T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/505
KARAR NO : 2024/258
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 27/07/2023
KARAR TARİHİ : 18/04/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- . Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Takibe konu kazanın, 12.05.2021 tarihinde ----- plaka sayılı araç ile davacı sigorta şirketinde sigortalı bulunan ve----- ait ----- plaka sayılı araç arasında meydana geldiğini, kaza sonrası karşı araç sürücüsünün vermiş olduğu şikayetçi ifade tutanağında bu kazanın oluşumunda davalı-----Müdürlüğü'ne ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelişinde kusurlu bulunmuş olup verdiği zarar neticesinde olay yerini terk ettiğini, sigortalı araç sürücüsüne ait ---- plakalı aracın, davacı ---- sayılı ZMMS ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçe kapsamında davacı şirketin hasar bedeli ve hukuk masrafları olarak 29.03.2022 tarihinde 3.591,00 TL ödeme yaptığını, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi sebebiyle davacı şirketin ödediği tazminat uyarınca rücu hakkı doğduğunu, bu yetki ile ---- . İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ----- numaralı dosyası nezdinde takip başlatıldığını, davalı borçlunun kendisine gönderilen ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, yapılan itiraz sonucunda işbu itirazın iptali davası açma zarureti hasıl olduğunu, meydana gelen dava konusu kazada davalı sigortalının maliki olduğu araç sürücüsünün kusurlu davranışı sonucu olay yerini terk ettiği şikayetçi ifade tutanağında açıkça görüldüğünü, sigortalı araç sürücüsünün karşı araca kasten çarparak zararın ağırlaşmasına da sebebiyet verdiğini, dava konusu ---- plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğinin ve %100 kusuru ile kazaya neden olduğu dava dosyasına sunulan evraklar ile sabit olduğunu, meydana gelen bir kazada zararın önlenmesinin veya azaltılması amacıyla, sigorta ettirenin yapacağı makul ve zorunlu masraflar teminat limitleri dahilinde sigortacı tarafından karşılandığını, davacı şirket başta Türk Ticaret Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu olmak üzere ilgili mevzuat gereğince söz konusu poliçe kapsamında davacı şirketin, 29.03.2022 tarihinde 3.591,00 TL ödeme yaptığını, 3.591,00 TL tutarındaki meblağı hukuka uygun olacak şekilde başvuruculara ödeyerek yasal sorumluluklarını yerine getirdiğini, halefiyet ilkesi gereği ---- -. İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ------numaralı icra takibi ile ödenen tazminat ve hukuk masraflarının faizi ile sigortalıdan rücu talebinde bulunduğunu, davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme sonrasında yaptığı tazminat ödemelerinden ve sair masraflardan sigortalısının kendisine karşı sorumlu olması itibarıyla -----. İcra Dairesi Müdürlüğü'nün -----numaralı icra takibi ile tazminat ve faiz alacağını tahsil etme girişiminde bulunsa da davalı ----- Müdürlüğü hukuka aykırı olarak ve hiçbir hukuki veya fiili dayanak sunmaksızın ve açıklandığı üzere kendisinin sigortacı şirkete karşı sorumlu olduğu kendisine bildirildiği ve kendisi de bu hususu bildiği halde, kötüniyetli olarak takibe itiraz ederek durmasına sebep olduğunu, taraflarınca ticari uyuşmazlıklarında dava şartı olan bir arabuluculuk süreci başlatılmakla birlikte arabuluculuk görüşmesine görüşme sonunda anlaşmama olarak sonuçlandığını, arz ve izah olunan, somut ve hukuki delillerle usul ve yasaya göre gerekçelendirilen nedenler ile Mahkeme tarafından resen gözetilecek nedenlerle; davalı----Müdürlüğü'nün usul ve esas yönünden hukuka aykırı, hiçbir hukuki ve fiili mesnedi haiz olmayarak---- İcra Dairesi Müdürlüğü'nün-----esas sayılı dosyasına dürüstlük kurallarına aykırı olarak kötü niyetle yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri başta olmak üzere işbu davanın ikamesinden doğmuş ve doğabilecek her türlü masrafın mahkemenizce resen gözetilmek suretiyle davalı tarafa yükletilmesini, borçlunun, borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı sigorta şirketi tarafından davalı idare aleyhine 12.05.2021 tarihli trafik kazası nedeniyle icra takibi açıldığını, davalı kurum tarafından haksız hukuka aykırı icra takibine itiraz edildiğini, davalı İdare ----Müdürlüğü'nün gerek 3645 sayılı Kuruluş Kanunu’nun, gerekse ---- Büyükşehir Belediyesinin 5216 sayılı kanun ile sahip olduğu ve ------ Müdürlüğüne verdiği yetki nedeniyle Büyükşehir toplu ulaşım hizmetini yerine getirmeye yetkili ve görevli özel bütçesi ve bağımsız tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu olduğunu, davacı sigorta şirketinin haksız mesnetsiz tek taraflı olarak karşı taraf sürücünün beyanları esas alınarak, davalı kuruma ait ----- otobüsünün şoförünün kusurlu olduğuna ve diğer suçlayıcı beyanlara ilişkin iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, iddia edilen kazada davalı kurum ------ Genel Müdürlüğünün ve ----- şoförünün kusuru bulunmadığını, kazanın varlığı, oluşumu, yol şartları gibi faktörlerin durumunun kazaya etkisi, illiyet bağının varlığı ve tarafların kusur oranları ile hasar,zarar durumu, delil durumuna göre ehil bilirkişilerce yapılacak olan incelemeler ve yargılama sonucunda ortaya çıkarılabileceğini, 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verildiğini, ilgili maddeler ışığında davalı kurumun davaya konu kaza hadisesinden sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı kazayı, hasarı kusur durumunu somut ve yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, davacının talep ettiği tutarlar haksız olup, fahiş, afakidir ve somut delillere dayanmadığını, açıklanan nedenlerle haklı savunmalarının kabulü ile, davalı idare aleyhine haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İhbar Olunan Vekili beyan dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkilinin kazada bir kusurunun olmadığını, davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini davanın reddine karar verilmesi ve icra takibinin kaldırılmasını beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kayıtları, İfade Tutanakları, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, SBG Merkezi Kayıtları, ------. İcra Dairesinin ----- dosyası, ZMMS Poliçesi, Hasar Dosyası ve ödeme belgeleri, Başvuru dilekçesi ve cevabı, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , davacı sigorta şirketi tarafından, maddi hasarlı trafik kazası sonucunda dava dışı üçüncü kişiye yaptığı ödemenin kazaya kusuru ile sebebiyet veren ZMMS Sigortalı araç işleteni davalıdan rücuen tahsili için başlattığı -----İcra Dairesinin -----. sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine İlişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları (davalının TTK'nin 16/2 maddesi gereğince tacir olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiştir) harç, sıfat ve hak düşürücü süre de değerlendirilmek suretiyle davacı vekilinin vaki beyanı gereği mazereti kabul edilerek ön inceleme duruşması icra edilmiştir. Ön inceleme duruşmasında daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı değerlendirilerek bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan davalı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilerek mevcut deliller incelenip değerlendirilerek tahkikat bitirilmiş ve aynı duruşmada hazır bulunan davalı vekilinin son sözleri dinlenip tutanağa yazılmak suretiyle aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde;"(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenlemeye göre; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır.Davaya konu olayda davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle trafik kazasında zarar gören üçüncü kişiye ödenen paranın icra takibiyle rücuen tahsili istenmektedir. Dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Davacı, dava dilekçesinde sigortalısı araç malikine rücu nedeni olarak; ZMMS genel şartları B.4-a ve f maddeleri uyarınca, sigortalı araç sürücüsünün olay yerinin sebepsiz bir şekilde terk etmesine ve ihbar yükümlülüğüne aykırılığa dayanmaktadır. Bu anlamda taraflar arasındaki uyuşmazlık, kazada sigortalı araç sürücüsünün, kazadan sonra olay yerini terk etmesinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve kaza yerinin terki veya kusur nedeniyle kaza nedeniyle meydana gelen rizikonun ve zararın sigortalıdan rücuen tahsilinin istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.Sigortacının sigortalısına rücu hakkı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup bu maddede "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.6102 Sayılı TTK'nin 1409/2 maddesinde de ''Sigortacı ,sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.' düzenlemesi bulunmaktadır. 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının Sigortalıya rücu hakkı " B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde ise "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) Bedeni Hasara Neden Olan Trafik Kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan zarar ödemesini rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. Yukarıda rücu sebepleri arasında sayılan hususlardan olayımızı ilgilendirme ihtimali bulunanlar koyulaştırılmış durumdadır.Yukarıda yapılan açıklamalar , gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan yargılama ışığında somut olaya gelince; öncelikle dosya kapsamından ve davacı sigorta şirketinin kayıtlarından anlaşıldığı üzere davalı kurum adına tescilli -----sayılı araç minibüs 25/06/2020 ilâ 25/06/2021 tarihleri arasında araç başına maddi 41.000,00 TL limitle davacı şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalamıştır. Yine dosyada bulunan soruşturma evraklarına göre iddia konusu kazanın yaşandığı ve davacının dava dışı zarar gören kişiye ödeme yaptığı tartışmasızdır. Dosyadaki bilgi ve belgeler ile iddiaya göre uyuşmazlığın kaynağı olan trafik kazasının maddi hasarlı olduğu da açıktır. Bu durumda çözümlenmesi gereken sorun ZMMS poliçesi bulunan dava konusu araç bakımından meydana gelen işbu trafik kazası neticesinde olay mahallinin terk edilmesinin tek başına poliçeyi teminat kapsamından çıkarıp çıkarmadığına ilişkindir. Sigorta hukukunda asıl olan, sigorta poliçesi kapsamında kalan rizikonun gerçekleşmesi halinde zararın sigortacı tarafından karşılanmasıdır. Ancak bazı durumlara ilişkin kanuna veya poliçe genel şartlarına hükümler konularak, zarar teminat dışına çıkarılabilmektedir. ZMMS genel şartlarının B.4 maddesinde de teminat harici olan hususlar düzenlenmiş olup, bunlardan bir tanesi de kazadan sonra olay yerinin terk edilmesidir. Ne var ki, somut olayda özellikle kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün ---- Büyükşehir Belediyesine bağlı----- otobüs/metrobüs şoförü olmasına göre, ödenen zarar miktarına da bakıldığında meydana gelen zararın taraf ifadelerinden de anlaşıldığı üzere hafif maddi hasarlı bir kazaya ilişkin olduğu, davalı şirketin kamu hizmeti kapsamında sürekli yolcu taşıma hizmeti içinde bulunduğu, ihbar olunan şoför ve zarar gören araç sürücüsü üçüncü kişinin trafikte yaşadığı anlaşılan yol tartışmasının İstanbul şartlarında maruf olan trafik yoğunluğundan ve stresinden kaynaklandığı, esasen olayda genel şartların aradığı anlamda davalı kurum şoförünün olay yerini terk etmek yönünde bir kastı olmadığı ve böylece Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının Sigortalıya B.4/f fıkrası gereğince rücu koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Ayrıca somut olay dürüstlük kuralı, sigortanın amacı ve sigorta hukuku çerçevesinde değerlendirildiğinde de rücunun hakkaniyete ve adalete uygun düşmeyeceği değerlendirilmiştir. Binaenaleyh ; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2, ZMMS genel şartları ve 6102 sayılı TTK'nin 1409/2, maddeleri gereğince yasal ve yerinde görülmeyen; 4721 Sayılı TMK'nin 6 ile 6100 Sayılı HMK'nin 190 maddeleri gereğince de ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden davanın reddine karar verildiğinden aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince davacı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Ayrıca 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubuyla bakiye 157,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddesi uyarınca hesap ve takdir olunan 3.915,08 TL nispi vekalet ücretinın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
8-)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)Dair, davacı vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yokluğunda, davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibarıyla (3.915,08 TL<28.250,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!