T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/617 Esas
KARAR NO: 2024/20
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/11/2020
KARAR TARİHİ: 16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,; taraflar arasındaki satış sözleşmesi kapsamında, müvekkili şirketin, davalı şirketten -------- yağı satın aldığını ve ödemesinin aynı gün davalı şirket hesabına banka havalesi ile ödendiğini, aynı gün --------Şti.'ne ait --------- plakalı çekici/dorseye satın alınan ürünün satıcı şirket tarafından yüklenerek mühürlendiğini ve aracın yola çıktığını, yol kontrolü sırasında araç içinde müvekkilinin satın aldığı yağ yerine kaçak akaryakıt ürünü olduğunun tespit edildiğini ve ayıplı malın suç teşkil etmesi nedeniyle mahkeme kararı ile el konulduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından ağır kusuru bulunun davalı satıcı şirkete gönderilen ihtarname ile ayıplı mal sebebiyle sözleşmeden dönüldüğünün bildirildiği, ancak müvekkilinin yaptığı ödemenin iade edilmediği gibi müvekkilinin zararının da karşılanmadığını, ayrıca müvekkilinin el konulan malın yerine mal almak maksadıyla bankadan alınan kredi için faiz ödemek zorunda kaldığını, kaçakçılık gibi yüz kızartıcı bir suçtan dolayı isminin lekelendiğini, yaşanan bu olay nedeniyle ceza davası açıldığını, müvekkilinin dava konusu olay sebebiyle ticari hayatının zarar gördüğünü, ticari iş yaptığı kişilerin müvekkilini sorguladığını ve bazılarının da iş yapmaktan vazgeçtiklerini, davalının müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını iddia ile müvekkilinin ödemiş olduğu 88.000 TL satış bedelinin, ayıplı malın taşınmazı için yapılan 1.500 TL harcamanın, ayıplı mala el konulması nedeniyle yapılan 4.000 TL harcamanın, sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan 1.000 TL kar kaybının, el koyulan malın yerine mal almak maksadıyla bankadan alınan kredi için ödenen 9.000 TL faizin, ceza yargılaması kapsamında yapılan 5.000 TL gider ile ceza yargılaması sonucu müvekkili şirketin kişilik hakları ve itibarının zarara uğraması nedeniyle 30.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, tarafların ceza davasından yargılandıklarını ve müvekkilinin suçsuzluğunun kanıtlandığını, davacıya teslim edilmek üzere çıkarılan yağın sözleşmede bahsi geçen yağ olması dolayısıyla müvekkili şirketin herhangi bir sorumluğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, müvekkili firma yöneticilerine karşı açılan davada beraat kararı verildiğinden taraflar arasındaki satış sözleşmesinin hukuka uygun olduğunun bir kez daha kanıtlandığını, davacı tarafa ulaştırılmak üzere araca yüklenen ürünler artık kendileri uhdesinde olmadığını ve kamunun uhdesine geçtiğini, transfer sürecinde müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığından davanın esastan reddi gerektiğini, davacı tarafından müvekkiline gönderdiği ayıplı mal ifa ettiğinden bahsedilen ihtarnamenin hukuken geçersiz olduğunu, bir malın ayıplı olmadığının ispatının satıcıya ait olduğunu, dolayısıyla ceza davasında verilen karar ile araca yüklenen malın ayıplı olmadığı kendilerince ispat edilmiş olup, müvekkili şirketin üzerine düşen bütün sorumluluğu yerine getirdiğini bu nedenle davacının taleplerinin hukuka aykırı talepler olduğunu, davacı şirket ile müvekkili şirket arasındaki satış sözleşmesinin hukuka uygun olması ve hem müvekkil şirketin hem yetkililerinin söz konusu iddiayla ilgili beraat kararı almış olması nedeniyle davacı şirketin iddia ve taleplerinde haklı olmadığını savunarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibariyle ayıplı üründen dolayı uğranılan maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.--------- Es. Sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilip incelenmiştir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, 06/05/2013 tarihli sözleşme ile davacının davalıdan 25.700 kg, hidrolik transmisyon yağı satın aldığı, söz konusu ürünün dava dışı -------- Ştine teslim edilmek üzere --------- plakalı çekiciye yüklendiği, yol kontrolü sırasında --------- değişik iş kararı ile kaçak akaryakıt ürünü olduğu gerekçesi ile ürüne el konulduğu, satım konusu emtianın ayıplı olduğu iddiası ile satış bedelini, ayıplı ürününün taşınması için yapılan masrafın, el koyma nedeniyle yapılan masrafın, sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan kar kaybı, yeni mal alımı için --------- Bankasından kullanılan kredi nedeniyle ödenen faizin, ceza dosyasında yapılan yargılama giderini, uğranılan manevi zararı, davacının talep ettiği, davalının talep edilen zarar kalemlerinden sorumlu olup olmadığı, talep edilen alacak kalemlerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konularında tarafların anlaşamadıkları şeklinde olduğu belirlenmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, inceleme günü davacı taraf defterlerini sunmadığından davalı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde mali müşavir, kimya mühendisi ve nitelikli hesaplamalar konusunda uzmandan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Bilirkişi heyeti ortak raporunda özetle; Daha evvel fiilen yapılmış bulunan iki incelemenin bir tanesinde sözkonusu ürünün ayıplı olduğu belirtilmiş, diğerinde çeşitli nedenlerle sonuca varılamadığı belirtilmektedir. Teknik heyet üyemiz tarafından ise, iki raporun da ürünün ayıplı olup olmadığını tespit açısından yeterli olmadığı görüşü bildirilmiştir. Ayıp, “satılanda, bir malda, bir eserde, bir hizmette sözleşme ve yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması, bulunmaması gereken bozuklukların eksikliklerin bulunmasıdır. Davada söz konusu edilen ayıp, olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp olduğundan, yani gizli bir ayıp bulunduğundan 223. Maddeye göre, alıcının durumu satıcıya hemen ihbar etmesi gerekmektedir. Açıklandığı üzere, heyetimiz fiilen söz konusu malı inceleyemediğinden takdir sayın mahkemenize ait olmak üzere dosyada mevcut -------- raporunun doğru olduğu sonucuna varılması halinde; Bilindiği gibi TBK 219. Madde taraflar arasındaki ayıp durumunu düzenlemektedir. Maddeye göre, “satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekanomik ayıplardan sorumludur.” Dosyadaki belgelerden anlaşıldığına göre, ürünün ayıplı olduğu 14.5.2013 tarihli --------- raporu ile belirtilmiştir. Dosyadaki --------- sayılı kararının ------- Sayfasında da belirtildiği üzere, daha evvel ürünü denetlenme imkanı bulunmadığından, anılar raporun davacıya bildirildiği tarihin ayıbın öğrenildiği tarih olarak kabulü gerekmekle beraber takdir mahkemenindir. Davacı taraf davalı tarafa durumu --------- Noterliğinin 11.4.2014 tarih ve-------- sayılı ihtarnamesi ile bildirmiştir. Burada 223. Maddedeki “ derhal” ihbar edilme durumunun takdiri mahkemenindir. İzahat doğrultusunda davacının iddiasının haklılığı sonucuna varılırsa, davalıdan 88.000 — 295,87 = 87.704,13 TL alacaklı olduğu, diğer alacak taleplerinin dava dosyasından belirlenemediği sonucuna varıldığını bildirmişlerdir.-------- müzekkere yazılarak, davaya konu --------- yağlarının birim fiyatları sorulmuş, alınan cevaptan sonra dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilerek Ek rapor alınmıştır.Bilirkişi heyeti Ek raporunda; Davacı dilekçesinde, “taleplerinin 107.500 TL maddi tazminat + 30.000 TL manevi tazminat olduğunu, ancak 87.704,13 TL maddi zarar belirlendiğini” ileri sürmüştür. Dosyada talep edilen maddi tazminatın a) 88.000 TL satış bedelinin bilirkişi raporunda incelenmiş bulunduğu, b)taşıma için istenen 1.500 TL nın ve ayıplı mala el konması için yapıldığı ileri sürülen 4.000 TL nın muhasebe ilkelerine uygun belgesinin bulunmadığı, c) ceza yargılaması giderlerinin davacı adına düzenlenmiş belgelerinin dosyada bulunmadığı, d) ayıplı mal olduğu gerekçesi ile yeni mal alımı için kredi çekilmesi ve bu nedenle bankaya ödendiği belirtilen 9.000 TL faizin takdirinin mahkemenin olduğu sonucuna varılmıştır. Manevi tazminat takdir mahkemenin olduğunu bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, ceza dosyası, bilirkişi raporları ve teknik raporlar birlikte incelendiğinde, davaya konu ürünün davalı tarafından davacıya 88.665,00 TL tutarlı fatura ile satıldığı, dava dosyasında hidrolik yağ numunesi ile ilgili olarak 2 adet teknik rapor bulunduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda; --------- raporunda yağın hangi tip --------- yağa uyduğunun incelenmediği, numunenin -------- yağ esaslı olduğunun belirtildiği ancak kullanılan standarda göre baz yağlar için de belirlenmesi gereken bir özellik olduğu, karşılaştırma için kullanılacak-------- yağ seçiminin nasıl yapıldığı ve hangi özelliklerin uymaması nedeniyle numunenin --------- yağ olmadığına karar verildiğinin raporda açıklanmadığı, karşılaştırma yapmak için kullanılacak --------- yağın incelenen numunenin tip ve ------- sınıfına uygun olması gerektiği, numunenin tip ve -------- sınıfı bilinmeden test edilecek --------- yağın karşılaştırma çalışmalarında kullanılmasının uygun olmadığı, ------- raporunda numunenin kimyasal içeriği hakkında herhangi bir bilgi verilmediği, her iki raporun verilen numunenin -------- sistem yağı olup olmadığı yönündeki değerlendirmeye yeterli olmadığını her iki incelemenin de ürünün ayıplı olup olmadığının tespiti açısından yeterli olmadığının tespit edildiği, davacının davalıya banka kanalıyla 88.000 TL ödeme yaptığı, ------- Müdürlüğü tarafından gönderilen işlem dosyasında ürünün tasfiye edildiği ve 15.949,77 TL ürün bedelinin davacıya iade edildiği, yapılan defter incelemesi ile davacının 87.704,13 TL. alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının ödediği satış bedelinden iade aldığı ürün bedelinin mahsubu neticesinde; 71.754,36. TL satış bedelini davalıdan talep edebileceği; davacının diğer taleplerine ilişkin herhangi bir belge sunmadığı, dava konusu ürünün ayıplı olduğunun ve davacının diğer taleplerinin ispatlanamadığı anlaşılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Satış Bedeli yönünden KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
71.754,36 TL'nin 06/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, aşan kısmın reddine,
2-Davanın Manevi Tazminat ve diğer talepler yönünden REDDİNE,
3-Davacı tarafça yapılmış, 54,40 TL başvurma harcı ile 2.366,95 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.421,35 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılmış, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 6.485,00 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 3.357,28 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Maddi tazminat davasının kabul edilen miktarı üzerinden Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Maddi tazminat davasının red edilen miktarı üzerinden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Manevi tazminat davası yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Alınması gereken 4.901,54 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 2.366,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.534,59 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
9-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 683,36 TL'sinin davalıdan, 636,64 TL'sinin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
10-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.16/01/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!