, bu nedenle davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, çünkü şirketin tüzel kişiliği adına açılmış bir davanın söz konusu olmadığını, --------- yevmiye numarasıyla pay devri sözleşmesi düzenlendiğini, davacının müvekkiline ait 250 payı bütün aktif ve pasifiyle, hukuki ve mali yükümlülükleri ile birlikte devir 250.000,00.- TL sına devir aldığını, devir sözleşmesinde Türk Ticaret Kanunu'nun 595. maddesinde belirtilen hak ve koşulların bulunmadığını bilerek devir aldığının yazılı olduğunu, aradan iki geçtikten sonra kötü niyetli ve mesnetsiz olarak bu davayı açtığını savunarak; öncelikle usul yönünden davanın) reddine, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve NeticeDava, taraflar arasında imzalanan protokole istinaden davalıların devretmiş olduğu, şirket hisselerinin devriden önce ödemeleri gereken sermaye paylarının tahsiline yönelik alacak davasıdır.Mahkememizce kaldırma ilmaı öncesinde yapılan ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, davalıların, dava dışı ------ ödenmemiş sermaye payı borçlarının olup olmadığı ve davacı tarafça bu tutarın talep edilip edilemeyeceği, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, devir öncesine ilişkin olup devirden sonra davacı tarafça ödenen borçların nevi ve miktarı ile davalıların bundan sorumlu olup olmadıkları sorumlu iseler miktarı ile davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı şeklinde olduğu belirlenmiş; ------ karar sayılı gerekçeli kararı ile davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verildiği, ----sayılı ilamı ile kaldırıldığı görülmüştür. Dosya arasında yer alan 30/12/2015 tarihli hisse devri sözleşmesi incelendiğinde, davalıların ½ şer olan hisselerini davacıya devrettikleri anlaşılmaktadır. Ayrıca aynı tarihte taraflar arasında bir protokol yapılmış ve devirden önceki şirket borçlarından hisselerini devreden davalıların sorumlu olduğu ve devirden sonra ödenen tutarlar bakımından şirketin rücu imkânının bulunduğu kararlaştırılmıştır.Mahkememizce kaldırma sonrası celsede, dava dışı ------- icil kayıtlarının celbine, davacı vekilince 9/7/2018 tarihli dilekçe ile bildirilen kurumlara müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. Ayrıca ------müzekkereler yazılmış, temin edilen yazı cevapları dosya arasına alınmıştır.1/2/2022 tarihli celsede, dava dışı ---------- yıllarına ait ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde inceleme yapılmak üzere; dosyanın bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek taraflar arasında yapılan devir sözleşmesi öncesine ait dava dışı şirketin ödenmemiş sermaye borcunun bulunup bulunmadığı, devir öncesine ait borçların veya cezaların bulunup bulunmadığı, bunların şirketin devrinden sonra davacı tarafından ödenip ödenmediği, davacının talep edebileceği alacak miktarının tespitine ilişkin rapor alınmasına karar verilmiştir. 20/2/2023 tarihli raporda,
"(...) Huzurunuzda görülmekte olan davada, davacı vekili müvekkilinin dava dışı ------------- hisselerini davalı şahıslardan devir aldığını, ancak devir tarihinden önceye ait ödenmemiş sermaye ve dava dışı şirketin borçlarının ortaya çıktığını iddia ederek, şimdilik kaydıyla ödenmemiş sermaye için 5.000.- T.L. sı ve şirkete ait borçlar için de 5.000.- T.L. sı olmak üzere toplam 10.000.- T.L. sının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Muhterem Mahkemeniz tarafından 28-02-2019 tarihinde “belirsiz alacak davacı açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine” karar verilmişse de, --------- tarihli kararı ile “davacının isteminin kısmi dava kapsamında bulunması nedeniyle, Mahkemenizin kararının kaldırılmasına” karar vermiştir.Dava dışı -----konusunda faaliyet göstermek üzere 16-01-2014 tarihinde tescil edilerek kurulmuştur.Dava konusu hisse devrinden önce dava dışı şirketin sermayesi her biri 1.000.-T.L. sı değerinde 500 paya ayrılmış olup 500.000.- T.L. sıdır. Bu sermayenin devirden önce; 250.000.- T.L. lık kısmı davalı ----- geri kalan 250.000.- T.L. lık kısmı da diğer davalı --- aittir.Şirket müdürü-----dur. Şirketi münferiden temsile yetkilidir.
Devirden önce şirketin durumu bu şekildeyken;
----şirkette mevcut 250.000.- T.L. lık hissesinin tamamını, ------- yevmiye numarasıyla düzenlenen “Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi” ile davacı ------ devretmiştir.------ şirkette mevcut 250.000.-T.L. lık hissesinin tamamını,----- yevmiye numarasıyla düzenlenen ----- devretmiştir.Yukarıda yazılı devirler neticesinde tek ortaklı hale gelen dava dışı şirketin 500.000.- T.L. lık sermayesinin tamamı davacı------ ait olmuştur.Dava dışı şirketin 30-12-2015 tarihinde yapılan ortaklar kurulu toplantısında; “söz konusu devir işlemlerinin kabulüne, ------ müdürlük yetkisinin kaldırılmasına, şirket müdürlüğüne getirilen ------- şirketi münferiden temsile yetkili kılınmasına” karar verilmiştir. Bu kararlar 07-01-2016 tarihinde tescil edilmiş, ------ yayımlanmıştır.Taraflar arasında 30-12-2015 tarihinde noterde imzalanan -------- yazılı bulunan;
Devir Edenin beyanında; “Şirket resmi kayıtlarına işlenmemiş ve bilânçolarında gözükmeyen borçlar haricinde, şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarıyla birlikte” devir ettiği,Devir Alanın beyanında; “Devir edenin şirketteki payını bütün aktif ve pasifiyle, hukuki ve mali yükümlülükleriyle birlikte” devir aldığı hususları yer almaktadır.Davacı ve davalılar, noterde imzaladıkları limited şirket pay devri sözleşmelerinin haricinde, aynı tarihli bir protokol daha düzenlemişleridir.Taraflar arasında imzalanan 30-12-2015 tarihli bu protokol, davalı -----, dava dışı ----- mevcut 500.000.- T.L. sı toplamındaki hisselerinin tamamını, davacı ------ karşılığında devir etmeyi kabul ve taahhüt etmeleri üzerine düzenlenmiştir.Protokolün dava konusu yapılan 2 inci ve 3 üncü maddeleri aynen aşağıdaki gibidir:
Madde 2 - Şirketin hisselerinin devir tarihinden önceki dönemlere ait vergi dairesi, sosyal sigortalar kurumu, ticaret odası gibi tüm kamu özel ve tüzel kurumlara olan borçlarından eski ortaklar şahsen sorumlu olup, hisse devir tarihinden önceki borçlar bakımından hisseleri devralan ------- ve şirket tüzel kişiliğinin hiçbir hukuki ve ceza sorumluluğu bulunmamaktadır.Madde 3 - Şirketin hisselerinin devir tarihinden önceki dönemler bakımından şirketin bilançosunda görülen tüm pasiflerden (borçlardan) eski ortaklar şahsen sorumlu olup hisseleri devralan ------- ve şirket tüzel kişiliğinin hiçbir hukuki ve ceza sorumluluğu bulunmamaktadır. Ayrıca şirketin devir tarihinden önceki dönemler bakımından şirketin bilânçosunda görülmeyen ; ortakların resmi veya gayri resmi borçlarından da eski ortaklar sorumlu olup, hisseleri devralan ----- ve şirket tüzel kişiliğinin hiçbir hukuki ve ceza sorumluluğu bulunmamaktadır.Takdiri Muhterem Mahkemenize ait olmak kaydıyla, huzurunuzdaki dava; dava dışı şirketin zarara uğratıldığı için eski ortak ve yöneticisine karşılık açılan bir tazminat davası mahiyetinde değildir. Çünkü tazminat bedelinin dava dışı şirkete ödenmesi talep edilmemiştir.Davacının ilk talebi davalıların 375.000.- T.L. lık sermaye taahhüt borcuna ilişkindir. Bilindiği üzere taahhüt edilen sermeyenin şirkete ödenmesi gerekmektedir. Bunun için ortağın nam ve hesabına, şirkete ödeme yapıldığı iddiası da bulunmamaktadır. Bu nedenlerden ötürü şirkete ait bir alacağın, davacı tarafından talep edilmesi mesnetsiz görülmüştür.Davacının ikinci talebi de, hisse devrinden önceye ait şirkete ait borçların ortaya çıkması nedeniyledir. Talebe göre bunların dökümü şu şekildedir:
¸(*) Bu 3.000.- T.L. lik ödeme dava dilekçesinde yazılı değildir. Davacı vekilinin 09-07-2018 tarihli beyan dilekçesinde yer almaktadır.Söz konusu ödemelerin bazıları (Kurumlar vergisi beyannamesinin verilmemesi, kaçak elektrik kullanılması, trafik cezası gibi), sebep olanların kusurlarından kaynaklanmıştır ve dava dışı şirket zarara uğratılmıştır. Ancak, daha öncede bahsettiğim gibi bir tazminat şeklinde bir talep yoktur.
Şirketin borcu sayılabilecek ödemelerin ise ticari defterlerdeki kayıt durumları, defterler ibraz edilemediği için tespit edilememiştir. Kaldı ki, davacı vekili tarafından daha önce 23-01-2018 tarihli delil listesinin ekinde ibraz edilen 31-12-2015 tarihli mizanda şirketin araçtan ötürü bankaya kredi borcu olduğu gözükmektedir. Defterlerde de aynı şekilde kayıtlı olması muhtemeldir.Diğer yandan protokolün 6 inci maddesinde borçların ödenmesinden dolayı şirketin de rücu talebinde bulunacağı yazılıdır.Davacı vekili 23-01-2018 tarihli delil listesinde ticari defterlere de delil olarak dayanmıştır.Davacı vekili 04-02-2022 tarihli dilekçesinde 2016 ve sonraki yıllara ait defterlerin (devirden sonrasına ilişkin) müvekkilinde olduğunu, ancak bunların fazlalığı nedeniyle yerinde inceleme yapılmasını talep etmiştir. Daha önceki yılların defterlerin yerinin bildirilmesi için ise davalılara muhtıra gönderilmesini istemiştir.Dava konusu işlemler 30-12-2015 tarihinden sonra gerçekleştiğinden ve bu defterlerinde davacıda bulunduğu bildirildiğinden, ---- tarihinde davacı vekilinin dilekçesinde yazılı olan ---- adresine gidilmiştir.Şirketin adresinde bulunan davacı---- kendi dönemi olmasına rağmen dava dışı şirketin 2016 - 2017 - 2018 yıllarına ait defterlerin davalıların muhasebecisi tarafından tutulduğunu, muhasebecinin defterleri kendisine vermediğini bildirmiş ve 30-01-2023 tarihinde bu beyana ilişkin tutanağı imzalamıştır. Tutanak dosyada mevcuttur.Dava 02-01-2018 tarihinde açılmıştır. Asıl incelenmesi gereken 2016 ve 2017 yıllarına ait defter ve kayıtlar olmasına rağmen, ancak ibraz edilmediği için bunlar incelenememiştir.
IV - SONUÇ:
Davacı, dava dışı şirketin defterlerini ve kayıtlarını bilmeden ve görmeden davalıların hisselerini devir aldığını iddia etmektedir.Raporumda yapılan açıklamalar muvacehesinde davacının iddialarının ve talebinin ispatlanacak şekilde karşılanması mümkün olmamıştır" tespitlerine yer verilmiştir.Rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.Mahkememizce 25/5/2023 tarihli celsede davacı vekiline, devir sonrası şirket adına ödendiği iddia olunan borçlara dair tüm ödeme evrakını sunması için gelecek celseye dek süre verilmiş, davacı vekilinin 20/9/2023 tarihli dilekçesi ekinde yer alan evrakın okunaklı olmaması nedeniyle 21/9/2023 tarihli celsede okunaklı suretlerinin sunulması için son kez eksin süre verilmiş ancak bu eksiklik giderilmemiştir. Muhakeme usulüne göre, hakim tarafların talepleri bulunmasa dahi ispata muhtaç hususların (iddia ve savunmanın) değerlendirilmesi teknik bir incelemeyi gerektiriyor ise resen bilirkişi raporu aldırabilir ve bunu teminen tespit edilen eksik dava malzemesinin giderilmesi için taraflara ihtarda bulunur ve süre verebilir. Eksikliğin giderilmemesi halinde ise davacı iddiasını ispatlamak için gerekli külfete katlanmamış ve dolayısıyla iddiasının sübut bulmadığı kabul edilir; bu nedenle davacının iddiasının sübut bulmadığı anlaşılarak davanın esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Sübut bulmayan davanın REDDİNE,
2.-Alınması gerekli 427,60.-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 170,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 248,82.-TL nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.-Davalı --------- kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 10.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.-Kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu.15/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!