WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/553 Esas
KARAR NO: 2024/334
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ: 19/08/2023
KARAR TARİHİ: 16/05/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu kapsamında kurulmuş ve konusu --------- işleticisi olduğunu, 5363 sayılı Tarım sigortaları Kanunu kapsamındaki riskleri teminat altına alınması, standart sigorta poliçelerinin belirlenmesi, hasar organizasyonları, aktüerya çalışmaları, tazminat ödemelerinin yapılması, reasürans teminatının sağlanması, -----sigortalarının geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve izlenmesi ile diğer teknik hizmetlerin yürütülmesi amacıyla tüzel kişiliği haiz -----kurulmuştur. ----- işletilmesine ilişkin iş ve işlemler, Havuza katılan sigorta şirketlerinin eşit oranda pay sahibi olduğu anonim şirket statüsünde kurulan ------tarafından yürütüldüğünü, dava dışı sigortalıya ait küçükbaş hayvanlar, ----- müvekkil kurum nezdinde sigortalandığını, işbu poliçeyle sigortalı iki adet küçükbaş hayvan 20.10.2021 tarihinde, ---- meydana gelen trafik kazasında,---------- plakalı aracın çarpması sonucu telef olduğunu, söz konusu aracın, davalı sigorta şirketi nezdinde ------- sigortalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde --------plaka sayılı araç sürücüsü asli kusurlu olduğunu, sürücünün hem hız sınırı kurallarına uymadığını, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 52/1-a kurallarını ihlal ettiğini, davalı sigorta şirketi de aracın ZMMS sigortacısı olarak meydana gelen hasarın tümünden sorumlu olduğunu, trafik kazası sonucu telef olan iki küçükbaş hayvan için, dava dışı sigortalıya davacı kurum tarafından toplam 2.250,00-TL hasar tazminatı ödendiğini, bu nedenle davacı kurum, TTK. 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalı sigorta şirketine 08.02.2023 tarihinde söz konusu tazminatın davacı kuruma ödenmesi yönünde başvuru yapıldığını ancak cevap alınamadığını, yapılan arabuluculuk görüşmesine davalı tarafından katılım sağlanmadığından olumlu sonuç alınamadığını, sunulan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; dava dışı sigortalıya ödenen 2.250,00-TL 'nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava dilekçesinde bahsi geçen 20.10.2021 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ---- plakalı aracın davalı şirkete----- tarihleri arasında geçerli olmak üzere ---------- sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limiti maddi zararlarda araç başına 43.000-TL olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını, davalı şirketin sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, davaya konu tale.eh sigorta teminatı kapsamında olmadığından davalı şirkedin temerrüde düşmediğini, davalı şirketin dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından; faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerektiğini, arz ve izah edilen ve yargılama sırasında ortaya çıkacak sair nedenlerle davanın reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise, davacının aracının daha önce kazaya karışıp karışmadığının tramer kayıtları celp edilerek tespitine, ------- kusur raporu alınmasına, davacının tazminat talebine yönelik bilirkişi raporu alınmasına ve yapılacak hesaplamanın yürürlükte bulunan ve ------ uyarınca yapılmasına, huzurdaki dosyaya yürürlükteki 7327 sayılı kanunun uygulanmasını, davalı şirket temerrüde düşmediğinden haksız faiz talebinin reddini, sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren tasal faiz uygulanmasını, haksız davanın reddi ile aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Telef Olan Hayvanlara ait Fotoğraflar, Poliçeler ve Hasar Dosyası, Banka Dekontları, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIALAR, DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava , 6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin, devlet destekli küçükbaş hayvan hayat sigorta poliçesi nedeniyle dava dışı sigortalısına yapmış olduğu ödemeye bağlı olarak sigortalısının haklarına halef olması sebebiyle, dava dışı sigortalısına ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen zarar için ödediği tazminatın; sigortalısı araç sürücüsünün kusur durum ve oranı nedeniyle Karayolları Zorunlu Trafik Sigortası Poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak arabuluculuk başta olmak üzere dava şartları değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanmış , tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçirilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Davacının aktif dava ehliyeti yönünden ise 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde " (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmü bulunmaktadır.
6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1. Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1. Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ise, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1 maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında,bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir------------ 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi,kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim,durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya gelince ; ---- tarihli devlet destekli küçükbaş hayvan hayat sigorta poliçesi dava dışı ---- hayvanların davacı şirket tarafından sigortalandığı dosyada bulunan poliçe başta olmak üzere sair bilgi ve belgelerle sabittir. Yine 20/10/2021 tarihinde ------------ yol kavşağında gece 21.30 sularında meydana gelen trafik kazasında dava dışı sigortalıya ait dört adet küçükbaş hayvan (koyunun) telef olduğu ve bunun için dava dışı sigortalıya dosyada bulunan banka dekontlarına göre toplam 2.700,00 TL ödeme yapıldığı ancak davada iki küçükbaş hayvan için 2.250.00 TL talep edildiği anlaşılmıştır. Zira olaya ilişkin Toroslar Jandarma Trafik Timi tarafından düzenlenen tutanağa göre kaza ve kusur durumu ayrıntılı olarak belirtilmiş ve küçükbaş hayvanların telef olduğu belirtilmiştir. Bu tutanağa göre ; davacının sigortalısı hayvan sahibinin 2918 sayılı KTK. Madde 69 - Yerleşim birimleri dışındaki karayolunda, taşıt yolu üzerinde zorunlu haller dışında hayvan bulundurmak, karayollarının yasaklanmamış, kesimlerinde ise hayvanla çekilen veya elle sürülen araçları, hayvanları, hayvan sürülerini ve binek hayvanlarını trafik kurallarına uymadan sürmek ve bunları sürme yeteneğinden yoksun kimselerin yönetimine vermek veya başı boş bırakmak yasaktır kuralını ihlal ettiği ; sürücü -------- plakalı araç sürücüsü ise Madde 52 - Sürücüler; a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, kuralını ihlal ettiği yönünde tespitlere yer verilmiştir. Buna göre mahkememizce dosyada bulunan telef olan koyunlara ait fotoğraflar ve kaza tespit tutanağı birlikte değerlendirildiğinde olayın meydana geldiği yer ve zaman, kazanın gerçekleşme biçimi ve taraflanın konumuna göre kusur durum ve oranının hayvan sahibi yönünden % 75, sürücü yönünden ise % 25 oranına tekabül ettiği takdir ve kabul edilmiştir.(TBK,74/1) Her ne kadar kusur durumunun ispatı davacıya ait olsa ve davacı tarafından kusur durumunun tespiti için araştırma ve gerektiğinde bilirkişi raporu alınması istense de ; olayın niteliği ve delil durumuna usul ekonomisi ilkesi ve kusur oranının tespitinin hakime ait bulunması karşısında aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan trafik zabıtası tutanağı üzeriden kusur dağılımı belirlenmiştir. Davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin sigorta bedeli ve telef olan koyunların cins ve sayısına göre günün ekonomik koşullarına uygun olduğu kanaati hasıl olmuştur. Böylece kazaya karışan ----- Plakalı aracın kaza tarihi olan ---- gününü kapsar şekilde --------- poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinin poliçe gereği araç başına maddi 43.000,00 TL İle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceği, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusur oranına tekabül edeceğinden dava konusu kazada belirlenen kusur oranı nispetinde davalının sorumluluğuna gidilmiş ve bu kapsamda ödeme tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasının da gerektiği gözetilerek davanın kısmen kabulü ile; 552,50 TL tazminatın 06/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 43.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (1.687,50 TL ) talebin/davanın reddine, ----------Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk ise aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu ve oranı (kabul-ret) esas alınarak belirlenmiştir. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi -----bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de kabul ve ret oranına göre karşılıklı olarak taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kısmen kabulü ile; 552,50 TL tazminatın 06/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 43.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (1.687,50 TL ) talebin/davanın reddine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubuyla bakiye 157,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen kabul edilen miktar (%0,25) üzerinden hesaplanan 769,55 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------ bütçesinden ödenen ret edilen miktar (%0,75) üzerinden hesaplanan 2.350,45‬ TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, olmak üzere toplam 539,70 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)Davacı tarafından yapılan 61,75 TL posta ücreti, yargılama giderinden davanın kabul (%0,25) ve ret (%75) oranına göre 15,23 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına,
7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 552,50 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)Davalı davada kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,3/2 maddeleri uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 1.687,50 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-)Davalı tarafından kendisini vekille temsil ettirmek dışında (HMK'nin 323/1/ğ) yapılmış başka bir yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının kabul ve ret edilen miktarlar itibarıyla ( 552,50 TL-K / 1,687,50 TL-R < 28.250,00TL) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/05/2024