T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/198
KARAR NO : 2024/100
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 22/03/2023
KARAR TARİHİ : 05/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ------nolu --- Poliçesi ile sigortalı ----- malik, sevk ve idaresinde olduğu ----- plakalı araca, davalı/borçlu ----- malik ve davalı/borçlu------ sevk ve idaresinde olduğu ---- plakalı araç, 18.05.2021 tarihinde, ----- ili -----ilçesi ----- arasında anayol üzerinde seyir halindeki sigortalı aracın şeridine girerek sigortalı aracın sol yan ve arka kısımlarından çarpması neticesinde iki araçlı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili şirkete vaki hasar ihbarına müteakip hazırlatılan ekspertiz raporuna istinaden sigortalı araçta meydana gelen hasar tutarı toplamı 288.385,76-TL olarak belirlendiğini ve bu tazminat bedelinin tamamı 13.01.2022 tarihinde sigortalı aracın hasar tazminat bedeli olarak ilgilisine ödendiğini, ödenen tazminat miktarı olan 288.385,76TL'nin 43.000,00-TL kısmı -----plakalı aracın sigortacısı olan -----tahsil edildikten sonra kalan hasar tazminat bedeli 245.385,76-TL için müvekkil sigorta şirketi, TTK m.1472 hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, kaza sonucu sigortalıya ait araçta meydana gelen zarar ile ilgili trafik kazası tespit tutanağı ve müvekkil şirket tarafından tanzim ettirilen ekspertiz raporu incelendiği taktirde ------ plakalı araç sürücüsü davalı/borçlu ----- kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğunu, işbu rücuen tazminat alacağımız olan takibe konu 245.385,76-TL'lik bakiye hasar tazminat tutarının ödeme tarihi olan 13.01.2022 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili için davalılar/borçlular aleyhine -----. İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalılar/borçlular yasal süresi içinde borca, faize ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini, ----- Arabuluculuk Bürosunun ----- Arabuluculuk dosya numarası ile arabuluculuğa başvurulduğunu, bu nedenlerle;---- Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı dosyasında haksız olarak yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, arabuluculuk vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız açılan davanın reddine, ----- İcra Müdürlüğü’nün ------ sayılı takibin iptaline, davacı kötü niyetli olduğundan %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dosyadaki bilgi ve belgeler.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava; kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacı sigorta şirketinin ödediği bedelin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre rücuen tahsili istemiyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde; “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.Halefiyet, bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. 6102 sayılı TTK m. 1472(1) hükmünde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir. Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK m. 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK m. 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir. (Yargıtay HGK'nın, -----tarih ve sayılı kararı).
Davacı sigorta şirketi, davaya konu icra takibini sigortalısının halefi olarak açtığına göre, uyuşmazlığın çözümünde de dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır. Buna göre; 6102 sayılı TTK’nın 4. ve 1472. madde hükümleri kapsamında sigortacının halefiyetine dayalı dava, mutlak ticarî dava olmayıp; sigortalı ile zarara sebep olan arasındaki hukukî ilişkinin ticarî davaya sebebiyet vermesi halinde ticarî dava olarak kabul edilmektedir.
"22/03/1944 Tarih ----- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir tüketici dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." denilmiştir.Anılan YİBK ve yasal düzenlemeler karşısında somut olaya gelindiğinde; dava haksız fiil sorumluluğundan kaynaklanmakta olup, davalının halefi olduğu sigortalı gerçek kişi olduğu gibi, kasko sigorta poliçesi ile sigortalanmış araç da hususi otomobildir. Bu durumda uyuşmazlığın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekirken mahkemece bu yön gözetilmeksizin işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." (------ BAM ---- HD. ----- Esas ----- Karar sayılı ilamı ve aynı yönde----- BAM------. HD ----- Esas----- Karar, ----- BAM ----- HD----- Esas ------Karar)Somut olayda; davacı sigortacının dava dışı sigortalısının aracı ile seyir halinde iken davalı tarafa ait araç ile çarpışması sonucu kaza yaptığı, kaza sonucunda sigortalıya araçtaki hasar bedelinin öndendiği, sigorta şirketinin kazanın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca, sigortalısına ödenen tazminatın, davalıdan rücuan tahsili için ilâmsız icra takibi başlattığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında; davaya konu istemin, davacının sigortalısı ile davalı arasındaki haksız fiil ilişkisine dayandığı açıktır. Bu durumda, davanın sigorta sözleşmesinden kaynaklanmadığı, bu nedenle 6102 sayılı TTK m. 4(1)-a hükmü uyarınca mutlak ticarî dava olmadığı, davacının sigortalısı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin haksız fiil olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, haksız fiilin tarafları dava dışı sigortalı tacir olmadığından, uyuşmazlık tacirler arası haksız fiil niteliğinde de değildir; bu durumda nispî ticarî dava da söz konusu değildir. 6100 sayılı HMK m. 2(1) hükmüne göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu nedenle huzurdaki davaya konu hukuki uyuşmazlığın çözümünde asliye mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; 6100 sayılı HMK'nın 115/1-2 maddesi uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-)6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 1, 2. maddeleri uyarınca görevli mahkemenin -----ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
3-)6100 Sayılı HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birininin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının GÖREVLİ ------ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-)Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmezse talep halinde mahkememizce bu durumun tespiti ile dosya üzerinden davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
5-)6100 Sayılı HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde mahkememiz tarafından resen davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek 6100 Sayılı HMK'nın 331/3 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalılar vekilinin yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 sayılı HMK'nın 341/1,342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince iki hafta içinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle -----Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!