WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/515
KARAR NO : 2024/355

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 01/08/2023
KARAR TARİHİ : 23/05/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı şirkete ait ---- plakalı araç ile davalı araç sürücüsünün idaresindeki ----plakalı araç arasında 28.07.2020 tarihinde----- meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası oluşturmaktadır. Müvekkil şirketin işleteni olduğu aracın onarımının davacı şirket tarafından yapıldığını, onarıma ilişkin davacı şirkete---- tarafından ---- No'lu 6.225,61 TL tutarında fatura tanzim edildiğini, hasara maruz kalan araç üzerinde gerçekleştirilen onarımlar sonucunda davalı sigorta şirketine, davalı araç sürücüsünün kusuru oranında, yansıtma fatura tanzim edildiğini, hasarın tespiti için ekspertiz yapılmış olup ekspertiz ücreti 289,10 TL tutarında olup davacı şirket tarafından ödendiğini, ödenmiş olan ekspertiz ücretini yargılama gideri olarak talep ettiklerini, davalı sigorta şirketinin, davacı şirkete 1.700,26 TL tutarında ödeme de bulunmuş olup kalan bakiye hasar bedelinin tahsili için davalılar aleyhine için ----İcra Müdürlüğü ----- sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı sigorta şirketine ----- No'lu yansıtma fatura ile birlikte talebe ilişkin başvuru yapıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla , haklı ve hukuka uygun davanın kabulüne, borçlunun takibe, asıl alacağa, ferilerine ve faize ilişkin itirazların iptaline, ----. İcra Müdürlüğü ------. sayılı icra dosyasındaki takibin asıl alacak olan 1.412,80 TL üzerinden devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı talebimizin kabulüne, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

CEVAP /TALEP:
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle;Motorlu araç kazalarından doğan maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak zamanaşımı konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 109. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan madde de; bu durumun açıklığa kavuşturulduğunu, dava konusu trafik kazası anılan zamanaşımı süreleri geçtikten çok sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddi gerekeceğini, hasar aşamasında davalı şirket tarafından davacıya 1.720,05 tl ödendiğini, yapılan bu ödemeler neticesinde davacı şirketin sorumluluğu kalmadığını, anılan ödeme ile davalı şirketin sigorta poliçesi hükümlerini tamamen yerine getirdiğini, davalı şirket tarafından başvuruya konu hasar bedeli ödendiğinden başvurunun reddi gerektiğini, 5684 sayılı kanun’un 22.maddesi uyarınca tespit edilen gerçek hasar tazminatı ödenmiş olduğundan davalı şirket üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş olup haksız başvurunun reddi gerektiğini, başvuruya konu kazanın hangi sebeple meydana geldiği her durumda araştırılması gerektiğini, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün dava konusu kazanın meydana gelmesine etki edecek yol kusurunun ve teknik arızanın olup olmadığı belirlenmesi gerektiğini, trafik işaret ve lambalarından, dyolun yapısından ve trafik güvenliğini tehlikeye atacak derecede görüşü engelleyecek bir hususun bulunup bulunmadığı da ayrıca belirlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber davalı şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde en az yüzde otuz olmak üzere tedarik ve işçilik iskontosu uygulanması gerektiğini, Zira Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının “B.2.Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı maddesinde yer verilen düzenleme doğrultusunda parça, tedarik, işçilik indirimi uygulanması gerektiğini, zamanaşımı defi ve hasar tazminatı yönünden davalı şirketin sorumluluğu bulunmaması nedeniyle haksız davanın reddine, davacının itirazın iptali davasının reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, huzurda görülen davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.Davalı ----- tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir.

DELİLLER:---. İcra Dairesin'in ----- Esas sayılı dosyası UYAP kayıtları, Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Davalı Gerçek Kişi Nüfus Aile Kayıt Tablosu, Hasar Dosyası ve ZMMS Poliçesi, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı---- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Ödeme Dekont ve Belgeleri, Kaza ve Araç Fotoğrafları, Fatura, Ekspertiz Raporu, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIALAR, DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava, maddi hasarlı trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen zarardan neşet eden hasar onarım tazminatının; KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1 maddeleri gereğince ZMMS kapsamında davalı sigorta şirketi ile TBK'nin 49.vd maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu olan gerçek kişi sürücüden tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazlar nedeniyle; 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi kapsamında açılmış itirazların iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken KTK'nin 97.maddesi gereği sigortaya başvuru, zorunlu arabuluculuk ile HMK'nin 114. maddesinde sayılan dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süre gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine, davalı sigorta şirketi vekilinin zamanaşımı definin de değerlendirilmesine müteaikp tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri dinlenip zapta yazılarak yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim belgelere göre sigortaya başvuru yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de davalı sigorta şirketi yönünden zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikle davaya esas ----.İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası UYAP Sistemi üzerinden getirtilerek incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu, icra takibine konu miktarın itiraz eden borçlular yönünden kısmen davaya konu edildiği görülmüştür.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.
Davanın yasal dayanağı olan 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde ise sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. Aynı yasanın 1483.maddesine göre sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları, 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1. Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1. Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.Hasar onarım bedeli yönünden;Yargıtay uygulaması gereği davacının gerçek zararının tespiti için trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu aracın markası, modeli, yaşı ve hasarın boyutu, faturalar, fotoğraflar, varsa ekspertiz raporu ile kazaya konu aracın hasarlı haldeki fotoğrafları ile birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise hasar bedeli, ekonomik değil ise (pert) kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilerek belirlenen rayiç değerden de aracın hurda(Sovtaj) bedeli indirilmek suretiyle zararın tespit edilmesi gerekmektedir.Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya gelince ; 28/07/2020 tarihinde ---- ili, ----- ilçesinde davacı şirketin adına kayıtlı ve işleteni olduğu --- plaka sayılı hususi araç ile takibin tarafı ancak dava dışı ----Şirketi adına kayıtlı , davalı ----- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı hususi otomobilin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. 2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Haksız fiil niteliğindeki kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu iddia edilen ---- plakalı hususi otomabilin kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketine ----- numaralı 11/09/2019-11/09/2020 başlanğıç - bitiş tarihli araç başına maddi 39.000,00 TL limitli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın 6918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı anlaşılmış olup, daval şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de celp edilmiştir. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasar onarım bedeli üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetinin belirlenmesi halinde uyuşmazlığın çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi ,belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Buna müteakip dava konusu uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak delil niteliğinde bulunan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ve olayın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamına nazarında kusur durum ve oranı ile hasar onarım bedeline ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya ---- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen makine mühendisi bir bilirkişiye verilmiştir. Makine Yüksek Mühendisi Bilirkişi ----- tarafından hazınlanan 14/03/2024 tarihli raporda özetle; kazaya karışan araç sürücülerinin % 50 - % 50 oranında kusurlu oldukları, davacının aracında 6.225,61 TL hasar onarım bedeli olduğu, kusur durumuna göre bunun 3.257,35 TL kısmından davalıların sorumlu tutulabileceği, davalı sigorta şirketinin yaptığı 1.700,26 TL ödeme tenzil edildiğinde bakiye zararın 1.557,10 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf ve taraf vekillerine tebliğ edilmiş; davalı sigorta şirketi vekili tarafından rapora itiraz edilmiştir. Mahkememizce öncelikle olay sonrası taraflarca tutulan kaza tespit tutanağı ve mevcut kusura ilişkin bilirkişi raporunun birbirini teyit ettiği, raporda sürücünün kural ihlallerinin gösterildiği ve kazanın açıklandığı şekilde meydana geldiği , kazada sürücülerin birden çok kural ihlali yaptığı ve bilirkişi raporunun her yönüyle gerekçeli , denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu anlaşılmış ve buna göre davaya konu kazada sürücülerin % 50- % 50 oranında kusurlu olduğu tespit, tayin ve takdir edilmiştir. (TBK, 74, HMK 266, Yargıtay ----.HD----- Ayrıca makine mühendisi tarafından hazırlanan bilirkiş raporunda tespit ve tayin edilen kusur durum ve oranları gözetildiğinde belirlenen hasar bedelinin ekspertiz raporuna, kazaya ve dosyaya uygun ve kadri maruf olduğu, gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle belirlenen hasar tazminatının davacıya tamamen ödendiğine ilişkin bir delil bulunmadığı, buna göre tazminattan indirim yapılamayacağı, davalıların yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler uyarınca gerçek zararı müştereken ve müteselsilen tazmin etme sorumluluğu altında oldukları sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, dosyada mukim benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının davasını; TBK, 49, 50/1, 74, KTK , 85/1-son, 90, 91/1, 86/1 , 88/1 , Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları temelinde TMK, 6 ile HMK, 190 ve 266. maddeleri esaslarına göre açıkça ispat ettiğinin tespitiyle beraber, davalıların takibe itirazların dava değerine tekabül eden kısım yönünden haksız ve yersiz olduğu anlaşılmakla taleple bağlılık ilkesi, olayda takip tarihinden itibaren talebe göre yasal faiz işletilmesinin mümkün olması, ekspertiz ücretinin takibe konu asıl alacak içinde gösterilmesi ve poliçe limiti gibi hususlar da denetlenmek ve gözetilmek suretiyle davacının davasının kabulü ile ; 2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçluların (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 39.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) ----.İcra Dairesinin ------Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının dava konusu edilen 1.412,80 TL kısmı yönünden ayrı ayrı iptali ile icra takibinin işbu asıl alacağa (1.412,80 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin 1.412,80 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmesi gerekmiştir.Davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebi ise, uyuşmazlığın temelini haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklanması esasında takipte gösterilen miktar ile davaya konu miktarın farklı olması ve sonuca yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu ile ulaşılması karşısında takibe ve davaya konu borcun davalılar yönünden likit/ muayyen olmadığı anlaşılmakla yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde ayılan yargılama giderlerinden, 326/1-3 maddeleri gereğince davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile; 2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçluların (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 39.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) ----.İcra Dairesinin ------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının dava konusu edilen 1.412,80 TL kısmı yönünden ayrı ayrı iptali ile icra takibinin işbu asıl alacağa (1.412,80 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin 1.412,80 TL asıl alacak üzerinden devamına,
2-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından; 269,85 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 157,75 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
5-)Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı 269,85 TL peşin harç ve 38,40 TL vekalet harcı, 2.750,00 TL bilirkişi ücreti ve 379,25 TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.707,35‬ TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanununun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 1.412,80 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ----- ve davalı ---- şirketi vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının kabul ve ret edilen miktarlar itibarıyla (1.412,80 TL<28.250,00TL)İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.