WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/145
KARAR NO : 2024/67

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/03/2023
KARAR TARİHİ : 25/01/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin 3996 Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun hükümlerine göre -----Otoyolunun işletme hakkı sahibi; davalının işletme hakkı davacı şirketinde bulunan köprü ve otoyolları kullanmış olan tüzel kişinin tacir olduğunu, işletme hakkı davacı şirketinde bulunan köprü ve otoyollardan geçişler 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5 maddesi kapsamında ücretlendirilmekte ve aynı düzenleme kapsamında ücret ödemeksizin yapılan geçişlerde; 15 günlük sürede geçiş ücretinin ödemesini yapmayan araç maliklerine, geçiş ücretinin dört katı tutarında ceza uygulaması yapıldığını, davalının ------ plaka sayılı aracıyla 12.06.2021 ile 18.06.2021 tarihleri arasında ücret ödemeksizin, işletme hakkı müvekkil şirketinde olan-----Köprüsü ve bağlı otoyolundan ihlali geçişler yaptığını, geçiş ücretleri ve bu ücretlere ait 6001 s.k. m.30/5 hükmünün getirdiği yasal cezanın ödenmemesi üzerine ------. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas numarası yazılı icra takip dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, davalının borca itiraz edip takibi durdurduğunu, davalarının kabulü ile -----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasında davalının icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına, davalı borçlu tarafından icra takibine haksız bir şekilde itiraz edildiğinden icra takibine konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, peşin olarak ödenen yargılama giderleri ve harçlarla tespit edilecek avukatlık vekalet ücretinin davalı borçludan tahsili ile davacı şirkete verilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin kaçak geçiş nedeniyle haricen borçlu bulunduğunu öğrenmiş olup - şirket tarafından bildirilen hesaba kaçak geçiş ücreti ve cezası olan 1.035.TL - tutarı gecikmesi ile birlikte ödeme emri tebliğ edilmeden çok önce 1.100.TL olarak ödemiş olup icra takibinden hiç bir şekilde haberi bulunmadığını, 20/08/2021 tarihinde icraya konulan ve hiç bir şekilde ödeme emri tebliğ edilmeyen borcu davalı şirketin 19/11/2021 tarihinde fazlasıyla ödemiş olmasına rağmen alacaklı tarafça alınan ödeme icra dairesine bildirilmeksizin 21/09/2022 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiğini, alacaklı tarafa müvekkilinin ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 19/11/2022 tarihi itibariyle borcu bulunmadığı için takibe itiraz edildiğini, davacı tarafın ödenen bu borca karşı sanki hiç bir ödeme yokmuş gibi iş bu itirazın iptali davasını ikame ettiğini, davacının da icra müdürlüğüne yapmış olduğu beyandan anlaşılacağı üzere borç icra dosyasına ödenmiş olup dava tarihi itibariyle müvekkilinin davacı şirkete borcu bulunmadığını, açıklanan nedenlerle; davanın reddi ile açıkça kötüniyetli bulunan alacaklının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına çarptırılmasına, yargılama giderleri ile ilam vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLER: ----. İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası UYAP kayıtları, Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Ticaret Sicil Kayıtları, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları,------ Bölge Müdürlüğü kayıtları, İhlalli Geçiş Bilgi ve Dökümleri, İhlalli Geçiş Fotoğrafları, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :
Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince İtirazın İptali, Takibin Devamı Ve Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları, hak düşürücü süre, taraf sıfatı ve harç gibi hususlar değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiştir. Ön inceleme duruşmasında daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınmadığı değerlendirilerek bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözüme gitmek istememeleri üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilerek deliller toplanmış, incelenmiş ve değerlendirilerek tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında ise hazır bulunan taraf vekillerinin son sözleri dinlenerek tutanağa yazılmak suretiyle aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde;"(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenlemeye göre; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır.Olay ve dava tarihinde yürürlükte olan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat Ve Görevleri hakkındaki kanunun 30/5 maddesinde "4046,3465 ve 3996 kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarında geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin dört katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir." hükmü ile aynı kanunun 30/7.maddesinde 'Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan ,ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz' hükmü bulunmaktadır.Yapılan yargılama, yukarıda alıntılanan yasal düzenlemeler ve toplanan delillere göre somut olayda öncelikle davanın dayanağı----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu ve bir yıllık hat düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı görülmüştür. Mahkememizce taraf vekillerince gösterilen deliler toplanmış ve işin niteliği gereği resen getirtilmesi gereken deliller de celbedilmiştir. Bu kapsamda öncelikle davaya konu ihlalli geçişleri yaptığı iddia edilen ------ plaka sayılı aracın trafik tescil kayıtları getirtilerek dosya arasına alınmış ve incelenmiştir. Yapılan incelemede aracın ihlalli geçiş tarihlerinde davalı şirket adına kayıtlı olduğu görülmüş ve davalının taraf sıfatını taşıdığı tespit edilmiştir. Yine------Başmüdürlüğüne müzekkere yazılarak ihlalli geçişin yapıldığı tarih aralığında davalı şirketin maliki ve işleteni olduğu araçlardan ----- plaka sayılı araca tanımlı -----numaralı ------ ürünü bulunduğu bildirilerek geçiş bilgilerinin yer aldığı hesap hareketleri gönderilmiştir. Somut olayda davacı şirketin ------yap-işlet-devret modeli ile yapımı ve işletilmesini üstlendiği , davacı şirket tarafından, ----. İcra Dairesinin------Esas sayılı dosyasından, işlettiği tünelden davalı adına kayıtlı yukarıda plakaları verilen araçların 12,16,18 /06/2021 tarihlerinde toplam üç kez ihlalli geçiş yapması nedeniyle tahakkuk eden geçiş ücretleri ve 6001 sayılı kanun uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretlerinin dört katı tutarındaki cezaya ilişkin olarak icra takibi başlatıldığı, takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce tahkikat işlemi olarak dosya 6100 Sayılı HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince bilirkişi raporu düzenlenmesi için işin niteliği gereği uyuşmazlık konusunda nitelikli hesaplamalar uzmanı bir bilirkişiye verilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi ---- tarafından dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda hazırlanan işbu raporda özetle ; Karayollarına ait tüm otoyollarda ve 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollarda 6001 sayılı Karayolları Genel Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve yönetmeliklerde belirtilen şekilde geçiş ücreti ve cezasının tahsil edildiği, 6001 sayılı kanunda geçiş yapan araçlara geçiş sırasında mesaj veya uyarı verme gibi bir mecburiyetin bulunmadığı, ücretli otoyolları kullanan sürücü veya firmaların geçiş sırasında geçiş ücretini ödeyecek mevcut yöntemlerden birini kullanmaları gerekmektedir. -----serbest geçiş sistemi" uygulandığı, bu sistemin---- ile ----- sistemlerinin bir araya getirildiği bir yöntem olduğu, serbest geçiş sistemi, araçların tek bir noktadan (----- gişesinden) geçmesine izin verildiği, 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edileceği, Davacı tarafından, dava dosyasına sunulmuş olan ihlâlli geçiş listesi ile dava dosyasına sunulmuş olan ihlâlli geçiş görüntüleri bire bir kıyaslanarak 3 adet geçişe ait tüm geçiş görüntülerinin dava dosyasına sunulduğunun tespit edildiği, davaya konu -----plaka sayılı aracın ücret ödenmeksizin geçişler yaptığı iddia edilen 12.06.2021 ile 18.06.2021 tarihleri arasında davalı----Şirketi adına kayıtlı olduğu, ----- plaka sayılı araç için bildirilen 3 adet geçişin “ihlâlli geçiş” olduğu, ----- plaka sayılı araca ait | adetlik “ihlâlli” geçiş için:207,00 TL geçiş ücreti,828,00 TL 4 katı ceza olmak üzere toplam 1.035,00 TL olduğu yönünde hesap ve görüşlerini içeren rapor sunulmuştur. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ancak rapora karşı herhangi bir itiraz öne sürülmemiştir. Mahkememizce tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu ile iddia ve savunma kapsamında yapılan değerlendirmede ; öncelikle davaya konu olayda özel işletmeye tabi tünelden geçiş hizmetinin niteliği gereği 'sürücü belgesi sahibi' hizmeti alanlar tarafından şartları ve sonuçları önceden bilindiğinden ve/veya nesnel olarak bilindiği kabul edildiğinden otoyol-tünel giriş ve çıkışında sistem tarafından yapılan ücretsiz geçiş yapıldığına dair uyarı ve ödemenin yapılmasına ilişkin bildirim dışında yasal olarak ihlalli geçiş tutanağı veya idari yaptırım karar tutanağı düzenlenerek muhataba ihbar ve tebliğine dair yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Davalı şirketin 6102 sayılı TTK'nin 16/1 maddesi gereğince tacir sıfatı bulunduğundan, basiretli tacir gibi davranma ve bu kapsamda araçlarına ----- ürünü alarak hesabında serbest geçiş sistemi için yeterli para (bakiye) bulundurma ve/veya ihlali geçişten itibaren günün teknolojik imkanlarına göre İnternet ortamında yapacağı basit bir sorgulamaya göre borç tespit edilerek on beş gün içinde ödeme hakkı ve yükümlülüğü de caridir. Bir başka anlatımla sistemin işleyişi ve özelliği gereği hizmetten yararlananların hizmete ilişkin ücreti ödeme yükümlülüğü ve takibi tamamen hizmeti alanlara aittir. ( KTK,41, 85-TTK,18/2) Filhakika ,olayda davalının ihlalli geçiş tarihlerinde aracına tanımlı----- hesabında yeterli bakiye bulundurmadığı, adına kayıtlı aracın üç kez, davacı şirketin işlettiği tünelden ihlalli geçiş yaptığının sabit olduğu, takibe konu geçişler için öncesinde ödeme yapılmadığı gibi ihlalli geçişlerden itibaren yapılan provizyon isteklerine rağmen on beş gün içinde de herhangi bir şekilde de ödemenin yapılmadığı gözetildiğinde davacının geçiş ücretleri ile birlikte dört katı tutarında ceza talebinde bulunmasında ve dolayısıyla takip ve davasında haklı olduğu, davacı tarafın davasını açıklanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuyla usulüne uygun olarak ispat ettiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Binaenaleyh, dosyaya mübrez bilirkişi raporunun da, somut olay ve icra takibiyle uyumlu, gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu kabul ve takdir edilmiş ve taleple bağlılık ilkesi, tarafların tacir sıfatına göre avans faiz türü ve yürürlükteki oranı da denetlenip gözetilerek davacının davasının kabulü ile; davalı-borçlunun ------İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa (1.035,00 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına karar verilmiştir. ( AY,138/1,İİK,67/1,) Davacının İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda inkar tazminatının takip hukuku acısından amacı ışığında yapılan değerlendirmede; davalının itirazının haksızlığına karar verilmesi ve yapılan yargılamaya göre davalının borcunun varlığını ve miktarını tam olarak tahkik ve tespit edebilir durumda olduğunun açıkça tespit edilmesi nedeniyle dava konusu alacağın muayyen/likid olduğu anlaşılmakla İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluştuğundan sabit görülen asıl alacağın %20'si olan 207,00 TL icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. ( AY,138/1,İİK,67/2,) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de, davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince, davalı-borçlunun-----.İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİ ile icra takibinin asıl alacağa (1.035,00 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına,
3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle, asıl alacağın (1.035,00 TL) %20'i olan 207,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından 179,90 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 247,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-)Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı 179,90 TL peşin harç ve 25,60 TL vekalet harcı, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 82,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.967,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 1.035,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının miktar yönünden ( 1.035,00 TL< 28.250,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.