T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/753
KARAR NO : 2024/259
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/11/2023
KARAR TARİHİ : 18/04/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- . Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun çerçevesinde, ---- Yakasında ------ Karayolu) ile----Caddesini (----- yolu) birleştiren -----yapım ve işletmesi ile görevli olduğunu, projenin, süre sonunda T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü’ne devredileceğini, davalı adına kayıtlı araçlar ile çeşitli tarihlerde ----- ücret ödemeksizin geçişler gerçekleştirildiğini, işletme hakkı ve görevinin davacı şirkette bulunan tünelden yapılan geçişler 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun kapsamında ücretlendirilmekte ve aynı düzenleme kapsamında ücret ödemeksizin yapılan geçişlerde; geçiş ücretinin dört katı tutarında ceza uygulandığını, davalının maliki bulunduğu ------ plakalı aracın ücret ödemeksizin yaptığı geçişini gösteren ihlalli geçiş listesinin sunulduğunu, söz konusu ihlalli geçişler nedeni ile doğan müvekkil şirket alacağı----- İcra Müdürlüğü-----sayılı dosyasından icra takibine konu edildiğini, davalı tarafça, ----İcra Müdürlüğü -----. sayılı dosyasına yasal süresi içinde, soyut ve gerekçesiz şekilde borca itiraz edildiğini, davalı tarafça süresinden yapılan itiraz nedeni ile icra takibinin durduğunu, davacı şirket ve davalı tacir olduğundan, işbu uyuşmazlık için arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, ancak anlaşmaya varılamadığını, bu nedenle haksız itirazlarının iptali için işbu davanın ikamesinin zorunlu olduğunu, davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olup, davalı mülkiyetinde bulunan araçların yaptığı ihlalli geçişlerin ücret ve buna yasa gereği tahakkuk eden cezadan sorumlu olmadığı iddiasının kabul edilebilir nitelikte olmadığını, açıklanan nedenler ve toplanacak deliller doğrultusunda, davacı şirketin fazlaya ilişkin ve başkaca tüm yasal talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile, davalı tarafın ---- İcra Müdürlüğü -----sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına; davalının, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı şirket temsilcisi duruşmalara katılmamış; kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.
DELİLLER : -----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kayıtları, Trafik Tescil Kayıtları, ------ Bölge Müdürlüğü kayıtları, İhlalli Geçiş Bilgi ve Dökümleri, İhlalli Geçiş Fotoğrafları, (CD) dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılara başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları (davalının Kırtasiye Ürünleri Topatan Ticareti kaydı nedeniyle tacir olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiştir) harç, hak düşürücü süre de değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiştir. Ön inceleme duruşmasında daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı değerlendirilerek bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilerek deliller toplanmış, incelenip değerlendirilerek tahkikat bitirilmiş ve aynı duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri dinlenip tutanağa yazılmak suretiyle aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde;"(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenlemeye göre; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır.Olay ve dava tarihinde yürürlükte olan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat Ve Görevleri hakkındaki kanunun 30/5 maddesinde "4046,3465 ve 3996 kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarında geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin dört katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir." hükmü ile aynı kanunun 30/7.maddesinde 'Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan ,ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz' hükmü bulunmaktadır.Yapılan yargılama, yukarıda alıntılanan yasal düzenlemeler ve toplanan delillere göre somut olaya bakıldığında öncelikle davanın dayanağı olan ----- İcra Dairesinin ------Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyaya eklenmek ve bir örneği çıkarılıp dosyaya konularak incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dosyaya mübrez arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği, davalının toplantıya katılmadığı ve görüşme yapılamadan hazırlanan arabuluculuk son tutanağı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu ihlalli geçişleri yaptığı iddia edilen----- plaka sayılı aracın trafik tescil kayıtları UYAP sistemi marifetiyle çıkarılarak dosya arasına alınmış ve incelenmiştir. Yapılan incelemede aracın ihlalli geçiş tarihlerinde davalı gerçek kişi adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Yine ---- Başmüdürlüğüne ödeme için gereken on beş günlük süre de gözetilerek müzekkere yazılarak, ihlalli geçişin yapıldığı 26/07/2020 ilâ 20/09/2020 tarihleri arasında davalı şirkete ait işbu aracın ----- ürünü bulunup bulunmadığı sorulmuş; verilen yanıtta ihlalli geçişin yapıldığı tarih aralığında ----- plakalı araca tanımlı ----- ürünü bulunmadığı bildirilmiştir. Somut olayda davacı şirketin ------ Tüneli) yap-işlet-devret modeli ile yapımı ve işletilmesini üstlendiği , davacı şirket tarafından, -----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasından, işlettiği tünelden davalı adına kayıtlı aracın 13/01/2023 tarihinde bir kez ihlalli geçiş yapması nedeniyle tahakkuk eden geçiş ücreti ve 6001 sayılı kanun uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin dört katı tutarındaki cezaya ilişkin olarak icra takibi başlatıldığı, takibe ve borca genel nitelikte ve ----- ürünü bulunduğu ve kredi kartına bağlı olduğu gerekçesile yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce; davalı davaya cevap vermediğinden iddianın inkar edilmiş olduğu kabul edilerek davacı tarafça gösterilen deliller toplanmış, ilgili kayıt ve belgeler celbedilmiş ve incelenmiştir. Yapılan inceleme ve değerlendirmede ihlali geçiş yapan aracın ----- tarafından yapılan bildirime göre ----- ürününün bulunmadığı, ----- ürününe ilişkin ise bir bilgi ve belge bulunmadığı, aracın davacının işlettiği tünelden geçişinin fotoğraflar ve ihlalli geçiş bilgileri ile sabit olduğu, hizmetin niteliği ve işleyişi gereği ----- ürünün bulunduğunun, banka hesabına bağlı olduğunun, ödeme yükümlülüğünün ve ödemeyi ispat etmenin hizmeti kullanan davalı tarafta olduğu ancak davalı tarafından hiçbir somut bilgi, belge ve delil ibraz edilmediği, soyut ifadelerle yapılan itiraza göre; iddia edildiği üzere geçiş yapıldığı halde geçiş ücretinin tahsil edilemediği, yapılan hesaplama sonucunda ödenmesi gereken geçiş ücreti ve dört katı ceza miktarı toplamının takip ve dava dosyasıyla uyumlu ve hukuken doğru olduğu anlaşılmıştır. Filhakika, özellikle basit matematik bilgisi yanında genel hakimlik bilgi ve tecrübesiyle uyuşmazlık ve uyuşmazlık miktarı kökten çözüldüğünden hesap için bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş, tahkikat bitirilerek hüküm verilmiştir. (HMK, 146, 187/1, 226) Öte yandan yeri gelmişken; davaya konu olayda özel işletmeye tabi tünelden geçiş hizmetinin niteliği gereği 'sürücü ehliyeti sahibi' hizmeti alanlar tarafından şartları ve sonuçları önceden bilindiğinden ve/veya nesnel olarak bilindiği kabul edildiğinden otoyol-tünel giriş ve çıkışında sistem tarafından yapılan ücretsiz geçiş yapıldığına dair uyarı ve ödemenin yapılmasına ilişkin bildirim dışında yasal olarak ihlalli geçiş tutanağı veya idari yaptırım karar tutanağı düzenlenerek muhataba ihbar ve tebliğine dair yasal bir düzenleme bulunmadığı da ifade edilmelidir. Sürücünün de eylemlerinden sorumlu olan işleten sıfatındaki davalının basiretli tacir gibi davranma ve bu kapsamda araçlarına------ ürünü edinerek hesabında yeterli para (bakiye) bulundurma ve/veya ihlali geçişten itibaren günümüzün teknolojik imkanlarına ve uygulamalarına göre İnternet ortamında yapılacak basit bir sorguya göre borç tespit edilerek on beş gün içinde ödeme hakkı ve yükümlülüğü de caridir. (KTK,85-TTK,18/2) Mamafih, olayda davalının geçiş tarihlerinde ----- ürünü alarak bulunmadığı gibi, ihlalli geçişten itibaren on beş gün içinde herhangi bir şekilde ödeme yapılmadığı da gözetildiğinde; davacının geçiş ücretleri ile birlikte dört katı tutarında ceza miktarı talebinde bulunmasında ve davasında haklı olduğu ve davacı tarafın davasını açıklanan delillerle usulüne uygun olarak ispat ettiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh; taleple bağlılık ilkesi, tarafların tacir sıfatına ve takip tarihine göre faizin tür ve oranı da denetlenip gözetilmek suretiyle davacının davasının kabulü ile;davalı-borçlunun ----- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin asıl alacağa (265,00 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına karar verilmiştir.
Davacının İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda tazminatın, takip hukuku acısından amacı ışığında yapılan değerlendirmede; davalının itirazının haksızlığına karar verilmesi ve yapılan yargılamaya göre davalının borcunun varlığını ve gerçek miktarını kendiliğinden tahkik ve tespit edebilir durumda olduğunun anlaşılması nedeniyle dava konusu alacağın/borcun muayyen/likid olduğu tespit ve tayin edildiğinden İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluştuğundan asıl alacağın %20'si olan 53,00 TL icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden ; 03.08.2023 tarihli Arabulucu ---- tarafından düzenlenen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı içeriğine göre davalı taraf toplantıya katılmadığından özel yasa niteliğindeki Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-11 maddesi ve verilen hüküm gereği genel yasa niteliğindeki HMK'nin 326/1. maddeleri gereğince tamamen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de, davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle, 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ----. İcra Dairesinin ---- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin asıl alacağa (265,00 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına,
3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle, asıl alacağın (265,00 TL) %20'i olan 53,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 269,85 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-)Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı 269,85 TL peşin harç, 38,40 TL vekalet harcı ve 110,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 688,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 265,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle miktar yönünden (265,00 TL <28.250,00) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!