T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/65
KARAR NO : 2024/332
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 26/01/2024
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2024
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:
''...
Konu : ------. İsimli, -----Ticaret Sicil Müdürlüğünün ---- Sicil numarası ile kayıtlı şirketin T.T.K.'nun 547 vd. Maddeleri uyarınca İHYA EDİLMESİNE ilişkin taleplerimizden ibarettir.
Açıklamalar :
1. Müvekkil ...; ---- İli, Merkez İlçesi, ----- köyü, 215 ada, 4 parsel'de konuşlu bulunan tarla vasfındaki taşınmaz ile yine ---- İli, Merkez İlçesi, ---- köyü, 133 ada, 4 parsel'de konuşlu bulunan tarla vasfındaki taşınmazı 12.03.2010 ve 21.10.2011 tarihlerinde satın alarak tapuların maliki olmuştur.
2. Müvekkil ... maliki olduğu ---- İli, Merkez İlçesi, ---- köyü, 215 ada, 4 parsel'de konuşlu bulunan tarla vasfındaki taşınmaz üzerinde, ihyası istenen şirket -----. lehine 10.10.2008 tarih ve ----- yevmiye numaralı 1.000.000,00-TL(Birmilyontürklirası) bedelli teminat ipoteği tesis edilmiştir. Bu ipotek müvekkilin taşınmazı satın almasından önce konulmuş olan teminat ipoteğidir.
3. Yine aynı şekilde müvekkil ... maliki olduğu ---- İli, Merkez İlçesi, ---- köyü, 133 ada, 4 parsel'de konuşlu bulunan tarla vasfındaki taşınmaz üzerinde, ihyası istenen şirket ----- (Bundan sonra kısaca ----- olarak anılacaktır.) lehine 10.10.2008 tarih ve ----- yevmiye numaralı 1.000.000,00-TL(Birmilyontürklirası) bedelli teminat ipoteği tesis edilmiştir. Bu ipotek müvekkilin taşınmazı satın almasından önce konulmuş olan teminat ipoteğidir.
4. ----- isimli şirket 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. Maddesi ile 30.12.2012 tarihli ve ---- sayılı ---- yayımlanarak yürürlüğe giren "Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyesine ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine" ilişkin tebliğin 5. Maddesinin 1. Fıkrasının b bendi uyarınca tebliğde öngörülen prosedürlerin tamamlanmasının ardından ... tarafından 09.10.2015 tarihinde Ticaret Sicilden resen terkin edilmiştir. ---- Gazetesi'nin 19.10.2015 tarihli ve ----- sayılı yayımı ile RESEN Silindikleri tescil ve ilan edilmiştir.
5. İş bu dava ile İhyası istenen ----- isimli şirket hakkında daha önce farklı bir müvekkil için ikame ettiğimiz dava sonucu ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----Esas-----. Sayılı dosyası ile 09.02.2022 tarihli kararı ile "---- Ticaret Sicil Müdürlügünde ---- sicil numarası ile kayıtlı Tasfiye Halinde ------(...) arsa üzerinde bulunan 500.000 TL bedelli teminat ipoteginin devam edip etmediginin tespiti ile, ipotek devam ediyor ise kaldırılması için gerekli islemlerin yapılması ile sınırlı olarak ihyasına," kararı verilmiştir. Davanın emsal teşkil etmesi nedeniyle gerekçeli kararı dilekçemiz ekinde sunuyoruz. (EK- ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----Esas-----Sayılı ve 09.02.2022 tarihli kararı)
6. ----- isimli şirketin ticari sicilden resen terkin edilmesi sonucu müvekkil ...' maliki olduğu ---- İli, Merkez İlçesi, ----- köyü, 215 ada, 4 parsel'de konuşlu bulunan 8.170,77 m2 tarla vasfındaki taşınmaz ile yine ---- İli, Merkez İlçesi, ----- köyü, 133 ada, 4 parsel'de konuşlu bulunan 12.413,26 m2 tarla vasfındaki taşınmazlar üzerinde müvekkilden önceki malikten kalan ayrı ayrı 1.000.000,00-TL (Birmilyontürklirası) bedelli teminat ipoteklerinin halen daha kaldırılmamış olması neticesinde; ipoteğin devam edip etmediği, devam ediyorsa alacak miktarları üzerinden, devam etmiyorsa ipoteğin kaldırılması yönünden ve bu doğrultuda ----- şirketi ile ilgili müvekkil tarafından yapılacak hukuki eylemler nazarında şirketin ihyasına kararı verilmesi, davanın kabulü halinde talebimizle bağlı ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için son tasfiye memurunun veyahut memurlarının tasfiye memuru olarak atanması ve keyfiyetin tescil ve ilanına kararı verilmesi için iş bu davayı ikame etme zorunluluğu doğmuştur.
........................
Netice Ve Talep : Yukarıda izah edilen nedenler ve resen taktir edilecek sair hususlar doğrultusunda;
DAVAMIZIN KABULÜNE,
----- TTK. 547 vd. Maddeleri uyarınca geçiçi olarak İHYASINA,
Davanın niteliği itibariyle Yargılama Giderlerinin üzerimizde bırakılmasına,
Davalı tarafın zorunlu olarak dava açılması gereken kurum olması nedeniyle vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeple davalı şirketin ihyasına karar verilmesi ve davanın niteliğine bağlı olarak yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması ile yine aynı sebeple vekalet ücreti takdir edilmemesi talep ve dava edilmiştir.
Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde yasal düzenleme hatırlatılarak ve davalının yasal hasım olması nedeni ile yargılama giderinden sorumlu olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Ticaret sicilinin cevabına ve eklerine göre başka davacılar tarafından yine aynı şekilde ipoteğin kaldırılması için açılan davalar sonucunda -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas----- Karar sayılı kararıyla ve ayrıca ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----Esas------ Karar sayılı kararıyla olmak üzere söz konusu iki ayrı kararla ipoteğin kaldırılması işlemleriyle sınırlı olarak aynı şirketin ihyasına karar verildiği, her iki kararda da tasfiye memuru atanmasına ilişkin herhangi bir hüküm fıkrası bulunmadığı belirlenmiş olup, söz konusu davalara bağlı ihya kararlarıyla şirketin tüzel kişiliği dirilmiş olduğundan ihyası talep edilen şirketin de başlıkta belirtilen şekilde davalı tarafta yer alması gereği gözetilerek tebligat yapılmak suretiyle taraf teşkili sağlanmış ise de bu davalı adına cevap verilmediği gibi duruşmaya gelen de olmamıştır.Dava ticaret sicilinden resen terkin edilmiş olan ''Tasfiye Halinde ------'' ünvanlı şirket lehine konulmuş olan ipoteğin kaldırılmasının sağlanması için ihya edilmesinin gerekip gerekmediği hususunun aydınlatılmasına yöneliktir.TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi:
"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir."
hükmünü içermektedir.Ticaret sicilinin cevabına göre söz konusu şirketin 09/10/2015 tarihinde resen terkin edildiği, şirketin adresinin "------" olduğu ve Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı, son temsilcilerinin ... ile ... oldukları ve her ikisinin de münferiden temsile yetkili oldukları belirlenmiş olup, dosya kapsamına yansıyan verilere bağlı olarak bunlardan ...'nun tasfiye memuru atanmasının uygun olacağı değerlendirilmiş ve temin edilen nüfus kaydına göre bu şahsın hayatta olduğu belirlenmiştir.
Söz konusu ihya kararları başka davalar nedeniyle verilmiş olduğundan eldeki dava konusu dava yönünden de ayrıca ihya kararı gerekli olduğundan bu davanın açılmasında davacı tarafın hukuki yararı bulunmaktadır.Celp edilen tapu kayıtlarına göre yukarıda dava dilekçesinde özetlenen şekilde söz konusu taşınmazların davacı adına kayıtlı oldukları ve ihyası istenen davalı şirket yararına ipotek tesis edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.
Eldeki dava yönünden, söz konusu şirket lehine ipotek kaydı olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ticaret sicil kayıtlarına yansıdığı; söz konusu ipoteğin kaldırılmasının sağlanması yönünden olabilecek hukuki süreçlerde muhataba gerek olduğu, ipoteğin kaldırılması ile ilgili muhtemel süreçler yönünden TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiği; malik konumunda olan davacının böyle bir dava açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.
Terkin işleminin 09/10/2015 tarihinde gerçekleşmiş ve davanın herhangi bir davaya dayalı olmaksızın 5 yıl sonra 26/01/2024 tarihinde açılmış olması karşısında hak düşürücü süre yönünden irdeleme yapılması gerekmiş olup başka bir dava nedeniyle ---- BAM -----. Hukuk Dairesi' nin verdiği 24/06/2021 tarihli, ---- Esas ve----- Karar sayılı ve ilgili gerekçesi:
"...Somut olayda, şirketin 07.07.2014 tarihinde kaydının silindiği, şirket ortağı tarafından beş yıllık yasal süre geçtikten sonra 25.11.2019 tarihinde ihya talep edildiği açıktır. Ancak, yasal düzenlemeye göre on yıllık sürenin dolmaması nedeniyle şirkete ait aracın Hazineye intikal etmesi koşulu gerçekleşmemiştir. Bu durumda, şirketin ortada tasfiyesi gerekli bir mal varlığı bulunduğundan yasa koyucunun amacı doğrultusunda uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Yasa maddesinde, terkinden itibaren baş yıllık sürede ihya talep edilebileceği belirtilmesine karşın, şirketin mal varlığının on yıl sonra Hazineye intikal edeceği düzenlendiğinden, kanun boşluğunun bulunduğu kabul edilmelidir. Şirkete ait mal varlığının Hazineye intikal etme süresi olan on yıldan önce ne şekilde işlem yapılacağına ilişkin TTK'nın geçici 7. maddesinde bir düzenleme bulunmaktadır. Ortada bir hukuki düzenleme eksikliğinin mi (kanun boşluğu), yoksa yasa koyucunun bilinçli bir susmasının mı bulunduğunun belirlenmesi önem taşımaktadır. Kanun boşluğu, sorunun çözümüne katkı sağlayacak bir hukuk kuralının bulunmaması şeklinde tanımlanabilir. Ancak, açık bir düzenleme yapılmamış olması her zaman kanun boşluğu anlamına gelmeyebilir. Bir sorun hakkındaki çözüm başka bir alanda düzenlenmiş olabilir.
Hukuki bir sorun hakkında, hukuk sistemi mutlaka bir çözüm üretmek zorundadır. Yasanın bir düzenleme öngörmediği bir sorunun çözümsüz bırakılması düşünülemez. Kanun koyucunun bir konuda düzenleme yapmaması, o konuyu olumsuz düzenlemek istediğianlamına gelmez. Bu açıklamalara göre, somut olaydaki uyuşmazlık yönünden bir kanun boşluğunun bulunduğunun ve bu boşluğun, TMK'nın 1. maddesiyle hakime verilen yetki kapsamında doldurulması gerekir.
Kanun boşluğunun doldurulmasında, TTK'nın geçici maddesine yansıyan kanun koyucunun iadesinin esas alınması uygun olacaktır. Kanun koyucu, mevcut düzenlemeyle, terkin edilen şirketlerin ortaya çıkacak mal varlıklarının on yıl sonra Hazineye intikal edeceğini kabul ettiğine göre, bu süre dolmadıkça, şirket ortaklarının bu mal varlığı üzerindeki haklarının devam ettiğini kabul etmiş durumdadır. Ortada bir mal varlığı bulunduğuna göre, bu mal varlığının tasfiyesi için şirketin ihyasına karar vermekten başka çözüm bulunmamaktadır. Aksinin kabulü, yasanın düzenlediği on yıllık sürenin anlamsız hale gelmesi sonucunu doğurur. Bu açıklamanın bir sonucu olarak, mal varlığının Hazineye intikal süresi olan on yıllık süre doluncaya kadar ortaya çıkacak mal varlığının tasfiyesi amacıyla ihya talebinde bulunulabileceği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
...şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan eldeki bu dava yönünden de emsal nitelikli söz konusu karar ışığında ve özellikle Anayasa Mahkemesinin 22/06/2023 tarih ve -----Esas, ------ Karar sayılı kararı ile söz konusu geçici 7. Maddenin 15. Numaralı fıkrasının 5. Cümlesinde yer alan "...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...'' ibaresinin Anayasaya aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmiş olması ve eldeki davanın 10 yıllık süre içinde açılmış olması karşısında hak düşürücü süre engelinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Sonuç olarak söz konusu şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi yönünden yukarıda belirtilen söz konusu temsilcinin tasfiye memuru olarak atanmasının ve ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru olarak ... tarafından yapılması uygun görülmüş olup, talep gibi yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmıştır. Aynı şekilde talep gibi davacı vekili yararına avukatlık ücreti de takdir edilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
Davanın KABULÜ ile;
----Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ----- sicil numarasında kayıtlı iken tasfiyesi kapatılmış olan "Tasfiye Halinde-----.'' ünvanlı şirketin, ---- İli, Merkez İlçesi, ----- köyü, 215 ada, 4 parsel ve ----- İli, Merkez İlçesi, ----- köyü, 133 ada, 4 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarındaki "Tasfiye Halinde ------.'' ünvanlı davalı şirket lehine 10/10/2008 tarih ve ----- yevmiye numarası ile konulmuş olan ipoteklerin kaldırılmasının sağlanması ve buna bağlı ek tasfiye işlemlerinin gerçekleştirilmesi ile sınırlı olarak ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere ----- Ticaret Siciline yeniden tesciline,
Ek tasfiye işlemlerinin yapılması yönünden son temsilcilerden ...'---- tasfiye memuru olarak atanmasına; ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru ... tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine,Kararın ----- Ticaret Siciline tescil ve ilanına,
Harç peşin alındığından bu konuda başkaca bir hüküm oluşturulmasına yer olmadığına,Gerekçede açıklanan nedenlerle davacı tarafça yapılan harç ve giderin üzerinde bırakılmasına,Gerekçede açıklanan sebeple davacı vekili yararına avukatlık ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,Davalılar tarafından yapılan bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, İlişkin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!