WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

ISTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/215
KARAR NO : 2025/258

DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/03/2021
KARAR TARİHİ : 20/03/2025

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; Davalı ..., davacı karşı ----İcra Dairesi’nin ----- Esas sayılı dosyasında hak ediş alacağı olduğundan bahisle haksız bir icra takibi başlattığını, icra takibinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, ayrıca icra takibine dayanak olarak davacının yetkilisi olduğu şirketin müteahhidi olduğu bir takım inşaatları yazmış olduğunu ve beraber buna dair ne bir fatura ne bir cari hesap dökümü sunulmadığını, Davalı ile davacı arasında yalnızca ---- İli ---- İlçesi 8246 Ada ve 17 Parsel’de kayıtlı taşınmaz için 30.03.2015 tarihinde bir sözleşme akdedildiğini, icra takibin de anılan inşaatları davacı ... şahsen üstlenmediğini, davalıyla da bu inşaatların işlerinin görülmesi için bir sözleşme bulunmadığını, davacının bu inşaatlarda demir ve kalıp işlerini gördüğünü ve anılan inşaatlardaki bu işlerin tamamını --- tarafından ------ Şirketi’ne verildiğini, müvekkilinin aleyhine haksız olarak başlatılan ve kesinleşen icra dosyasının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP /TALEP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı taraf daha önce ------. Asliye Ticaret Mahkemesi -----Sayılı dosyasından tarafları, konusu ve sebepleri aynı olan Menfi Tespit davası açılmış olup dosya halen derdest olduğunu, bu sebeple derdestlik itirazları kapsamında davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı taraf davaya konu -----İcra Müdürlüğü ------Sayılı dosyanın hukuki dayanaktan yoksun olarak başlatıldığını ileri sürdüğünü ve haksız olarak işbu davayı ikame ettiğini, davacı tarafın dava dilekçesin 2.maddesinde beyan ettiği hususları kısmen doğru olmakla beraber diğer açıdan mahkemeyi yanıltma çabası içinde yapılan gerçeğe aykırı isnat ve iddiaları da bünyesinde barındırdığını, davacı taraf takip konusu diğer inşaatları davacı ...'ın üstlenmediğini belirttiğini ve ancak sunmuş olduğu İnşaat Ruhsatları sonucunda kendisi ile çeliştiğini, sunulan inşaat ruhsatlarında görüleceği üzere davacı tarafın üstlenmediğini iddia ettiği inşaatlarda yanlızca davacı ... ile kendisinin tek ortağı ve yetkilisi olduğu dörtcan inşaatın müteahhit olarak görev üstlendiği görüleceğini, davacı taraf ---- tarafından-----ile taşeronluk sözleşmesi imzaladığını beyan ettiğini ve sözleşme sunmuş ise de söz konusu sözleşmenin geçersiz olduğu aşikar olduğunu, sözleşmede müteaahhit olarak ... ve ---- İnşaat göründüğünü ancak yapılan taşeronluk sözleşmesi yanlızca -----arasında yapıldığını, tek başına taşeronlu sözleşmeyi yapmaya yetkisi olmadığını, bir an için taşeronluk sözleşmesinin geçerli olduğu düşünülsede söz konusu sözleşme yanlızca taraflarını bağlayacak olup davalının davacıdan alacaklı olduğu gerçeğini değiştirmediğini, ayrıca icra dosyası ödeme emri incelendiğinde toplam alacağımız olan 471.080 TL alacaktan bakiye 203.080 TL takibe konu edildiğini, davacı taraf mahkemeyi yanıltmak amacıyla taraflarınca---- gönderilen İİK. Md. 89/1 haciz ihbarnamesinin söz konusu şirket ile ilişkiyi kabul anlamına geldiğini beyan etmişse de böyle bir durum doğru olmamakla birlikte tam aksine taraflarınca gönderilen İİK Md. 89/1 haciz ihbarnamesinin ne denli yerinde olduğunu gösterdiğini, takip dosyası incelendiğinde takibe dayanak alacaklar arasında 3 kalem gösterdiğini, davacı taraf bu projelerden kaynaklı alacakları bilmesine rağmen sanki yanlızca ---- isimli projeden kaynaklanan alacakları takibe konulmuşcasına dava ikame ettiğini ve----- isimli projelere hiç değinmediğini, davacı taraf gerçek dışı bir takım beyanlarla mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, öncelikle; davacı taraf dava dilekçesinde 2 numaralı bendinde davalı müvekkilimiz ile yanlızca bir adet taşeronluk sözleşmesi imzaladığını ve bu sözleşmeninde ---- isimli proje olduğunu beyan ettiğini, ancak davacı tarafın taraflarınca açılan----Asliye Hukuk Mahkemesi ----- sayılı dosyaya sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde yukarı adı geçen ---- isimli projede de davalının taşeron olarak çalıştığı beyan edildiğini, davacı tarafın üstlenmiş olduğu ----- isimli proje kapsamında davalı tarafından taşeronluk üstlendiğini ve fakat söz konusu sözleşme uyarınca taraflarınca yapılan keresteli kalıp demir beton işçiliği ve yapılan çatı dubleksi için masraflar ve sözleşme gereğince ödenmesi gereken ücret ödenmediğini, ---- isimli ---- İli ---- İlçesi -----Sokak 8162 Ada 11 Parselde yapılan proje kapsamında ise taraflarınca yapılan keresteli kalıp demir beton işçiliği ve yapılan çatı yapımı için yapılan masraflar ve sözleşme ücreti taraflarına ödenmediğini, söz konusu projeler için toplamda 471.080 TL alacağımız karşısında dava dilekçesinde yer alan bir adet 216.000 TL bedelli daire ve ayrıca tarafımıza eski tarihlerde 52.000 TL ödeme yapıldığını, ancak kalan 203.080 TL bedel tarafımıza ödenmediğini, öncelikle yukarıda yapmış olduğu derdestlik itirazları neticesinde davanın reddine karar verilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise dolayı haksız ve usule aykırı davanın reddine, haksız ve kötüniyetli itiraz sebebiyle davacı borçlunun %20 oranında icra inkar %10 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, tüm yargılama masrafları ile avukatlık ücretinin de karşı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.Feri Müdahil ... dilekçesinde özetle; ... aleyhine açılan menfit tespit davasında dava konusu olan sözleşmenin davacı ile şahsı arasında yapıldığına dair mahkeme dosyasına ibraz edilen sözleşme metni sahte olup şahsına ait olmadığını, sözleşme üzerinde ki altılı imza şahsımın el ürünü olmadığını, ... ile aralarında hiçbir ticari bağlantı bulunmadığını, davacı kaşesini ve imzasını kullanarak borçtan kurtulmak için sahte evrak düzenleme tevessülünde bulunduğunu beyan etmiştir.

DELİLLER :----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas Sayılı Dosyası ve içerisindeki ---- İcra Dairesi'nin ----- Esas Sayılı Dosyası, Ticaret Sicil Kayıtları, Nüfus Kayıtları, 08/05/2015 tarihli Taşeron Sözleşmesi, Tanık Beyanları, Dosyadaki sair Bilgi ve belgeler.
TANIK (DAVACI TANIĞI) -----...; 'Ben davacı ...'ı ve huzurda bulunan ...'ı tanıyorum, ben şuanda müteahhitlik yapıyorum, ben ...'ın kardeşiyim, ben 2018 yılında abim cezaevine girdiği için abimin yaptığı müteahhitlik işlerini takip etmek zorunda kaldım, abim cezaevine girmeden önce ----- şirketinin sahibi ... ile bir sözleşme imzalamış, ben imza sürecinde yoktum, ancak bu sözleşmeye göre ... binanın ----- inşaatını yapacaktı, bizim sözleşme yaptığımız ----- gıda işi alt taşeron olarak ...'a vermiş, ... da işi yapıp teslim etti, biz hakedişlerin tamamını --- ile sözleşme gereğince ödedik ve borcu bitirdik, sözleşmenin tarafı bu şirket olduğu için ödemeyi de doğal olarak --- ...'ya yaptık, ben ----- 'nın sahibi ...'nın davalıya kendi aralarındaki sözleşme gereğince ödeme yapıp yapmadığını bilmiyorum, bu husus bizi ilgilendiren bir konuda değildir, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. 'şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK (DAVALI TANIĞI) ----- :'ben davacıyı ve davalıyı tarafıma ait ------ bulunan binamın yeniden yıkılıp yapılması süreci nedeniyle tanıyorum, ben bu inşaat işini ...'a vermiştim, kendisiyle 2012 yılının üçüncü ayın yirmisekizinde imza atmıştık, ... benim inşaatımı bitiremedi, zira hapishaneye düştü, benim inşaatımın kaba işçiliğini şuan huzurda bulunan davalıya vermişti, ----- bey benim binayı çatıya kadar yapıp bitirdi, daha sonra gelip hatta çatıyı da tamamladı, kendisi bu yaptığı iş karşılığında ...'dan parasını alamadı, diğer iş yapan kişiler de parasını alamadı, daha sonra ben inşaatımı kendim tamamlamaya çalıştım dedi. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir.' şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK (DAVALI TANIĞI) ------: 'ben davalı ...'ın yanında çalışırım, biz kalıp işi yaparız dava konusu alacak ...'ın ----- üstlendiği ve ... ile birlikte bizim yaptığımız ---- inşaatından kaynaklanmaktadır, biz bu inşaat gereği işimizi tamamlamamıza rağmen paramızı alamamıştık, hatta inşaatın diğer işlerini yapan müteahhitler ve esnaflarda alacağını tahsil edememişti, daha önceki işlerinden dolayı da ------ beyin ...'dan alacakları bulunuyordu, SGK mızı da ... yatırıyordu, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir.' demiştir.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava, 6100 Sayılı HMK'nin 106 ve 2004 Sayılı İİK'nin 72/1-3 maddeleri gereğince açılmış menfi tespit ve/veya İİK'nin 72/7,8 maddeleri gereğince istirdat istemine İlişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada; mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde duruşmaya katılan taraf vekilleri sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın sulh olmak istemediklerini beyan etmeleri üzerine üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanıp incelenmiş, tahkikat işlemleri ve incelemeleri yerine getirilmiş ve araştırılacak bir husus bulunmadığı tespit edilerek son duruşmada taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Davanın dayanağı olan ---- İcra Dairesi'nin----- Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden işbu dosyaya eklenmek ve bir örneği çıkarılarak dosyaya konulması suretiyle incelenmiştir. Ayrıca dosyanın fiziki olarak --- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyası içinde olduğu belirtilmelidir. Dosya kapsamı ve icra dosyası üzerinde yapılan incelemede; davalı ... tarafından davacı ... ve ----- aleyhinde 29/03/2016 tarihli 203.080,00 TL asıl alacağa ve ferilerine ilişkin olarak takip yapıldığı ve takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. Buna göre takip kesinleştiğinden davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu görülmüştür.
Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir. ------Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir -----
İspat hakkı ise, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının bir gereği olup, yasalarımızda düzenlenmiştir. İspatın konusu, uyuşmazlığın çözümünde etkili olan, tarafların anlaşamadığı ve çekişmeli olan vakıalardır. Herkesçe bilinen vakıalar ile ikrar edilmiş olan vakıalar ise, çekişmeli olmadığından ispat konusu değildir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190.maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." Menfi tespit davalarında da, HMK'nin ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve yapılan yargılamaya göre somut olaya gelince; ---- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyasından yapılan takibe konu borcun dayanağının inşaat sözleşmelerine dayandığı, davacının davalı adına davalının ve şirketinin müteahhiti olduğu birden çok projede davalının taşeron olarak kaba inşaat işi yaptığı, takibe konu edilen miktarın bu işlerden doğan alacak bakiyesine ilişkin olduğu açıkça anlaşılmıştır. Zira her iki taraf tanık beyanları, özellikle ihbar olunan-davalı yanında feri müdahil şirket temsilcisi ...'nın beyanları , davalı tanıkları ----- ve----- beyanları ile olayların gerçekleşme biçimine ve şartlarına göre davalı taraf savunma ve delilleri ile örtüşen davacının kardeşi olan davacı tanığı ...'ın beyanlarının örtüştüğü görülmüştür. Davalı tarafın karşı ispat faaliyeti kapsamında gösterdiği deliller ve savunmaya göre davalının alacağının sabit olduğu, davacının borçlu olmadığını ispat edemediği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Yargılama sırasında borç kendiliğinden ödenmek suretiyle dava istirdat davasını dönüşmekle birlikte, davacı tarafından paranın verilmesinin lazım gelmediğinin de ispat edilemediği vurgulanmalıdır. Öte yandan davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayanmakla birlikte; davalı tarafından karşı ispat faailiyeti kapsamında gösterilen delillerle takibe konu alacak açıkça ispat edildiğinden davacı tarafa yemin delili ve teklifi hususunun hatırlatılmasına da gerek görülmemiştir. Binaenaleyh, 4721 Sayılı TMK'nin 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190 maddeleri gereğince ispatlanamayan istirdat davasının esastan reddine karar verilmiştir.2004 sayılı İİK'nin 72/IV maddesinde ise; "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde "yüzde yirmiden" aşağı tayin edilemez." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenleme gereğince talep aranmamakta olup tedbir kararı verilip uygulanması suretiyle alacağın tahsilinin geciktirilmesi yeterlidir. Öte yandan yargılama sırasında dava istirdat davasına dönüşmekle birlikte her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre karara bağlanmasın ilkesinden hareketle tazminat hususunun da değerlendirilmesi gerektiği düşünülmüştür. Buna göre somut olaya bakıldığında talep üzerine mahkememizce 08/1042022 tarihli arar karar ile İİK'nin 72/3 maddesi gereğince ---İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyasına rızaen veya cebri icra yoluyla davacı borçlu yönünden girecek/yatacak paranın tedbiren alacaklıya verilmemesine karar verildiği ve ara kararın teminat yatırılarak uygulanmasının sağlandığı ve tahsilin uzun süre geciktirildiği tespit edildiğinden takdiren takibe/davaya konu alacağın (245.142,60 TL ) %20'si olan 49,028,62 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine de karar verilmesi gerekmiştir.
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhine hüküm verilen davacı taraf sorumlu tutulmak suretiyle; 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)2004 sayılı İİK'nin 72/IV maddesi gereğince alacağın tahsilinin gecikmesinden dolayı takdiren takibe/davaya konu alacağın (245.142,60 TL ) %20'si olan 49,028,62 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615.40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.468,10 TL harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 712,32 TL harç toplamından mahsubuyla bakiye 3.565,02‬ TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
5-)Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 39.222,82 TL nispi vekalet ücretinın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Davalı tarafından yapılan 314,25 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.