WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/795
KARAR NO : 2024/276

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 23/11/2023
KARAR TARİHİ : 25/04/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----asliyeTicaretnde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Olay tarihi olan 18/12/2020 tarihinde sürücü ----- sevk ve idaresindeki----- plaka sayılı aracın seyir halinde iken sürücü ---- sevk ve idaresindeki -----plaka sayılı araçla çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle davacının yaralandığını, taraflarınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ----- plaka sayılı araç sürücüsü ------ 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında -----plaka sayılı araç----- sorumluluğunda olduğunu, davacı tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının söz konusu trafik kazası nedeniyle, ---- Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nden 03.11.2022 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %20 oranında malul kaldığını, davacının haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, davacının bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ZMSS kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak davacıya ödenmesi için dava yoluna gitme mecburiyeti hasıl olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 50 TL sürekli iş göremezlik, 25 tl geçici iş görmezlik, 15 TL bakıcı gideri, 10 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafça huzurda görülmekte olan dava öncesi, Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunduğunu, ekli----- sayılı İtiraz Hakem Heyeti kararı ile; davacının itirazının kesin olarak reddine karar verildiğini, belirtilen sebeplerle, davaya konu kazada davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davalı şirketten tazminat talep etme hakkının bulunmadığının sübuta erdiğini, davanın kesin hüküm sebebi ile reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın belirsiz alacak olarak açıldığı belirtilmiş olmakla, davanın HMK 107. Maddesi uyarınca, dava tarihinde alacak talebine konu tutarın, davacı tarafça tam ve kesin olarak belirlenebilir nitelikte olduğundan, davanın belirsiz alacak olarak açılması yasanın ilgili hükmüne ve usule aykırı olmakla, itirazları doğrultusunda davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Karayolları Trafik Kanunu'nun 6704 sayılı yasa ile değişik 97. Maddesi; zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği hükmüne havi olup, söz konusu hüküm gereği, dava yoluna başvurudan önce davacı tarafça davalı şirkete usulüne uygun olarak başvuru yapılması gerekmekte olup, davacı tarafça, usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Ek-6. Maddesinde tazminat ödemelerinde istenecek belgeler tazminat talebinin türüne göre ayrı ayrı belirtilmiş olup, sürekli sakatlığa ilişkin tazminat taleplerinde, 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar'ın 16. Maddesi uyarınca; söz konusu belgelerin, sağlık kurulu raporu ve diğer evraklar hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafından gerekli belgeler eksiksiz olarak davalıya ibraz edilmediğini, davacı tarafından, kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun maluliyet oranlarını ispatlar sağlık kurulu raporu olmadan davalı şirket tarafından, tazminat taleplerinin değerlendirilemeyeceğinin her türlü tartışmanın üzerinde olduğunu, yönetmeliğin açık maddesine rağmen davacı/başvuran kazazedenin müvekkil kuruma başvurusu bulunmadığı gibi sağlık kuruluşuna davalı kurum tarafından yönlendirilmediğini, raporun baştan yönetmeliğe aykırı olduğunu, 20.02.2019 tarihli ve ---- sayılı ---- Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin amacının Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu ile Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunun alınışını, geçerliliğini, değerlendirilmesini ve bu raporu verebilecek yetkili sağlık kurum ve kuruluşlarının tespiti ile ilgili usul ve esasları belirlediğini, söz konusu yönetmelik engellilerle ilgili derecelendirmelere, sınıflandırmalara ve tanımlamalara gereksinim duyulan alanlarda ortak bir uygulama geliştirmek ve uluslararası sınıflandırma ve ölçütlerin kullanımının yaygınlaştırılmasını sağladığını, davacı tarafın taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı taleplerine konu ----- plakalı aracın 03.04.2021-03.04.2022 vadeli ------ numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk ( Trafik) Sigorta Poliçesi ile davalı şirket tarafından sigortalandığını, davalı şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının tazminatı talebine konu maluliyetinin iddia olunan kaza sonucu oluştuğu ve davacının iddia ettiği şekilde malul kaldığının ispata ve tespite muhtaç olduğunu, öncelikle davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği gibi, yargılaya konu kaza sonucu malul kalıp kalmadığı, kaza ile illiyet bağı, tazminat talebine konu maluliyetin davaya konu kaza ile illiyet bağı davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, yine yönetmelikte Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu ve bu raporları verebilecek yetkili sağlık kurum ve kuruluşları belirtildiğini, yönetmeliğin 7/1. maddesinde belirtilen raporları düzenlemeye yetkili sağlık kurum ve kuruluşları ile hakem hastanelerin Sağlık Bakanlığınca belirleneceği ve Bakanlığın internet sitesinde yayımlanacağı belirtildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyl---- sayılı----- yayınlanan 20.02.2019 tarihli “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ile ---- sayılı -------yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” yürürlükten kaldırıldığını ve 20.02.2019 tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği yürürlüğe girdiğini, sürekli tazminat taleplerine konu maluliyete ilişkin raporların, talepte bulunanlar tarafından söz konusu yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığını ve ilgili yönetmeliğin 7. Maddesine göre yetkilendirilmiş sağlık kuruluşlarından alınmasının mevzuat gereği olduğunu, yargılama sırasında da yüksek mahkeme yerleşik içtihatları ve mevzuat hükümleri gereği maluliyet oranının tespiti hususunda bilimsel ve teknik görüşlerini mahkemelere bildirmekle görevli olarak kılınmış olan en yetkili kurumun, ----. İhtisas Kurulu olmakla, ----- İhtisas dışında alınan raporlara itibar edilmemesi gerektiğinden, mevzuat hükümleri uyarınca ----İhtisas Kurulundan rapor alınmasını talep ettiklerini, yargılama sırasında da yüksek mahkeme yerleşik içtihatları ve mevzuat hükümleri gereği maluliyet oranının tespiti hususunda bilimsel ve teknik görüşlerini mahkemelere bildirmekle görevli olarak kılınmış olan en yetkili kurumun, ---- İhtisas Kurulu olmakla,-----. İhtisas dışında alınan raporlara itibar edilmemesi gerektiğinden, mevzuat hükümleri uyarınca ----. İhtisas Kurulundan rapor alınmasını talep ettiklerini, davacı tarafın hiçbir iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davaya konu kazadan dolayı herhangi bir sosyal kurumdan, işvereninden, tazminat alıp almadığı hususunun araştırılmasını, tazminat aldığının tespiti halinde tazminat hesabında dikkate alınmasını talep ettiklerini, davalı şirket tarafından teminat alınan aracın sigorta poliçesi 26.04.2016 tarihinden sonra düzenlenmiş olup, somut olaya yeni Genel Şartların ilgili hükümleri uygulanması gerektiğini, davaya konu kaza sonucu yürütülen soruşturma sonucu açılan ceza davası bulunması halinde sonucunun/ kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, C.MK. 253. Maddesi uyarınca taraflar arasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespiti ile , taraflar arasında uzlaşma sağlanmış olması halinde ilgili yasa maddesinin uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağını, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılacağı şeklindeki hükmü gereği davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın hiçbir iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı şirketin sorumluluğuna ilişkin tazminatın hesaplanmasında, davacı tarafça gerçek gelirin ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde buna ilişkin belge sunulmamış olmakla, sonradan sunulması halinde iddianın genişletilmesine muvafakatlarının olmadığını beyan ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafça gelire ilişkin belge sunulmadığından, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında; tazminat hesaplaması yapılırken malul kalan kişinin belgelendirilen vergilendirilmiş gelirinin dikkate alınacağını, vergilendirilmiş gelir için herhangi bir belge sunulamaması durumunda ise hesaplamanın asgari ücret kullanılarak yapılacağının belirtildiğini, yine maluliyet sebebiyle yapılacak tazminat hesabı uzmanlık gerektirdiğinden, hesaplamanın hazine müsteşarlığınca kabul gören aktüer uzmanı tarafından yaptırılmasını talep ettiklerini, davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemek ve tüm itiraz ve beyanlarımız saklı kalmak kaydıyla, 19.06.2021 tarihli --- yayımlanarak yürürlüğe giren, 7327 Sayılı kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda aşağıda belirtilen değişiklikler yapılmış olup, destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık tazminatı hesabında uygulanması gereken hesaplama şekli ve aktüeryal kurallar kanun hükmü ile belirlendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı şirket aleyhine tazminat hesaplanması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, trafik kazası tespit tutanağında her ne kadar davacının emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olarak belirlenmiş ise davacının kaza sonucu yaralanmaları göz önüne alındığında, emniyet kemeri takmaksızın yolculuk ettiğinin sabit olduğunu, davacının yolculuğu sırasında emniyet kemeri takmaksızın yolculuk ettiğini, kendi ifadesi ve kaza sonucu mevcut yaralanmaları göz önüne alındığında açık olup, kendi yaralanmasında asli kusur sahibi olmakla, davalı şirket aleyhine tazminat hesaplanması halinde, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı taleplerine konu---- plakalı aracın, 03.04.2021-03.04.2022 Vadeli ------ numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk ( Trafik) Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınmış olup, davaya konu kaza sonrasında, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olup olmadığı tespit edilemediğini, KMTZMSS Genel Şartlarının B-3/c maddesi: aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ise, tazminata hükmedilmesi halinde sigortalıya rücu hakkı bulunduğunu, belirtilen sebeplerle, davanın sigortalı ---- - ihbarını talep ettiklerini, belirtilen sebeplerle, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla izahına çalışılan nedenlerle, öncelikle davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi taktirde, esasa ilişkin cevaplarımız uyarınca davanın esastan reddine, davanın ihbarına, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kaydı, Poliçe ve Hasar Dosyası, Kayseri CBS ----- soruşturma dosyası ve ifade tutanakları, ----- Şehir Hastanesi Müzekkere Cevabı, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Kararı, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ :
Dava, Trafik Kazasına bağlı olarak ZMMS poliçesi kapsamında 6098 Sayılı TBK'nin 54. maddesi gereğince bedensel zararlar (1.Tedavi giderleri.2. Kazanç kaybı.3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar) nedeniyle Maddi Tazminatistemine ilişkindir. (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşmasına başlanmış ve öncelikle HMK'nin 114 ve 115 maddeleri gereğince dava şartları incelenmiştir. Bilindiği üzere dava şartları ,dava açılabilmesi için değil , mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan davanın her aşamasında resen değerlendirilmesi gereken kamu düzenini ilgilendirin zorunlu koşullardır. Bu kapsamda yapılan ilk inceleme ve değerlendirmeye göre dava şartına ilişkin olarak eksiklik tespit edilerek aşağıdaki hüküm sonuca ulaşılmıştır. Şöyle ki;6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun Dava Şartları Başlıklı 114/1-i maddesinde 'Aynı davanın, daha önce kesin hükme bağlanmamış olması' dava şartı olarak yer almıştır. Dava Şartlarının İncelenmesi başlıklı 115/1-2.maddesinde ise” "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı HMK'nin 303 - (1) maddesinde 'Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. düzenlenmesi bulunmaktadır. Buna göre gibi kesin hüküm, ilişkin olduğu konuda uyuşmazlığı ortadan kaldırır. Bu yüzdendir ki açılan bir dava hakkında kesin hüküm bulunmaması bir yargılama koşulu olup, mahkemece re'sen gözetilmesini gerektirir. Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir. Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından aynı taraflar arasında ve aynı uyuşmazlık konusunda esastan verilen kararlar da (alternatif uyuşmazlık çözüm yolları kapsamında verildiğinden) kesin hüküm oluşturur. Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından, talebin esastan reddine karar verilmiş ve kararın kesinleşmiş olması durumunda da verilen karar kesin hüküm sonucu doğuracağından, zarar gören dava yolu ile de olsa aynı zarara yönelik yeniden talepte bulunamaz.Yukarıda anılan yasal düzenlemeler, yapılan açıklamalar ile iddia ve savunma ışığında somut olayda; davacının vekili aracılığıyla dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak ---- sayılı sigorta hakem kararı ile başvurunun reddine karar verildiği , verilen işbu karara yapılan itiraz üzerine de Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Tarafından 20.12.2023 tarih ve ----- sayılı kararıyla kesin olarak karar verildiği tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından tarafları ve konusu aynı olan tahkim dosyasına konu kazaya hasren 23/11/2023 tarihinde işbu dava ikame edilmiştir. Ancak tarafları, konusu, hukuki sebebi ve talepleri aynı olan tahkim yargılamasında özellikle 2918 sayılı KTK'nin 86/1.maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin bilcümle tazminatlar yönünden sorumluluğunun temelini teşkil eden davacının trafik kazasındaki % 100 oranında kusur durum ve oranı nazarında verilen hüküm; mahkememizi bağlayıcı nitelikte olup, işbu davasının esasına girilerek yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Binaenaleyh; somut olayda gerçekleşen bu durumun 6100 sayılı HMK’nin 114/1-i maddesi gereğince dava şartı olduğu ve dava şartı eksikliğinin giderilebilir nitelikte olmadığı sonuç ve kanaatiyle davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın, 6100 Sayılı HMK'nin 114/1-i maddesi gereğince 'kesin hüküm nedeniyle; 6100 Sayılı HMK'nin 115/2.maddesine göre DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin olarak alınan 269,85 TL harcın mahsubuyla bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına ,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 7/2, 13/1, 13/2 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 100,00 TL nispi vekalet ücretinın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Davalı tarafından vekille temsil dışında yapılmış başka yargılama gideri bulunmadığından işbu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.