T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/26
KARAR NO : 2024/171
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 10/01/2024
KARAR TARİHİ : 01/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu sigorta şirketi nezdinde -----nolu Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan-----sürücüsü ---- işleteni olduğu ----- plaka sayılı aracın 05.08.2023 tarihinde, sağ ön köşe kısımları ile aynı yönde kendi şeridinde seyir halinde olan davacı ---- sürücüsü ve işleteni olduğu----- plaka sayılı aracın sol arka kısmına çarpması neticesinde yaralanmalı ve ağır maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, davalı borçlu şirket nezdinde sigortalı -----sürücüsü olduğu ----- plakalı aracın %100 kusuru ile müvekkiline ait ----- plakalı araca verdiği maddi hasara ilişkin poliçe limiti kapsamındaki tutarın tazmini doğrultusunda müvekkili tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine ----- İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı icra takibi başlatıldığını beyan ederek davalı şirket tarafından yapılan haksız itirazın iptalini, fazlaya ilişkin tüm alacak ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal (sonradan lehimize değişen ve artan oranlarda) faiziyle birlikte takibin devamını ve davalıdan alınarak müvekkil lehine verilmek üzere davalı şirket aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ----- plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ----poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 12/04/2023- 12/04/2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00 TL olduğunu, davacının usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, alacağın zaman aşımına uğradığını beyan ederek davacının davasının reddine, kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan davacı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 23.02.2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle; ---- İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhinde başlatılan icra takibine konu borç, dava tarihinden sonra davalı borçlu tarafından taraflarına ödendiğini beyan ederek dava konusu borcun ödenmiş olmasından dolayı davanın konusuz kaldığından, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 04.03.2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Dava konusu borç, vekalet ücreti, yargılama giderleri ekte sundukları protokol doğrultusunda davacıya ödendiğini beyan ederek davanın konusuz kalması nedeni ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan etmiştir.
DELİLLER
Tarafların Ticaret Sicil Sorguları Dosya Arasına Alınmıştır.
---- İcra Müdürlüğü'nün-----Sayılı dosyasının Uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava itirazın iptali davasıdır.
6100 sayılı HMK 313.maddesinde:"(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir.
(2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.
(3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir.
(4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir."
6100 sayılı HMK 314.maddesinde:"1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir."
6100 sayılı HMK 315.maddesinde:"(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.
(2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir." denmektedir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, beyan dilekçeleri, tarafların ibraz ettikleri sulh protokolü ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tarafların sulh olduklarının anlaşıldığı, 6100 sayılı HMK 313 ve devamı maddeleri gereği sulhün hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, sulhün, ilgili bulunduğu davayı sona erdirdiği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu, mahkemenin taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre karar vereceği, tarafların sulh sözleşmesine göre karar verilmesini talep etmedikleri anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Ayrıca tarafların birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığından arabuluculuk ücretine yönelik yargılama gideri hariç diğer yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmış, arabuluculuk ücreti yönünden, sunulan sulh protokolüne göre, arabuluculuk ücretinin davalı tarafından ödeneceği kararlaştırıldığından, bu kalem davalı taraf üzerinde bırakılmış, taraf vekilleri lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir.Ayrıca sulh ön inceleme aşamasında yapılmış olduğundan Harçlar Kanunu 22.maddesi gereği karar ve ilam harcının 1/3'ü alınmıştır.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK 315 maddesi gereği tarafların sulh oldukları anlaşılmakla konusuz kalan dava bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 142,53 TL harcından peşin alınan 1.497,34 TL harcın mahsubuyla arta kalan 1.354,81 TL harcın dosyanın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
3-Gerekçede açıklanan sebeplerle Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Tarafların beyanları doğrultusunda vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!