WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/63
KARAR NO : 2024/127

DAVA : Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 25/01/2023
KARAR TARİHİ : 15/02/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı), davasının yapılan açık duruşması sonunda, dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.01.2022 tarihli taşıma sözleşmesi uyarınca, davacı şirkete ait -----markalı konteyner elleçleme makinesinin karayoluyla şehirler arası taşınması işi için davacı şirket ve davalı şirketin anlaşma sağladığını, anılan sözleşme uyarınca 28.01.2022 tarihinde ----- ilgili makine davalı şirkete taşınmak üzere teslim edildiğini, eşya davalı şirket tarafından taşınırken 29.01.2022 tarihinde, taşıma işini yapan aracın kaza yapması sonucu çok ciddi biçimde hasarlandığını, kullanılmaz halde olan makinenin hasarlı biçimde 04.02.2022 Tarihinde -----getirildiğini ve davacı şirket tarafından tamirat için yetkili servise teslim edildiğini, 18.02.2022 tarihinde -----Noterliğinin----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete, makine hasarından kaynaklanan zararın, makinenin kullanılamaması nedeniyle doğacak zararın ve anılan kaza nedeniyle doğacak diğer zararların davalının sorumluluğunda olacağı ve davalıdan talep edileceği hususları ihtar edildiğini, yetkili serviste aylarca tamirat için bekleyen makine hasarı nedeniyle oldukça yüksek bir fatura çıkmış, bu fatura üzerinden indirim sağlandığını ve nihai olarak 116.230,00 Euro ( 98.000 Euro+KDV) tamirat bedeli doğduğunu, anılan bedelin davacı şirket tarafından 15.09.2022 tarihinde ve 116.230,00 EURO nun o günkü TL karşılığı 2.115.141,00 TL olarak tamiratı yapan ----- ödendiğini, bu bedel davacı şirketin taşıma işi sırasında eşyanın hasarlanması nedeniyle ödediği bedel olarak zararını ifade ettiğini, davacı şirket ödemiş olduğu tamirat bedelini kendi sigorta şirketinden tahsil etmek üzere, başvuru yapmış ve ödemiş olduğu tamirat bedelini sigorta şirketinden talep edildiğini, davacı şirketin sigorta poliçesi yabancı para cinsinden yapıldığını, sigorta şirketi eksperleri tarafından yapılan inceleme sonucu tamir bedeli tutarı Euro para cinsinden USD para cinsine çevrilmiş rakam üzerinden eksik sigorta, sovtaj ve muafiyetleri düşüldüğünü ve sigorta şirketi tarafından davacı şirkete poliçe koşulları çerçevesinde 03.10.2022 tarihinde 81.135,59 USD hasar bedeli olarak müvekkil şirket banka hesabına ödendiğini ve o günkü kur üzerinden 1.502.525,47 TL olarak kayıtlara alındığını, davacı şirket davalının hakimiyet alanında ve sorumluluğunda gerçekleşen kaza olayı sonucu kendisine ait makinenin hasarlanmış olması nedeniyle ödemiş olduğu tamirat bedeli tutarını, sigorta şirketinden 612.615,53-TL eksik aldığını, aylarca süren tamirat nedeniyle kontetyner elleçleme makinesi kullanılamadığını ve davacı şirketin bu makineyi kullanamaması nedeniyle ciddi bir maddi zararı oluştuğunu, makine tamir edildikten sonra ---- ilinden----- iline taşınması işini de davacı şirket bir başka firmaya yaptırmak zorunda kaldığını ve bu iş için 68.640 TL ödemek zorunda kaldığını, izah olunan vaka ve hukuki değerlendirmeler çerçevesinde, davacı şirketin taşıma işini tevdi ettiği davalı yanın hakimiyet ve sorumluluk alanındaki taşıma sırasında gerçekleşen kaza sonucu davacı şirkete ait makinenin hasarlanmış olması nedeniyle oluşan davacı şirket zararının tazmini için huzurdaki davayı açmak gerektiğini, izah edilen ve re’sen tespit edilecek sair nedenlerle; haklı davanın kabulüne, 612.615,53 TL makine hasarından doğan ve davacı tarafından ödenen tamirat bedeli bakiyesinden ibaret zarar tutarı 68.640 TL tamirat sonrası makinenin ----- iline taşınması için------ödenen taşıma bedeli 10.000 TL dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte makinenin kullanılamadığı süreçte doğan ve hesaplanması gereken zarar tutarı olmak üzere toplam 691.255,53-TL nin davacı şirkete ödenmesine vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kabul anlamına gelmemek üzere, TTK m.855 ve CMR konvansiyonu'na göre malın ziya, hasar, gecikme ve taşıma sözleşmesine aykırılık nedeniyle tazminat istemleri davalı şirket açısından zamanaşımına uğradığından huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davalı şirket ile davacı taraf arasında imzalanan taşıma sözleşmesi gereğince, taşımadan doğabilecek her türlü ihtilafın -----Mahkemeleri yetki alanında görüleceği kararlaştırıldığını, dolayısıyla mahkemenin yetkisine itiraz etmekle, bir yargılama yapılması gerekiyorsa bunun, belirlenen yetki sözleşmesi çerçevesince------Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, Mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili yer ------ Adliyesi Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, davacı taraf, dava dilekçesinde davalı firmanın taşıyıcısı olduğu malın nakliyesi sırasında ilgili aracın kaza yapmış olması nedeniyle; taşınan malın tamir bedeli ile malın -----taşıma ücreti ayrıca malın kullanılamadığı süre boyunca uğranılan zararın bedeli olarak şimdilik 691.255,53 TL zararın giderilmesini talep ettiklerini, lakin davalı firma meydana gelen olayda en ufak bir kusuru bulunmadığından dolayı sorumluluk taşımadığını, öncelikle söz konusu kazaya ilişkin olarak kazanın meydana geldiği yerdeki adli kolluk birimlerinden kayıtların celp edilmesi gerekli olup, tutulan tutanaklara göre bir kusur değerlendirmesi yahut zararı ağırlaştırıcı nedenlerin olup olmadığı takdir edilmesi gerektiğini, buna göre davalı şirketin alt taşıyıcısı olan firmaya ait tırı kullanan şoförün gerçekten kazadan kaçınamazlık gibi bir söz konusu olması durumunda kendisine, dolayısıyla da davalı şirkete kusur atfedilmesinin mümkün olmayacağını, tüm bunlar ise ancak resmi kaza tutanakları ve olay yeri fotoğraf ve diğer delillerle ortaya konulabileceğini, kazanın oluşumuna sebebiyet veren durumların ne olduğunun incelemesinin yapılması ve bu arızanın yetkili servis hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının, yüzde kaç oranında sürücü hatası olduğunun ve kazanın ne oranda kaçınılabilir olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, davalı şirket tek başına meydana gelen kazadan dolayı sorumlu olmadığını, davacı şirketin sigorta firması tarafından uğranılan zararların tazmini için, haksız olarak ve gerekçelendirilmeyen biçimde ödeme yapılmamasından ötürü, huzurdaki işbu dava ikame edildiğini, söz konusu hasar bedeli, davacının bizzat kendi sigortası tarafından takdir edildiğinden, hangi kriterler adına bu miktarın bulunduğu objektif olmadığı gibi, davacının tek yanlı yaptırdığı eksperden ve hesaptan müvekkilin kati suretle sorumlu tutulabilmesi de mümkün olmadığını, mahkemece tarafsız bir bilirkişi heyetince inceleme yapılarak gerçek zarar miktarının belirlenmesi gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle; fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davacının hukuki dayanaktan yoksun taleplerinin öncelikle usule ilişkin itirazlarımız nedeniyle olmak üzere reddine; tüm beyanlar doğrultusunda davacının, davasının ve tüm taleplerinin davalı şirket yönünden reddine, davanın, davalı firma sigorta edeni----- ile alt taşıyıcı ----- ve sigorta edeni------ şirketine ihbarına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı-----Ticaret Odası Ticaret Sicil Kayıtları, Taşıma Sözleşmesi, Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Kaza Fotoğrafları, Hasar Dosyası, Sigorta Poliçesi, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:
Dava, Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasıdır.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılmış öncelikle dava şartları incelenmiş ve akabinde davalı şirket tarafından ilk itiraz kapsamında ileri sürülen yetki itirazı değerlendirilerek duruşmaya katılan taraf vekillerinin konuya ilişkin beyanları da zapta geçilerek ön inceleme duruşması tamamlanmadan doğrudan aşağıdaki hüküm verilmiştir.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 116. maddesi gereğince; '' (1) İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir:
a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı.
b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı.
c) İş bölümü itirazı.''
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 117. maddesi gereğince; ''(1) İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez.
(2) İlk itirazlar, dava şartlarından sonra incelenir.
(3) İlk itirazlar, ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır.''
6100 sayılı HMK.nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı yasanın 7. maddesinde ise, davalının birden fazla olması halinde, davanın bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda, aynı kanunun 10.maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılması mümkündür.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 17. maddesinde ise "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesi yer almaktadır.Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK'nin 17. maddesi uyarınca geçerlidir. Yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir. Bu yeni düzenleme, 01.10.2011 tarihinden sonra açılacak davalar bakımından uygulanmakla birlikte, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 19. maddesinin 2. bendi “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmünü içermektedir.
Mahkemece re'sen yetkisizlik kararı verilebilecek haller, dava şartı olan kesin yetki halleridir. HMK'nın 18. maddesi kesin yetkinin olduğu hallerde tarafların yetki sözleşmesi yapamayacaklarını açıkca düzenlemiştir. Bu nedenle yetki sözleşmesi kesin yetkinin olduğu hallerde yapılamaz. Yetki sözleşmesinin yapılmış olması da re'sen yetkisizlik kararı verilebilecek hallerden değildir.
Yukarıda yapılan genel açıklamalar ve gösterilen yasal düzenlemelere göre somut olaya gelince; önclelikle davalı vekil tarafından süresi içinde verilen cevap dilekçesi ile usulüne uygun olarak yetki ilk itirazında bulunulmuştur. Bu kapsamda dosyaya bakıldığında taraflar arasında düzenlenen ve imzalanan 29/01/2022 tarihli taşıma ve navlun sözleşmesinde aynen 'yapılan taşımadan doğabilecek her türlü itilaf vukunda ----- Mahkemeleri yetkilidir' düzenlemesi bulunduğu görülmüştür. Her ne kadar davacı vekili tarafından tarafların merkezlerinin -----Adliyesi yargı çevresinde bulunduğundan yapılan yetki itirazın kötü niyetli olduğu ileri sürülse de; TTK'nin 16/1 ve 18/2 maddeleri gereğince tüzel kişi tacir olan tarafların işlerinde basiretli davranma yükümlükleri caridir. Filvaki sözleşmedeki yetki şartı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 17. ve 18. maddelerinde sayılan koşulları taşıdığından sözleşmenin tarafları bakımından geçerli ve bağlayıcı bulunmaktadır. Buna göre sözleşmede belirlenen ----Mahkemelerinden anlaşılması gerekenin----- Adliyesi Mahkemeleri olduğu maruftur. Binaenaleyh, tacir olan taraflarca yetki sözleşmesi (şartı) ile münhasır olarak -----Mahkemeleri yetkili kılındığından 6100 sayılı HMK'nin 19/2 maddesi gereğince davalı vekilinin yetki itirazının kabulüyle; 6100 sayılı HMK'nin 17 ve 19. Maddeleri gereğince Mahkememizin yetkisizliğine, aynı yasanın 19/3.maddesi gereğince yetkili Mahkemenin----- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine ve dosyanın yasal prosedüre bağlı olarak belirlenen yetkili mahkemeye gönderilmesini karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)6100 sayılı HMK'nin 19/2 maddesi gereğince davalı vekilinin yetki itirazının kabulüyle; 6100 sayılı HMK'nin 17 ve 19. Maddeleri gereğince Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-)6100 sayılı HMK'nin 19/3.Maddesi gereğince Yetkili Mahkemenin ------ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğunun Tespitine,
3-)6100 Sayılı HMK'nin 20.maddesi uyarınca taraflardan birinin süresi içinde Kanun yoluna başvurulmayarak kararın kesinleştiği tarihten veya Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın ------ Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
4-)Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmezse talep halinde dosya üzerinden davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
5-)6100 Sayılı HMK'nin 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birininin,süresi içinde Kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine ve 6100 Sayılı HMK'nin 331/3 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı; 6100 sayılı HMK'nin 341/1,342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.