T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/35 Esas
KARAR NO: 2023/635
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 13/01/2023
KARAR TARİHİ: 05/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın, trafik kazası sonucu müvekkilinin aracında oluşan hasar bedeli ve ekspertiz ücretinin karşı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı şirketten tahsili talebiyle ikame edildiğini, KTK ve TTK hükümleri gereğince somut uyuşmazlıkta Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, 25.05.2021 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile teminat altına alınan --------- plakalı aracın sürücüsü ---------- --------- ------- Petrol akaryakıt istasyonu girişinde geri geri manevra yaparken müvekkilinin aracına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, taraflarca düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı'nda, --------- plakalı araç sürücüsünün geri geri gelirken kazaya sebebiyet verdiğinin sabit olduğunu ve %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerlerde meydana gelen kazalarda KTK hükümleri uygulandığını, müvekkilinin talebi üzerine yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda düzenlenen Uzman Raporunda, araçta 2.820,00 TL değer kaybı oluştuğu tespit edildiğini, değer kaybı raporu ekspertiz hizmet bedeli için KDV dahil 472,00 TL ödendiğini, taraflarınca değer kaybı bedeli ve ekspertiz ücretinin ödenmesi için 21.10.2021 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş olup kaza tespit tutanağı, uzman raporu, araç ruhsat belgesi ve sürücü belgesi davalı şirkete iletilmiş olmasına rağmen, davalı şirket yasal 15 günlük süre içerisinde herhangi cevap vermediğini, davalı şirkete 21.10.2021 tarihinde teslim edilmiş olup 8 iş günü içinde ödeme yapılmadığından 03.11.2021 tarihinde temerrüt oluştuğunu, davalı şirketten netice alınmaması üzerine taraflarınca 26/11/2021 tarihinde --------- başvurulduğunu, uyuşmazlık --------- başvuru sayılı dosyada yargılama yapılırken taraflardan ek süre talep edildiğini, davalı tarafça ek süreye muvafakat verilmediğinden hukuk mahkemelerinde dava açma hakları saklı kalmak üzere uyuşmazlık dosyasından el çekilmesine kesin olarak karar verdiğini, bu nedenle taraflarınca huzurdaki davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu, somut olayda, davalı şirket nezdinde sigortalı olan araç sürücüsünün kazaya sebebiyet verdiği tartışmasız olup meydana gelen hasardan davalı şirket sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketi 03.11.2021 tarihinde temerrüde düşmüş olduğundan bu tarihten itibaren avans faizine hükmedilmesini talep ettiklerini, trafik kazasının 25.05.2021 tarihinde meydana geldiğini, bu kapsamda olağan 2 yıllık zamanaşımı süresinde gerek davalı sigorta şirketine başvuruda gerekse de tarafımızca 26/11/2021 tarihinde hakeme başvurulması nedeniyle de zamanaşımı kesildiğini, nitekim, Türk Borçlar Kanununun 154. maddesinde zamanaşımının kesildiği haller düzenlendiğini, izah edilen ve re'sen nazara alınacak nedenlerden dolayı; alacağın belirli hale getirebilmek için usul ekonomisi gereğince tensiple beraber dosyanın bilirkişiye tevdiine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, haklı davanın kabulü ile şimdilik 100 TL değer kaybı ile KDV dahil 472,00-TL ekspertiz ücretinin davalı şirketten temerrüt tarihi olan 03.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Başvuru sahibi tarafından müvekkili şirkete araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybının ödenmesi amacıyla ihtarname gönderildiğini, müvekkili şirket tarafından hasar dosyası açıldığını, dosya kapsamında yapılan ekspertiz incelemeleri sonucunda başvuru konusu araç için değer kaybı bedeli ödendiğini, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, her ne kadar eksik evrak ile başvuru yapılmış olsa da, taraflarınca değer kaybı raporu hazırlatılmış ve araçta meydana gelen değer kaybının 522,50 TL olduğu tespit edildiğini, bunun üzerine başvuran tarafa değer kaybı bedeli ödendiğini, eksiliğin tamamlanması halinde başvuru yapılmış sayılacağından başvuran tarafın KTK md.97 ye uygun bir başvuru yapmadığının kabulü gerektiğini, somut olayda kaza tarihi göz önüne alındığında; 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe girmiş olan yeni Genel Şartların değer kaybı hesaplamasına esas alınması gerektiğini, bu durumda değer kaybı zararının, 01.04.2020 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “yürütmesi durdurulanların dışında” Ek-1’inde düzenlenen değer kaybı şartları ve hesaplama formülüne göre tespit edilmesi gerektiğinin açık olduğunu, her halükarda Anayasa Mahkemesinin iptal kararı esas alınarak; hesaplamanın reel piyasaya göre yapılması gerektiği iddiasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mevcut durumda --------- kararına göre hesaplanılması istenen reel değer kaybının belirli bir kriter seti bulunmadığını, bilirkişilerin görüşlerini oluştururken dikkate aldığı galeriler, ikinci el piyasa ve bu konuda uzman kişilerin sübjektif değerlendirmelerine tabi olduğunu, reel veya piyasa koşulları adı altında yapılan hesaplamaların büyük kısmı ise kaza öncesi ve sonrası araç rayiç değerlerin karşılaştırması ve aradaki farkın sübjektif değerlendirmelere göre belirlenmesi noktasında yoğunlaştığı göz önüne alınırsa, basit bir işlemden ibaret bu yöntem için bilirkişi atanmasına da ihtiyaç bulunmadığını, dolayısıyla gerçekte değer kaybının tam olarak belirlenebilmesine yönelik objektif bir kriterlerin olmadığı ve belirlenemediği durumda tarafların haklarına halel getirecek, yüksek olabilecek iken düşük veya tersi durumlar oluşabileceğini, bununla birlikte genel şartlar kapsamında da gerçek değer kaybı hesaplanmakta olup, yeknesak bir kriter setine sahip olması özelliği, gerçek değer kaybının hesaplanılması bakımından sübjektif değerlendirmelerden üstünlüğünün tartışmasız olduğunu, haksız fiil sonucu kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yerin, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerektiğini, bu sebeple değer kaybı hesabına ilişkin iş bu ekspertiz ücretinin başvuru sahibi tarafından katlanılması gereken bir masraf olduğunun ortada olduğunu, bununla birlikte, söz konusu tespit için talep edilen 472,00 TL ekspertiz ücreti sektör uygulamasında, oto kaza branşları için, eksper tarafından talep edilen ücret ortalamasının çok üzerinde olup, eksper ücretinin şirket tarafından karşılanmasına karar verilmesi halinde dahi uygulamada belirlenen eksper ücretleri de göz önüne alınmak suretiyle talep edilen ücretin makul olup olmadığının değerlendirilmesini ve başvuru sahibi vekilinin fahiş eksper ücreti talebinin reddini talep ettiklerini, başvuru konusu olayın haksız fiil olduğunu, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin mevcut olmadığını, haksız fiilden kaynaklı taleplerde avans faizi talep edilemeyeceğini, kaldı ki başvurucunun, 2918 sayılı KTK m. 97 anlamında müvekkili şirkete karşı usulüne uygun bir başvuruda bulunarak herhangi bir talepte bulunmadığını, işbu nedenle fahiş olan faiz talebine itiraz etme zarureti hasıl olduğunu, somut olayda; --------- nezdinde başvuru yapılmasına, müvekkili şirketin neden olmadığını, müvekkili şirkete başvuru aşamasında eksik evrakla başvuru yapıldığı için değer kaybı zararı hesaplanamadığını, hak mahrumiyetinin teminat dışı olması sebebiyle reddini, hasar bedeli ve değer kaybı bedelinin karşılanmış olması sebebiyle reddini, her halükârda her iki talebe ilişkin de ---------- nezdinde ikame edilen başvurular sebebiyle reddini, her halükârda başvuranın aracında meydana gelen değer kaybı bedeli ZMSS Genel Şartları A.5. maddesi (a) bendi kapsamında atanacak alanında uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesini, her durumda müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak HMK md. 312-/2 ve AAÜT md. 6/1 fıkrası uyarınca müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı,--------- Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararı, Nüfus Kaydı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Sigorta Hasar Dosyası, ZMMS Poliçesi, --------- Merkezi Kayıtları, ----------- Trafik Tescil Kayıtları, Ekspertiz Raporu, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi Ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle Davacının Maliki Olduğu Araçta Meydana Gelen değer kaybı zararının ZMMS Poliçesi Kapsamında Davalı Sigorta Şirketince tahsili istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelemeye tabi olan KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk dava şartı dahil HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartları ve hak düşürücü sürenin incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yolunu tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri ve delillerin incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasına katılan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Öncelikle dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.Bilindiği üzere haksız fiil öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 25.05.2021 tarihinde davacı adına tescilli --------- plakalı araç ile dava dışı ---------- adına kayıtlı ve sürücüsü olduğu ----------- Plakalı araçların --------- Karayolu üzerinde bulunan petrol istasyonunda karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve davacının aracında maddi hasar meydana geldiği , kazada kusurun kusurun davalı sigorta şirketinin müteselsil olarak sorumluluğunda bulunan araç sürücüsünde olduğu iddiasıyla meydana gelen hasar nedeniyle ortaya çıkan değer kaybı zararının davalı sigorta şirketinden tahsili istenmektedir. Davaya konu kazada davacı tarafça sürücüsü ve maliki ---------- kusurlu olduğu öne sürülen --------- plakalı aracın kaza tarihi itibarıyla davalı sigorta şirketine 01/04/2021-01/04/2022 başlanğıç - bitiş tarihli maddi hasar halinde araç başına 41.000,00 TL limitli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Meydana gelen trafik kazası sonucunda sürücüler tarafından hazırlanan görüşlerinin yazılı olduğu ve basit krokinin bulunduğu maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı dosyaya sunulmuştur. Davacı vekili tarafından dava açılmadan önce 2918 sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve akabinde tercih hakkı kapsamında ---------- başvurulduğu ancak ---------- tarafından dört ay içinde karar verilemediğinden dosyadan el çekilmesine karar verilmesine müteakip işbu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur, hasar ve hasara bağlı olarak ortaya çıkan değer kaybı üzerinde yoğunlaştığı ve kusur oranının tespiti esasına göre hasara bağlı değer kaybı bedelinin belirlenmesi ve gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle ödenen meblağın zarara uygun olup olmadığının belirlenmesi halinde uyuşmazlığın aydınlanacağı aşikardır. Bu kapsamda taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve maddi hasarlı trafik kazası tutanağındaki sürücü görüşleri ve olayın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamına nazaran kusur ve hasara göre değer kaybı bedeli konusunda rapor düzenlenmesi için dosya makine mühendisi bir bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi ----------- tarafından hazırlanan 24.05.2023 tarihli raporda özetle ; davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün KTK'nin 47/d, 67/a ve 84/j maddeleri gereğince asli tam kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, araçta aracın marka, model, km, önceki hasarlara göre kaza öncesi rayiç bedeli ile kaza sonrası rayiç bedeli arasında 2.000,00 TL fark ve değer kaybı oluştuğu yönünde tespit, hesap ve görüşlerini içeren rapor verilmiştir. Bu rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş olup, davalı vekili tarafından değer kaybı bedelinin ödendiği esasında itiraz edilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede kaza tutanağındaki sürücü görüşleri esasında öncelikle davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün KTK'nin 84/j maddesi gereğince manevraları düzenleyen genel şartlarına uymama kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı şeklinde yapılan kusur tespitine havi bilirkişi raporu gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görülmekle aynen benimsenmiştir. Hasar ve değer kaybı bedeline gelince bilirikiş raporuna göre değer kaybı bedeli için belirlenen miktar günün ekonomik koşullarına ve piyasa rayiçlerine göre kadri maruf ve yerinde bulunmuş ve işbu rapor da değer kaybı bedeli olarak belirlenen toplam 2.000,00 TL hükme esas alınmış, kusur oranı ve yapılan kısmi ödemeye göre geriye kalan miktar değerlendirilmiştir. Filhakika, gerçekleşen işbu durumlara, kısmi ödeme ve davalıya sigortalı aracın tespit ve tayin olunun kusur oranı nazarında davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında sorumlu tutulması ilkesi gereğince gerçek zararı tamamen ödemesi gerektiği ve bu ilkeden hareketle davacının davalıdan halihazırda 1477,50 TL bakiye değer kaybı alacağı bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından tahkikat tamamlanmadan dava belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL üzerinden açıldığından talep artırılmış ve harç tamamlanmıştır. Binaenaleyh, davacının davasını TBK,49, 50/1, 74, KTK , 85/1-son, 90, 91/1, 86/1 , 88/1 , Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları temelinde TMK, 6 ve HMK, 190. 266, maddeleri esaslarına göre ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki talep artırım işlemine ve taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olayda davalı sigorta şirketi yönünden başvuruya bağlı olarak oluşan temerrüt tarihi, davalıya sigortalı aracın hususi niteliğine göre işlemiş ve işleyecek yasal faizi tür ve oranı ve teminat limiti de gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile; 1.477,50 TL tazminatın (değer kaybı) temerrüt tarihi olan 04/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 43.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Öte yandan bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nin 323/1-ç maddesi gereğince geçici koruma tedbirlerinden olan delil tespiti için yapılan tüm giderler yargılama giderlerinden sayılmaktadır. Bu kapsamda somut olayda davacı vekili tarafından dava açılmadan önce alınan ekspertiz raporu için ödenen miktarında mübrez faturaya göre davalıya yüklenmesi gerekmiştir. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi --------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri olarak davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile; 1.477,50 TL tazminatın (değer kaybı) temerrüt tarihi olan 04/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 43.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcına 179,90 TL peşin harcın ve tamamlama harcı olarak yatırılan 25,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 64,95 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-)Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı 179,90 TL peşin harç, 25,00 TL tamamlama harcı ve 25,60 TL vekalet harcı, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti , 71,00 TL posta masrafı ve 472 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 2.453,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 1.477,50 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ,davalı vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının miktar yönünden (1.477,50 TL<17.830,00) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/10/2023
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!