WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+


T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/205
KARAR NO : 2024/445

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/03/2023
KARAR TARİHİ : 27/06/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı adına kayıtlı ----- plakalı araç ile davalılardan ---- adına kayıtlı olay tarihinde sürücüsü diğer davalı olan----plakalı araç arasında 18/01/2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde taraflar arasında kaza tespit tutanağına göre; davalıya ait ---- plakalı araç sürücüsünün davacının aracının sağ arka kapı kısımlarına, sağ arka tampona, çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bunun sonucunda davacının aracında hasar meydana geldiğini ve yine mezkur kaza nedeni ile davacının aracında değer kaybı meydana geldiğini, tramer kayıtlarına göre davacı araç sürücüsü 2918 sayılı KTK'nın ilgili maddesini ihlal etmek sureti ile %100 asli kusurlu bulunduğunu, ancak bu rapor hatalı olup taraflarınca kazaya ilişkin alanında uzman bilirkişiden teknik mütalaa raporu alındığını, işbu rapora göre davacı araç sürücüsünün kavşağa karşı araç sürücüsünden önce girdiği ve kavşaktan çıkmak üzere olduğu esnada çarpmanın meydana gelmesi, ---- plakalı araç sürücüsünün diğer araçların geçişini tamamlamadan yoluna devam ettiğini, kavşakta kontrollü bir şekilde istikametini takip etmeyerek kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği tespit edildiğini, SBM Trafik Kaza Değerlendirme Komisyonu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasını tüm yönleriyle etraflıca değerlendirmeden ve kazaya ilişkin tüm delillerin birbiriyle irtibatını sağlamadan hakkaniyete aykırı karar verdiğini, Yargıtay kararları ışığında da uzman görüşleri arasında farklılık olması durumunda yeni bir uzman görüşü raporu alınması gerektiğini, bu da yargılama esnasında dosyanın uzman kusur ve eksper bilirkişisine gönderilerek zarar miktarlarının ve kusur tespitinin yapılması ile giderebilecek bir çelişki olduğunu, huzurdaki davaya konu 18.01.2022 tarihli trafik kazası neticesinde davacıya ait plakalı araçtaki değer kaybı bedelinin belirlenmesi mümkün olmadığını ve kendisinden böyle bir kalem belirlemesi beklenemeyeceğini, kusur oranına göre değer kaybı; hasar gören aracın bilirkişilerce araçtaki hasarın durumu, resim, fatura ve dosyada mevcut diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde hesaplanan aracın hasar miktarı belirlenerek hesaplanması gerektiğini, davalının uğradığı zarar değer kaybı miktarı ve hasar bedeli uzman eksper bilirkişisince yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu tam ve kesin olarak belirlenebileceğini, kazanın diğer tarafı olan ---plakalı araç diğer davalı ----- ait bir araç olduğunu, ancak kaza tarihinde trafik kazası tespit tutanağında da görüleceği üzere aracın sürücüsü ----olduğunu, 18/01/2022 tarihli trafik kazasında asli kusurlu taraf her ne kadar ----olsa da ortada bir haksız fiil söz konusu olduğu için araç sahibi olan ----- sorumluluğu bulunduğunu, diğer davalı sigorta firması ise davalı aracın sigorta firması olduğunu, davacı aracında meydana gelen değer kaybı tazminatının tazmini için başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından reddedildiğini, sunulan kaza tespit tutanağı ve dosyaya sunulan fotoğraflardan da görüleceği üzere davacı ait araç 18/01/2023 tarihinde -- Sokak üzerinde seyir halinde iken, bulunduğu sokağın - --- Sokağı ile birleştiği kavşağa girdiğini, hatta kavşağı bitirmek üzere olduğunu, ancak davalı araç sürücüsü ---- Sokağından hızını ayarlamayarak, kavşağa önceden girdiğini ve bitirmek üzere olan davacının araca çarptığını,----plakalı araç sürücüsü -----; Karayolları Trafik Kanunu hükmünce doğrudan bir kusuru görülmemekle beraber kaza mahallinin özellikleri, sürücü davranışlarının yanlışlıkları olacağı dikkate alınarak trafikte öngörü ilkeleri gereği daha dikkatli olup gerekli önlemleri alamayıp kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı tali kusurlu olup bu kusurunun %10 kusurlu olduğu değerlendirildiğini, kaza sonucunda davacının aracı hasara uğramış olup söz konusu hasar sonucunda ortaya çıkan reel değer kaybı bedelinin giderilmesi gerektiğini, arz ve izahına çalıştıkları nedenlere istinaden; HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; davacıya ait araçta meydana gelen kusuru oranına göre, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 5.000,00-TL reel değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yanlara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle;Kaza tespit tutanakları, aksi ispat olununcaya dek geçerli resmi belge niteliğinde olduğundan ve davalı sigortalı aracın sürücüsüne kaza tespit tutanağı uyarınca atfı kabil kusur bulunmadığından, ispatlanamayan davanın reddi gerektiğini, davalı sigortalı araç sürücüsünün Tramer Kayıtlarında %100 kusursuz olduğu belirtildiğini, kazanın oluş şekline göre davalı sigortalı aracın sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmayıp, kaza, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen kusurlu hareket sonucunda meydana geldiğini, işbu kaza tespit tutanağına itibar edilmesi durumunda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, meydana gelen kazanın tutanakta belirtilen şekilde meydana gelmediğini iddia eden taraf bu iddiasını MK md.6 uyarınca ispat etmekle yükümlü olduğunu, dosyada kazanın ne şekilde meydana geldiğine ilişkin kaza tespit tutanağı dışında başkaca bilgi, belge vs. bulunmadığından ve dolayısıyla kaza tespit tutanağının aksi ispat edilemediğinden, sigortalı aracın sürücüsünün kusursuz olması nedeniyle sigortalı aracın maliki ve sürücüsüne kusur ve sorumluluk yüklenemeyeceğini, sigortalı araç sürücüsünün kurallara uygun bir şekilde seyrine devam ettiği esnada sigortalı araç sürücüsünün geçiş önceliğine uymayan ----- aracın sürücüsü, uyuşmazlık konusu kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağı ve tramer kayıtları incelendiğinde kaza mahallindeki geçiş önceliğinin sigortalı araç sürücüsünde olduğu görüldüğünü, sigortalı araç sürücüsü başvuruya konu kazada kusursuz olduğundan davalı sigorta şirketinin tazminata ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle huzurdaki davanın bilirkişi incelemesi dahi yapılmadan reddini talep ettiklerini, davacının zararı karşılandığında davalı şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, davacının temerrüt tarihinden itibaren faiz taleplerinin reddini talep ettiklerini, davalı şirket sigortalısı kusursuz olduğundan işbu davanın reddini, her halükarda itirazların kabul edilmemesi halinde genel şartlara göre hesaplanmasını, davacının faiz taleplerinin reddini, davalı şirketin temerrüde düşmediği değer kaybı zararının ödendiği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını beyan ve talep etmiştir.

CEVAP /TALEP :Davalı gerçek kişiler vekili tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalılar vekili duruşmalarda özellikle kusur ve kusur oranı başta olmak üzere değer kaybı zararına da itiraz ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Başvuru Belgeleri, Sigorta Hasar Dosyası ve ZMMS Poliçesi, Poliçe, Kaza ve Araç Fotoğrafları, --- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Ekspertiz Raporu, Uzman Raporu, Bilirkişi Raporları, Dosyadaki Sair Bilgi Ve Belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni/sürücüsü olduğu araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı zararının, 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddesi gereğince düzenlenen ZMMS Poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince ZMMS poliçesi gereğince davalı sigorta şirketi ile 2918 Sayılı KTK'nin 85/1,son, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince malik/işleten ile 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu sıfatıyla davalı sürücüden tahsili edilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken KTK'nin 97.maddesi gereği sigortaya başvuru, arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel dava şartları ile harç ve taraf sıfatı gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı ve davalı gerçek kişiler vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yolunu tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasına katılan davacı vekilinin ve davalı gerçek kişiler vekillerinin son sözleri de dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim belgelere göre sigortaya başvuru yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.
Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.
Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay ----.HD'ni 15/03/2018 T----sayılı ilamı)
Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 18/01/2022 tarihinde ---- İli, ---- İlçesi, ----- kavşağında davacının malik/işleteni olduğu dava dışı ----- sevk ve idaresindeki -----plaka sayılı hususi nitelikteki otomobil ile davalı----- malik işleteni, diğer davalı -----sevk ve idaresindeki ------- plaka sayılı hususi otomobil niteliğindeki araçların karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. 2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa göre kazada her iki araç sürücüsünün kusurlu olduğu ancak ihlal ettikleri kuralların ve kusur oranlarının belirsiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu davada haksız fiil niteliğindeki trafik kazasında kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu iddia edilen ----plakalı hususi nitelikteki otomobilin kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketine ----- numaralı 16/02/2021-16/02/2022 başlanğıç - bitiş tarihli araç başına maddi 43.000,00 TL limitli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın 6918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı anlaşılmış olup, davalı şirket tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de celp edilmiştir. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetine göre meydana gelen değer kaybı zararının belirlenmesi halinde uyuşmazlığın çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunma kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi , belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Buna müteakip 6100 Sayılı HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dava konusu uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden evvelin dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak yazılı delil niteliğinde bulunan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ve olayın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamına nazarında kusur durum ve oranına ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya ----- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen bir bilirkişiye verilmiştir. Trafik Bilirkişisi Başkomiser --- - tarafından düzenlenen 27/11/2023 tarihli raporda özetle;----- plakalı otomobil sürücüsü ---- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun, Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: başlıklı Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında; “h) Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama” Hallerinde asli kusurlu sayılırlar, maddesindeki kuralları ihlal ettiğinden ve kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı ASLİ DERECEDE KUSURLU OLDUĞU, Yüzde Yetmişbeş (%75), 2 – ----plakalı otomobil sürücüsü ---- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun, Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: başlıklı. Madde 52 – Sürücüler: “a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, Zorundadırlar.” maddesindeki kuralları ihlal ettiğinden ve kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı TALİ DERECEDE KUSURLU OLDUĞU, Yüzde Yirmibeş (%25), görüş ve kanaatine ilişkin rapor verilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Bu kapsamda öncelikle davacı araç sürücüsünün KTK'nin 84/h maddesinde yazılı bulunan kavşaklarda geçiş önceliğine uymama asli kuralını ihlal ettiği asli kusurlu olmakla birlikte; raporun ekinde bulunan olay yeri görüntüleri, kroki, araçların görüntü ve konumları, davacının aracının aldığı hasar ile kaza mahalli birlikte değerlendirildiğinde davalı araç sürücüsünün de, KTK'nin 52/a maddesinde yer alan hıza ilişkin genel düzenlemeyi ihlal ettiği ve kazada tali kusurlu olduğu anlaşıldığından bilirkişi raporunda belirlenen tespit ve kusur dağılımının yerinde olduğu kabul ve takdir edilmiştir. (TBK, 74/1, HMK. 266 vd, 282 Yargıtay ---.HD.-----) Bu tespitten sonra zararın belirlenmesi yönünde davanın aracında meydana gelen hasara göre oluşan değer kaybı bedeline ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya ---- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen makine mühendisi bir bilirkişiye verilmiştir. Makine Mühendisi Bilirkişi ----- tarafından hazınlanan 02/02/2024 tarihli raporda özetle ; kaza sonucu oluşan maddi hasar tutarı ( yedekparça * işçilik ) * 74.261,68 TL dir.- Taraflar ---- plakalı ---- marka, --- model, ---- tipi aracın ( hasar bedeli *değer kaybı toplam tutarı ) - 74.261,68 * 75.000 ) 149.261,68 TL olduğunu, aracın kazadan | gün önceki ( hasarsız piyasa 2.el Rayiç değeri ) — 500.000 TL olduğunu---- plakalı aracın kaza sonarsı onarılmış hali ile 2.el Rayiç değeri 425.000,00 TL dir. Aracın değer kaybı 75.000,00 TL olarak hesaplandığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bu bilirişi raporu da taraf vekillerine tebliğ edilerek beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Ne var ki, bilirkişi raporunun Yargıtay uygulamasında olduğu gibi aracın markası, modeli, olay tarihindeki yaşı, markası, kilometresi, teknik ve görünüm özellikleri, yapılan onarım işlemleri gereğince kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkı yansıttığı, günün piyasa rayiçlerine uygun olduğu kabul ve takdir edilmiş ve böylece zarar da belirlenmiştir. Böylece somut olayda kusur, hasar ve değer kaybı yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporları da gözetildiğinde, haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle; toplam değer kaybı zararının, zarar veren aracın sigortacısı sıfatıyla davalı sigorta şirketi ile işleten ve sürücü tarafından müteselsilen tazmin edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Dava 6100 Sayılı HMK'nin 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığından davacı vekiline bedel artırım dilekçesi verilmesi için süre verilmiş ve davacı vekili tarafından bilirkişi değer kaybı raporunda hesaplanan 75.000,00 TL değer kaybının, bilirkişi kusur raporunda davalıların sorumluluğu olarak belirlenen % 25'i oranında toplam 18.750,00 TL üzerinden vaki işlemin yerine getirildiği ve harcın tamamlandığı müşahede edilmiştir. Binaenaleyh, davacının davasını, yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TBK,49, 50/1, 51/1 KTK,91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 , Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1 maddesi temelinde , TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olayda; davanın haksız fiile dayalı belirsiz alacak davası olması nedeniyle, davalı gerçek kişiler yönünden kaza tarihi, davalı sigorta şirketi yönünden ise KTK'nin 97.maddesi gereğince yapılan başvuruya bağlı olarak 2918 sayılı KTK'nin 99/1 maddesine göre hesaplanan sekiz iş günü sonrasına tekabül eden temerrüt tarihi, olayda davalıya sigortalı araç hususi nitelikte olduğundan yasal faiz uygulanması ile poliçe teminat limiti de gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile; 18.750,00 TL değer kaybı tazminatın davalı gerçek kişiler (işleten ve sürücü) yönünden kaza/ haksız fiil/ temerrüt tarihi olan 18/01/2022 tarihinden ; davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 18/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 41.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Her ne kadar kısa kararda fazlaya ilişkin talebin reddine yönelik bir ibare/hüküm bulunsa da dosya kapsamı ve hükümden de açıkça anlaşıldığı üzere bu hususun bir yazım yanlışı olduğu tespit edilerek gerekçeli kararda resen çıkartılmak suretiyle tashih edilmiştir. (HMK,304/1) (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 81/2 85, 86, 88, 91, 97,99, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi, TBK, 49, 50/1,51, 74, 117/1, Sigortacılık Kanunu, 2/1,n, 22/13, 22/17, TTK,16/1, 1401 vd, 1483 vd, HMK, 25, 26,27, 29, 30,31 187/1, 190, 198, 266 vd, 282 )6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1-3 maddeleri gereğince davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında görüşmelerde ve tutanakta tüm taraflar yer aldığı anlaşıldığından tüm davalılardan müteselsil olarak alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile; 18.750,00 TL değer kaybı tazminatın davalı gerçek kişiler (işleten ve sürücü) yönünden kaza/ haksız fiil/ temerrüt tarihi olan 18/01/2022 tarihinden ; davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 18/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 41.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.280,81 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 179,90 TL peşin harcın ve tamamlama harcı olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubuyla bakiye 673,31 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı 179,90 TL peşin harç, 427,60 TL tamamlama harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 348,50 TL posta masrafı ve 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.661,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair; davacı vekilinin ve davalı gerçek kişiler vekilinin yüzlerine karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının karar tarihi itibarıyla ( 18.750,00 TL < 28.250,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.