T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/214
KARAR NO : 2024/374
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/03/2023
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından ----- poliçe numarası ile sigortalanmış olan ---- - Emniyet Müdürlüğü'ne ait ---- (-----) plakalı aracın 22.03.2022 tarihinde müvekkiline ait ----- plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucunda müvekkilin aracında oluşan hasar onarım bedeli KDV dahil 36.632,71TL olarak tespit edildiğini, bu kaza sonrasında müvekkilin aracında oluşan değer kaybı bedeli ekte sunulan hesaplama raporuyla KDV dahil 20.000 TL olarak tespit edildiğini, kazaya sebebiyet veren taraf veya somut olayda olduğu gibi sigorta şirketinin olduğunu, kaza sebebiyle oluşan her türlü zararı karşılamakla mükellef olduğundan hasar onarım bedelinin ve değer kaybının tazmin edilmesi gerektiğini beyan ederek ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak kabul edilmesine, kaza sebebiyle oluşan hasar onarım alacaklarının şimdilik 100,00 TL'sinin ve değer kaybı alacaklarının şimdilik 10,00 TL'sinin ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranı üzerinden ve kaza tarihinden, kabul görülmez ise ihtar tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tazminine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Başvuran tarafın, meydana gelen kaza nedeniyle----- plakalı aracının değer kaybı bedelinin tahsili için müvekkili şirkete başvuruda bulunduğunu, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ve tramer kayıtları incelendiğinde müvekkili şirkete sigortalı ------ plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, başvuran taraf ait aracın ise kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu bulunduğu tespit edildiğini, tramer kayıtları ve kaza tespit tutanağı incelendiğinde müvekkili sigorta şirketine ait aracın kusursuz olduğu görüldüğünden, muaccel bir alacak oluşmadığını, bu nedenle değer kaybı ve hasar bedeline ilişkin haksız taleplerin reddini talep ettiklerini, davacının eksper atama yönetmeliğine aykırı olarak atadığı eksperin düzenlediği raporun ve ekspertiz ücreti taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 08.05.2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Talep artırım dilekçeleri ile dava dilekçelerindeki talep miktarını, dosyada toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda arttırmak suretiyle ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak dava dilekçelerinin sonuç ve istem kısmında; 100,00 TL olarak belirttikleri hasar bedeli alacaklarının 27.374,53 TL artırarak toplam 27.474,53 TL hasar onarım bedeli alacakları ile 10,00 TL değer kaybı alacaklarının ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranından ve kaza tarihinden kabul görmez ise ihtar tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tazminine, bilirkişi kök raporunda tespit edilen 549,49 TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak kabul edilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; Davacının ıslah taleplerini dayandırdığı bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, ıslahı kabul etmediklerini, her halükârda ıslaha konu edilen tutar için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
Davalı ... şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
----- Noterler Birliğine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök raporu ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 22.03.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı ... nezdinde sigortalı bulunan, ---- plakalı araç ile davacının malik olduğu ------ plakalı aracın çarpışması sonucu, kusurun irdelenmesi, ------ plakalı araçta değer kaybı ve hasar onarım alacağı varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107.maddesi uyarınca açılmış 110,00 TL maddi tazminat davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmiştir.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 26.11.2023 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ----- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/c-2 maddesini ihlal etmesi sebebiyle %75 kusurlu olduğu, ---- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-a maddesini ihlal etmesi sebebiyle %25 kusurlu olduğu, ----- plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, değişen parça bedelleri ile işçiliklerin kadri maruf olduğu, aracın hasar bedelinin 36.632,71 TL olduğu, %75 kusur oranına göre talep edilebilecek miktarın 27.474,53 TL olduğu, AYM iptal kararı doğrultusunda, ----- plaka sayılı aracın değer kaybının 17.500,00 TL olabileceği kanaatine varıldığı ancak, aracın, 03.01.2022 (27.270 TL hasar)-11.12.2020-25.08.2014-27.11.2007-07.06.2006-08.08.2014-30.10.2005 tarihlerinde 7 adet trafik kazasında 22.03.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hasar gören ve değer kaybına sebebiyet verecek bölgelerin (çamurluklar, kaput vb), daha önceki trafik kazalarında da hasar gördüğü, dolayısıyla 22.02.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı, davacının, 2022 ekspertiz ücret tarifesine göre 549,49 TL ekpertiz raporu ücreti talep edebileceği rapor edilmiş olup, taraflarca dosyaya sunulan rapora itirazların değerlendirilerek ek rapor sunulması amacıyla dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, bilirkişilerin kök rapordaki görüş ve kanaatleri ile ek rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu edilmiş olup, davacı tarafça 27.474,53 TL hasar onarım bedeli ile 10,00 TL değer kaybı bedeli yönünden dava ıslah edilmiştir.
Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir.
Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalı sürücünün kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi heyet raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunduğu, AYM iptal kararı doğrultusunda, değer kaybı alacağı olmadığına yönelik yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ----- esas -----karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.
Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi talebinde bulunulmuş, kazaya neden olan araç ticari araç olmadığından, yasal faize hükmetmek gerekmiş, her ne kadar kaza tarihinden, kabul görmez ise ihtar tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, dava öncesinde davalı tarafa gönderilen ihtarnamenin 07.04.2022 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede temerrüdün gerçekleşmesi için 15 gün süre verildiği, buna bağlı olarak temerrüdün 23.04.2022 tarihinde gerçekleştiği, yine her ne kadar davacı tarafça 27.474,53 TL hasar onarım bedeli ile 10,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 27.484,53 TL üzerinden talep artırımında bulunulmuş ise de, davacının tespit edilen alacağının 27.474,53 TL hasar onarım bedeli alacağı olduğu, araçta değer kaybı oluşmamasına bağlı olarak talep edilen 10,00 TL'lik değer kaybı alacağına hükmedilemeyeceği, yerleşik içtihatlar ve TTK 1426. madde uyarınca yapılan makul giderlerin davacı tarafça istenebileceği hükmüne bağlı olarak, 2022 ekspertiz ücret tarifesine göre 549,49 TL ekpertiz ücretinin, davanın kabul edilen kısmı oranlanmak suretiyle, davacı tarafça yargılama gideri olarak istenebileceği tespitiyle beraber, davanın kısmen kabulüne, toplam 27.474,53 TL hasar bedelinin 23.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10,00 TL'lik değer kaybına yönelik talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, toplam 27.474,53 TL hasar bedelinin 23.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10,00 TL'lik değer kaybına yönelik talebin REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.876,78 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harç ile 467,49 TL ıslah harcının toplamı olan 647,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.229,39 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 179,90 TL harç ile 467,49 TL ıslah harcının toplamı olan 647,39 TL gideri, 3.400,00 TL bilirkişi ücreti, 332,25 TL posta masrafı ve 549,49 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 4.929,13 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 4.924,20 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 3.116,88 TL'sinin davalıdan tahsili ile; 3,12 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!