T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/698
KARAR NO : 2024/37
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 18/10/2023
KARAR TARİHİ : 17/01/2024
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen tedbir talepli ve gerekli-yeterli kısımları:
''...
KONU : ...'ndeki kaydı resen terkin edilen ve müvekkilin münferiden temsile yetkili müdürü ve ortağı olduğu----- Şirketi'nin ihyası talebimizdir.
AÇIKLAMALAR :
1-) Müvekkilimiz ..., ... kayıtlı-----Sicil Numaralı ----- Şirketi'nin münferiden temsile yetkili müdürü ve ortağıdır (EK-1 -----Gazetesi). Müvekkilimizin yetkili müdürü ve ortağı olduğu söz konusu şirketin sicil kaydı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. Maddesi gerekçe gösterilerek -----Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından hukuka aykırı olarak resen terkin edilmiştir.
2-) ------Limited Şirketi'nin sicilden resen terkinine karar verilmiş olsa da Türk Ticaret Kanunu geçici 7/4,a Maddesinde belirtildiği şekilde şirketin adresi ve yetkilisine ihtar tebliğ edilmediği ve şirketin üzerine kayıtlı -----plakalı bir araç da bulunduğundan söz konusu resen terkin işlemi hatalı ve hukuka aykırıdır.Gerçekten de TTK geçici 7. Madde kapsamında sicilden resen terkin edilecek şirketlere öncelikle bu konuda ihtar tebliğ edilmesini öngören TTK geçici 7/4,a maddesi aynen şöyledir;
"Kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere ----- Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır."
Söz konusu şirketin sicilden resen terkin edildiğine ilişkin olarak-----Gazetesi'nde ilan yapılmış olsa da öncesinde şirket yetkilisine ve şirket adresine herhangi bir ihtar tebliğ edilmemiştir. Bu sebeple müvekkilin ortağı olduğu söz konusu şirketin sicilden resen terki işlemi kanuna ve hukuka aykırıdır.
3-) Sicilden resen terkin edilen şirketin üzerinde hala----- plakalı ----şase numaralı ----- marka bir adet otomobil kayıtlıdır. Söz konusu şirketin üzerinde halen aktif malvarlığının bulunması da şirketin sicilden resen terkin edilmesini hatalı ve hukuka aykırı hale getiren bir başka sebeptir.
Nitekim Yargıtay---- Hukuk Dairesi ---- Esas ----- Karar sayılı kararında:
"Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ortağı olduğu şirketin 09.10.2014 tarihinde TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca re'sen kaydının silindiği, ancak tebligatların usulüne uygun yapılmadığı, şirket adına kayıtlı taşınmazın işlem görmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ... -----Şirketinin ihyasına karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir." şeklinde hüküm tesis ederek tebligatların usulüne uygun yapılmadığı ve şirket adına kayıtlı taşınmazın işlem görmesi gerektiğinden yola çıkarak şirketin ihyasına karar vermiştir.
Yukarıda belirttiğimiz kararında Yargıtay, TTK geçici 7. Madde uyarınca sicilden resen kaydı silinen şirkete tebligat yapılmadığı ve üzerinde kayıtlı malvarlığı bulunması sebepleriyle şirketin ihyasına karar veren derece mahkemesi kararını hukuka uygun bularak onamıştır. Davamız özelinde de ----- Şirketi'ne TTK geçici 7. maddede belirtilen prosedürün öngördüğü şekilde bir ihtar tebliğ edilmemiş olup şirket üzerinde kayıtlı bir araç vardır.
4-) Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını talep edebileceğine ilişkin düzenlemedeki "5 yıl" içerisinde ibaresi Anayasa Mahkemesi Kararıyla iptal edilmiş olup, ihya davası sayın mahkemeniz huzurunda yasal süresi içerisinde ikame edilmiştir.
3/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının iptal öncesindeki düzenlemesi aşağıdaki şekildedir:
“(15) Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” Anayasa Mahkemesi'nin ------ Sayılı, 22/6/2023 tarihli kararında ilgili 5 yıl ibaresi iptal edilmiştir. Kararın ilgili kısmı aşağıda sayın mahkemenize sunulmaktadır:"13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE 22/6/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir." Şirket malvarlıklarının hazineye intikal etmesi terkinden itibaren 10 yıllık sürenin geçmesine bağlıdır. Somut olayda terkin tarihinden itibaren bu on yıllık sürenin dolmamış olup, şirket adına kayıtlı araç Hazineye intikal etmemiştir. İşbu sebeple sayın mahkemeniz huzurundaki davayı ikame etmekte hukuki yararımız vardır.
5-) Tarafımızca ikame edilen dava yasal süresi içerisinde açılmıştır. Yukarıda belirttiğimiz tüm sebeplerle sicilden resen terkin edilen-----Şirketi'nin ortağı ve yetkili müdürü olarak işbu davayı açmakta menfaati bulunan müvekkilimiz adına vekaleten, -----Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini yargılama neticesinde davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini arz ve talep ederiz.Yargılama neticesinde davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin emsal karar aşağıda sayın mahkemenizin dikkatine sunulmaktadır:TC Yargıtay-----Hukuk Dairesi'nin;-------- sayılı ve 23.03.2022 tarihli kararı:“… sicilden re’sen terkin edilen şirket adına kayıtlı araç bulunduğu, terkin işleminden önce usulen ihtar yapılmadığından hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, tasfiyenin sonlandırılıp terkin edilen şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararı bulunduğu, terkin işlemini usulune uygun yapmayan davalının HMK 326. madde uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu olduğu…” nu hükme bağlamıştır. Bu nedenle lehimize yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini talep ederiz.
6-) İhyası talep edilen şirketin sicilden hukuka aykırı olarak terkini üzerinden 10 yıl geçmesi halinde mal varlığı hazineye intikal edecek olup, hazineye ilgili intikal tarihi 16/07/2024 tarihidir. Sayın mahkemenizce yapılacak yargılama neticesinde haklılığımız ortaya çıkacağından, müvekkilimizin telafisi mümkün olmayan zararlarla karşılaşılaşmasının önlenmesi için yargılama süresince ilgili hazineye intikal işleminin tedbiren durdurulmasına ve intikal işlemlerinin durdurulması yönünde ----- Ticaret Odası----- Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde şirket kayıtları üzerine şerh düşülmesine ve noterler birliği ile ----- üzerinden ilgili araç üzerine davalı olduğuna ve ihya davası açılması sebebiyle hazineye intikal işlemlerinin durdurulması için şerh düşülmesine karar verilmesini talep ederiz................
NETİCE VE TALEP: Yukarıda açıklanan sebeplerle,
1-) ------Şirketi'nin----- Ticaret Odası, Sicil No:-----ihyasına karar verilerek söz konusu şirketin -----Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yeniden tescil edilmesine,
2-) Sayın mahkemenizce yapılacak yargılama neticesinde haklılığımız ortaya çıkacağından, müvekkilimizin telafisi mümkün olmayan zararlarla karşılaşılaşmasının önlenmesi için yargılama süresince ilgili hazineye intikal işleminin tedbiren durdurulmasına ve intikal işlemlerinin durdurulması yönünde -----Ticaret Odası,-----Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde şirket kayıtları üzerine şerh düşülmesine ve noterler birliği ile ---- üzerinden -----plakalı araç üzerine davalı olduğu ve ihya davası açılması sebebiyle hazineye intikal işlemlerinin durdurulması için şerh düşülmesine,
...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ----- plakalı araç yönünden de tasfiyenin yapılabilmesi için ek tasfiye gereğini karşılamak üzere söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesi ve yargılama süresince ilgili hazineye intikal işleminin tedbiren durdurulması ile bu yönde ticaret sicil müdürlüğü nezdinde şirket kayıtları üzerine şerh düşülmesi ve noterler birliği ile-----üzerinden araç üzerine davalı olduğu ve ihya davası açılması sebebiyle hazineye intikal işlemlerinin durdurulması için şerh düşülmesi şeklinde ihtiyati tedbire karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davacı vekili 05/01/2024 tarihli ve 16/01/2024 tarihli dilekçeler ile tedbir talebini tekrarlamıştır.Davacı vekili duruşmada da dava dilekçesini ve söz konusu dilekçeleri tekrar etmiştir.
Başlangıçta dava ... adına açılmış olup, .. davadan sonra 19/12/2023 tarihinde vefat etmesi üzerine veraset belgesi ibraz edilmiş olup, buna göre geriye yukarıda karar başlığında belirtilen iki mirasçı bıraktığı, başka mirasçısının olmadığı belirlenmiş olup, davacı vekili söz konusu mirasçılardan da vekaletname ibraz ederek davanın buna göre görülmesini istemiş olup, sonuçta davacının davadan sonra vefatı nedeniyle taraf teşkili gözetilmiş olup, bu yönden bir eksiklik söz konusu değildir.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde yasal düzenleme hatırlatılarak ve davalının yasal hasım olması nedeni ile yargılama giderinden sorumlu olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.Dava ticaret sicilinden resen terkin edilmiş olan '------ Şirketi'' ünvanlı şirket adına kayıtlı olduğu halde tasfiye dışı kalan söz konusu aracın ek tasfiyesinin yapılması için ihya edilmesinin gerekip gerekmediği hususunun aydınlatılmasına yöneliktir.
TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi:
"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünü içermektedir.
Ticaret sicilinin cevabına göre söz konusu şirketin resen terkine bağlı olarak 07/07/2014 tarihinde terkin edildiği, şirketin adresinin-----" olduğu ve Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı, iki ortaklı şirketin ortaklarından birinin ... olduğu ve ... münferiden temsile yetkili olduğu belirlenmiştir.Terkin ve dava tarihlerine göre süre yönünden yapılan irdelemede Anayasa Mahkemesinin 5 yıllık süreye ilişkin iptal kararı ve TTK. geçici madde 7 düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde süre yönünden engel bir durum bulunmadığı anlaşılmıştır.
----- Noterler Birliğinin cevabi yazısına ve UYAP entegrasyon sorgulama sonucuna göre dava konusu aracın ihyası talep edilen şirket adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.Eldeki dava yönünden, söz konusu şirket adına söz konusu aracın kayıtlı olmasına rağmen bu aracın tasfiye kapsamında işlem görmediği, şirketin mal varlığında bu araç bulunduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ticaret sicil kayıtlarına yansıdığı; söz konusu aracın satışı ve bedelinin paylaştırılması ile tasfiyenin tamamlanabilmesinin TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiği anlaşılmıştır.Sonuç olarak söz konusu şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği, tasfiye dışı kalan söz konusu araç yönünden de ek tasfiye yapılmasının gerekli olduğu ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi yönünden davacılardan ----- tasfiye memuru olarak atanmasının ve ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru olarak -----tarafından yapılması uygun görülmüş olup, yargılama gideri yönünden yapılan irdelemeye bağlı olarak: davalı ... Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olup, ek tasfiye gereğinden dolayı sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmamıştır.
Son olarak belirtmek gerekir ki davanın niteliği ve kararın mahiyeti ile ticaret siciline yapılacak tescil ve ilan da gözetilerek tedbir yönünden herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına da karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın TTK'nin 547. Maddesi uyarınca KABULÜ ile;
a)-----Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ------ sicil numarasında kayıtlı iken tasfiyesi kapatılmış olan ''------ Şirketi'' ünvanlı şirketin ticaret sicil kaydının ----- plakalı aracın tasfiyeye dahil edilerek ek tasfiye işlemleri yönünden ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere -----Ticaret Siciline yeniden tesciline,
b)Ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi yönünden davacılardan----- tasfiye memuru olarak atanmasına; ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru davacı ----- tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine,
c)Kararın ------ Ticaret Siciline tescil ve ilanına,
2-Davanın niteliği ve kararın mahiyeti ile ticaret siciline yapılacak tescil ve ilan da gözetilerek tedbir yönünden herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
3-Gerekçede açıklanan nedenlerle davalı ... sicil müdürlüğünün yargılama giderinden sorumlu tutulmasına yer olmadığına ve buna göre sonuçta:
a) Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 157,75 TL harcın davacılardan müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
b) Davacı tarafça yapılan harç ve giderin üzerinde bırakılmasına,
c) Davacılar vekili yararına avukatlık ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,
d) Davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir karar oluşturulmasına yer olmadığına,
4-Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,İlişkin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!