WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/391
KARAR NO : 2024/274

DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 07/06/2023
KARAR TARİHİ : 25/04/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan sürücüsü ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracın kaza tespit tutanağında belirtili olan----- Sokakta seyir halinde iken müvekkile ait olan ----- plakalı aracın ön kısmına çarptığını, davacıya ödenen araç hasar bedeli ve araç değer kaybının düşük olduğunu, davacının kazadan kaynaklı olarak yaklaşık 6 ay aracını kullanamadığını, iskonto bedelinin maddi hasar bedelinden düşürülerek davacıya kısmi ödeme yapıldığını, davacıya yapılan ödemenin davacının gerçek zararının çok altında olduğunu, bakiye hasar bedeli ve davacıya araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin ödenmesi için davalıya yeniden başvuru yapıldığını, yapılan başvuruya davalı tarafından herhangi bir dönüş yapılmadığını, ret işlemi üzerine taraflarınca arabuluculuk yoluna gidildiğini, tarafların anlaşamadığını, izah olunan nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10 TL bakiye hasar bedeli ve 10 TL araç değer kaybı ile 10 TL araç Mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 30 TL Maddi Tazminatın kazanın meydana geldiği tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi, yargılama gideri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;13/11/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin davacı tarafından davalı şirkete başvuru yapıldığını, başvuru üzerine davalı şirket tarafından ------hasar numaralı dosya açıldığını, davacının zararının tespit edilebilmesi amacıyla ekspertiz raporu alındığını, ekspertiz raporu doğrultusunda 13/03/2023 tarihinde 28.500,00-TL araç hasarı, 11/04/2023 tarihinde 6.496,00-TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerin araçtaki hasarı ve değer kaybını giderir nitelikte ve yeterli miktarda olduğundan davalı şirketin başkaca bir sorumluluğu bulunmadığını, davalı şirket tarafından yeterli ödeme yapılmış olsa da mahkeme aksi kanaatte olması durumunda, hasar halinde, hasar gören parça, onarımı mümkün değilse veya eşdeğer parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişimine imkan yok ise orijinali ile değiştirileceğini, kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirileceğini, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirileceğini, ancak model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçta hasar gören parçanın orijinal olmadığı durumda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim yapılacağını, bu paragraf uygulaması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilemeyeceğini, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim mümkün olduğu halde, sigortacının bilgisi ve onayı dahilinde olmadan orijinal parça ile onarım sağlanır ise sigortacının sorumluluğu, sigortacının kaza tarihi itibariyle benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça bedeli ile sınırlı olduğunu, sigortacı bu paragraf kapsamındaki onaya ilişkin tercihini hasar ihbarından itibaren iki iş günü içinde onarım merkezine veya hak sahibine bildirmediği durumda onayı varsayıldığını, hak sahibi aracının, bu madde uyarınca Hazine Müsteşarlığınca belirlenen ölçütleri karşılayan, dilediği onarım merkezinde onarılmasını talep edebileceğini, bu durumda sigortacı, aracın kaza tarihi itibariyle anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre ödeme yapabileceğini, sigortacı söz konusu bedel uygulaması hakkında hak sahibini hasar ihbarından itibaren 2 iş günü içinde bilgilendireceğini, sigortacı bu süre içinde anılan bildirimi yapmadığı takdirde bildirim konusu bedeli hak sahibine karşı ileri süremeyeceği şeklinde belirtildiğini, bu nedenle davacının, aracının onarımını yetkili serviste orijinal parçalar ile gerçekleştirmiş olması davalı şirketin sorumluluğunda olmadığını, davalı şirketin araç mahrumiyet bedelinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davalı şirket ancak gerçek zararı ödemekle yükümlü olup gerçek zararı aşan hiçbir maliyetten sorumlu olmadığı gibi zararın hayatın olağan akışına uygun koşullara göre belirlenmesi gerektiğini, dava konusu hasar ve değer kaybına ilişkin davalı şirketin ancak teminat limiti uyarınca sorumlu olduğunu, bu nedenle öncelikle dosyada talebin teminat kapsamında olup olmadığının tespiti için kusur incelemesi yapılması, incelemede kazanın meydana geliş şeklinin aydınlatılması ve akabinde hasar ile değer kaybına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, bununla birlikte davalı şirketin sorumluluğu ancak teminat miktarı dahilinde olup miktarı aşan kısım için sorumluluğu bulunmadığını, izah ereyah ve resen dikkate alınacak sebepler göz önüne alınarak ve fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak koşuluyla, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, aksi halde işbu dilekçemizde izah ettiğimiz hususları dikkate alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kaydı, ---- Polis Merekezi Amirliği Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ----- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Hasar Başvuru ve Hasar Dosyası ile ZMMS Sigorta Poliçesi, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Sigorta Hasar Dosyası, Banka Dekontları, ----- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Kaza ve Kazalı araç Fotoğrafları, Faturalar, Ekspertiz Raporu, Bilirkişi Kusur ve Hasar Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIALAR NEZDİNDE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacınınmaliki/işleteni/sürücüsü olduğu araçta meydana gelen hasar onarım bedeli ve hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı ile ikame araç bedeli zararının, 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddesi gereğince düzenlenen ZMMS Poliçesi teminatı kapsamında sigortalı araç sürücüsünün kusur durum ve oranına göre 2918 Sayılı KTK'nin 85/1-son, 91/1, 86/1, 881/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken 2918 Sayılı KTK'nin 97 maddesi kapsamında sigortaya başvuru, zorunlu arabuluculuk, genel dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın tarafların sulh yolunu tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri ve delillerin incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasına katılan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1. Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1. Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.Hasar onarım bedeli yönünden; Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay -----.HD'ni -----sayılı ilamı) İkame araç bedeline gelince; Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalılardan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir. Bu zararının da tazmininin gerektiği açık olmakla birlikte; bu zararın, kazadan kaynaklanan dolaylı zarar mahiyetinde olduğu ve davalı trafik sigortacısının sadece doğrudan zararlardan sorumlu olduğu, bu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmadığının hüküm tesisinde dikkate alınması gerekir. Sonuç itibarıyla araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir. (Yargıtay -----. HD----- sayılı ilam),Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 13/11/2022 tarihinde ----- Caddesinde davacı ---- maliki/ işleteni olduğu, kendi sevk ve idaresindeki ---- - plaka sayılı otomobil ile dava dışı ---- adına kayıtlı ve kendisinin sevk ve idaresindeki -----Plaka sayılı otomobillerin karıştığı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği sabittir. Kazaya karışan----- plaka sayılı otomobil kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketine 28/02/2022-28/02/2023 başlanğıç - bitiş tarihli araç başına 100.000,00 TL limitli karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Meydana gelen trafik kazası sonucunda ---- İlçe Emniyet Müdürlüğü ---- Polis Merkez Amirliği ekipleri tarafından yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmiş ve olayda kazaya karışan sürücülerin kural ihlallerine ve kusur tespitlerine yer verilmiş olup tutanak dosyaya mübrezdir. Davacı tarafın KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı anlaşılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de celbedilmiş olup davalı sigorta şirketi tarafından davacı şirkete bir miktar ödeme yapıldığı görülmüştür. Davacı yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığı iddiasındadır. Buna göre somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur, hasar onarım bedeli, değer kaybı ve hususi nitelikteki aracın tamir süresince ikame araç bedeli üzerinde yoğunlaştığı ve kusur oranının tespitine bağlı olarak, kazaya bağlı masraflar ,hasar onarım maliyetinin, değer kaybının ortaya çıkarılması ile ödenen miktarın gerçek zararı karşılayıp karşılamadığının tespitiyle uyuşmazlığın aydınlanacağı aşikardır. Mahkememizce; haksız fiil sorumluluğu kusurun ispatına bağlı olması, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun da kusura dayalı olması, kusurun ve zararın ispatı da davacıya ait olmasına göre HMK'nin 266 vd maddeleri gereğince teknik bilgi gerektiğinden dosya alanında uzman bir bilirkişiye verilerek kazaya karışan sürücülerin kusur durum ve oranı, hasar onarım bedeli, değer kaybı bedeli ve ikame araç bedeline ilişkin rapor düzenlenmesi istenmiştir.----- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu listesinden resen seçilen Makine Mühendisi Bilirkişi ------- tarafından hazırlanan 22/03/2024 tarihli raporda özetle ; A-) Sürücü ---- sevk ve idaresinde bulunan------plakalı aracı ile: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda birinci derecede etkenlik arz ettiği için % 75 kusurlu olduğu, B-) Sürücü ----- sevk ve idaresinde bulunan -----plakalı aracı ile: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda ikinci derecede etkenlik arz ettiği için % 25 kusurlu olduğu, C-) 13.11.2022 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan ---- tarafından sunulmuş hasar bilgilerinin,----plakalı araçta üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu değerlendirmesi yapıldığı, D-) Yargıtay uygulamaları doğrultusunda ‘’aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının ne olduğunun, daha önce aracın karıştığı kazaların neler olduğu ve bunların değer kaybına etkisinin olup olmadığı hususları çerçevesinde yapılan teknik incelemede: ayrıntıları belirlenmiş bilgiler dâhilinde---- plakalı, ---- marka,-----tipi araçta oluşan dava konusu hasar bedeli ve değer kaybı bedellerinin:
DEĞER KAYBI BEDELİ = 14.000,00 TL HASAR BEDELİ= 103.165,26 TL TOPLAM TUTAR = 117.165,26 TL x 0,75 (davalı sürücü kusur oranı) = 87.873,95 TL Dosya içeriğine sunulmuş davalı sigortacı tarafından 11.04.2023 tarihinde 6.496,00 TL ve 13.03.2023 tarihinde 28.500,00 TL olmak üzere TOPLAM = 34.996,00 TL ödeme yapılmış Banka dekontlarının mevcut olduğu yapılan incelemelerde görülmüştür. E-) Davacı tarafın derdest davaya konu ettiği talebin, sigortalısının belirlenen kusur oranı nispetinde davalı sigortacının, ---- plakalı ---- marka ------ tipi araç için düzenlediği ve riziko anında geçerli ve yürürlükte olduğu çekişmesiz olan 28/02/2022-2023 vade tarihli, araç başına 100.000,00 TL limit üzerinden (17 Mayıs 2022 tarih ve ---- sayılı ---- yayınlanan "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik “in ekinde yer alan tablo uyarınca, Motorlu Araç İşletenleri İçin Uygulanacak Asgari Sigorta Teminatlarında artış yapılmıştır. Buna göre 01/07/2022 tarihinden sonra gerçekleşecek maddi hasarlı kazalar için araç başı teminat 100.000 TL'ye, kaza başı teminat ise 200.000 TL'ye çıkarılmıştır.) ----- sayılı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası kapsamında olduğu, bu kapsam hasar bedeli, değer kaybı tutarları ile limit dahilinde bulunduğu ikame araç bedelini kapsamadığı, gerekçeleri yukarıdaki paragraflarda ayrıntısı ile açıklanmıştır. Davalı sigortacının poliçe (100.000,00 TL) limiti kapsamında: BAKİYE TUTAR = 87.873,95 TL – 34.996,00 TL = 52.877,95 TL olarak hesap edildiğine ilişkin kanaatlerini içeren rapor verilmiştir. Mahkememizce işbu bilirkişi raporu taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davacı vekili tarafından rapora karşı herhangi bir itiraz öne sürülmemiş ve dava HMK'nin 109.maddesi gereğince kısmi dava olarak açıldığından dava kısmen ıslah edilerek ve talepler ayrıştırılmak suretiyle değer kaybı ve hasar onarım bedeli yönünden talepler artırılmış ve artırılan toplam miktar üzerinden harç yatırılmıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından ise rapora karşı hatalı kusur oranı tayini edilmesi, hesaplanan miktarın fazla olduğu ve teminat dışı kalan hususlar bulunduğu bahsiyle itiraz edilmiştir. Mahkememizce olay sonrasında trafik ekiplerince tutulan kaza tespit tutanağı ve mevcut kusura ilişkin bilirkişi raporunun birbirini teyit ettiği, raporda taraf sürücülerin kural ihlallerinin tek tek gösterildiği ve kazanın açıklandığı şekilde meydana geldiği , kazada davalıya sigortalı araç sürücüsünün birden çok kural ihlali yaptığı ve özellikle kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak asli kuralını ihlal ettiği, davacı sürücünün de araçlardan, hasardan ve tutanaktan da anlaşıldığı üzere hıza ve kavşaklardaki hareketlere ilişkin kural ihlalleri nedeniyle kusurlu olduğu , bu çerçevede % 75 - % 25 olarak belirlenen kusur dağılımının olaya uygun olduğu , bilirkişi raporunun her yönüyle gerekçeli , denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu anlaşılmış ve buna göre davaya konu kazada davalı gerçek kişinin asli , davacı sürücünün tali kusurlu olduğu tespit, tayin ve takdir edilmiştir. (TBK, 74, HMK,266 vd, 282, Yargıtay ----.HD.-----.) Bu tespitlere bağlı olarak maddi tazminat taleplerinini tespiti gerekecektir. Dosyada hasara ilişkin ekspertiz raporu bulunduğu ve buna bağlı olarak davalı sigorta şirketi tarafından toplam 34.996,00 TL ödeme yapıldığı vazıhtır. Bu açıdan yeri gelmişken hemen ifade edilmelidir ki; Sigorta eksperlerinin hukuki statüsü ve sigorta eksperleri tarafından tanzim edilen raporların hukuki niteliği 5684 sayılı Sigortacılık Kanununda düzenlenmiştir. Kanunun 2/1-n maddesinde sigorta eksperlerinin tarafsız ve bağımsız olduğu, aynı kanununun 22/13 fıkrasında sigorta eksperlerinin tarafsız olmak zorunda olduğu, yine aynı kanunun 22/17 fıkrasında eksperler tarafından düzenlenen raporların delil niteliğinde olduğu yönündeki düzenlemeler dikkate alındığında sigorta eksperleri tarafından düzenlenen raporların yargılama aşamasında itibar edilecek türden bir belgedir. Bu kapsamda hasar onarım bedeli ve değer kaybı için bilirkişi raporunda belirlenen miktarların da gerek ekspertiz raporu, gerekse dosyadaki sair bilgi ve belgeler nezdinde olaya uygun ve yerinde olduğu, mevcut bilirkişi raporunda belirlenen toplam zarar tutarlarının kazaya ve dosyaya uygun ve günün piyasa şartlarına göre de kadri maruf olduğu ve böylece davalının yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler uyarınca gerçek zararı tazmin etme sorumluluğu altında olduğu, bu ilkeye göre de KTK'nin 111. maddesindeki düzenlemede gözetildiğinde bakiye zararların davalıca ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. (AY.138/1) Zira dosyada 02/02/2023 tarihli davcıdan sadır olduğu anlaşılan mutabakatname başlıklı belge olsa da; işbu belgenin ibraname niteliğinde olduğu anlaşılmakla bu yönüyle yapılan değerlendirmede ise bilindiği üzere; 2918 sayılı KTK'nin 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen iki yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece re'sen dikkate alınmalıdır. Bu açıklamalar ışığında dosyada koşulların oluştuğu ve bakiye zarar yönünden davalının sorumluluğun devam ettiği ortadadır. Binaenaleyh, dosyada mukim gerekçeli ,hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen makine mühendisi bilirkişi raporuna göre davacının davasını özellikle; TBK,49, 50/1, 74, KTK , 85/1-son, 90, 91/1, 86/1 , 88/1 ,97, 99/1 Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları temelinde TMK, 6 ile HMK ,187/1, 190,198, 266 vd, 282, maddeleri esaslarına göre hasar ve değer kaybı talebi yönünden açıkça ispat ettiğinin tespitiyle beraber, sigortalı aracın hususi niteliği gereği yasal faiz uygulanmasının gerekmesi, başvuruya bağlı olarak oluşan temerrüt tarihi, poliçe limiti ve vaki ıslah işlemi gibi hususlar tek tek denetlenmek ve gözetilmek suretiyle davacının davasının kısmen kabulü ile; 48.873,94 TL hasar onarım tazminatı ve 4.004,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 52.877,94 TL tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 01/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 100.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Ne var ki dava dilekçesinde ikame araç bedelinin de talep edilmesine göre her bir talep yönünden olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmasının gerekmesi karşısında; işbu talepten davalı sigorta şirketinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.6. Teminat Dışında Kalan Haller Bölümünün (k) alt bendi gereğince sorumlu tutulmasının mümkün olmamasının bilinmesi nedeniyle bu kısma ilişkin davanın/talebin ise reddine karar verilmesi kaçınılmaz olmuştur.
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk ise tarafların arabuluculuk görüşmelerine katıldığı anlaşıldığından aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu ve oranı (kabul-ret) esas alınarak belirlenmiştir. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de kabul ve ret oranına göre karşılıklı olarak taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın Kısmen Kabul; Kısmen Reddine,
2-)a- 48.873,94 TL hasar onarım tazminatı ve 4.004,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 52.877,94 TL tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 01/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 100.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-10,00 TL ikame araç bedeli (araç mahrumiyet bedeli) tazminatına yönelik talebin/davanın, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.6. Teminat Dışında Kalan Haller Bölümünün (k) alt bendi gereğince reddine,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.612,09 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 179,90 TL harç ve ıslah harcı olarak yatırılan 903,00 TL harcın mahsubuyla kalan 2.529,19 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen kabul edilen miktar (%0,99) üzerinden hesaplanan 3.119,41 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ret edilen miktar (%0,1) üzerinden hesaplanan 0,59 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-)Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 903,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.262,80 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı tarafından yapılan 162,50 TL posta ücreti, 2.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.912,50 TL yargılama giderinden davanın kabul (%0,99) ve ret (%0,1) oranına göre 2.911,95 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına,
8-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-)Davalı davada kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,3/2 maddeleri uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 10,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-)Davalı tarafından kendisini vekille temsil ettirmek dışında (HMK'nin 323/1/ğ) yapılmış başka bir yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.