T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/561
KARAR NO : 2024/94
DAVA/TALEP: Ticari defterlerin ziyaı halinde Zayi Belgesi Verilmesi (Maktu)
DAVA/TALEP TARİHİ : 23/08/2023
KARAR TARİHİ : 01/02/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız-----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Ticari defterlerin ziyaı halinde belge verilmesi (Zayi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/TALEP;
Davacı/talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2017 yılında yetkilisi olduğu ----- Şirketi olarak ----Mahallesi ------ adresinde eğitim hizmeti vermeye başladığını, her ne kadar bu sektöre emek vererek faaliyetini sürdürmeye çalışsa da 2019 yılında başlayan pandemi sürecinde işlerin yürütülmesi bir hayli zorlaştığını, ekonomik sıkıntılar baş göstermeye başladığını, müvekkilinin ekonomik olarak zorlanmaya başlamasıyla birlikte 2021 yılında Müvekkilinin resmi kayıtlarda da görüleceği üzere----- isimli şahısla yüzde elli bir hisse ile ortak olduğunu, pandemi kaynaklı yaşanan zor süreçte kira ödemelerinde zaman zaman gecikmeler olabildiğinden, bina maliki olan-----isimli şahsın müvekkiline kendisiyle akdetmiş oldukları kira sözleşmesini daha fazla sürdürmek istemediğini her fırsatta dile getirmeye başladığını ve hatta eğitim öğretim dönemi devam ederken okula fiilen iki oğlu ile gelip sık sık müvekkiline baskı uygulayarak rahatsızlık verdiğini, eğitim öğretim dönemi henüz sona ermiş olmadığından, dönem bitene kadar okulun eğitim hizmetini vermek zorunda olduğunun kabulüyle taraflar arasında dönem sonuna kadar müvekkili ve ------ binayı kullanmaya devam edecekleri şeklinde anlaşma sağlandığını, anlaşmanın ardından müvekkilinin ortağı -----ödemeyi vaadettiği bedelin ancak yarısını ödeyebildiğinden, bina Maliki ve iki oğlu eğitim öğretim döneminin bitmesine dahi fırsat vermeden okulu basarak, tüm öğrencileri, öğretmenleri ve idari kadroyu kovduğunu, okulun tüm eşyalarına el koyduğunu, müvekkilinin 2019-2020-2021-2022 yıllarına ait defterleri ve evrakları, bina maliki ve oğulları tarafından atıldığı için bulunamadığını, mali Müfettiş tarafından Evraklar ve Şirket defterleri inceleme yapılması adına talep edildiğinde işbu defterleri aradığını ve anılan okulda zayi olduğunu fark ve tespit ettiğini akabinde de yasal süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame zarureti hasıl olduğunu ileri sürerek 2019-2020-2021-2022 yıllarına ait defterlerin ve evrakların zayi olduğuna dair taraflarına zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP: Talep, HMK'nin 382 (2) e-1( Ticari defterlerin ziyaı halinde belge verilmesi) maddesi gereğince çekişmesiz yargı işidir.
DELİLLER : Ticaret Sicili Kayıtları, Nüfus Kayıtları, ----- Vergi Dairesi Müdürlüğü Kayıtları, ----CBS'nin ----soruşturma, Nüfus Kayıtları, Dosya kapsamındaki sair tüm bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:
Talep, 6102 sayılı TTK'nin 82/7 maddesi gereğince ticari defter ve belgelerin zayi nedeniyle belge verilmesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nin 382 (2) e-1 maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi talebi çekişmesiz yargı işi olup aynı yasanın 385/1 maddesi gereğince basit yargılama usulü uygulanır.6102 sayılı TTK'nin 82.maddesi uyarınca işbu talep ticari işletmenin bulunduğu yer mahkemesinden istenebileceğinden şirketin ve talep eden temsilcinin merkezine/adresine göre Mahkememizin yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nin 385/1 maddesi gereğince basit yargılama usulüne ve aynı yasanın 385/2 ve TTK'nin 82/7 maddeleri uyarınca resen araştırma ilkesine tabi işbu talep gereğince; mahkememizce usulüne uygun olarak hazırlanan tensip tutanağı ve buna bağlı olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş, talep ve sorun belirlenmiş ve tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş, tüm deliller toplanmış, incelenip değerlendirilmiş ve sonuçta son duruşmaya katılan talep eden vekilinin son sözleri de dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.6102 sayılı TTK'nin 82. maddesinde belgelerin saklanması ve saklama süresi başlığı altında düzenleme yapılmış bu kapsamda her tacirin ticari defterlerini sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK 82/7 maddesinde, tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin maddede öngörülen hallerde ziyaı halinde zayi belgesi verileceği düzenlenmiş, aynı maddenin 82/1-d maddesinde de, 64. maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgelerin, tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olduğu öngörülmüş, Yasa'nın 64/1 maddesinde de defter tutma yükümlülüğüne ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 82. maddesinin 7. Fıkrasında ' Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren (DEĞİŞİK İBARE ----: 05.07.2022 -----: ----- KANUN NO: ----otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.' düzenlemesi bulunmaktadır. Yasada geçen otuz günlük süre; hak düşürücü süre olup resen gözetilmelidir.Yargıtay-----. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde zayi sebepleri tahdidi olarak sayılmamıştır. Diğer bir deyişle; maddede geçen "yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi" denilmek suretiyle bu gibi olayların benzerlerinin de bu kapsama girebileceği anlatılmaktadır. Bu meyanda, tacirin elinde olmayan benzer olaylarda maddenin kapsamı içindedir. Ancak, hangi olaya dayandırılırsa dayandırılsın zayi iddiasının samimi ve inandırıcı olması, hayatın mutad cereyanına açıkça aykırı düşmemesi gerekir (Yargıtay ----- Hukuk Dairesi'nin----- Esas,---- Karar). Yine tacirin defterlerini gerekli özen ve dikkatle saklaması icap etmektedir. Öte yandan 6102 Sayılı TTK'nin 18/3 maddesine göre her tacirin ,ticarethanesine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan hususlar ve anılan yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; talep eden şirketin/ yetkili temsilcisinin, zayi nedeniyle iptaline istediği ticari defter ve belgelerinin kiralanan taşınmazda kiraya veren tarafından kaybedildiğinin dilekçedeki anlatıma ve----- CBS'nin-----soruşturma dosyasına göre 28/05/2022 tarihinde polis memurları eşliğinde tamamen ve açıkça öğrenildiği sabit görülmüştür. Buna göre de işbu davanın öğrenme tarihi olan 28/05/2022 günü yürürlükte olan on beş günlük hak düşürücü süre ( öğrenme tarihi değişiklik öncesine tekabül ettiğinden o tarihte yürürlükte bulunan 15 günlük yasal sürenin UYAP sistemi de gözetildiğinde 13/06/2022- saat 11:59:59'da itibarıyla dolduğu) geçtikten çok sonra 23.08.2023 tarihinde açıldığı ve böylece davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame edildiği tespit ve tayin edilmiştir. Bununla birlikte; esasen davanın açılış sebebinin de, zayi nedeniyle iptali istenen ticari defter ve belgelerin vergi denetimi ve incelemesi için istenmesine dayandığı anlaşılmış ve bu duruma göre vaki talebin basiretli tacir kavramı temelinde samimi ve inandırıcı olmadığı da düşünülmüştür. Ayrıca dilekçedeki anlatıma ve neticeye göre, hangi ticari defterlerin zayi olduğuna da açıkça yer verilmeyerek genel ifadeler kullanıldığı görülmüş; hukuki dinlenilme hakkı ve davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında anılan hususun talep eden vekiline açıklatılması düşünülse de, olayda resen incelemeye tabi ve müteakip işlemlere engel teşkil eden hak düşürücü bulunduğunun tespit edilmesi karşısında; talebin 6102 Sayılı TTK'nin 82/7 maddesi gereğince hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle 6100 sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın/Talebin 6102 Sayılı TTK'nin 82/7 maddesi gereğince hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE,
2-)Yapılan giderlerin (talebin çekişmesiz yargıya tabi olması nedeniyle de) talep eden üzerinde bırakılmasına,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, (Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince Yazı İşleri Müdürü tarafından re'sen işlem yapılmasına) Dair, talep eden vekilinin yüzüne karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; -----Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!