T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/975
KARAR NO : 2024/226
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/12/2020
KARAR TARİHİ : 27/03/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/08/2019 tarihinde kendi şeridinde ilerleyen davacı ---- sevk ve idaresindeki----- plakalı araç ile aşırı hızlı seyreden ve davacının şeridine tecavüz eden ----- sevk ve idaresindeki ----- plakalı kamyonun çarpışması sonucu çift taraflı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kazadan dolayı davacı ----ağır yaralandığını, davalı ----. firmasında hasar dosyası açıldığını, bu kazanın oluşumunda ---- - plakah kamyon sürücüsü ---- - , 2918 sayılı K.T.K'nın trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan hallerini düzenleyen mad. 84/g'e göre: "Şeride tecavüz etme," kuralını lal ettiğini, aynı Kanunun md. 52/1-b'ye göre, sürücüler kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar kurallarını ihlal ettiğini ve ayrıca K.T.K.'nın ilgili maddelerini ihlal ettiğinden dolayı tam ve asli kusurlu olduğunu, davacı ve aracında yolcu olan şahıslar ağır yaralı şekilde hastaneye kaldırıldıklarından dolayı kazadan sonra tutulan kaza tespit tutanağı, kamyon şoförünün insiyatifine kaldığını ve kamyon şoförünün bu durumu fırsata çevirerek tutanağı tutan görevli personeli yanlış yönlendirerek tutanağı kendi lehlerine çevirerek düzenlediğini, bu kazadan sonra davacının ilk önce ----- Devlet Hastanesinde tedavi olduğunu ve daha sonra ----Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavisi devam ettiğini, davacının yaralandığı bu olay ile ilgili olarak yürütülen yargılamanın ----- Cumburiyet Başsavcılığı ----- soruşturma nolu dosya ile yapıldığını, kazaya karışan ------ plakalı aracın -----poliçe numarası ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında kayıtlı olduğundan ----- firmasına 07/10/2019 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak taleplerinin reddine ilişkin cevap verildiğini, ----- Cumhuriyet Başsavcılığı------ soruşturma dosyası üzerinden yapılan keşif sırasında davalının %25 oranında kusurlu olduğu tespit edildiğini, fakat keşif sırasında alman tanık beyanları, dosyadaki mağdur ifadeleri ve kaza yerinin çekilen resimleri tam anlamıyla değerlendirilemediğini ve eksik inceleme ile davalıya düşük oranda kusur atfedildiğini, işbu keşiften sonra ise----- Kurumu tarafından ne bu keşif, ne tanık beyanları ve ne de yolun durumu, kazanın oluş şekli göz önünde bulundurulmadığını ve davacının %100 kusurlu olacak şekilde rapor tanzim edildiğini, kazanın meydana geldiği yol rampa aşağı olduğunu ve davacının tam rampayı bitirip aşağıya inmeye başladığı esnada kaza meydana geldiğini, olayda davacıya ait araç binek taksi olmasına rağmen, karşı taraftaki aracın kamyon olduğunu ve kendisini davacının şeridinde konumlandırmak suretiyle ve sürücüsününde elinde telefon olduğu halde yolda ilerlerken davacıya ait şeritte aracına çarptığını, öncelikle davanın kabulüne, HMK. md. 107 Uyarınca: fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davacı ----- yaralanmasından dolayı bilirkişi raporu sonrasında artırılmak üzere sürekli iş görmezliği nedeniyle şimdilik 250 TL, geçici iş görmezliği nedeniyle şimdilik 250 TL ve geçici bakıcı gideri nedeniyle de şimdilik 100 TL olmak üzere toplamda 600 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Somut olayda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmaması sebebiyle başvurunun esastan reddi gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması gerektiğini, bu nedenle işbu başvurunun esastan reddedilmesi gerektiğini, sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacağını, Yargıtay --.HD 16.10.2018 TARİH----- sayılı güncel kararında davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp hükmün bozulmasına karar verildiğini, davalı sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu başvurunun reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kaydı, Maddi Hasarlı ve Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı Araç Tescil kayıtları,Birecik CBS ----- sor. dosyası, Kaza Fotoğrafları, ------ Grup Başkanlığı Kusur Raporları, Keşif, Bilirkişi Kusur Raporları, ---- ve ---- Hastane Kayıtları, Tıbbı Belgeler ve Kayıtlar, Hasar dosyası ve ZMMS poliçesi, Uzman Görüşü, CD, ESD, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ :
Dava, ZMMS Sözleşmesine dayalı olarak trafik kazası nedeniyle 6098 Sayılı TBK'nin 54. maddesi gereğince oluşan zararlar için açılmış Maddi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak taraf teşkilinin sağlandığı ve dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın HMK'nin 114.maddesindeki genel dava şartları da sağlanarak açıldığı tespit edilmek suretiyle ön inceleme duruşması usulüne uygun olarak icra edilerek tamamlanıp aynı celse tahkikat işlemlerine geçilmiş ve müteakip celselerle sürdürülen yargılamada tahkikat önemli ölçüde tamamlanmıştır.
Ne var ki, yargılamanın 07/12/2023 tarihli duruşmasında; yapılan tüm yoklama ve çağrılara rağmen taraf ve taraf vekillerinin duruşmaya katılmadıklarının ve mazeret de bildirmediklerinin anlaşılması üzerine taraflarca takip edilmeyen davanın 6100 sayılı HMK'nin 150/4.maddesine göre taraflarca yenilenmesine kadar; dosyanın 6100 Sayılı HMK'nin 150/1. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nin 150/4 maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde taraf / taraf vekillerince davanın yenilenmesi talebinde bulunulmadığı tespit edilmiştir.6100 Sayılı HMK'nin 150/5 maddesinde 'İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.' hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda açıklanan hususlara ve yasaya göre dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık sürenin dolduğu 07/03/2024 günü itibarıyla 6100 Sayılı HMK'nin 150/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ve kaydın kapatılmasına resen karar verilmiştir.6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 331/3 maddesi gereğince tamamen davacı sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)6100 Sayılı HMK'nin 150/5 maddesi gereğince; davanın 07/03/2024 günü itibarıyla açılmamış sayılmasına,
2-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan peşin harcın (54,40 TL) mahsubuyla bakiye 373,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 7/1, 13/2 (ön inceleme duruşması tutanağı imzalandıktan sonra karar verildiğinden tamamı; ancak dava değerini geçmeden) maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 600,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Davalı tarafından kendisini vekille temsil ettirmek dışında (HMK'nin 323/1/ğ) yapılmış başka yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; taraf ve taraf vekillerinin yokluğunda dosya üzerinden resen yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!