WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/208 Esas
KARAR NO: 2023/661
DAVA: İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/02/2020
KARAR TARİHİ: 16/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE;

Müvekkili -------- Şti. adına bulunan --------- Bankası --------- Şubesine ait --------- iban numaralı hesabından, davalı borçlu --------- Şti.''nin -------- Bankası --------- Şubesi, ---------- iban numaralı hesabına 28.06.2019 tarihinde 63.000,00-TL tutarında borç olarak para gönderdiğini, davalı borçlu şirket müvekkili şirkete bugüne kadar, borç olarak aldığı 63.000,00 TL tutarındaki meblağı iade etmediğini, hatta müvekkilin muhtelif tarihlerde iadesini talep etmesine rağmen ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin, davalı borçlu şirket hakkında --------- E. sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlattığını, davalı yanın ise yasal süre içerisinde borca itiraz ettiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Dava Şartı Olarak Arabuluculuk başlıklı 5/A Maddesi uyarınca işbu davayı ikame etmeden evvel taraflarınca 29.07.2019 tarihinde ----------- Arabuluculuk Bürosu'na başvuru yapıldığını, arabuluculuğun anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle; davalı borçlunun haksız ve mesnetsiz olarak yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetli borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra - inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa ikmaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE;

Davacı ile mükellefi davalı arasında --------- Noterliğinin 11/12/2015 tarih ve --------- yevmiye nolu Adi Ortaklık sözleşmesi akdedildiğini, mezkur adi ortaklık sözleşmesi ile kurulan --------- Şti. - --------- Şti. Adi Ortaklığı dava dışı --------- Şti ile ---------- Noterliğinin 15/12/2015 tarh ve ---------- yevmiye nolu -------- Üniv. ------- Blok İkmal İnş. işi alt yüklenici sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasındaki adi ortaklığın bir süre devam ettiğini, davacının bazı mükellefiyetlerini yerine getirmemesinden dolayı davacı, mükevvili davalı ve adi ortaklık 2 sayfa ve 3 maddeden oluşan 12/09/2017 tarihli protokolü imzaladığını, davacı dava konusu 63.000,00 TL 'yi müvekkil banka hesabına 28/06/2019 tarihinde değil adi ortaklığın kuruluşundan bir ay ---------- Hastanesiyle ilgili sözleşmenin akdedilmesinden 27 gün sonra 11/01/2016 tarihinde ---------- ödemesi meşruhatıyla gönderdiğini, para olarak gönderilmiş olsa idi meşruhata borç olduğunun yazılması gerektiğini, davacının meşruhatı boş da bırakmadığını, ne için gönderildiğini, hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde bizzat kendisinin vasıflandırdığını, seneler sonra kendi yazılı beyanına aykırı dava konusu talebi açıkça kötü niyetli olduğunu, davacı adi ortaklıktan kaynaklı ifa etmediği mükellefiyetlerini gizlemek maksadıyla müvekkili icaz etmek istediğini, Yargıtay Hukuk dairesinin müstekar kararları, havale ilişkisinin üçlü bir ilişki olduğunu ve bir ödeme vasıtası teşkil ettiğini, havalenin tek başına kar ilişkisini ispata yeterli olmadığını, havale makbuzlarında paranın borç olarak gönderildiği belirtilmediğini, havale belgesinin ödünç ilişkisinin kanıtı olabileceğinin kabul edilemeyeceğini, havalenin borç ödeme vasıtası olduğunu açıkladığını, davacı tarafın adi ortaklığa ve dolayısıyla müvekkil şirkete olan mükellefiyetlerini tespit eden protokol sonrası davacının mükellefiyetlerini yerine getirmemesi üzerine müvekkilinin ---------- Noterliğinin 23/03/2018 tarih ve ---------- yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini,--------- davacı şirkete de mali müşavirlik hizmeti vermesinin yanında müvekkili şirketin birkaç milyon TL alacaklı olduğu ---------Şti. 'nin hakim ortağı ve münferiden temsil ve ilzama yetkili müdürü --------- eşi olduğunu, müvekkil davalı ---------- Noterliğinin 17/04/2018 tarih ve --------- yevmiye nolu ihtarnamesini keşide etmesine rağmen bilgi ve belge temin edemediğini, mezkur mali müşavir mahkeme kararına ve kendisine yapılan tebliğatlara rağmen adi ortaklık defter ve belgelerinin mahkemeye dahi ibraz etmediğini, davacı henüz hesaplar yapılıp mevzuata uygun ve adalete uygun bir şekilde adi ortaklık tasfiye edilememişken sanki yangından mal kaçırır gibi --------- Noterliğinin 30/05/2019 tarih ve --------- yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ettiğini, davalı müvekkil bu son ihtarnameye ----------Noterliğinin 10/06/2019 ve --------- yevmiye nolu ihtarnamesiyle cevap verdiğini, müvekkilinin davalının davacıya hiçbir borcunun olmadığını, bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, kötü niyetli davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa verilmesini talep etmiştir.

SAFAHAT:
Huzurdaki davada istinaf incelemesi evvelinde mahkememizce 18.01.2021 tarihli gerekçeli kararında ayrınılarına yer verildiği üzere davanın reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine --------- sayılı ilamı ile, "Havalenin, borcun ifası amacı ile yapıldığı karine olup aksini iddia eden iddiasını ispatla yükümlüdür. Mahkemece tarafların ticari defterlerinde bilirkişi incelemesi yapılmış ise de; gerekçede bilirkişi raporunun değerlendirilmediği görülmektedir. Dairemizce bilirkişi raporu incelendiğinde ise; davalının ticari defterlerine ilişkin kısım denetlenememiş, alacağın/borcun hangi hesapta takip edildiğine yer verilmediği, borç alacak kaydı ve açıklaması dayanağı belgenin raporda değerlendirilmediği, raporun denetime elverişli olmadığı görülmüştür." gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne karar verilerek mahkememizce verilen kararın kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın mahkememizin yukarıda belirtilen işbu esasına kaydedildiği görülmüştür.

DELİLLER:
Taraflara ait BA BS fromları,---------- Esas sayılı icra takip dosyası.SMMM bilirkişisi tarafından dosyaya ibraz edilen tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; davacı taraf ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davalı taraf defterlerinden 2015-2016 yıllarına ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, Davacı şirkete ait ticari defterler üzerinde yapılan incelemede, davacının davalıya 11/01/2016 tarihinde 63.000,00 TL tutarında havale ile para gönderdiği, takip tarihi (07.06.2019) itibarı ile davalıya ait -------- ŞTİ. hesabında başkaca hiçbir hareket (fatura, dekont, havale, eft, mahsup,...vb) olmadığı, 31/12/2019 itibarı ile davacı tarafın davalı taraftan 11/01/2016 tarihi itibari ile yapmış olduğu ödemeye istinaden 63.000,00 TL alacaklı olduğu,Davalı şirkete ait ticari defterler üzerinde yapılan incelemede, davalı tarafın davacıyı 340 ALINAN SİPARİŞ AVANSLARI ana hesabı altında; ------------ MÜHENDİSLİK alt hesaplarında takip ettiği, 340 Alınan Sipariş Avansları Hesabının; İşletmenin faaliyet konusuyla ilgili gelecekte yapacağı mal ve hizmet teslimleri ile ilgili olarak peşin tahsil ettiği tutarların izlendiği hesap olduğu, 340 Alınan Sipariş Avansları Hesabının İşleyişinin; Alıcılardan alınan avansların bu hesabın alacağına kaydedilerek malın teslim edilmesi veya hizmetin görülmesi halinde borcuna kaydedilmesi ile gerçekleştiği,Yapılan incelemede, davalı tarafın 11/01/2016 tarihinde davacı taraftan 63.000,00 TL havale yolu ile ödeme aldığı, takip eden aylarda ve takip tarihi ve de 31/12/2019 tarihine kadar davacıya ait bu hesapta başkaca herhangi bir muhasebe kaydının yapılmadığı (fatura, dekont, havale, eft, mahsup vb), takip tarihi itibarı ile davalı tarafın davacı tarafa 63.000,00 TL borcunun varlığını koruduğu, tarafların incelenen BA BS formlarında herhangi bir kaydın yer almadığı görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, --------- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Somut olayda; davacı şirket tarfından 28.06.2019 tarihinde 63.000 TL tutarında "--------- ÖDEMESİ" açıklaması ile davalı tarafa havale işleminin gerçekleştirildiği, işbu bedelin davalı tarafa borç olarak gönderildiği iddiasıyla gönderilen paranın iadesi talebi ile huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür. Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir. 100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir. TBK'nın 555 maddesi vd. ve ardından gelen maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; davacı tarafça 11.01.2016 tarihinde banka havalesi yolu ile gönderilen 63.000 TL'nin taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, mezkur ödemenin davalı tarafın usulüne uygun kapanış onayı yapılmayan ve HMK 222. maddesi gereği sahibi aleyhine delil teşkil eden ticari defterlerinde avans bölümünde kayıtlı olduğu, davalı tarafça itiraz edilmeyen bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere avans hesabının, bir işletmenin faaliyet konusuyla ilgili gelecekte yapacağı mal ve hizmet teslimleri ile ilgili olarak peşin tahsil ettiği tutarların izlendiği hesap olduğu, alıcılardan alınan avansların bu hesabın alacağına kaydedilerek malın teslim edilmesi veya hizmetin görülmesi halinde bedelin alacak kısmından borç kısmına kaydedildiği, davalı tarafça her ne kadar ödemenin tarafların sahip oldukları adi ortaklık adına yapılacak işler kapsamında alındığı iddia edilmiş ise de davalı tarafın ticari defterlerinde aradan geçen sürede işbu bedelin adi ortaklık işleri adına kullanıldığına ya da ödemeye karşılık mal veya hizmet tesliminin yerine getirildiğine dair herhangi bir kaydın yer almadığı, dava konusu bedelin halihazırda davalı tarafın ticari defterlerinde davacı adına takip edilen hesabın alacak kısmında yer aldığı ve davalının davacı tarafa işbu miktar kadar borçlu göründüğü, bu haliyle dava konusu ödemenin avans ödemesi olarak yapıldığının yazılı delil niteliğindeki taraf ticari defter ve kayıtları ile ispat edildiğinin kabulü gerekeceği anlaşılmakla davanın ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun ------- Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 63.000,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına,
-Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 63.000,00 TL'nin % 20 si olan 12.600,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.303,53‬ TL karar ve ilam harcından baştan alınan 760,89 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 3.542,64 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 760,89 TL peşin harç ile yargılama gideri olarak yapılan 2.752,50‬ TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca -------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; -------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2023