T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/295
KARAR NO : 2024/391
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/04/2023
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/01/2022 tarihinde saat 10:00 sularında ----mevkiinde seyir halinde olan ---- plakalı aracın yine aynı mevkide seyir halinde olan ve davacı şirkete ait olan----- plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğinin belirtildiğini, davacı şirkete araç kazada------ plakalı aracın ise %100 kusurlu olduğunu, davacı şirketin aracında huzurdaki davaya konu kaza sebebiyle reel değer kaybı oluşmuş olup talep etme zorunluluğumuz hasıl olduğunu, arz ve izahına çalışılan nedenlere istinaden; HMK 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile; davacı şirkete ait araçta meydana gelen 100,00-TL reel değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanacak olan en yüksek faizi oranı ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı şirket tarafından 30/03/2022 tarihinde davacının aracının Kasko Sigortacısı ---- 14.568,65-TL rücu tediye ödemesi yapıldığını, ayrıca 28/12/2022 tarihinde Av. ------6.000,00-TL değer kaybı tazminatı ve 269,87-TL ekspertiz rapor ücreti ödemesi yapıldığını, yapılan ödemelerle davalı şirketin sorumluluğu kalmadığını, dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ----- plakalı araç müvekkil şirket tarafından ----- no.lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte; mahkemece davalı şirketin sorumluluğu bulunduğuna kanaat getirilmesi halinde teminat limiti ile sorumluluğumuz bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacının talep etmiş olduğu maddi hasar ve değer kaybı tutarının uzman bilirkişi tarafından hesap edilmesi gerektiğini, sigortalı aracın poliçe başlangıç tarihi 01.06.2015 tarihinden sonra olduğu için yapılacak hesaplamada ZMMS Genel Şartları'ndaki kriterlerin esas alınması gerektiğini, araçta meydana gelen değer kaybı hesap edilirken aracın yaşı, daha önce kazaya karışıp karışmadığı, kilometresi gibi hususlar da göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması gerektiğini, davalı şirkete Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı----- plaka sayılı aracın kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, açıklanan nedenler ile, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Sigorta Hasar Dosyası, Kaza Fotoğrafları, ZMMS Poliçesi, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Ekspertiz Raporu, Fatura. CD, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi Ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni/sürücüsü olduğu araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı zararının, 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddesi gereğince düzenlenen ZMMS Poliçesi teminatı kapsamında sigortalı araç sürücüsünün kusur durum ve oranına göre 2918 Sayılı KTK'nin 85/1-son, 91/1, 86/1, 881/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken KTK'nin 97.maddesi gereği sigortaya başvuru, arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartları ile harç ve taraf sıfatı gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yolunu tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasına katılan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim belgelere göre sigortaya başvuru yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay ----HD'ni 15/03/2018 T.----- sayılı ilamı)Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 17/01/2022 tarihinde ---, --- - - Otoyolunda davacının maliki/işleteni olduğu, dava dışı ----- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı ticari nitelikteki araç/otobüs ile dava dışı şirket adına kayıtlı yine dava dışı -----sevk ve idaresindeki ---- plakalı dava dışı------adına kayıtlı ticari nitelikteki araç/çekici karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. 2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa göre kazada kusurun arkadan çarpma asli kuralını ihlal ettiği için davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünde olduğu anlaşılmaktadır. Haksız fiil niteliğindeki trafik kazasında kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu iddia edilen ---- plakalı ticari nitelikteki aracın kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketine ------ numaralı 29/01/2021-29/01/2022 başlanğıç - bitiş tarihli araç başına maddi 43.000,00 TL limitli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın 6918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı anlaşılmış olup, daval şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de celp edilmiştir. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetine göre meydana gelen değer kaybı zararının belirlenmesi halinde uyuşmazlığın çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi ,belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Buna müteakip dava konusu uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak delil niteliğinde bulunan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ve olayın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamına nazarında kusur durum ve oranı ile hasar onarım bedeline göre oluşan değer kaybı bedeline ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya ----- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen makine mühendisi bir bilirkişiye verilmiştir. Makine Mühendisi Bilirkişi ------ tarafından hazınlanan 14/01/2024 tarihli raporda özetle ; kazada davalı sigorta şirketine sigortalı ----- plakalı çekicinin sürücüsünün KTK'nin 52/b, 56/c ve 84/d maddeleri gereğince arkadan çarpma nedeniyle % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacının aracının önceden karıştığı kazalara göre rayiç değerinin 400,000,00 TL olduğu, kazaya göre yapılan onarıma bağlı olarak 4.000,00 TL değer kaybı oluşacağı ve davalının bu bedelden sorumlu olacağı yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve davacı vekili tarafından yapılan dava HMK'nin 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığından bedel artırım dilekçesi verildiği müşahede edilmiştir. Davalı vekili tarafından ise rapora itiraz edilmiştir. Bu kapsamda öncelikle davalıya sigortalı araç sürücüsünün özellikle KTK'nin 84/d maddesinde düzenlenen arkadan çarpma asli kuralını ihlal ettiği, kazanın tek sebebinin bu olduğu ve böylece kazada asli ve tam (%-100) kusurlu olduğu kabul ve takdir edilmiştir. (TBK, 74/1, HMK. 266 vd, 282 Yargıtay ----.HD---) Hasardan neşet eden değer kaybına gelince de, bilirkişi raporunda belirlenen hasar onarım bedelinin ve değer kaybının kazanın meydana geliş şekline ve hasar durumuna göre parça ve işçilik yönünden hasar bedeli üzerinden aracın değer kaybının, aracın daha önce karıştığı kazalar, marka, model ve kilometresine bakıldığında aracın kazadan önceki rayiç piyasa değeri ile kazadan sonraki piyasa değeri arasındaki farkın günün ekonomik koşullarında kadri maruf sayılması gerektiği anlaşılmakla, işbu raporun somut olaya ilişkin yargısal uygulamaya uygun olduğundan denetimi yapılarak hükme esas alınabileceği kabul ve takdir edilmiştir. Böylece somut olayda kusur, hasar ve değer kaybı yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde, haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle; toplam değer kaybı zararının, zarar veren aracın sigortacısı sıfatıyla davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Davacı vekili tarafından dava HMK'nin 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve bilirkişi raporu doğrultusunda bedel artırım dilekçesi verilerek harcın tamamlandığı da görülmüş ve gözetilmiştir. Binaenaleyh, davacının davasını, TBK,49, 50/1, KTK,91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 , Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1 maddesi temelinde , TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olayda olay haksız fiilden kaynaklandığından bedelin tamamına KTK'nin 97.maddesi gereğince yapılan başvuruya bağlı olarak 2918 sayılı KTK'nin 99/1 maddesine göre hesaplanan sekiz iş günü sonrasına tekabül eden temerrüt tarihi ve olayda davalıya sigortalı araç ticari nitelikte olduğundan ticari avans faizi talebine göre işleyecek avans faiz tür ve oranı ile poliçe teminat limiti de gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile; 1.000,00 TL değer kaybı tazminatının, 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 23/12/2022 tarihinden itibaren talebe göre bankaların uyguladıkları en yüksek mevduat faizi oranını geçmemek üzere işleyecek avans faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 43.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.(AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 81/2 85, 86, 88, 91, 97,99, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi, TBK, 49, 50/1,51, 74, 117/1, Sigortacılık Kanunu, 2/1,n, 22/13, 22/17, TTK,16/1, 1401 vd, 1483 vd, HMK, 25, 26,27, 29, 30,31 187/1, 190, 198, 266 vd, 282 )6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, (HMK'nin 323 (1) ç bendi gereğince faturaya göre ekspertiz ücreti dahil) 326/1 maddesi gereğince davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile, 4.000,00 TL değer kaybı tazminatının, 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 23/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek bankaların uyguladıkları en yüksek mevduat faizi oranını geçmemek üzere avans faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 43.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 179,90 TL peşin harcın ve tamamlama harcı olarak yatırılan 67,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 180,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı 179,90 TL peşin harç, 67,00 TL tamamlama harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 90,70 TL posta masrafı ve 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 269,87 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 3.312,97 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 4.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda 6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının miktar yönünden (4.000,00 TL< 28.250,00 TL) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!