WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/593 Esas
KARAR NO: 2024/150
DAVA: İtirazın İptali ( Haksız Eylemden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/01/2023
KARAR TARİHİ: 22/02/2024

----maddesine göre---- adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız---- Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı idare --------, 3009 sayılı yasa ile değişik 2560 sayılı yasa ile ------hizmetlerini yürütmek, bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak ve kurulu olanları devralıp işletmek üzere kurulduğunu, davalı şahıs-------------- mukavele numarasıyla su abonesi olduğunu, abone sözleşmesinden kaynaklı su borcunu ödemediğini, davalı, abone sözleşmesinin tarafı olduğu ve abonman sözleşmesini iptal ettirmediğinden dolayı, su kullanımından doğan borçlardan sorumludur ve bu borcu ödemekle mükellef olduğunu, davacı, abone sözleşmesine dayanarak harcanan su bedelinin ödetilmesini talep etmekte olup, sözleşme ayakta olduğuna göre, yapılan harcamadan abone de sorumlu olduğunu, borcun muhtevasını gösteren “Abone Hesap Kartı” ve "Abone Föyü" belgeleri dilekçe ekinde sunduklarını, davalı, borcunu ödememek suretiyle yükümlülüğünü yerine getirmediği için, davalı idare tarafından aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile neticelendiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile, haklı davanın kabulü ile ------- sayılı dosyası ile başlattığı takibe, borçlu tarafça yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaliyle; takip konusu alacağın %20’ından aşağı olmamak üzere borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masraflarının karşı tarafa tahmiline ve lehimize ücreti vekâlet takdirine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:Davalı tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir.Davalı duruşmada'' Ben açılan davayı kabul etmiyorum, ben davaya konu edilen suyun tüketildiği iş yerini depo olarak kullanıyordum, ben orayı tuttuğumda su da kapalıydı, ben orada hiç su kullanmadım, ben davacı ------ herhangi bir sözleşme de yapmadım, ben bu depoyu yaklaşık iki yıl süreyle kullandım, davanın reddine karar verilsin' şeklinde beyanda bulunmuştur.

DELİLLER: ------- Esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında -----Tutanağı, Nüfus Kayıtları, ----Kartı, ---- Föyü, Mukavale, --- Kayıtları, ---- kayıtları, İkrar, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ : Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi uyarınca İtirazın İptali, Takibin devamı ve Tazminat (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle ) istemine ilişkindir.Dosya mahkememize ------- Karar sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi ve süresinde yapılan başvuruya bağlı olarak gelmiş ve yukarıdaki esasa kaydı yapılarak yargılama tamamlanmıştır. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince dava değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin ve davalının sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin ve davalının sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Davaya esas------- sayılı dosyası ------ sistemi üzerinden çıkartılarak, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "--------Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ------- Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın -------yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. ------Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. --------- Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; ---------sayılı dosyasından davalı-borçlu hakkında su tüketim ücretine dayalı olarak icra takibi başlatıldığı ,icra takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş ve taraflarca gösterilen tüm deliller toplanmış, dosyada abonelik hesap kartı, ilgili bilgi ve belgeler ile kira sözleşmesi bulunduğu görülmüştür. Davalı taraf davacı kurum ile sözleşme yapmadığını savunmuş ve dosyada taraflarca imzalanmış bir abonelik sözleşmesine rastlanmamıştır. Yapılan inceleme ve değerlendirmede davalının borca itirazında aboneliğin bulunduğu iş yerinin kiralanıp kullanıldığını inkar etmediği , itirazın doğrudan su aboneliğine ve su kullanılmamasına yönelik olduğu, davalının duruşmadaki beyanında da iş yerini kendisinin iki yıl süreyle kullandığını, ancak iş yerinin depo olarak kullanıldığı için su tüketiminin söz konusu olmadığını savunduğu, ancak dükkan niteliğindeki iş yeri kira sözleşmesi ve vaki zımni ikrara göre su bağlantısının bulunduğu, iki yıl boyunca hiç su kullanılmamasının mümkün olmadığı, iş yerini iki yıl süre ile kullanan davalının tüketimden sorumlu tutulabileceği değerlendirilmiştir. Zira; ------istikrar kazanmış uygulamasına göre abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumludur. Nitekim, aynı ilkeler---- kararında da benimsenmiştir.------- ilamında da açıklandığı üzere; abonesiz kaçak kullanan şahsın haksız fiil hükümleri uyarınca, abonenin de sözleşmeden doğan sorumluluğu bulunmaktadır. Bu durumda, kaçak kullanımdan her ikisi de müteselsilen sorumludur. Buna göre davacı kurum, alacağını sorumluların tamamından isteyebileceği gibi bunlardan biri veya bir kaçından da isteyebilecektir. Buna göre somut olayda taraflar arasında abonelik sözleşmesi olmasa bile davalının fiili kullanıcı olduğu sabit olduğundan tüketimden ve borçtan sorumludur. Takibe konu borcun miktarının da, kamu kurumu niteliğindeki kurumsal yapı tarafından kanun ve -------- uygun olarak hesaplandığı, davalının borcun miktarına yönelik açık bir itirazının bulunmadığının tespitiyle birlikte takibe konu borcun sabit, itirazın haksız ve yersiz olduğu anlaşılmıştır. Binaenaleyh, davacı kurumun davasını TMK'nin 6 ve HMK'nin 190 maddeleri gereğince, mevcut fiili kullanım durumu ve sair tüm deliller de gözetildiğinde açıkça ispatladığı sonuç ve kanaatiyle; takipteki faiz oranı ve---- yönelik hususlar da gözetilip denetlenmek ve teyit edilmek suretiyle davacının davasının kabulü ile, davalı-borçlunun------- takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa (2.167,97 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %19,20 tamerrüt faizi uygulanmak suretiyle toplam 2.407,53 TL üzerinden aynen devamına karar verilmiştir.
Davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; ------- kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda su tüketim miktarının ve parasal karşılığının davalı tarafından bilinip hesaplanabilir nitelikte olmadığı, ayrıca taraflan arasında açık sözleşme ilişkisi bulunmadığından eylemin haksız fiil niteliğinde olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatiyle talebinin ise reddine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. Maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ----- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun -------sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİ ile icra takibinin asıl alacağa (2.167,97 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %19,20 tamerrüt faizi uygulanmak suretiyle toplam 2.407,53 TL üzerinden aynen devamına,
3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından 179,90 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 247,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca-------- bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-)Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı 179,90 TL peşin harç 25,60 TL vekalet harcı, 377,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 762,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 2.407,53 TL nispi vekalet ücretinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair, davacı vekilinin ve davalının yüzüne karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının miktar yönünden (2.403,53 TL< 28.250,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/02/2024