WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/315 Esas
KARAR NO:2024/207
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:08/05/2023
KARAR TARİHİ:14/03/2024

-----.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalının ticari ilişki neticesinde davalıcının alacağının tahsilinin temini için davalı aleyhine------ dosyasından icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, arabuluculuk süreci devam ederken davalı tarafından 30.03.2023 tanzim tarihli 30.000,00-TL bedelli "fiyat farkı" açıklamalı temel fatura tanzim ettiğini, işbu fatura 06.04.2023 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, işbu faturayı davacının --------- yevmiye nolu ihtarnamesi iade edildiğini, davanın kabulüne, davalı tarafın yapmış olduğu haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun %20'de az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:Davalı vekili 07/12/2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle;Davacının davalıdan alacağının bulunmadığını, davalı şirket ile davacı şirket arasında yapılan ticari iş nedeniyle zaman zaman faturalarda belirtilen tutarlarda işin yerine getirilmemesi nedeniyle fiyat farkı oluştuğunu iş bu nedenle davalı şirketin davacı şirket adına ----- tarihli ----- tutarlı ve------ tutarlı fiyat farkı faturası kestiğini, davacı tarafından işbu duruma itiraz edilmediğini, davalı şirket tarafından genel olarak kesilen faturalarda belirtilen işin davacı şirket tarafından gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle fiyat farkı faturalarını kestiğini, davaya konu 4/02/2023 tarihinde kesilen faturada belirtilen işin davacı şirket tarafından gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle 30/03/2023 tarihinde fiyat farkı faturası kestiğini, davacı tarafından söz konusu iş usul ve yasaya uygun olarak yerine getirilmiş gibi fatura iptal edilmemiş ve işbu faturaya karşılık ödemenin yapılmadığı iddiası ile haksız şekilde müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlattığını, davacı tarafından tanzim edilmiş olan 14/02/2023 tarihli faturaya karşı davalının 30/03/2023 tarihli fiyat farkı faturası kestiğini, davacının işbu fiyat farkı faturasına --------------tarihinde ----- yevmiye numaralı ihtar çekilerek fiyat farkı faturasına itiraz ettiğini, davacının haksız ve mesnetsiz işbu davasının reddine, davacı tarafından haksız ve mesnetsiz şekilde davalı şirket aleyhine açılmış icra takibi nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER: ------- sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Tarafların Ticaret Sicil Kayıtları, ------ Numaralı İhtarname Örneği, -------Formları, Fatura, Ticari Defter ve Belgeler, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi, belge ve beyanlar.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :
Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelemeye tabi arabuluculuk başta olmak üzere HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel dava şartları ile sıfat, harç ve hak düşürücü süre gibi hususlar incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla bu kez, esasları, süreci ve hukuki sonuçları açıklanarak taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın, duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanıp incelenmiş, değerlendirilmiş, tahkikat işlemleri yerine getirilip bitirilmiş ve son celse duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinden tahkikata ve esasa ilişkin son sözleri dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Öncelikle davaya esas -----sayılı dosyası ----- sistemi üzerinden dosyaya eklenmiş ve bir örneği çıkartılıp dosyaya alınarak incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca tarafların ticaret sicil kayıtları dosyaya kazandırılmış ve bağlı bulundukları vergi dairelerine ayrı ayrı müzekkereler yazılarak tarafların vergi mükellefine ilişkin kayıtları ve uyuşmazlığa konu ------ formları celbedilmiştir. Dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinin yerine getirildiği ve anlaşma sağlanamaması üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde;------ Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ---- Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın -------- bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.-----Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.--------Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu hükümden haretketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir...İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. 6100 Sayılı HMK'nin Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı MADDE 222 - (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ----- diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. -------Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. Düzenlemesine yer verilmiştir.
Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; ------- sayılı dosyasından davalı-borçlu hakkında satış sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura ve cari hesap bakiyesine dayalı olarak icra takibi başlatıldığı ,icra takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Faturadan kaynaklanan itirazın iptali davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir.Mahkememizce açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş, davalı yasal süresi içinde davaya cevap vermediğinden iddianın inkar edildiği kabul edilerek davacı vekili tarafından gösterilen deliller toplanmış, tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden mükellef kayıtları ve uyuşmazlığın tabi olduğu ----- getirtilmiştir. Taraflar arasında ticari nitelikte satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve bu kapsamda faturalar düzenlendiği, takibin temelininde fiyat farkı faturası alacağından kaynaklandığı ve uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği anlaşılmakla, 6102 Sayılı TTK'nin 83-85 ve 6100 Sayılı HMK'nin 266 vd. ile 222. maddeleri kapsamında inceleme gün ve saati belirlenerek taraf şirketlerin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilmiş ve bu minvalde dosya-------resen seçilen alanında yetkin bir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi SMMM ----- tarafından tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 25.01.2024 tarihli raporda özetle; Tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, Taraflar ticari defterlerindeki farkın, davalının davacıya düzenlemiş olduğu, 30.000.-TL tutarında fiyat farkı faturası olduğu, detayları raporun içerisinde yazıldığı üzere iş bu fiyat farkı faturasının geçerli olmadığı, davacı tarafından takibin 30.000.-TL üzerinden başlatıldığı ancak takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan kaydi olarak 28.879,01.-TL alacaklı olduğu yönünde hesap ve görüşlerini içeren rapor verilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. ------ Bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşme ve ticari ilişki sabit olup, her iki tarafın delil niteliği taşıyan ticari defter ve belgelerine göre davacının davalıdan kaydi olarak 28.879,01 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Takibin dayanağının cari hesap ve fatura alacağı olarak gösterilmesi karşısında fiyat farkı faturasının geçersiz olmasının sonuca bir etkisi görülmemiştir. Zira faturanın niteliği gereği defterlere kayıt edilmesi ve taraflar arasında açık hesap ilişkisinin bulunduğunun anlaşılması nedeniyle tespit edilen alacağın varlığı ortadadır. Bu tespit karşısında davalı tarafından kendi defterlerinde kayıtlı borcun ödenmesine ilişkin bir belge ve delil sunulmadığına göre aksi yöndeki savunmalara itibar edilmemiştir. Dolayısıyla usulüne uygun olarak tutulan ve birbirini doğrulayan ticari defter ve belgelerin içerikleri kesin delil oduğundan; somut olayda takibe ve davaya konu asıl alacağın taraf defterlerinde birbirini doğrular şekilde kayıtlı olması nedeniyle alacağın işbu oranda sabit kabul kabul edilmesi gerekmiştir. (HMK,222/2,3) Binaenaleyh; davacı şirketin takipte/davada gösterilen asıl alacak yönünden davasını; TMK'nin 6 ile HMK'nin 190 ve 222/2,3 maddeleri nazarında usulüne uygun olarak tutulan her iki tarafın ticari defter ve kayıtları ve mevcut bilirkişi raporu ve dosyaya mübrez sair tüm deliller de gözetildiğinde büyük kısmını ispatladığı sonuç ve kanaatiyle; dosyaya sunulan sözü geçen bilirkişi raporunun da gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli, yeterli ve yerinde olduğu kabul ve takdir edilerek davacının davasının kısmen kabulü ile, icra takip dosyası ve taleple bağlılık ilkesi, TBK'nin 117/1 maddesi gereğince temerrütün icra takibiyle oluşması ve TTK'nin 16/1 maddesine göre tarafların tacir sıfatı taşımalarına göre takipte avans faizi talep edilmesinin ve uygulanmasının hukuka uygun olması da denetlenip gözetilerek davalı-borçlunun -------Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin, asıl alacağa ( 28.879,00 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle 28,879,01 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin (1.121.00 TL) talebin/davanın reddine karar verilmiştir.-----Davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda takip hukuku acısından tazminatın yaptırım amacı ışığında yapılan değerlendirmede; takibin dayanağı, alacağın varlığı ve miktarının bilirkişi raporu ve hukuki değerlendirmeye göre belirlenmesi karşısında alacağın davalı borçlu yönünden takibe konu asıl alacak/borç likit/muayyen olmadığından İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin, 2004 sayılı İİK'nin 67/2 maddesi gereğince kötüniyet tazminatına yönelik talebine gelince ; davacının asıl alacak yönünden kısmen haklı çıkması yanında; davacının davalıya alacağı olmadığı halde ızrar kastıyla ve kötü niyetle icra takibi yaptığına yönelik davalı vekili tarafından ileri sürülen genel nitelikteki soyut beyan ve talep dışında hukuki bir delil, tespit ve ispat bulunmadığından reddedilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk, aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu esas alınarak belirlenmiştir. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de kabul ve ret oranına göre karşılıklı olarak taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın KISMEN KABUL;KISMEN REDDİNE,
2-) 2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin, asıl alacağa ( 28.879,00 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle 28,879,01 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin (1.121.00 TL) talebin/davanın redddine
3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-)Davalının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle tazminat talebinin reddine,
5-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.972,72 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 362,33 TL harcın ve icra dosyasına yatırılan 150,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.460,39 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------ bütçesinden ödenen kabul edilen miktar (%96) üzerinden hesaplanan 3.002,42 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca -----bütçesinden ödenen ret edilen miktar (%4) üzerinden hesaplanan 117,58 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-)Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 362,33 TL peşin harç ve 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 567,83 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-)Davacı tarafından yapılan 77,00 TL posta ücreti, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.577,00 TL yargılama giderinden davanın kabul (%96) ve ret (%4) oranına göre 2.480,71 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına,
10-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 1.121,00 TL nispi vekalet ücretinın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
12-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle --------Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/03/2024