WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/407
KARAR NO : 2024/143

DAVA : Genel Kurul Kararlarının Yok Hükmünde Olduğunun Tespiti
DAVA TARİHİ : 13/06/2023
KARAR TARİHİ : 21/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararlarının Yok Hükmünde Olduğunun Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:
"... KONU : Davalı Şirket ve yetkisiz temsilcileri tarafından gerçekleştirilen 01.12.2016 tarihli Genel Kurul'un kesinleşen Mahkeme kararı ile yok hükmünde olduğunun tespiti ve Müvekkilimizin tescil edilen payı doğrultusunda; 14.03.2023 tarihli ----Olağan Genel Kurulu ve alınan usulsüz kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALAR
Müvekkilimiz -----işbu dilekçe ekinde yer alan Mirasçılık Belgesi uyarınca 07.09.2016 tarihinde vefat eden dava dışı müteveffa---- ½ miras payına sahip mirasçısıdır. (EK 1:----- Noterliği’nin 19.09.2016 tarihli ve -----yevmiye numaralı Mirasçılık Belgesi)
Müteveffa ----- ise, vefat tarihine kadar Davalı Şirketin %90 oranında paya sahip hissedarıdır. ----- 07.09.2016 tarihinde vefatı ile söz konusu %90 esas sermaye payı mirasçıları Müvekkil ------ geçmiş olup bu kişiler söz konusu %90 oranındaki hissenin mülkiyeti ile bu hisselerden doğan hissedarlık haklarına 07.09.2016 tarihi itibari ile sahip olmuştur.Davalı Şirket’in toplamda %10 sermaye payına sahip diğer iki hissedarı tarafından alınan 01.12.2016 tarihli Müdürler Kurulu Kararı ve 01.12.2016 tarihli Genel Kurul kararı ile, “Müvekkilimizin, Davalı Şirkete ortak olarak kabul edilmemesine ve % 45 oranındaki payının ve ilgili pay ile bağlı hak ve alacaklarının mevcut ortaklardan ----- hesabına eşit oranlarda devralınmasına, pay için tespit edilen 500.000-TL gerçek değerin Mirasçı hesabına ödenmesine” karar verilmiştir. (EK 2: 01.12.2016 tarihli Müdürler Kurulu Kararı ve 01.12.2016 tarihli Genel Kurul Kararı)
Türk Ticaret Kanunu’nun 596’ncı maddesinin 4’üncü fıkrası gereği, Şirket, 3 ay içerisinde geçerli bir karar ile açıkça ve yazılı olarak sermaye payının geçtiği kişiyi reddetmemişse, onay vermiş sayılacaktır.Mirasçı olarak iktisap edilen sermaye payı sebebiyle müvekkilinin reddine dair, Davalı Şirket tarafından geçerli ve usulüne uygun bir genel kurul kararı alınmamış olduğundan, Müvekkilimizin, Davalı Şirketin hissedarı olduğu hususunda şüphe bulunmamakta ise de Müvekkilimiz hissedar olmasına rağmen yetkisiz temsilci ve yetkisiz temsilcilerce alınan kararlar doğrultusunda Davalı Şirket dışında tutulmuştur.Ne var ki; Davalı Şirket tarafından, Müvekkilimize ait sermaye pay bedelinin tespiti için dava açılmış olup; tarafımızca sunulan cevap dilekçesi ile anılan davanın Türk Ticaret Kanunu 596. Maddesi uyarınca alınan usulüne uygun bir ret kararı bulunmadığından dava şartı yokluğundan reddi talep edilerek; Müvekkilimizin Davalı Şirkette elbirliği ile mülkiyete dayalı pay sahipliğinin tespiti ve Ticaret Sicile tescili için karşı dava açılmış ve ---- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin -----. sayılı dosyası kapsamında görülen dava kapsamında tefrik kararı verilerek, tarafımızca ikame edilen davanın-----. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin -----Esas sayılı dosyası kapsamında görülmesine karar verilmiştir.

Yapılan yargılama sonucunda; Davalı Şirket üzerinde Müvekkilimiz ----- pay sahipliğinin tespiti ve tesciline ilişkin----- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin -----sayılı dosyası kapsamında Yerel Mahkemece red kararı verilmesi üzerine; Yerel Mahkeme kararına karşı tarafımızca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yoluna Müvekkilimizce gerçekleştirilen başvuru üzerine yapılan inceleme ile ----Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi’nin-----Sayılı ilamı uyarınca; istinaf talebimiz yerinde görülerek TTK 617/3 ve 416. Madde hükümlerindeki çağrı usulüne uyulmaması, 596/2. Maddesi uyarınca şirket ortağı olan davacının payının onaylanmasının reddedildiği ve olağanüstü genel kurulda kanunda aranan nitelikte çoğunluğu sağlanamamış olması karşısında; mezkûr kararın yok hükmünde olduğu, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği yönünde hüküm tesis edilmiş ve Müvekkilimizin Davalı şirkete mirasçı sıfatıyla % 45 pay oranıyla ortak olduğunun tespiti ile sicile tesciline karar verilmiştir. ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde kayıtlı Davalı Şirket tarafından ilgili İstinaf İlamı’na karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuş, gerçekleştirilen temyiz başvurusu sonrası; Yargıtay -----.Hukuk Dairesi’nin----- Sayılı ve 21.09.2022 tarihli kararı ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesi’nin------. Sayılı kararı Müvekkilimiz lehine onanmış olup Müvekkilimizin söz konusu şirketin %45 pay ile ortağı olduğu ve tescili kararı kesinleşmiştir. (EK 3: ----Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 14.11.2018 Tarihli ----- sayılı Kararı, ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi’nin 08.10.2020 Tarihli ------Sayılı İstinaf İlamı, Yargıtay -----.Hukuk Dairesi’nin------. Sayılı ve 21.09.2022 tarihli Onama Kararı, Yerel Mahkeme Kararının Kesinleştiğini Gösterir 17.11.2022 Tarihli Kesinleşme Şerhi)
Bu kapsamda; Müvekkilimizin mirasçı sıfatıyla %45 pay oranıyla Davalı Şirket nezdinde ortak olduğu tespit ve teyit edildiğinden Müvekkilin %45 pay oranı ile pay sahipliğinin tescili ve ilan edilmesi hususunda----- Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne başvurumuz gerçekleştirilmiş, başvurumuz akabinde -----Gazetesi’nin 24.11.2022 Tarih ----- Sayılı İlan ve ----- İlan Sıra Numarası ile Müvekkilimizin ortaklık payının tescili ve ilanı gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla Müvekkilimiz %45 pay oranı ile esas sermayede pay sahibi konumunda olup konu husus tescil ve ilan edilmiş durumdadır. (EK 4: ----- Gazetesi’nin 24.11.2022 Tarihli İlanı)Davalı Şirket tarafından Türk Ticaret Kanunu’nun 596/2 maddesi ile düzenlenen red usulüne aykırı olarak ve 01.12.2016 tarihindeki olağanüstü genel kurul çağrı usulü ve karar nisaplarına aykırı olarak günümüze dek gelinen süreçte yok hükmünde kararlar alarak toplantılar gerçekleştirmiştir. Müvekkilimiz yokluğunda tesis edilen Genel Kurul kararlarının yasalara veya şirketin ana sözleşme hükümlerine aykırı olması, Genel Kurul toplantılarının müvekkilimize davetinin kanunda belirtilen şekilde yapılmaması, toplantı gündeminin kanunda belirtilen şekilde ilan edilmemesi, yetkili olmayan kişilerin oy kullanması, haklı bir sebep olmaksızın pay sahiplerinin Genel Kurul toplantısına katılmasının engellenmesi gibi yöntemler ile de Müvekkilimiz usul ve yasaya aykırı olarak Şirket nezdindeki tüm süreçlerin dışında bırakılmaya çalışılmıştır. Nitekim Müvekkilimizin pay sahipliğini hukuka aykırı şekilde ortadan kaldırmaya çalışan hissedarlar ve yok hükmünde kararlar ile hukuka aykırı seçilen müdürlerce gerçekleştirilen Genel Kurullar ve alınan kararların yok hükmünde olduğu Mahkeme ve Yüksek Mahkeme kararları tespit edilmiş ve kesinleşmiştir. Bu kapsamda, 01.12.2016 tarihli Genel Kurul Toplantısı’nın kesinleşen mahkeme kararı ile yok hükmünde olduğunun tespit edilmesi ile birlikte; Davalı Şirket tarafından usulüne uygun yapılması gereken ve Mahkeme ve Yüksek Mahkeme kararları ile yok hükmünde sayılan tüm Genel Kurulların da yok hükmünde olduğunun kabulü gerekmektedir.Ne var ki tarafımızca da; Davalı Şirket tarafından alınan yok hükmündeki genel kurul kararlarına istinaden ----- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ----- Esas sayılı dosyası ile Müvekkilin hissedarı olduğu Davalı Şirket tarafından alınan 23.11.2018 ve 15.04.2020 tarihli Genel Kurul Kararlarının usulüne uygun alınmaması sebebiyle Genel Kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ile 15.04.2020 tarihli Genel Kurul Kararı uyarınca yapılan Davalılar -----ile ----- arasındaki pay devri işlemlerinin yok hükmünde olduğunun tespiti ve Müvekkile ait % 45 oranındaki hisselerin/payların devrinin engellenmesi için tedbir kararı verilmesi talepli dosyamız ve----- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin----Esas sayılı dosyası ile Davalı Şirket tarafından alınan 15.04.2020 tarihli Genel Kurul Kararının usulüne uygun alınmaması sebebiyle Müdürler Kurulunun seçimine ilişkin kararın yok hükmünde olduğunun tespiti ve TTK 530. Maddesi uyarınca organ eksikliğinin giderilmesi ve eksiklik giderilinceye kadar TMK 427/4 maddesi uyarınca tedbiren şirkete yönetim kayyımı atanması ile Davalı ----ticari defter ve kayıtlarının fiktif olarak tertip edilip edilmediğinin tespiti taleplerimize ilişkin davalarımız da ikame edilmiş olup söz konusu dava dosyaları da derdest durumdadır.Daha evvel Müvekkilimizin Şirket nezdinde tescil edilen ortaklık ve pay yapısı ile birlikte; Davalı Şirket tarafından 09.12.2022 Tarihli ----- Gazetesi’nde yayınlanan ilan ile de açıkça görülebileceği üzere Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı tarihi 28.12.2022 olarak ilan edilmiş, tarafımızca 26.12.2022 tarihinde müvekkilimizi temsilen vekili -----ve tarafımızca Türk Ticaret Kanunu’nun 614. Maddesi uyarınca genel kurul öncesi bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması kapsamında şirket merkezinde hazır bulunulmuş ve bu kapsamda Şirket’ten şirkete ilişkin tüm mali veri ve kayıtların hazır bulundurulması ve tarafımıza teslimi talep edilmiş, Şirket nezdinde talep edilen bilgi ve belgelerin olağanüstü genel kurul öncesi hazır bulunmadığı tespit edilmiş, söz konusu hususlar tutanak altına alınmış, akabinde gerçekleştirilen 28.12.2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı ile de usulüne uygun olmayan kararlar tesis edilmiştir. Tarafımızca hukuka aykırı kararlara karşı muhalefet şerhi sunulmuş ve toplantı tutanağına ek yapılmıştır. Bu doğrultuda; diğer hissedarlar ve yetkisiz müdürler nezdinde; geçmişe dönük sorumluluk oluşacağına yönelik kanaat oluşması akabinde alelacele harekete geçilerek yetkisiz kişilerce hukuka ve usule aykırı şekilde pay devirlerinin gerçekleştirilmiş ve şirket müdürleri değiştirilmiştir. 28.12.2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’na Müvekkilimizin hak kaybına uğramaması ve muhalefet şerhlerimizin toplantı tutanağına işletilebilmesi için katılım sağlanmış olup katılımımız toplantının geçerliliğini kabul ettiğimiz anlamına gelmemekle birlikte; 01.12.2016 tarihli Genel Kurul’un kesinleşen Mahkeme ilamı kapsamında verilen kesin karar ile yok hükmünde olduğuna karar verilmesi ile söz konusu toplantı ve sonrasında yapılan Genel Kurul Toplantıları da yok hükmünde sayılacağından işbu 28.12.2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul da yetkisiz temsilciler tarafından hazırlandığından ve hukuka aykırı kararlar verilmesi nedeniyle yok hükmündedir. Nitekim tarafımızca söz konusu usulsüz kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ve gerçekleştirilen pay devirlerinin engellenmesi için ihtiyati tedbir talepli olarak ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile dava ikame edilmiş olup işbu dava derdest durumdadır.28.12.2022 tarihli hukuka aykırı olarak gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'nın ardından -----Gazetesi'nin 20.01.2023 tarihli İlanında da görülebileceği üzere Davalı Şirket tarafından 10.02.2023 tarihinde saat 09:30'da 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının gerçekleştirilmesi ilan olunmuş; tarafımızca -----Noterliği'nin 03.02.2023 tarih ----- Yevmiye No'lu ihtarnamesi ile Müvekkilimizin bilgi edinme ve inceleme hakkı kapsamında genel kurul toplantısı öncesinde şirket defter ve kayıtlarının hazır edilmesi ve olağan genel kurul toplantısı çağrısı ile hissedarlık haklarımızın gündeme eklenmesi talepli olarak ihtarname keşide edilmiştir. Tüm bunların yanında 06.02.2023 tarihinde de Şirket merkezinde Müvekkilimizi temsilen vekili ------ ve tarafımızca şirket mali verilerinin, finansal tabloların, yıllık faaliyet raporunun, denetleme raporları ve kar dağılımının, Genel kurul toplantı ve müzekere defterlerinin, bilanço verilerinin, kar dağıtım önerisi vb. Belgelerin incelenmesi, 2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022 yıllarına ait Kurumlar Vergisi Beyannemeleri, 07/2022-09/2022 dönemi Geçici Vergi Beyannameleri, 2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022 yılı sonları ve 30.09.2022 dönem sonu itibariyle Detaylı Genel Mizanlar, 2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022 yıl sonları ve 30.09.2022 dönem sonu itibariyle detay muavinler, 2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022 yıllarına ait faaliyet raporları, 2016’dan itibaren faaliyetine son verilenler de dahil olmak üzere Şirket’e bağlı işyerlerinin listesi, bilanço, kar-zarar hesapları, raporlar, stoklar, ayrılan fonlar, bağışlar, şirketi borçlandıran kıymetli evraklar ve işlemlere ilişkin tüm belgelerin incelenmek üzere hazır bulundurulması ve tarafımıza teslimi talep edilmiştir. Ne var ki; Tarafınızca Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri kapsamında talep edilen bilgi ve belgelerin 10.02.2023 tarihli Olağan Genel Kurul öncesinde Şirket merkezinde hazır bulundurulmadığı tespit edilmiş ve işbu husus tarafımızca tutanak altına alınmıştır. (EK 5: Bilgi Alma ve İnceleme Hakkımız Kapsamında Şirket Merkezinde 06.02.2023 Tarihli İmza Edilen Tutanak)
10.02.2023 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı'nın gündem maddeleri arasında yer alan 4 numaralı gündem maddesi; 2021 yılı bilanço kar zarar hesaplarının okunması, müzakere edilmesi ve bilanço kar zarar hesaplarının onaya sunulması olup; işbu dilekçemiz ekinde sunduğumuz ve toplantı tutanağına ek yaptığımız muhalefet şerhimiz uyarınca söz konusu gündem maddesine ilişkin olarak; usulüne uygun gerçekleştirilmeyen Genel Kurullar ile atanan müdürler ve oluşturulan Müdürler Kurulu, yetkisiz kişilerden oluşmakta olup Müdürler Kurulunca tesis edilen usulüne uygun hazırlanmayan faaliyet raporu ile belirlenen bilançonun kar/zarar durumunun tarafımızca kabulünin mümkün bulunmadığı, gelinen döneme dek Müvekkilimizin Şirket dışında tutulması nedeniyle şirket faaliyetleri ve bilanço durumundan haberdar olamadığı bilgi alma ve inceleme haklarımızı kullanma talebimiz ise hiçbir surette karşılanmadığı, 06.02.2023 tarihinde Şirket merkezinde 47 sayfa olarak teslim almış olduğumuz belgeler incelendiğinde de birçok eksiklik tespit edildiği ve işbu muhalefet şerhimizin ekinde yukarıda sayılanlara ek olarak bilgi ve belge taleplerimizin bulunduğu, bu taleplerimizin de 4 sayfalık ek halinde sunulduğu belirtilerek; istenen tüm defter, bilgi ve belgelerin tarafımıza ibrazı gerektiği ve bu doğrultuda bilançoya ilişkin görüşmelerin ertelenmesi, tarafımıza teslim edilen belgelerdeki eksiklik ve usulsüzlük nedeniyle içeriğini hiçbir şekilde kabul etmediğimizi, dava ve itiraz haklarımızı saklı tuttuğumuzu ve 2021 yılı faaliyet raporu kapsamında belirlenen 2021 yılı bilanço kar/zarar hesaplarını onaylamadığımızı bildirir şekilde toplantı tutanağına şerhi sağlanmıştır.Nitekim ilgili Muhalefet Şerhi gereğince de; toplantı Başkanınca yapılan değerlendirme sonucu toplantının ertelenmesine karar verilmiş olup toplantı diğer maddelerin tekrar ilan edilecek genel kurulda görüşülmesi hususu belirtilerek sona erdirilmiştir. (EK 6: 10.02.2023 Tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı ve Eki Muhalefet Şerhlerimiz)
Bu kapsamda; -----Gazetesi'nin 17.02.2023 tarihli İlanında da görülebileceği üzere Davalı Şirket tarafından 14.03.2023 tarihinde saat 09:30'da 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının gerçekleştirilmesi ilan olunmuş; tarafımızca ---- Noterliği'nin 06.03.2023 tarih----- Yevmiye No'lu ihtarnamesi ile Müvekkilimizin bilgi edinme ve inceleme hakkı kapsamında genel kurul toplantısı öncesinde şirket defter ve kayıtlarının hazır edilmesi talepli olarak ihtarname keşide edilmiştir. Tüm bunların yanında 13.03.2023 tarihinde de Şirket merkezinde Müvekkilimizi temsilen vekili ----- ve tarafımızca şirket mali verilerinin, finansal tabloların, yıllık faaliyet raporunun, denetleme raporları ve kar dağılımının, Genel kurul toplantı ve müzekere defterlerinin, bilanço verilerinin, kar dağıtım önerisi vb. Belgelerin incelenmesi, 2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022 yıllarına ait Kurumlar Vergisi Beyannemeleri, 07/2022-09/2022 dönemi Geçici Vergi Beyannameleri, 2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022 yılı sonları ve 30.09.2022 dönem sonu itibariyle Detaylı Genel Mizanlar, 2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022 yıl sonları ve 30.09.2022 dönem sonu itibariyle detay muavinler, 2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022 yıllarına ait faaliyet raporları, 2016’dan itibaren faaliyetine son verilenler de dahil olmak üzere Şirket’e bağlı işyerlerinin listesi, bilanço, kar-zarar hesapları, raporlar, stoklar, ayrılan fonlar, bağışlar, şirketi borçlandıran kıymetli evraklar ve işlemlere ilişkin tüm belgelerin incelenmek üzere hazır bulundurulması ve tarafımıza teslimi talep edilmiştir. Ne var ki; Davalı Şirket tarafından Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri kapsamında talep edilen bilgi ve belgelerin 14.03.2023 tarihli Olağan Genel Kurul öncesinde de Şirket merkezinde hazır bulundurulmadığı, daha önce tarafımıza 10.02.2023 tarihli genel kurul öncesi teslim edilen 47 sayfadan oluşan ve içeriği tarafımızca kabul edilmeyen evraklar teslim edilmeye çalışılmış ve işbu husus tarafımızca tutanak altına alınmıştır. (EK 5: Bilgi Alma ve İnceleme Hakkımız Kapsamında Şirket Merkezinde 13.03.2023 Tarihli İmza Edilen Tutanak)14.03.2023 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda ise işbu dilekçe ekinde yer alan toplantı tutanağı ile de görülebileceği üzere; tüm muhalefet şerhlerimize ve olumsuz oylarımıza rağmen Şirketin 2021 yılına ilişkin Yönetim Faaliyet Raporu'nun onaylanmasına, 2021 yılına ait bilanço ve gelir tabloların onaylanmasına, Müdürler Kurulu üyelerinin ayrı ayrı ibra edilmelerine, Müvekkilimiz hissedar vekili ------ müdür olarak tarafımızca önerilmesine rağmen söz konusu talebimizin reddedilmesine, şirket müdürlerinden----- azli ile -----şirket müdürü olarak 5 seneliğine atanmasına, 2021 yılı Bağımsız Denetim Raporu'nun onaylanmasına, 2022 yılı için seçilecek---- Olarak seçilmesine, -----adresinde yeni bir şube açılmasına, şube müdürü olarak ------atanmasına karar verilmiştir. Söz konusu hukuka aykırı kararlara ilişkin tarafımızca 11 maddeden oluşan muhalefet şerhleri Toplantı Başkanlığına ibraz edilmiş olup ilgili muhalefet şerhleri ile; Şirket merkezinde 47 sayfa olarak teslim almış olduğumuz belgeler incelendiğinde de birçok eksiklik tespit edildiği, istenen tüm defter, bilgi ve belgelerin tarafımıza ibrazı gerektiği ve bu doğrultuda tarafımıza teslim edilen belgelerdeki eksiklik ve usulsüzlük nedeniyle içeriğini hiçbir şekilde kabul etmediğimizi, dava ve itiraz haklarımızı saklı tuttuğumuzu ve 2021 yılı faaliyet raporu kapsamında belirlenen 2021 yılı bilanço kar/zarar hesaplarını onaylamadığımız, 28.12.2022 tarihli yok hükmündeki genel kurul toplantısı ile yetkisiz kişilerce müdürler kurulu belirlenmek istenmiş ise de; TTK m. 623/1 gereğince, şirket ortaklarından en az birinin sınırsız olarak yönetim hakkına ve temsil yetkisine sahip müdür olması gerektiği fakat toplantı tutanağında müdürlerden herhangi ikisinin şirket unvanı ve kaşesi altına atacakları müşterek imzaları ile 5 yıl süreyle temsil ve ilzam etmelerine karar verildiği fakat yetkinin sınırsız olup, olmadığına ilişkin bilgi verilmediğinin tespit edildiği, bu haliyle müdürlerin seçiminin Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne tescil edilemediği, bu kapsamda usulüne uygun olmayan kararlarla yetkisiz kişilerce hareket edilmeye çalışıldığı ortada olup hiçbir kişiyi ibra etmediğimiz, geçmişe dönük hem şirket hem de hissedarlar ve yetkisiz temsilciler hakkında dava ve şikâyet haklarımızı saklı tuttuğumuz belirtilmiştir. Şirket finansal tabloları, konsolide finansal tablolar, yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve Şirket kar dağıtım önerisinin incelememize sunulması gerektiği fakat gelinen döneme dek sunulmadığı, 2021 yılı faaliyet raporu ve bu doğrultuda belirlenen kar/zarar durumunu da kabul etmediğimiz gibi 2021 yılına ilişkin kar dağıtım önerisi de tarafımıza sunulmadığınan kar dağılımına ilişkin alınacak usulüne uygun olmayan kararları da kabul etmediğimiz bildirilmiştir. Yeni müdürler kurulu üyelerinin bu kapsamda seçilmesi ve görev sürelerinin belirlenmesine ilişkin kararların tarafımızca kabul edilmediği, müdürler kurulunca yürütülen mali süreç ve işlemler tarafımızca kabul edilmediği gibi yok hükmündeki genel kurullar ve şirket esas sözleşmesine aykırı olarak belirlenebilecek ve bu zamana dek usulsüz yürütülen işlemlere istinaden ücret, huzur hakkı, ikramiye, prim ve kazanç payı ödemesinin de hiçbir surette kabul edilmediği, 2021 yılı denetim raporu şirketin mevcut durumunu yansıtmadığından 2022 yılı için seçilecek bağımsız denetim kuruluşunun da bu usul ile belirlenmesinin uygun olmadığı ve Şirket nezdinde alınan şube açılış kararları ve şube tescil işlemlerini hiçbir şekilde kabul etmediğimiz bildirilmiştir.Dolayısıyla öncelikle yok hükmündeki bugüne kadar yapılan genel kurulların gerçekleştirilmesi gerekmekte olup gerçekleştirilmeksizin müdürlerin değişikliği yönünde karar verilmesi, müdürlerin ibra edilmesi, şirket bilanço verilerinin onaylanması, daha evvel alınan raporların denetlenmemiş olması ve usulüne uygun tesis edilip edilmediği tespit edilemediğinden bu kapsamda hazırlanan faaliyet raporlarının onaylanması, bu zamana dek usulsüz yürütülen işlemler doğrultusunda huzur hakkı ödenmesi, alınan şube açılış kararlarının kabulü mümkün değildir. Bu kapsamda kesin mahkeme kararına aykırılık ile toplantının açılması ve toplantı başkanlığının oluşturulması, seçimi ve hissedarlar adına imza yetkisi verilmesi gerekmekte olup Yeni Müdürler Kurulu Üyelerinin atanması ve görev sürelerinin belirlenmesine ilişkin alınan kararlar, tarafımızca hak kaybı yaşanmaması için müdür önerisi sunulmasına rağmen bu önerimize ilişkin karar verilmemesi hiçbir surette usul ve yasaya uygun değildir. Bilgi edinme ve inceleme hakkımızın kullanımına yönelik taleplerimiz de halen karşılanmamış ve bu konuda da karar verilmemiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki;
Türk Ticaret Kanunu 595/2 maddesi ile;
“Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur.”hükmü tesis edilmiş olup ne var ki; 28.12.2022 tarihli Genel kurulda noterde onaylanan devir sözleşmesinin oylanması gerekirken hiçbir şekilde noter onaylı ve geçerli sözleşme Genel Kurula sunulmamış olup Genel Kurul Kararında devir yapılan noter bilgisi, tarih ve sayısı da yer alması gerekirken bu şekil şartına da uyulmamıştır.
Nitekim Yargıtay---- Hukuk Dairesi’nin 21.03.2016 Tarih ----- Esas ------ Karar sayılı ilamı ile;“…Mahkemece limited şirket hisse devri sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onaylanmasının şart olduğu, payı devreden ile devralanın noter huzurunda devir sözleşmesi yapması gerektiği, somut olayda yasanın aradığı anlamda devreden ve devralan arasında yazılı şekilde yapılmış ve noter huzurunda imzalanmış geçerli pay devir sözleşmesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına Yargıtay karar vermiştir.”şeklinde içtihat edilmiştir. Yukarıda yer vermiş olduğumuz üzere; TTK madde 595/1 uyarınca, esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Bu hüküm uyarınca esas sermaye payının devrini içeren işlemin yazılı yapılması gerekmektedir. Buna göre limited şirkette payın devri için imzaların noter tarafından onaylandığı yazılı bir sözleşme yapılması gerekmekte olup imzaların noterce de onaylanması geçerlilik şartıdır. Esas sermaye payının devrine ilişkin sözleşmede olduğu gibi, devir borcu doğuran tüm işlemler de aynı yazılı şekil şartı geçerlidir. Kanunda öngörüldüğü şekilde yapılmayan payın devri sözleşmesi genel kurulun onayıyla geçerlilik kazanamaz. Başka bir deyişle, kanun tarafından düzenlenen şekil şartına uyulmadan yapılan payın devri sözleşmesinin genel kurulda onaylanması halinde sözleşme geçerli hale gelmemekte olup geçersiz bir devir işlemine dayanılarak verilmiş genel kurulun onaylama kararı hüküm doğurmaz. Hükümsüzlük taraflar ve üçüncü kişilerce ileri sürülebilir, mahkemece de re’sen göz önüne alınması gerekmektedir. Ek olarak sadece kanuna uygun devir sözleşmesinin yapılmasıyla esas sermaye payı devralana geçmez. Bununla birlikte şirketin bu devre onay vermesi ve bunun için payın devrinin şirkete bildirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda hali hazırda Şirket nezdinde gerçekleştirilen ve tarafımızca itiraz ve dava konusu yapılan 28.12.2022 tarihli Genel Kurul'da alınan tüm kararlar 01.12.2016 tarihli Müdürler Kurulu kararın yok hükmünde olduğunun tespit ve tesciline karar verilmesiyle birlikte hali hazırda hukuka aykırı olup; alınan kararlar kapsamında da hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Silsile halinde yapılan devirler ve Müdürler Kurulu kapsamında yapılan tüm usulsüz değişiklikler de Şirketin yönetimine ilişkin hukuka aykırı kararlar alınmasına devam edilmesine neden olmaktadır. Bu kapsamda 28.12.2022 tarihli Genel Kurul Toplantısı doğrultusunda gerçekleştirilen 10.02.2023 ve 14.03.2023 tarihli genel kurul toplantılarının da hukuken yok hükmünde olduğu izahtan varestedir.Türk Ticaret Kanunu’nun 623/1 maddesi;
“Şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir.”
hükmüne havi olup şirket ortaklarından en az birinin sınırsız olarak yönetim hakkına ve temsil yetkisine sahip müdür olması gereklidir. 28.12.2022 tarihinde gerçekleştirilen toplantı tutanağında müdürlerden herhangi ikisinin şirket unvanı ve kaşesi altına atacakları müşterek imzaları ile 5 yıl süreyle temsil ve ilzam etmelerine karar verilmiş, fakat yetkinin sınırsız olup, olmadığına ilişkin bilgi verilmemiştir. Ayrıca toplantı gündeminde yer almamasına rağmen mevcut yetkisiz müdürlerin azli ve gündem maddesini aşar şekilde yetkiler belirlenmiştir. Kararlar bu yönleri ile de usulsüz ve yok hükmündedir. Bu kapsamdaki tüm gündem maddelerine ve gündemde bildirilmemesine rağmen alınan kararlara istinaden tüm muhalefet şerhlerimizin toplantı tutanağına işletilmesi talep edilmiş, ancak taleplerimize ilişkin karar verilmemiş, yalnızca toplantı tutanağına ek yapılmıştır. 28.12.2022 tarihli-----Olağanüstü Genel Kurulunda alınan usulsüz ve mevzuat gereklerine uygun olmayan müdürler kuruluna ilişkin kararlar da o dönem tescil edilmemiş, 14.03.2023 tarihli Genel Kurul Toplantısı ile alınan karar gereği usulüne uygun olmayan -----Gazetesi nezdinde gerçekleştirilen 23.03.2023 tarihli ilan ile tescili gerçekleştirilmiştir.
Bu kapsamda; öncelikli olarak yok hükmünde sayılan tüm Genel Kurulların yapılması gerekmektedir. Bunlar yapılmadan şirket pay devirleri ve Müdürlerin değişikliği usulüne uygun değildir. Bu girişim başlı başına hukuka aykırı işlemler gerçekleştiren hissedarların ve müdürlerin sorumluluktan kurtulmaya çalıştıklarının açık bir göstergesidir. Halihazırda yok hükmünde olan Genel Kurul kararları ile yetkisiz temsil söz konusu olan şirkete ----- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ----- Esas Sayılı dosyası ile denetim kayyımı atanmış olup, kayyım raporlarında da yer alan şüpheli işlemlerin bildirilmemesi gibi işbu kararların da kayyım denetimine sunulmadığı görülmektedir. Şirket yetkisiz kişilerce Mahkeme kararlarına aykırı şekilde yönetilmektedir.
Bu doğrultuda; yapılan Olağan ve Olağanüstü Genel Kurullar yok hükmünde olduğundan ve muhataplar ve diğer sorumlular tarafımızca hiçbir zaman ibra edilmediğinden hukuki ve cezai sorumlulukları devam etmektedir. Hissedarların, Şirket müdürlerinin, denetçilerin, toplantı kurul üyelerinin ve yetkisiz temsil icra eden tüm sorumluların usule, mevzuata, şirketin ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları sebebiyle şirketin ve Müvekkilimizin uğramış olduğu zararların öngörülemez noktalara ulaştığı da aşikardır. Nitekim tarafımızca da Davalı Şirket ve yetkisiz temsilcileri tarafından gerçekleştirilen 01.12.2016tarihli Genel Kurul’un kesinleşen Mahkeme kararı ile yok hükmünde olduğunun tespiti ve Müvekkilimizin tescil edilen payı doğrultusunda; Müvekkilimizin bilgi edinme ve inceleme hakkının kullanımı ile şirket defter ve kayıtlarının tarafımıza teslim edilmesine karar verilmesi talepli olarak ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin----- Esas sayılı dosyası ile ve Davalı Şirket ve yetkisiz temsilcileri tarafından gerçekleştirilen 01.12.2016 tarihli Genel Kurul'un kesinleşen mahkeme kararı ile yok hükmünde olduğunun tespiti ve tescil eden pay doğrultusunda yok hükmündeki 01.12.2016 tarihli Genel Kurul'un yeniden yapılmasına karar verilmesi talepli olarak ise -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin----- Esas sayılı dosyası ile de davalar ikame edilmiş olup söz konusu davalar da derdest durumdadır.Açıkça görülebileceği üzere; Müvekkilimizin telafisi imkânsız zararlara uğraması muhtemeldir. Zira hem Müvekkilimizin 07.09.2016 tarihi itibari ile kanuni hak sahibi olması hem de Müvekkilimizin pay sahipliği tespit edildiğinden, Davalı Şirket yetkililerinin -kendileri gerçek hak sahibi ve yetkili yöneticiymiş gibi şeklen mevcut ancak esasında yok hükmünde kararlar almak suretiyle Davalı Şirket’in içini boşaltması ve malvarlığı üzerinde diledikleri şekilde tasarrufta bulunarak müvekkilimizin ikame ettiği davaların neticesinde elde edebileceği menfaati karşılıksız bırakmaları kuvvetle muhtemeldir. Nitekim Davalı Şirket halen, 28.12.2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Kararı ile dahi Müvekkilimizin pay sahipliğini hiçe sayarak serbest şekilde hisse devir işlemleri yapmakta ve 14.03.2023 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı ile de açıkça görülebileceği üzere usulüne uygun olmayan şekilde Genel Kurul Kararları almaya devam etmektedir. Müvekkilimizin telafisi imkânsız zararlara uğramasını önlemek adına; yok hükmünde olduğu mahkeme kararları ile kesinleşmiş olan genel kurullar doğrultusunda gerçekleştirilen 14.03.2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nın da yok hükmünde olduğunun kabulü ile; Müvekkilimizin 07.09.2016 tarihinden itibaren zarara uğradığı da göz önünde bulundurulduğunda yetkisiz kişilerce alelacele alınan kararların engellenmesi gerekmektedir.

DAVALI----- 01.12.2016 TARİHLİ GENEL KURUL KARARININ YOK HÜKMÜNDE OLDUĞU İŞBU DİLEKÇE EKİNDE SUNMUŞ OLDUĞUMUZ KESİNLEŞEN MAHKEME KARARI İLE SABİT HALE GELMİŞ DURUMDADIR. BU KAPSAMDA DAVALI ŞİRKET NEZDİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN 14.03.2023 TARİHLİ OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI’NIN YOK HÜKMÜNDE OLDUĞUNUN KABULÜ GEREKMEKTEDİR.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Genel kurul kararlarının butlanı ve iptali” başlıklı 622’nci maddesi uyarınca; TTK’nın anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanmaktadır. TTK’nın m. 617/3 uyarınca toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanmaktadır. Bu minvalde, aşağıda yer verilen TTK hükümleri tahtında; Davalı Şirket’in toplamda %10 pay sahibi ortakları tarafından alınan 01.12.2016 tarihli çağrısız yapılan genel kurul toplantısında alınan kararlar yok hükmünde olup yukarıda detaylarıyla açıklamış olduğumuz üzere KESİNLEŞMİŞ MAHKEME KARARI GEREĞİNCE DE MÜVEKKİLİN PAY SAHİPLİĞİ TESCİL EDİLMİŞ DURUMDADIR.TTK’nın “Çağrısız genel kurul” başlıklı 416’ncı maddesi;“Bütün payların sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak toplanabilir ve bu toplantı nisabı var olduğu sürece karar alabilirler.” hükmüne havidir. 01.12.2016 tarihli genel kurul toplantısında Davalı şirketin % 10 sermaye payına sahip hissedarları tarafından çağrısız genel kurul yapılmıştır. Kesinleşen mahkeme kararı ile de teyit edildiği üzere, 01.12.2016 tarihli toplantıda TTK’nın 416. Maddesinde düzenlenen çağrısız genel kurul toplamanın şartları oluşmamıştır. Zira çağrısız genel kurul toplantılarında, toplantı nisabı tüm paydaşların katılımı ile %100 olmalıdır. Davalı Şirketin toplamda %10 pay oranına sahip iki ortağı ------ toplantıya çağrı usulüne uymaksızın, yani mirasçı diğer ortaklara haber vermeksizin kendi başlarına olağanüstü genel kurul yaparak hiçbir gerekçe göstermeksizin Müvekkilimizin şirkete ortak olarak kabul edilmemesine ve kendilerinin Müdürler kurulu olarak seçilmesine yönelik kararlar almışladır. Nitekim yok hükmünde olduğu kesin hale gelen 28.12.2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı ile de ----- 596.000 TL sermaye karşılığı olan 23840 adet hissesinin ---- devri ve ----- 3.352.500,00 TL sermaye karşılığı olan 134100 adet hissesinin ----- devri ve pay defterine işlenmesi hususu oylamaya sunulmuş, 3.352.500 TL pay sahibi Müvekkilimiz adına olumsuz oyumuza karşılık 4.097.500 TL payın olumlu oyuyla kabul edilmiştir. Söz konusu pay devri işleminin hiçbir surette usul ve yasaya uygun olmadığı izahtan varestedir. Nitekim söz konusu yetkisiz hissedarların oy çokluğuna göre de 14.03.2023 tarihli usulüne uygun gerçekleştirilmemiş olağan genel kurul doğrultusunda hukuka aykırı kararlar tesis edilmiştir.01.12.2016 tarihli genel kurul ile, çağrısız genel kurul toplantısı şartları oluşmadığı gibi, çağrı usulüne dayalı genel kurul toplantısı için aranan asgari toplantı nisabı dahi sağlanmamaktadır.TTK’nın “Butlan” başlıklı 447’nci maddesi tahtında;
“Genel Kurulun, özellikle;
A)Pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran,
C)Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan,Kararları batıldır.” düzenlemesi mevcuttur.
Yukarıda yer verilen yasal mevzuat hükümleri çerçevesinde; mirasçılık yoluyla pay sahibi olan Müvekkilimizin genel kurula katılma hakkı kısıtlandığı ve engellendiği için 01.12.2016 tarihli genel kurul kararı yok hükmündedir. Bu husus, işbu dilekçemiz ekinde sunulan Kesinleşen Mahkeme Kararı ile de sabittir. Huzurdaki dava kapsamında talebimiz, Müvekkilimizin genel kurula katılma hakkı kısıtlandığı ve engellendiği ve takip eden yıllarda Müvekkilimiz davet edilmeksizin alınan 2017-2018-2019-2020-2021 tarihli genel kurullar yok hükmünde olduğundan 14.03.2023 tarihinde gerçekleştirilen ve bu kapsamda tesis edilen 14.03.2023 tarihli Genel Kurul Kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmelidir.

BU KAPSAMDA; İŞBU DİLEKÇEMİZDE YER VERİLEN KESİNLEŞEN MAHKEME KARARI DOĞRULTUSUNDA MÜVEKKİLİMİZİN DAVALI ŞİRKET NEZDİNDE PAY SAHİPLİĞİ TESPİT,TEYİT VE TESCİL EDİLMİŞ OLMASINA RAĞMEN, HUKUKA AYKIRI BİÇİMDE YAPILAN VE YETKİSİZ KİŞİLERCE GERÇEKLEŞTİRİLEN 28.12.2022 TARİHLİ OLAĞANÜSTÜ GENEL KURULDA ALINAN KARARLARIN ARDINDAN 14.03.2023 TARİHİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN 2021 YILI OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISININ DA YOK HÜKMÜNDE OLDUĞUNUN TESPİTİNE KARAR VERİLMESİNİ TALEP EDERİZ.
Bu süreçte, hâlihazırda usulüne uygun seçilmiş yetkili organı dahi bulunmayan ve yetkisiz kişilerce yönetilmekte olan Davalı Şirketin içinin boşaltılması ve Müvekkilimizin pay sahipliğine bağlı hak ve alacaklarının gasp edilmesi kuvvetle muhtemel durumdadır. İşbu dilekçemiz ekinde sunmuş olduğumuz tüm-----Gazeteleri incelendiğinde, bu zamana dek yetkisiz kişilerce Şirket adına kararlar alındığı ve söz konusu kararların Müvekkilimizin zararına olabileceği açıkça görülebilmektedir.Dilekçemiz ekinde yer alan usulsüz bir şekilde alınan ve yok hükmünde olduğu tespit, teyit ve tescil edilen 01.12.2016 tarihli Müdürler Kurulu kararı ve 01.12.2016 tarihli Genel Kurul kararı ile Müvekkilimizin % 45 mirasçılık payının yarısının sahibi olarak hareket eden davalı -----, 5960 adet payını 3. kişi konumundaki davalı -----devretmiştir. Bu pay devri ile Davalı Şirket’in % 10 sermaye payına sahip hissedarları haksız ve usulsüz olarak el attıkları müvekkilimizin şirket nezdindeki % 45 oranındaki sermaye payını üçüncü kişilere devrederek müvekkilimizin pay sahipliğini tamamen ortadan kaldırmak istemişlerdir. Ne var ki; günümüze dek alınan tüm kararlar da yetkisiz kişilerce alınan kararlar doğrultusunda tesis edilmiş ve bu doğrultuda 28.12.2022 tarihli yok hükmündeki Genel Kurul da gerçekleştirilmiştir. Yukarıda yer vermiş olduğumuz üzere; söz konusu Genel Kurul'a ilişkin tarafımızca dava ikame edilmiş olup ilgili dava derdest durumdadır.Limited Şirketler, özünde aile şirketleri olup; Limited Şirketlerde pay devri, anonim şirketlere kıyasla daha zordur. Tüm genel kurullarda onaylanan pay devirleri ile, bir aile şirketi olan Davalı Şirkete 3. şahıs bir hissedarın girmesine izin verilmiş, bu kişi Müdürler Kurulu’nun başkanı olarak da atanmış ve şirket payları yetkisiz kişilerce yetkisiz kişilere devredilmiştir. Davalı Şirket’in tüm işlemleri Müvekkilimize ait olduğu tescil edilen payların gasp edilmesi ve Şirket malvarlığının usulsüz bir şekilde tasarruf edildiğinin göstergesi olmuştur.
Tüm bunların yanında Türk Ticaret Kanunu’nun 437. Maddesi;
“(1) Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir.”
şeklinde düzenlenmiş olup genel kurul toplantısının en az 15 gün öncesinde şirket merkezinde şirkete ilişkin bilgi, belge ve tüm evrakların pay sahiplerinin incelemesine hazır tutulmasının zorunlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Önemle belirtmek gerekir ki gelinen aşamada; Şirket defter ve kayıtlarının tümünü fiziken inceleme hakkımızın kullanılabilmesi adına tarafımıza herhangi bir bilgi, belge ve kayıt halen teslim edilmemiş durumdadır. İşbu husus da 10.02.2023 ve 14.03.2023 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı ile ileri sürdüğümüz muhalefet şerhlerimizdeki taleplerimizin de karşılanmadığını açıkça gösterir niteliktedir.
Ne var ki yukarıda belirtmiş olduğumuz üzere Davalı Şirket tarafından bilanço görüşmelerinin ertelenmesi talebimiz üzerine 10.02.2023 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı’nın ertelenmesi akabinde ertelenen Olağan Genel Kurul’un gerçekleştirilmesi için yeniden Davalı Şirketçe çağrıda bulunulmuş ve 14.03.2023 tarihinde yeniden 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının yapılmasına karar verilmiştir. Ancak 10.02.2023 tarihli ertelenen genel kurul toplantısı öncesinde de olduğu gibi tarafımızca Şirket merkezinde bilgi edinme ve inceleme hakkımızın kullanılabilmesi için 13.03.2023 tarihinde hazır bulunulmuş ise de daha evvel tarafımıza teslim edilen ve şirket kayıtlarına ilişkin hiçbir bilgi barındırmayan, içeriğinde birçok eksiklik bulunduğu tespit edilen söz konusu belgelerin tarafımıza yeniden teslim edilmeye çalışıldığı görülmüştür.
Bu kapsamda anlaşılmaktadır ki; Müvekkilimizin pay sahipliği sıfatına rağmen şirket kayıtları Davalı Şirketçe Müvekkilimize teslim edilmemekte, Şirkete ilişkin tüm bilgi, belge ve kayıtlar ısrarla saklanmakta, bilinçli bir şekilde bilgi edinme ve inceleme hakkımız engellenmekte, incelenmek üzere tarafımızca Şirket merkezinde hazır bulunulduğunda taleplerimiz geçiştirilmekte ve geçmişe dönük Şirket kayıtları gizlenerek Davalı Şirket tarafından açıkça suç işlenmektedir. Ne var ki; tüm bu usulsüzlüklere rağmen usulüne uygun olmayan kararlar tesis edilerek şirketin mali durumuna ilişkin Müvekkilimizin pay sahipliği ve 01.12.2016 tarihli yok hükmündeki müdürler kurulu kararı gözetilmeksizin kararlar alınmaya devam edilmektedir.
Yukarıda bahsi geçen Müvekkilimizin pay sahipliğinin tesciline dair dava kesinleştiği ve söz konusu Genel Kurul’un yok hükmünde olduğu tespit edildiği halde, yetkisiz kişilerce alınan kararlar doğrultusunda tüm genel kurulların yok hükmünde olduğunun kabulü gerekmekte olup halen Davalı Şirket tarafından usule aykırı kararlar ile genel kurullar gerçekleştirilmeye devam etmektedir. İşbu husus da Müvekkil nezdinde telafisi imkânsız zararları meydana getirecektir. Nitekim Müvekkilimizin hak sahibi olduğu tarihten bu yana uğramış olduğu zararın boyutu halen öngörülemez durumdadır.
Davalı şirket ve hissedarları, hisseler üzerinde Müvekkilimizi saf dışı etmeye çalışarak –haksız olarak- serbestçe tasarrufta bulunabildikleri sürece halihazırda tescil edilen hak sahipliğimizden beklenen faydanın gerçekleşmesi de imkansız hale gelebilecektir. Bu suretle, hisseler üzerindeki mülkiyet hakkımızı gasp eden her türlü iş ve işlemin şimdiden tedbiren durdurulması ve Müvekkilimizin hukuki menfaatinin şimdiden hukuki koruma altında tutulması gerekmektedir. Zira geçmişe dönük hukuki ve cezai sorumlulukları ile ilgili davalı şirketi yetkisizce yöneten hissedar ve müdürlere ve tüm sorumlulara karşı hukuki süreç başlatılacağından bu noktada sorumluların kendilerini hukuka aykırı kararlarla ibra ettirmelerinin, müvekkilimizin mağduriyetini engelleyecek olup, başlatılacak hukuki süreçler için de gerekli durumdadır.Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; Davalı Şirket nezdinde Müvekkilimize ait %45 sermaye payının tescilinin gerçekleştirilmiş olması kapsamında; 01.12.2016 tarihli Genel Kurul Toplantısı’nın da yok hükmünde olduğu kesin mahkeme kararı ile tespit edildiğinden, bu tarihten sonra günümüze dek gerçekleştirilen tüm Genel Kurullar yok hükmündedir. Bu doğrultuda Davalı Şirket ve yetkisiz temsilcileri ile gerçekleştirilen 2016-2017-2018-2019-2021-2022 tarihli tüm genel kurul toplantı ve kararlarının yok hükmünde olması nedeniyle 14.03.2023 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısı ile alınan kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, Müvekkilin hissedarı olduğu Davalı Şirkette gerçeşleştirilen 14.03.2023 tarihli olağan genel kurul kararlarının usulüne uygun alınmaması sebebiyle tüm genel kurul kararılarının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini Sayın Mahkemenizden vekaleten arz ve talep ederiz.
Ayrıca önemle belirtmek isteriz ki; Müvekkilimize vekaleten Davalı Şirkette yürütülen ve kayyım raporları ile de sabit olan usulsüz işlemler ile ilgili tüm yetkisiz temsilciler hakkında Türk Ceza Kanunu kapsamında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunma ve dava haklarımızı saklı tutmaktayız.
..........
NETİCE VE TALEP : Fazlaya ilişkin haklarımız ve sair her türlü itiraz, talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; yukarıda arz ettiğimiz nedenlerle,-Davalı Şirket ve yetkisiz temsilcileri ile gerçekleştirilen 2016-2017-2018-2019-2021-2022 tarihli tüm genel kurul toplantı ve kararlarının yok hükmünde olması nedeniyle 14.03.2023 tarihinde gerçekleştirilen OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL TOPLANTISI İLE ALINAN KARARLARININ YOK HÜKMÜNDE OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
..."
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak ve daha sonra 04/10/2023 tarihli duruşmadaki beyan doğrultusunda oluşturulan ara karar gereğince davacı vekili tarafından ibraz edilen özgüleyici beyanı içerir dilekçeye göre 14/03/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davacı vekili duruşmada da dava dilekçesini tekrar etmiştir.
Davalı vekili tarafından ibraz edilip duruşmada da tekrar edilen ve gerekli-yeterli kısımları:
"...
KONU : Davaya cevaplarımızın sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR :
1-Davacı, dava dışı müteveffa ----- ½ miras payına sahip mirasçısı olduğunu, vefat nedeniyle 07.09.2016 tarihinde ortaklık payının kendisine geçtiğini, mirasçısı olarak iktisap ettiği miras payının reddine ilişkin geçerli bir genel kurul kararının alınmadığını, pay sahipliğinin tespiti için dava açtığını, -----. Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin ------ sayılı dosyası ile görülen dava reddedilmiş ise de daha sonra yaptığı istinaf müracaatı neticesinde bu kararın ----BAM ----. H.D.’ nin -----sayılı 08.10.2020 tarihli kararı ile kaldırıldığını ve davanın kabulüne karar verildiğini, bu kararın Yargıtay ----. Hukuk Dairesi’ nin ----- Sayılı kararı ile onanıp kesinleştiğini, bu sebeple 01.12.2016 tarihli genel kurulun ve bundan sonra yapılan 2016,2017,2018,2019, 2021,2022 tarihli genel kurul toplantılarının yok hükmünde olduğunu, davacının müteaddit seferler müvekkil şirkete ait kayıt ve bilgileri inceleme talebinde bulunmasına rağmen bu talebinin yerine getirilmediği, 10.02.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısındaki muhalefet şerhinde belirtilen taleplerinin karşılanmadığını iş bu sebeple müvekkil aleyhine çeşit mahkemelerde çeşitli davalar açtığını, en son yapılan 14.03.2023 tarihli genel kurulda hazır bulunduğunu ancak istenen belge ve bilgilerin kendisine ibraz edilmediğini, kendisine 47 sayfadan oluşan evrakların teslim edilmeye çalışıldığını ancak bunları kabul etmediğini, 14.03.2023 tarihli genel kurulda alınan kararların usulsüz olduğunu, şube açılışı vs… kararları kabul etmediğini, özetle yetkisiz temsilciler tarafından gerçekleştirilen 2016,2017,2018,2019, 2021,2022 tarihli genel kurul toplantılarının ve kararlarının yok hükmünde olması ve her halükarda 14.03.2023 tarihli genel kurul kararlarının usulüne uygun alınmaması sebebi ile tüm genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2-Tarafımızca daha evvel süre uzatım talep edilmekle, gelinen aşamada yasal süresi içerisinde davaya cevaplarımızı sunmaktayız.
3-DAVANIN SÜRE YÖNÜNDEN REDDİNİ TALEP EDERİZ.
Davacının dava dilekçesinde ileriye sürdüğü iddialar iptal davasının konusudur. Davacının 14.03.2023 tarihli genel kurula usulünce davet edildiği, toplantıya katıldığı, bilgi ve belge aldığı, kararlara karşı olumsuz oy kullandığı ve muhalefet şerhi koyduğu açıktır. Bu sebeple yokluk, hükümsüzlük talep edilmesi olanaksızdır. Hak düşürücü süre itirazında ve zamanaşımı definde bulunmaktayız. Davanın öncelikle süre yönünden reddini talep ederiz.
4- DAVACININ 2016, 2017, 2018, 2019, 2021, 2022 TARİHLİ GENEL KURUL TOPLANTILARININ VE KARARLARININ YOK HÜKMÜNDE OLDUĞU, SÖZ KONUSU GENEL KURULLARIN YETKİSİZ TEMSİLCİLER TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLDİĞİ VE BU SEBEPLE 14.03.2023 TARİHLİ GENEL KURULUN YOK HÜKMÜNDE OLDUĞUNA YÖNELİK İDDİASI HUKUKİ MESNETTEN YOKSUNDUR.
Öncelikle davacının yokluk ile malul olduğu iddiasında bulunduğu genel kurul ve alınan kararların tamamı, yokluk yahut hükümsüzlük çerçevesinde değil, iptal edilebilirlik çerçevesinde hukuki değerlendirmeye tabi tutulacaktır. Söz konusu kararlara karşı 3 aylık hak düşürücü süre içerinde dava açmayan davacının, soyut ve hukuki olmayan yokluk iddiasına dayalı olarak 14.03.2023 tarihli genel kurul kararlarının iptalini talep etmesi, yokluğunu ileriye sürmesi hukuki mesnetten yoksundur.
5-DAVACININ HİSSEDARLIĞININ KABUL EDİLİP EDİLMEMESİ MESELESİ İLE YAPILAN GENEL KURULLARIN VE ALINAN KARARLARIN HUKUKA AYKIRILIĞI ARASINDA BİR BAĞLANTI YOKTUR.
Müvekkil -----bidayette müteveffa -----, ile diğer seçilmiş iki müdürü bulunmaktadır.Davacının iddia ettiği 01.12.2016 tarihli genel kurul, TTK md 596 kapsamında miras yolu ile gelen davacının ortaklığının reddine ilişkindir. 01.12.2016 tarihli genel kurulda yeni müdür seçimi yapılmamıştır. (EK: 01.12.2016 tarihli genel kurul tutanağı )
Ancak----- 07.09.2015 tarihinde vefatı üzerine müdürler kurulunda yetkili müdürler bulunmakta olup yetkili müdürler görevlerine devam etmişlerdir.2016-2023 tarihleri arasında yapılan genel kurulların tamamı yetkili temsilciler tarafından yapılmış ve çağrı usulüne uyulmuştur. Alınan kararlar da toplantı ve karar nisaplarına uyularak alınmıştır.
Davacının 01.02.2016 tarihli genel kurulun iptal olduğundan bahisle silsile şeklinde sonraki tüm genel kurulların yok hükmünde olduğuna dair iddiasına hukuken itibar edilemez. Kaldı ki davacı taraf, yapılan her bir genel kurula karşı aynı gerekçeler ile dava açmış olup açılan iş bu davalar hali hazırda derdesttir.01.02.2016 tarihli genel kurulda alınan kararlara ilişkin olarak somut olayda davacının ortaklık sıfatının tespitine dair dava ilk derece mahkemesi tarafından reddedilmiş, davacının istinaf müracaatı üzerine davacının ortaklık sıfatının tespitine dair ----BAM-----H.D.’ nin ----- sayılı 08.10.2020 tarihli karar verilmiş ancak bu tespit kararı ancak Yargıtay-----Hukuk Dairesi’ nin -----Sayılı ilamı ile onanmakla icra edilebilir, davacının taleplerine dayanak oluşturabilir hale gelmiştir.

TESPİT HÜKÜMLERİNİN KESİNLEŞMEDEN İNFAZI OLANAKSIZDIR. Emsal Yargıtay----- HD. ------ ilamında “Tespit ilamlarının, ilam kesinleşmeden icra takibi yapılamayacağı gibi ilamda yazılı yargılama gideri ve avukatlık ücreti vb. gibi istekler için de, karar kesinleşmedikçe takibe konu yapılamayacağını; bu konudaki şikayetin süreye tâbi olmadığını, bu hususun icra mahkemesince doğrudan doğruya dikkate alınacağını” demekle bu hususa dikkat çekilmiştir. Buradan da anlaşılacağı üzere 2022 YILINA KADARKİ SÜREÇTE DAVACININ ORTAKLAR PAY DEFTERİNDE KAYDI BULUNMADIĞI GİBİ, MÜVEKKİLE PAY SAHİBİ OLDUĞUNA İLİŞKİN SUNDUĞU HERHANGİ BİR DELİL DE BULUNMAMAKTADIR.
Müvekkil şirketin esas sözleşmesinde özel bir genel kurul çağrı usulü öngörülmemiştir. Bu durumda olayda TTK 414/1. maddesinin uygulanacağı açıktır. TTK 414. maddesinde “Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve ---- Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir.” denmekle iadeli taahhütlü çağrı davetiyesinin sadece pay defterinde yazılı pay sahiplerine yahut bunu ispatlayan belge ibraz edene gönderileceği ifade edilmiştir.Somut olayda davacının pay defterine kayıtlı olmadığı söz konusu tarihli genel kurul toplantılarında, toplantı davetiyeleri pay defterindeki ortaklara gönderilmiş, ayrıca her bir genel kurul toplantısı, -----Gazetesi’ nde yayınlanmış, toplantıdan 15 gün önce çağrı şartı yerine getirilmiştir.Buna karşılık davalının pay defterine kayıt olması/ortaklığını ispatlayan belge ibraz etmesi ile birlikte davalıya da davetiye gönderilmiş ve ayrıca genel kurul toplantısı-----Gazetesi’ nde yayınlanmıştır.Davalının pay sahibi olduktan sonra toplantılara katıldığını ikrar ettiği de açıktır. Bu çerçevede davacının soyut iddiasının aksine, TTK 414/1. Maddesine riayet edildiği, 2016, 2017, 2018, 2019, 2021, 2022 tarihli genel kurulların ve bu genel kurullarda alınan kararların yokluk ile maluliyetine sebebiyet verecek herhangi bir sebep bulunmadığı açıktır.NitekimYargıtay -----. Hukuk Dairesi’ nin -----. Sayılı ilamında(EK-1) “Yine aynı Kanun'un 446. maddesinde ifade edildiği üzere, toplantıya katılsın yada katılmasın, çağrının usulüne göre yapılmadığını ve bu aykırılığın genel kurul kararı alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri bunu iptal davasına konu edebilecektir.” denmekle ÇAĞRININ USULÜNE GÖRE YAPILMADIĞI İDDİASININ İPTAL DAVASINA KONU EDİLEBİLECEĞİ İFADE EDİLMİŞTİR.
Buna göre yasal 3 aylık süre içerinde iptal davası açmayan, her halükarda söz konusu kararların yokluk ile malul olduğuna dair kesinleşmiş bir mahkeme kararı ibraz edemeyen davacının, 2016, 2017, 2018, 2019, 2021, 2022 tarihli genel kurul toplantılarının ve kararlarının yok hükmünde olduğu, söz konusu genel kurulların yetkisiz temsilciler tarafından gerçekleştirildiği ve bu sebeple 14.03.2023 tarihli genel kurulun yok hükmünde olduğuna yönelik iddiası hukuki dinlenirlikten yoksundur.
6-2016, 2017, 2018, 2019, 2021, 2022 TARİHLİ GENEL KURUL TOPLANTILARININ VE KARARLARININ HER HALÜKARDA ETKİ KURALI GEREĞİ YOKLUĞU YAHUT İPTAL EDİLEBİLİRLİĞİ TALEP EDİLEMEZ.
Yukarıdaki itirazlarımıza rağmen, davacının genel kurul öncesinde ortaklar pay defterine kayıtlı ortak olmadığı halde, genel kurul davetinin davacıya iadeli taahhütlü mektup ile yapılması yönünde görüş hasıl olur ise, bu durumda davacının toplantıya katılmış olmasının sonuca etkili olup olmayacağı üzerinde durulması gerekir. Şirket esas sözleşmesinde genel kurul kararlarının özel bir çoğunluk ile alınmasına dair bir düzenleme olmadığı, dava konusu genel kurul kararlarının %55 paya tekabül eden hissenin kabul oyu ile alındığı, davacının ise şayet haklı görülmesi durumunda dahi sadece %45 paya tekabül eden hissesi ile red oyu vermesinin sonuca etkili olmadığı gözetildiğinde, “etki kuralı” gereği davacının toplantıya katılmamış olmasının sonucu değiştirmediği ve kararı hukuka aykırı kılmadığı sonucuna varılmalıdır.
.......
Müdürler kurulu seçilmesine dair karar ile ilgili şirket esas sözleşmesinde özel bir düzenleme öngörülmediğine göre, somut olayda her halükarda %55 hisse sahibi olan ortakların katılımı ve olumlu oyu ile gerçekleşen genel kurulların ve alınan kararların hukuka uygun olduğu, davacı tarafın %45 oranındaki hissesi ile olumsuz oy kullanmasının sonuca etki etmeyeceği, bu sebeple müvekkil şirketin yetkili temsilcileri tarafından yönetilmediği, genel kurulların yetkili temsilcilerin çağrısı ile yapılmadığı iddiası hukuki mesnetten yoksundur.
7-GENEL KURULLARIN YETKİSİZ KİŞİLERCE YAPILDIĞINDAN ve MÜVEKKİLİN USULÜNCE TEMSİL EDİLMEDİĞİNDEN BAHSEDİLEBİLMESİ İÇİN, BU HUSUSTA KESİNLEŞMİŞ MAHKEME KARARI İBRAZI GEREKİR.
Yukarıda da arz ettiğimiz üzere, müdür seçimine dair genel kurul kararının hükümsüzlüğünün tespiti için açılan davada verilen karar, davanın bir tespit davası olması sebebi ile ancak kesinleştiğinde hukuki sonuç doğurur. Bu sebeple davalının genel kurulların yetkili temsilcilerin çağrısı ile yapılmadığı iddiasını ispatlaması için, dava konusu ettiği 2016-2023 yıllarına ilişkin müdür seçimi kararlarının hükümsüzlüğüne dair kesinleşme şerhli mahkeme kararı ibraz etmesi gerekir. Buna karşılık davacı açtığı bir çok davadan bahsetmekle birlikte, 2016-2023 yıllarına ilişkin müdür seçimi kararlarının hükümsüzlüğüne dair kesinleşme şerhli mahkeme kararı ibraz edememiştir. İş bu sebeple 2016-2023 yıllarına ilişkin genel kurulların yetkisiz kişilerce yapıldığından, müvekkilin usulünce temsil edilmediğinden bahsedilebilmesinin hukuki bir dayanağı bulunmadığı açıktır.
8-14.03.2023 TARİHLİ GENEL KURUL KARARLARININ YOK SAYILMASINI YAHUT İPTALİNİ GEREKTİREN HİÇBİR SOMUT NEDEN SÖZ KONUSU DEĞİLDİR.
Müvekkil şirketin esas sözleşmesinde özel bir genel kurul çağrı usulü öngörülmemiştir. Bu durumda olayda TTK 414 maddesinin uygulanması gerekir. Müvekkilin 14.03.2023 tarihli genel kurul çağrısını usulüne uygun bir biçimde yaptığı, nitekim davalının da bu sebeple haberdar olduğu 14.03.2023 tarihli genel kurula katıldığı açıktır. İş bu sebeple toplantıya katılan, oy kullanan, muhalefet şerhi sunan davalının genel kurul davetinin usulüne uygun olmadığını ileriye sürmesi olanaksızdır.
..........
Bilindiği üzere, limited şirketlerde “çoğunluk ilkesi” geçerlidir. Genel kurulda kararlar çoğunlukla alınır (TTK m. 620) Azınlığın, çoğunluğa tahakkümüne izin verilmesi limited şirketin tabi olduğu hukuka aykırıdır. Her ne kadar davacı taraf dava konusu 14.03.2023 tarihli genel kurula katılmış ise de, davacının %45 oranında paya sahip olduğu, 14.03.2023 tarihli genel kurula kararlarının ise %55 oranında paya sahip ortaklar tarafından alındığı, limited şirketlerdeki “çoğunluk ilkesi” ve “etki kuralı” gereği davalı toplantıya katılmasa dahi 14.03.2023 tarihli genel kurul kararlarının değişmeyeceği ve hukuka aykırı hale gelmeyecekleri açıktır. İş bu sebeple toplantıya katılan, oy kullanan %45 paya sahip davalının, salt olumsuz oy kullandığı için 14.03.2023 tarihli genel kurul kararlarının iptalini talep edemeyeceği açıktır.
9-14.03.2023 TARİHLİ GENEL KURUL KARARLARININ HİÇ BİRİSİ ÖZEL NİSAP GEREKTİREN KARARLAR DEĞİLDİR. DAVALININ TUTUM VE DAVRANIŞLARI İLE ÇOĞUNLUK ORTAKLARINI BEZDİRMEK, ŞİRKETİ ÇALIŞAMAZ HALE GETİRMEK GAYRETİ İLE HAREKET ETTİĞİ AÇIKTIR.
Her hak gibi dava hakkı da bir hakkın kötüye kullanılması yasağına tabidir. Dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere, davalı şirketin amaçlarının gerçekleşmesi doğrultusunda alınan her türlü olağan karara muhalefet etmekte, peşi sıra davalar açmaktadır. Davalı istenen her türlü belge ve veri kendisine sunulduğu halde, tek taraflı gerçek dışı tutanaklar tutmakta, müvekkil şirket yetkililerini suçlamakta, ortaklık hukuku ile bağdaşmayan hal ve tavırlar sergilemektedir. Davacı en son ----- Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin -----. sayılı dosyası ile açtığı davada, kendisinin zarara uğratıldığı, usulsüz fiktif işlemler yapıldığını, yapılan genel kurulların yok hükmünde olup şirketin organsız kaldığı iddiaları ile dava açmış, şirkete denetim kayyımı atanmıştır. Bu dosyada sunulan kayyım raporlarında özetle;
09.07.2021 tarihli ---- NOLU Kayyım Raporu’ nun sonuç bölümünün 2. Maddesinde müvekkil şirketin 2021 yılının 5. ayında 502.556.36TL kâr elde ettiği, aktiflerini arttırdığı,
18.09.2021 tarihli -----NOLU Kayyım Raporu’ nun sonuç bölümünün 2. Maddesinde müvekkil şirketin 2021 yılının 6. ayında 586.542,04TL kar elde ettiği, aktiflerini arttırdığı,
28.12.2021 tarihli ----NOLU Kayyım Raporu’ nun sonuç bölümünün 2. Maddesinde müvekkil şirketin 2021 yılının 9. ayında 1.298.195,16TL kar elde ettiği, aktiflerini arttırdığı tespit edilmiştir.
Keza aynı dosyada alınan bilirkişi raporlarında; kanuni düzenleme çerçevesinde limited şirketi genel kurulunun toplantıya ----- Gazetesi’ nde yapılan ilan ile çağrılmasının öngörüldüğü, dava konusu şirket esas sözleşmesinde özel bir çağrı usulü öngörülmediği, dava konusu toplantıya ilişkin çağrı ilanının -----Gazetesi’ nde yayınlanmış olduğunun ve toplantıdan 15 gün önce çağrı şartının yerine getirilmiş olduğunun anlaşıldığı, Yargıtay’ ın yerleşik içtihatlarına göre şirket pay defterine kayıtlı ortaklara toplantı davetinin iadeli taahhütlü mektupla yapılmamış sayılmasının yokluk ve butlan değil, iptal edilebilirlik sebeplerinden olduğu, doktrinde etki kuralı olarak adlandırılan kurula göre şayet davacı toplantıya katılsa idi toplantıda alınacak kararın değiştirilmesi şartının arandığı, somut olayda ise dava konusu genel kurul kararının %55 pay sahibi ortakların olumlu oyu ile alındığının anlaşıldığı, bu sebeple davacının toplantıya katılmamış olmasının sonucu değiştirmediği ve kararı hukuka aykırı kılmadığı, yapılan toplantıya müdürler kurulu seçimine dair kararın hukuken geçerli olduğu sonucuna varıldığı, genel kurul kararı iptal davasının 3 aylık hak düşürücü süre içerinde açılması gerektiği, DAVANIN 3 AYLIK HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE İÇERİNDE AÇILMADIĞI, Limited şirketlerde organ yokluğuna ilişkin düzenlemenin TTK 636/2. maddesinde yer aldığı, müdürler kurulu seçilmesine dair kararın hukuken geçerli olması ve müdürler kurulunun kanuna uygun bir biçimde oluşturulduğu dikkate alındığında DAVA KONUSU ŞİRKETİN ORGAN EKSİKLİĞİ SÖZ KONUSU OLMADIĞI, şirket kayıtlarında fiktif/usulsüz işleme rastlanamadığı ifade edilmiştir.
Netice itibari ile yapılan yargılama sonunda davacının müvekkile şirkete kayyım atanması ve fktif işlemlerin tespitine yönelik davası reddedilmiştir. İş bu sebeple davacının huzurdaki davada dile getirdiği iddiaların yerinde olmadığı, davacının peşi sıra kötü niyetli davalar açarak, kayyım atamaya çalışarak müvekkilin olağan işleyişine zarara vermeye, %55 oranındaki hissedarlara zarara vermeye çalıştığı ---- Asliye Ticaret Mahkemesi' nin -----. sayılı dosyası ile sabittir.Davacının istenen belgelerin incelemesine sunulmadığı, kendisine bilgi ve belge verilmediği iddiası tamamen gerçek dışıdır. Fiktif işlemler yapıldığını, usulsüz işlemler yapıldığını iddia eden davacının, şirket kayıt ve defterlerini incelemedi ise bu beyanları neye göre ileriye sürdüğünü açıklaması gerekir. Buradan da anlaşılacağı üzere, davacı talep ettiği her türlü bilgi ve belgeye ulaşmasına rağmen, sürekli gerçek dışı ithamlarda bulunmakta, hukuki mesnetten yoksun soyut iddialar ortaya atmaktadır. Davacı tarafında yapılan hukuki girişimler ve açılan davaların tamamı TMK 2’ ye aykırıdır.14.03.2023 tarihli genel kurul kararlarının tamamı yasal çoğunluk sağlanarak usulüne uygun bir biçimde alınmıştır. İspatlanamayan davanın reddi gerekir.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan ve resen dikkate alınacak sebeplerle,
Davaya cevaplarımızın kabulüne,
Yargılama sonunda davanın reddine,
..........
..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan cevap dilekçesinde ileri sürülen savunmalara bağlı olarak davanın reddine karar verilmesi istenmiştir------Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----Esas sayılı dosyasının yeterli UYAP içerikleri celbedilmiştir.Davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının tamamının örneği celbedilmiştir.Veraset belgesine göre -----07/09/2016 tarihinde vefat ettiği ve geriye iki kardeş bıraktığı ve bunlardan birinin davacı -----olduğu, bu iki kardeşin paylarının eşit olduğu anlaşılmıştır.---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin----- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören dava hakkında ---- BAM----- Hukuk Dairesinin ----- Esas ve ----karar sayılı kararla davacının davalı şirkete mirasçı sıfatıyla %45 pay oranıyla ortak olduğunun tespiti ile tesciline karar verildiği ve bu kararın Yargıtayca onanmak suretiyle kesinleşmiş olduğu belirlenmiştir-----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören dava hakkında 20/09/2023 tarihinde verilen ---- Karar sayılı kararla dava kısmen kabul edilerek davalı şirketin 15/04/2020 tarihli genel kurul kararlarının TTK. Madde 447 uyarınca butlanına karar verildiği ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.Ön inceleme duruşmasında engel bir dava şartı olmadığı ve davacı tarafın dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, yapılan özgülemeye göre dava konusunun 14/03/2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlar olup, davanın 13/06/2023 tarihinde ve 3 aylık süre içinde açılmış olması ve ayrıca iddianın yok hükmünde olduğuna yönelik olması karşısında da davanın süreye tabi olmaması hususları birlikte gözetildiğinde sonuçta bütün ihtimaller yönünden davanın süresinde açıldığı, süre itirazının yerinde olmadığı ve süre yönünden de bir engel bulunmadığı belirlenerek taraflar arasındaki ihtilafın 14/03/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olup olmadığının tespitine yönelik olduğu belirlenerek tahkikat aşamasına geçilmiştir.Davanın niteliğine, yok hükmünde olduğuna ilişkin dava sebebine, dava konusu toplantıya ilişkin tutanağın içeriğine ve dosya kapsamına nazaran herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmasında ve başkaca bir tahkikat işleminde yarar olmadığı sonucuna varılarak tüm dosya kapsamına göre aşağıdaki şekilde sonuca ulaşmıştır.
Sonuç olarak davanın 14/03/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısına yönelik olması, dava sebebinin söz konusu toplantıda alınan kararların yok hükmünde olduğuna yönelik olması, davacının da vekil aracılığıyla toplantıya katılmış ve hatta vekili tarafından her bir gündem maddesine yönelik muhalefet şerhlerinin sunulmuş olması, toplantıya bütün paydaşların katılmış olması, 01/12/2016 tarihli olup iptal edilen toplantıya ilişkin iptal kararının da gözetilmiş olması, alınan kararların mahiyetleri, cevap dilekçesinde ileri sürülen savunmalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların yokluğunu ve/veya butlanını gerektirir yasal ve maddi bir sebep bulunmadığı kanaatine varıldığından sübut bulmayan davanın reddine ilişkin olmak üzere aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın reddine,Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 247,70 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafça yapılan harç ve giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına,Davalı vekili için tarife gereğince belirlenen maktu 17.900 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,İlişkin olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde-----Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.