T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/352
KARAR NO : 2024/400
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 23/05/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ---- plakalı aracına, davalı şirket sigortalısı ----- ait ve ---- tarafından sevk ve idare edilen ----- plakalı aracın, müvekkilin aracının şeridine yan yoldan bağlanarak trafik kurallarına aykırı bir şekilde müvekkilin aracına yan tarafından çarpması sonucu meydana gelen 17.09.2022 tarihli maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, aracın çeşitli parçaları ciddi hasar aldığını, müvekkilinin aracına çarpan aracın yola katıldığı şeritte kırmızı ters üçgen şeklinde ve yol ver anlamına gelen trafik uyarı işareti bulunmasına rağmen aracın, sinyal dahi vermeden müvekkilinin bulunduğu şeride dahil olmak isterken müvekkilinin aracına çarptığını, kaza fotoğrafları incelendiğinde bu hususun ve kazaya sebebiyet veren aracın yol çizgilerine uymayarak ve yol vermeden yola erken dahil olduğunun görüleceğini, sigorta şirketi tarafından 16.068,68 TL ödeme yapıldığını, yapılan arabulucuk görüşmesinin sonunda davalı tarafla, değer kaybının karşılanması hususunda anlaşma sağlanamadığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilin aracında meydana gelen şimdilik 1.000,00 TL'lik değer kaybının, 1.000,00 TL hasar onarım bedelinin kaza tarihinden itibaren uygulanacak faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davada yetkili mahkemenin ---- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, mahkemenin görevsiz olduğunu, araçta oluşan hasar ve değer kaybı bedeli belirlenebilir bir bedel olduğunu, davacının HMK 107. adde uyarınca hukuki yararı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, poliçe tanzim tarihi olan 26.07.2022 tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplamasında genel şartlar göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, mevcut poliçede limitin 100.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin üzerine düşen mali sorumlulukları, davacıya 16.266,81 TL değer kaybı ödemesi, 16.068,68 TL maddi hasar ödemesi ve poliçe kapsamında olmamasına karşılık ekspere 380,26 TL ödemek suretiyle yerine getirdiğini, müvekkili şirketin yapmış olduğu ödeme 32.715,75 TL tutarında ve poliçeden kalan bakiyenin 67.284,25 TL olduğunu, müvekkili şirketin, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 13.03.2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporu doğrultusunda 1.000,00 TL değer kaybı alacağı taleplerini 18.9331,32 TL arttırarak 19.931,32 TL, 1.000,00 TL hasar bedeli alacağı taleplerini 32.733,19 TL arttırarak 33.733,19 TL, toplamda 51.664,51 TL olarak ıslah ettiklerini, 19.931,32 TL değer kaybının 03.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 33.733,19 TL hasar bedelinin 12.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
---- Noterler Birliğine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 17.09.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan ---- plakalı araç ile davacıya ait olan ---- plakalı aracın kaza yapması sonucu, kusurun irdelenmesi, ---- plakalı araçta hasar onarım alacağı ve değer kaybı alacağı varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107.maddesi uyarınca açılmış 2.000,00 TL maddi tazminat davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmiştir.
Davalı vekilinin görev ve yetki itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, HMK 16 maddesi uyarınca davanın yetkili mahkemede açıldığı, yine görev yönünden de Mahkememizin görevli olduğu kabulüyle yargılamaya devam olunmuştur.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 10.01.2024 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ---- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/c, 57/a, b5 maddelerini ihlal etmesi sebebiyle %100 kusurlu olduğu, ---- plakalı araç sürücüsü davacının kusurunun bulunmadığı, ----- plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, değişen parça bedelleri ile işçiliklerin kadri maruf olduğu, aracın hasar bedelinin 50.000,00 TL olduğu, 16.266,81 TL hasar ödemesinin mahsubu ile davacının bakiye hasar bedeli alacağının 33.733,19 TL olduğu, AYM iptal kararına göre, araç değer kaybına ilişkin tespitin, piyasa koşullarına göre değerlendirme yapılması gerektiği, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriterinin esas alındığı, bu kritere göre dosyadaki fotoğraflar, kaza tespit tutanağı ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine göre değerlendirme yapıldığı, -----model ----- araçta dosyaya konu trafik kazası sonucu 2023 Kasım ayı itibarıyla 60.000,00 TL değer kaybı oluştuğu, ---- enflasyon verileriyle yapılan hesaplama neticesinde kaza tarihi olan 2022 Eylül ayı itibarıyla ----- model --- - --- araçtaki değer kaybının 36.000,00 TL olduğu, 16.068,68 TL değer kaybı ödemesinin mahsubu ile davacının bakiye değer kaybı alacağının 19.931,32 TL olduğu rapor edilmiş olup, davacı tarafça 33.733,19 TL hasar bedeli ve 19.931,32 TL değer kaybı toplamı 53.664,51 TL yönünden dava ıslah edilmiş, ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiş, davalı tarafça ıslaha karşı herhangi bir beyan ve itirazda bulunulmamıştır.Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir.
Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalı sürücünün kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi heyet raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek, değer kaybı hesabına yönelik olarak da AYM iptal kararı doğrultusunda yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih------ esas ----- karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca, her ne kadar kazaya sebebiyet veren araç ticari araç ise de, davacı tarafça yasal faiz talebinde bulunulduğundan, taleple bağlılık ilkesi uyarınca yasal faize hükmetmek gerekmiş, hasar bedeli yönünden davalı şirkete yapılan başvurunun 8 iş günü sonrasına tekabül eden 11.05.2023 tarihi itibariyle; değer kaybı yönünden davalı şirkete yapılan başvurunun 8 iş günü sonrasına tekabül eden 03.11.2022 tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilerek tahkikat tamamlanmış ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, toplam 53.664,51 TL'den, 33.733,19 TL hasar bedelinin 11.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte; 19.931,32 TL değer kaybı bedelinin 03.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.665,82 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harç gideri ile tamamlama harcı olarak alınan 885,00 TL'nin toplamı olan 1.064,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.600,92 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 179,90 TL harç gideri ile tamamlama harcı olarak alınan 885,00 TL'nin toplamı olan 1.064,90 TL harç gideri, 3.400,00 TL bilirkişi ücreti ve 74,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.539,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!