WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/591
KARAR NO : 2024/149

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/09/2023
KARAR TARİHİ : 22/02/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin----çatısı altında ticari faaliyetlerini sürdürmekte olup Türkiye çapında binlerce çalışanı ile gerek kamu gerekse özel kuruluşlara fiziki güvenlik hizmeti vermekte olan köklü bir firma olduğunu, davacı şirket bir dönem davalı borçlunun da aralarında yer aldığı birçok şirkete güvenlik hizmeti verdiğini, bu faaliyet kapsamında davalı borçlu şirket 23.05.2016 tarihinde Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, yine davalı tarafından alınan hizmetten memnun olunması, ticari faaliyetin devam etme arzusu bulunması kapsamında da taraflar arasında "23.05.2016 Tarihli Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi Süre Uzatım ve Tadil Protokolü" düzenlenmiş, bu protokol 13.06.2018 tarihinde de taraflarca imza altına alınmıştır. Ek protokol ile hizmet ilişkisi 30.06.2019 tarihine kadar uzatıldığını, davacı şirket işbu sözleşme kapsamında yüklenilen edimler layıkıyla yerine getirildiğini, bu kapsamda da düzenli olarak hizmet bedeline ilişkin fatura düzenlendiğini, davacı şirket süregelen bu uygulama kapsamında, hizmet ilişkisinin de devamı sebebiyle 2019 yılı Mayıs ayı için 76.823,56-TL bedelli, 29.05.2019 tarihli faturayı düzenlediğini, fatura davalı yana tebliğ edildiğini ve faturaya herhangi bir itiraz gelmediğini, yine Haziran ayı için de 82.726,99-TL bedelli fatura düzenlendiğini, söz konusu fatura da yine davalı yana tebliğ edildiğini ve faturaya herhangi bir itiraz gelmediğini, davalı yan sözleşme kapsamında işbu faturalara ilişkin herhangi bir ödeme iradesi göstermediğini, taraflar arası imzalanan 23.05.2016 Tarihli Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi'nin 4.3. Maddesi ile taraflar arasındaki hizmet ilişkisinin ne şekilde ödeneceği öngörüldüğünü, davalı yan 4.3. maddede öngörülen vadeye uymamış, işbu dilekçe tarihinde dahi 2019 yılı Mayıs, Haziran aylarına ilişkin hizmet bedellerini ödemediğini, dolayısıyla takibe ve huzurdaki davaya konu ödenemeyen faturalar ile ilgili olarak davalı firma borçluluğunun yanı sıra temerrüde de düştüğünü, borcun ifa edileceği günün taraflarca kararlaştırılmış olması yahut taraflardan birinin usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlenmiş ise bu tarihin geçmesi anından itibaren borçlunun temerrüde düşeceği düzenlendiğini, diğer yandan davacı şirket ile davalı şirket arasında fiili olarak var olan ticari ilişkiye uygun olarak düzenlenen faturaların uygunluğu ortada olup içeriği de davalı yanca kabul edildiğini, güvenlik hizmetinden doğan alacağın yanı sıra davacı şirket, davalı borçlu uhdesinde çalışan güvenlik görevlilerinin işçilik alacakları yönünden de davalı borçludan alacaklı konumda olduğunu,-----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasına konu 30.06.2019 tarihli 80.556,78-TL bedelli fatura incelendiğinde görüleceği üzere ilgili faturada personellerin isimleri yer almakta olup personellere ödenen kıdem ve yıllık izin alacakları tek tek açıklandığını, sözleşmenin ilgili bölümü yer alan ve devam eden hükümlerinde açıkça personellerin bir yıllık çalışması olup olmadığına bakılmaksızın davalı şirket uhdesindeki kıdem maliyetlerinin davalı şirkete fatura edileceği hükme bağlandığını, bu kapsamda gerek yargılama sebebi ile gerekse de davalı uhdesindeki çalışmanın sona ermesi sebebi ile personellere ödenen kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretleri 30.06.2019 tarihli 80.556,78-TL bedelli faturaya konu edildiğini, ancak davalı yan işbu faturayı da ödemediğini, üst paragrafta ayrıntısı ile izah edildiği üzere yine aynı hukuki temeller ile temerrüte düştüğünü, açıklanan sebeplerle taraflarınca işbu alacağın tahsili amacıyla -----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini, ancak davalı yan sunulan dilekçe ile; borçlu olmadıklarından bahis ile; takibe, borcun tamamına asıl alacağa, faize tüm fer’ileri ile birlikte itiraz edilmiş ve takibin durduğunu, bahse konu itiraz tarafımıza tebliğ edilmemiş olup icra dosyasında vaki itiraz haricen öğrenildiğini, davalı yan takibe itiraz etmekteyse de yukarıda açıklanan sebepler ile davacı şirketin alacaklı olduğu, takibe yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, icra dosyasından boçlunun haksız ve mesnetsiz itirazı davacı şirkete tebliğ edilmediğinden ve arabuluculuk süresince hak düşürücü süreler durduğundan, dava açmak için yasal süre de devam ettiğini, arada geçen süreçte davacı yanca halen bir ödeme yapılmadığından aksine alacak talebinde bulunularak mesnetsiz bir uyuşmazlık yaratıldığından, bu tarihe kadar da taraflar arasındaki uyuşmazlık alternatif çözüm yolları ile çözülemediğinden huzurda işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, resen tespit olunacak sair nedenlerle ve fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak üzere; borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazlarının şimdilik 245.051,23-TL yönünden iptaline, icra takibinin devamına, haksız inkar nedeni ile davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı şirketin, ----- adresinde bulunduğunu, bu nedenle işbu davada Mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, davacı itirazı haricen öğrendiği ve bir senelik hak düşürücü süresinin dolmadığını ileri sürmekte ise de işbu davadaki hak düşürücü süre 07.08.2020 tarihinde dolduğunu, her ne kadar davacı, arabuluculuk süresince hak düşürücü süreler durduğundan, işlemediğinden dava açmak için yasal sürelerinin devam ettiğini ileri sürmekte ise de; itirazın davacıya tebliğ edilmemiş ve sürelerin başlamadığı hatta durduğu vs. kabul edilse dahi 1 yıllık sürenin ara buluculuk sürecinin bittiği tarihten itibarren başlamış olması gerektiğini, davacının arabulucuya başvurduğu tarihte itirazdan haberdar olmuş durumda, haricen öğrenmiş olduğu kabul edilmesi gerektiğini, bu bakımda, bir yıllık hak düşürücü sürenin ara buluculuk aşamasının tamamlandığı andan itibaren başladığı kabul edilse dahi bu halde de 05.09.2023 tarihinde sürenin dolduğunu, davalı şirket ile davacı firma arasında, 23.05.2016 tarihli "Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi" ve 13.06.2018 tarihli " Süre Uzatım ve Tadil Protokolü" imzalandığını, söz konusu sözleşme 30.06.2019 tarihinde süresi sonunda kendiliğinden sona erdiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin devamı süresince davacı firma, sözleşmesel yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirememiş ve sözleşmenin ifası için davalı şirketi görevlendirmesi gereken sayıda personeli yapılan tüm uyarı ve hatırlatmalara rağmen görevlendirmediğini ve sürekli olarak eksik personelle çalıştığını, güvenlik hizmetindeki bu personel eksikliği nedeniyle, uluslararası beş yıldızlı davalı şirkete güvenlik zaafiyetine sebebiyet verilmiş olduğu gibi, bu durum aynı zamanda az sayıdaki mevcut personelin açığı kapatmak için fazla çalışmasına ve bir takım huzursuzlukların yaşanmasına neden olduğunu, davalı otel tarafından davacı firmadan dava konusu faturalara dayalı hizmet tam ve zamanında alınamamış olup, bu nedenle faturalara itiraz edilerek, iade edildiğini, ilgili faturalar karşılığı eksik personelle hizmet verilmiş olduğu bu kapsamda faturaların gerçek personel sayısı üzerinden hesaplanmamış olması ve sözleşmeye aykırı olarak kesilmiş olmaları nedeniyle fatura karşılıkları davalı firmanın sözleşmeye aykırı ve ayıplı hizmeti nedeniyle ödenmediğini, takip ve dava konusu 2019 Mayıs ve Haziran ayları faturaların dayanağı, taraflar arasında imzalanmış olan 23.05.2016 tarihli "Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi"nin "Tarafların Yükümlülüğü" başlıklı, 3. maddesi uyarınca; belirtilen sayıda özel güvenlik görevlisi ile hizmet vereceğini, yine 23.05.2016 tarihli "Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi"nin "Tarafların Yükümlülüğü" başlıklı, 3. Maddesinde, 3.6, 3.17, maddelerinde, firmanın eksik personelle çalışmaması, otelin operasyonunu aksatmaması, eksik, mazeretli, izinli, hasta personelin yerine derhal başka personeller görevlendirilmesi ile eksik personel ile hizmet vermemesi yönünde maddeler yer aldığını, mevcut aşamada firma, aylık sabit bir ücret üzerinden hizmet vermemekte olup, ilgili ay içerisinde otelde görevlendirdiği personel sayısı üzerinden ücret ödendiğini, sözleşmenin "Fiyat ve Ödeme" başlıklı 4. Maddesi uyarınca; her ay içinde verilen hizmet bedeli aşağıda belirtilen personel cinsine göre uygulanacak olan aylık birim fiyatların personel sayısı ile çarpılması sonucu hesaplanarak fatura edileceğini, bu kapsamda firma daha önceki aylarda olduğu gibi Mayıs ve Haziran aylarında da gün ve saat bazında eksik personelle hizmet vermiş ancak faturalarını 30 gün üzerinden tam olarak keşide ederek, davacı şirketten sözleşmeye aykırı şekilde fazla miktarlarda ücret tahsil ettiğini, en nihayetinde bu sorun artık katlanılmaz hale geldiğinden ve taraflar arasındaki hesap iyice karışık hale gelmeye başladığından firmanın mayıs ve haziran faturaları kapsamında firmadan bu miktarda hizmet/personel alınmamış olmasından dolayı faturaları iade edildiğini ve ilgili aylara dair vardiya çizelgeleri ile puantajlara göre olması gereken miktar üzerinden fatura kesilmesi talep edildiğini, firma tarafından personelin maaş ödemeleri her ayın en geç 20. Gününe kadar yapılacağını, firma, talep edilmesi halinde personeline yaptığı ödemeleri gösterir bordrolar il ücret ödemesine ilişkin banka dekontlarının bir suretini derhal müşteriye teslim etmeyi kabul beyan ve taahhüt ettiğini ancak otelde çalışmakta olan firma personelleri tarafından sürekli olarak ücretlerinin ödenmediği yönünde otel yönetimine şikayetler gelmiş olup, otelin firmaya ödediği aylık ücretin, firma tarafından personellere ödenmediği ve firmanın personel ücretlerini yatırmayarak sözleşmeye aykırı davrandığı tespit edildiğini, aylık ücretleri ödenmeyen personeller tarafından, bu konunun sorumlusu ve muhatabı otel olarak bilindiğini ve ücretini aylarca alamamış yada geç almış olan personel üzerinde bu durum huzursuzluk yarattığını, işe yansımış ve olumsuzluk yarattığını, ücreti ödenmeyen güvenlik personelleri işi gereği gibi yapmayarak, moral, motivasyon kaybı yaşamış bu durum da performanslarına olumsuz yansıdığını, firma, otelde çalıştırdığı personel üzerinden otelden hizmet bedeli tahsil etmekte ancak elde etti ettiği ücreti personeline ödemeyerek haksız kazanç elde ettiğini, bunun sonucunda da personel ile otel karşı karşıya gelmekte, mağdur olan personel otelde çalışma istememekte yada isteksiz davrandığını, bu nedenle 2019 Mayıs - Haziran faturaları için davalı otelden talepte bulunan firmadan ilgili aylarda çalıştırmış olduğu personellerin aylık maaş ve ücretlerinin tam olarak ödendiğine dair bordrolarını ve banka hesap dekontlarını, işten ayrılmış olması halinde sunması gerektiğini, aksi bir durumda davalı otelin firmaya herhangi bir fatura ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, firma ile davalı şirket arasındaki güvenlik/taşeron ilişkisi kapsamında firma bu şekilde otelden tahsil etmiş olduğu personellerine ödeme yapmadığı hallerde hizmet bedeli adı altında tüm miktarları kendi hesabına almakta olup, akabinde ücretleri ödenmeyen personellere otele karşı dava açma yoluna gittiğini, bu açıdan, ilgili faturalar karşılığı gün ve saat olarak tam bir hizmet alınmamış olmakla birlikte, yasal olarak alt işveren konumundaki firma ile işçilik alacakları hususunda müteselsil sorumlu konumda bulunan asıl işveren otel, ilgili ay çalışmaları karşılığı ödemelerini ileride açılması muhtemel işçilik alacakları davaları nedeniyle teminat olarak uhdesinde tuttuğunu, ilgili personellerin alacak dava zaman aşımı süreleri oteldeki iş yerinden ayrılmalarından itibaren 5 yıl olup, 30.06.2024 tarihinde sona erdiğini, işbu dava 2019 Mayıs - Haziran faturalarına dair açılmış olmakla ve davanın konusu olmamakla birlikte, Sözleşmenin 4.8 maddesi uyarınca, firma personeline yapmış olduğu kıdem ihbar ödemelerini ancak yapmış olduğu ödemelere dair banka dekontlarını sunmak suretiyle otelden talep edebildiğini, bu kapsamda, firmanın personeline kıdem tazminat ve yıllık izin ödemesi yapmamış olması, personeli işten çıkarmayıp, başka projelerde görevlendirmiş olması vb. hallerde Otelin bu miktarlar için ödeme yapma yükümlülüğü bulunmadığını, davacı firma tarafından davalı şirkette görevlendirilmiş işçiler, sözleşme süresinin sona ermesi ile birlikte muhatap ile iş sözleşmelerini kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmaksızın, istifa etmek suretiyle sona erdirdiğini, ödenmesi talep edilmekte olan fatura bedelleri bu nedenle haksız ve mesnetsiz olup; firma yine personeline yapmadığı bir ödemeyi otelden tahsil etmeye çalışmak suretiyle haksız kazanç elde etme peşinde olduğunu, söz konusu ilgili faturalara yine yasal süresi içerisinde itiraz ediyor ve e-fatura sistemi üzerinden reddettikleri faturaları ihtarname ile firmaya iade ettiklerini, davacı yan ilgili taleplerde bulunurken hala yapmış olduğunu ileri sürdüğü kıdem ve yıllık izin alacaklarına dair herhangi bir banka dekontu, delil vs. dosyaya sunmamış olup, bu konuda herhangi bir belgeleme yapmadığını, sonuç olarak davacı firmadan ilgili faturalar karşılığı tam ve ayıpsız bir hizmet alınmamış olup, fatura içerikleri ve miktarları gerçeği yansıtmamakta aynı zamanda taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı bulunmakta ve personele yapılan ödeme dekontlarını içermediğini, söz konusu alacak miktarı firmanın talep etmekte oluğu alacak miktarından fazla olup, davalı şirketin cezai şart alacağının, işbu davada davalı tarafından talep edilen ve haklı çıkması halinde tespit edilecek olan alacak miktarlarından takas ve mahsubunu talep ettiğini, açıklanan nedenlerle; öncelikle yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili ve görevli "----- Asliye Ticaret Mahkemesi"ne gönderilmesini, akabinde yapılacak yargılama sonucunda davanın bir yıllık hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönündeki usuli itirazlar da dikkate alınarak reddi ile yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Ticaret Sicil Kayıtları, Tarafların Vergi Mükellef Kayıtları ile 2019 Yılı BA-BS Formları,---- İcra Dairesinin ----- dosyası UYAP kayıtları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ :
Dava, Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan fatura alacağın tahsili için başlatılan icra takibi ve ödeme emrine itiraz üzerine 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali, takibin 300.241,90 TL üzerinden devamı ve tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılmış öncelikle dava şartları incelenmiş ve akabinde davalı şirket vekili tarafından ilk itiraz kapsamında ileri sürülen yetki itirazı değerlendirilerek duruşmaya katılan taraf vekillerinin konuya ilişkin beyanları da zapta geçilerek ön inceleme duruşması tamamlanmadan doğrudan aşağıdaki hüküm verilmiştir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 116. maddesi gereğince; '' (1) İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir:
a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı.
b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı.
c) (MÜLGA BENT----: 28.07.2020 RG NO: ---- KANUN NO: ----)
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 117. maddesi gereğince ise ; ''(1) İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez.
(2) İlk itirazlar, dava şartlarından sonra incelenir.
(3) İlk itirazlar, ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır.''
6100 sayılı HMK' nin 6. maddesi gereğince de, bir davada genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı yasanın 7. maddesinde ise, davalının birden fazla olması halinde, davanın bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda, aynı kanunun 10.maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılması mümkündür.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 19. maddesinin 2. bendinde “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmü bulunmaktadır.Yukarıda anılan yasal düzenlemeler, yapılan duruşma ve incelemeye göre somut olaya bakıldığında ; davalı şirket vekili tarafından ilk itiraz olarak usulüne uygun şekilde yetki itirazında bulunulmuş ve yetkili mahkemenin ---- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu öne sürülmüştür. (HMK-116/1-a, 119/2) Öncelikle işbu yetki itirazına göre genel yetkili mahkeme yönünden yapılan incelemede davalı şirketin adresinin----olduğu ve işbu adresin ---- yargı çevresine dahil olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan davacı şirketin muamele merkezinin de ----- olduğu, davaya esas icra takibinin de -----Mahkemeleri yargı çevresinde açıldığı, davalı tüzel kişi şirketin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinin genel yetkili mahkeme konumunda bulunduğu tespit edilmiştir. Böylece olayda mahkememizin yetkili olmadığı kesin olarak anlaşılmakla davalı vekilinin yetki itirazı yerinde görülmüştür. Binaenaleyh, davalı vekilinin 6100 Sayılı HMK'nin 19/2, 116/1-a, 117/1 maddeleri gereğince cevap dilekçesinde ileri sürdüğü yetki ilk itirazının kabulüyle; 6100 sayılı HMK'nin 6,117/3,164/2 maddeleri gereğince Mahkememizin yetkisizliğine, aynı yasanın 19/3.maddesi gereğince yetkili Mahkemenin---- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine ve dosyanın yasal prosedüre bağlı olarak belirlenen yetkili mahkemeye gönderilmesini karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davalı vekilinin, 6100 Sayılı HMK'nin 19/2, 116/1-a, 117/1 maddeleri gereğince cevap dilekçesinde ileri sürdüğü yetki ilk itirazının kabulüyle; 6100 sayılı HMK'nin 6,117/3,164/2 maddeleri gereğince Mahkememizin yetkisizliğine,
2-)6100 sayılı HMK'nin 19/3.maddesi gereğince yetkili Mahkemenin -----Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine,
3-)6100 Sayılı HMK'nin 20.maddesi uyarınca taraflardan birinin süresi içinde Kanun yoluna başvurulmayarak kararın kesinleştiği tarihten veya Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın ----- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
4-)Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nin 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmezse talep halinde dosya üzerinden davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
5-)6100 Sayılı HMK'nin 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde Kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine ve 6100 Sayılı HMK'nin 331/3 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.