T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/285
KARAR NO : 2024/433
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/06/2022
KARAR TARİHİ : 13/06/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait ----- plakalı araç ile Davalı ---- ait ----sevk ve idaresinde olan ----- plakalı araç arasında 20.12.2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından oluşturulan trafik kazası kayıtlarında karşı tarafa %100 kusur atfedildiğini,-----plakalı müvekkile ait araçta mezkur kaza nedeniyle hasar bedeli , değer kaybı ve hak mahrumiyeti meydana geldiğini, kaza sonucunda uğranılan zarara ilişkin alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesi sebebiyle bu hususta yapılacak tespit sonucu artırılmak üzere hak mahrumiyeti, değer kaybı ve hasar bedeli tazminini talep etmekteyiz. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 107/f.1'de düzenlemesi yer aldığını, huzurdaki davaya konu 20.12.2021 tarihli trafik kazası neticesinde Müvekkile ait ----- plakalı araçtaki hasar bedeli, değer kaybı ve hak mahrumiyeti bedellerinin belirlenmesinin mümkün olmadığını, kazanın diğer tarafı olan --- plakalı araç ----- ait bir araç olduğunu, ancak kaza tarihinde trafik kazası tespit tutanağında da görüleceği üzere aracın sürücüsü ----olduğunu, 20.12.2021 tarihli trafik kazasında %100 kusurlu taraf her ne kadar sürücü ----- olsa da ortada bir haksız fiil söz konusu olduğu için araç sahibi olan ----- da sorumluluğu bulunduğunu, kaza sonucunda davacı aracı hasara uğramış olup söz konusu hasar bedelinin, hasar sonucunda ortaya çıkan reel değer kaybı bedeli ve davacının işbu kaza sebebiyle aracını kullanamadığının gün sayısınca uğramış olduğu hak mahrumiyet bedelinin ortaya çıktığını, Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli --- sayılı ---- Gazete'de yayımlanan -----Sayılı kararı uyarınca davacıya ait aracının uğradığı reel değer kaybının hesaplanması gerektiğini, hasarlı parçaların bilirkişi incelemesi ile tespit edilip %100 kusurlu hareketiyle araçta hasar meydana getiren davalıdan tanzim edilmesi gerektiğini, davacı aracın onarımda kaldığı gün sayısınca aracını kullanamamış hak mağduriyeti kaybına uğradığını, davaya konu alacak yönünden davalı aleyhine ---- İcra Dairesi ---- Sayılı ilamsız icra takibi başlatılmış ancak davalılarca iş bu icra takibine itiraz ettiklerini, bu nedenle davalılar ile sulh olma imkanlarının bulunmadığını arz ve izahına çalışılan nedenlere istinaden; HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile; davacıya ait araçta meydana gelen kusuru oranına göre şimdilik 10,00-TL hasar bedeli, 10,00-TL rell değer kaybı ve 10,00- TL hak mahrumiyeti bedeli/ kazanç kaybı mahrumiyeti bedelini kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, belirsiz alacak olarak açmış olduğumuz davamıza konu alacakların belirlenmesi amacı ile eksper bilirkişisine usul ekonomisi açısından tevdii edilerek rapor alınmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :
Davalı -----Şirketi vekili ve davalı ----- benzer nitelikteki cevap dilekçelerinde özetle ; Huzurdaki dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı araç hasar bedeli, değer kaybı ve aracın tamirde kaldığı süreye ilişkin hak mahrumiyeti istemine ilişkin olduğunu, davacının dava dilekçesinde talep ettiği alacak kalemleri belirsiz olmayıp, belirsiz alacak davası ile talep edilemeyeğini, uyuşmazlık konusu maddi hasarlı trafik kazası, davalı ---- sevk ve idaresindeki davalı şirkete ait ---- plakalı araç ile ----- mevkiinde hareket halindeyken, sağ şeritte hareket halinde olan davacıya ait ---- plakalı aracı, sinyal lambasını yakmak suretiyle usulüne uygun şekilde sollayıp davacıya ait aracı geçtiği esnada davacı araç sürücüsünün ----- yönüne, aniden sol tarafa manevra yapıp dönmeye çalışması sonucu meydana geldiğini, bu kaza neticesinde davacının aracının ön sol kısmı davalı şirket aracının sağ arka kısmına çarpmış ve araçlarda maddi hasar meydana geldiğini, kaza fotoğrafları incelendiğinde, davacı aracının sağ şeritte değil de, sol şeride yakın durduğu görüldüğünü, davacı aracının sol şeride yakın durması, sola dönüş yapmaya çalıştığına delalet ettiğini, kazadan sonra araç sürücüleri tarafından maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağı tanzim edildiğini, tutanakta davalı da ait araç sürücüsü trafik kazasının meydana geliş şeklini doğru ve gerçek olarak tutanağa dercedildiğini, buna göre maddi hasarlı trafik kazası, sonucu meydana geldiğini, davacı araç sürücüsünün hiçbir sinyal vermeden, arkadan araç gelip gelmediğini kontrol etmeden aniden sola manevra yapıp dönmesi ile aracının sol ön tarafıyla davalı şirket aracının sağ arka tarafına çarpması suretiyle meydana gelen kazada davacı araç sürücüsünün sola manevra yapıp dönmeden evvel sola sinyal vermediğini, sollama yapma ve trafik kurallarına uymadığını, hatta davalı şirket aracını fark dahi etmediği anlaşıldığını, taraflar arasında tutulan maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağında davalı şirket araç sürücüsünün tutanağa dercettiği beyanların aksi salt tanık beyanıyla ispat edilemeyeceğini, davalı şirket aracının kaza tarihinde zorunlu mali mesuliyet ve kasko sigortası bulunmadığını, davalı şirketin araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu tespit edildiğinde davacının dava dilekçesindeki taleplerinin trafik ve kasko sigortası poliçesi kapsamında karşılanması gerektiğini, bu nedenle, davanın ---- Şirketine ve ---- Anonim Şirketine ihbar edilmesini talep ettiklerini, davacının aracında davalı şirket araç sürücüsünün kusurundan kaynaklı bir hasarın oluşması durumunda, araçta kaza sonucunda bir değer kaybı oluşmuşsa, önce sigortaya başvurunun zorunlu olduğunu, dava dilekçesi içeriğinden davacının davalı şirket aracının sigortacısına başvurduğuna dair bir bilgi yer almadığını, davacının ticari kazanç kaybı talep edebilmesi için, trafik kaza tutanağı, hasar dosyası, yetkili teknik servisten alınmış onarım ve tamir belgeleri, tamir ve onarım süresini gösteren ve yetkili teknik servisten sadır olmuş tüm belgeleri dosyaya ibraz etmesi gerektiğini, izah edilen nedenler ve Mahkemece resen gözetilecek hususlar dahilinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmamakla davanın usulden reddine, davanın ve ---- ihbar edilmesine, ispatlanamayan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın ve tüm alacak kalemlerinin ayrı ayrı esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmişlerdir.
DELİLLER : Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Sigorta Hasar Dosyası, Kaza Fotoğrafları, ZMMS Poliçesi, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Ekspertiz/Uzman Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi Ve Belgeler. Dosya kapsamındaki sair bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ :
Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni/sürücüsü olduğu araçta meydana gelen hasar onarım bedeli, oluşan değer kaybı ile kazanç kaybı zararının davalılarca tazmin edilmesi istemine ilişkindir. (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Dosya Mahkememize -----. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06/03/2023 tarih, --- Esas ----- Karar Sayılı ilamı ile verdiği görevsizlik kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine verilen karar nedeniyle gelmiştir. Mahkememizce taraflara davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmış ve duruşmaya katılan davacı vekilinin beyanları dinlenmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Bu kapsamda davanın resen öncelikle dava şartları yönünden incelenmesi gerekmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(2)-maddesine göre 'diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. Hükmü bulunmaktadır. Aynı yasanın 115. maddesine göre ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." hükümleri mevcuttur. Dava şartlarına ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu yasal çerçevede mahkemelerce dava şartları her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde aynen; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır. 6102 Sayılı TTK'nin MADDE 5/A - (EKLENMİŞ MADDE ----: 19.12.2018 --- NO: --- KANUN NO: ------) (YÜR. TAR.: 01.01.2019) (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar (DEĞİŞİK İBARE ----: 05.04.2023 --- NO: ---- KANUN NO: -----) (YÜR. TAR.: 01.09.2023) (KOD ---) para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Buna göre işbu menfi tespit davası açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olması 7445 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle TTK'nin 5/A-1 ve HMK'nin 114/2. maddeleri uyarınca dava şartıdır.Yukarıdan beri gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan hukuki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davanın açıldığı 03/06/2024 tarihi itibarıyla eldeki davanın niteliği ve taraflarına göre dava 6102 Sayılı TTK'nin 5/A-1 maddesi gereğince zorunlu arabuluculuğa tabidir. Buna göre dava dilekçesine arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği eklenmediği gibi, verilen süre içinde dosyaya ibraz da edilmemiştir. Mahkememizce dava dilekçesinde arabuluculuk sürecine ilişkin hiçbir açıklama yapılmadığı anlaşılmakla birlikte; UYAP sisteminden yapılan araştırmaya göre de arabuluculuk sürecinin tamamlandığına ve son tutanağın tanzim edildiğine dair bir veriye rastlanmamıştır. Böylece yasaya göre Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması nedeniyle herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Binaenaleyh; 6102 sayılı TTK'nin 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendinin son cümlesi ve HMK'nin 114/(2) ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın, TTK'nin 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendinin son cümlesi uyarınca 'arabulucuya başvurulmadan dava açılması nedeniyle' 6100 sayılı HMK'nin 114/(2) ve 115. maddelerine göre DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının, başlangıçta peşin olarak alınan 80,70 TL harçtan mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya iadesine,
4-)Davalı şirket davada kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'nin 13/1, 13/2 maddeleri gereğince 30,00 TL nispi vekalet ücretinin ve 11,50 TL vekalet harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-)Davalı tarafından vekille temsil dışında (HMK.323/1/ğ) yapılmış başkaca yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirket vekilinin ve davalı gerçek kişinin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!