WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/573
KARAR NO : 2024/242

DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 12/08/2022
KARAR TARİHİ : 28/03/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalı şirketin ----- poliçe no poliçe numaralı grup ferdi kaza sigortası ile, davacı nezdinde çalışan ---- adlı işçinin sürekli sakatlık ve ölüm teminatı kapsamında 150,000,00 TL limitle sigortalandığını, davacıya ait ve şirketin ---- poliçe no ile grup ferdi kaza sigortası ile sigortalı bulunan iş yerinde 29.03.2013 tarihinde meydana gelen iş kazasında teminata konu olan işçilerden olan -----geçirmiş olduğu iş kazasından kaynaklı olarak, davacı tarafından şirkete yapılan başvuru üzerine, iş kazasına uğrayan davacı-sigortalı-işçi -----, 6.000,00 TL tazminat ödendiğini ve ibraname alındığını, SGK tarafından, sigortalı ------, iş bu iş kazası nedeniyle gördüğü tedavi gideri, geçici iş göremezlik ve oluşan maluliyet durumundan kaynaklı sürekli maluliyet oranına bağlı olarak, davacı aleyhine ----. İş Mahk.-----sayılı dava dosyası üzerinden rucuen tazminat istemli dava açıldığını ve süresinde gerekli cevaplar ve hukuksal savunmalar yapılmakla birlikte, davalı şirkete, dava ihbar edilmiş ve ihbar olunan taraf olarak davanın her aşamasına katılım sağlandığını,----- İş Mahkemesi'nin ----sayılı dosyası üzerinden, Grup Ferdi Kaza Sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ---- maluliyet ve kusur durumunun tespiti yönünden yapılan bilirkişi incelemeleri neticesinde alınan aktüarya hesap bilirkişi raporu esas alınarak neticeten: 2.207,56 TL geçici iş göremezlik ödeneğin, 10.044,91 TL peşin sermaye değeri,1.610,80 TL hastane masrafı ve 54,54 TL eczane masrafı olmak üzere toplam 13.917,72 TL bedelin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte ödenmesine karar verildiğini, ----İş Mahkemesi'nin ----- kararı tarafımızdan istinaf edilmiş ise de, istinaf aşamasında, davacı SGK ile yapılan görüşmeler neticesinde; yapılandırma kapsamında, ana para, faiz,yargılama gideri ve Mahkeme vekalet ücreti toplamı olmak üzere, 26.10.2021 tarihinde 14.312,93 TL ödenmiş olup, Mahkeme vekalet ücreti, yargılama giderleri ve harç bedeli ise henüz ödenmediğini, davalı tarafa, 16.05.2022 günlü başvuru dilekçesi ile -----İş Mahk. ---- Sayılı dosyasına konu iş kazasından kaynaklı olarak, müvekkil tarafından ödenmiş bulunan tazminat bedelinin, poliçe limitleri dahilinde rucuen ödenmesi talebimize yanıt verilmediğini, ---- Arabuluculuk bürosunun ---- numaralı dosyası üzerinden yapmış bulunduğumuz arabuluculuk başvurusunda uzlaşmanın sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle, davalı sigorta şirketi tarafından, davacının, ----- poliçe numaralı grup ferdi kaza sigorta poliçesi kapsamında her bir işçi yönünden sürekli sakatlık ve ölüm teminatı kapsamında 150,000,00 TL limitle sigortalandığı dikkate alındığında, ferdi kaza sigortası genel şartları ile kazazedenin yargılama ile tespit edilen maluliyet oranı dikkate alınmak suretiyle, müvekkilin ödemek zorunda kaldığı maddi tazminat, harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti, poliçe teminat dahilinde olup, anılan bedellerin tazmini mahkemenizce yapılacak bilirkişi incelemesi sonrasında belirleneceğinden, fazlaya dair talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile; davalı sigorta şirketi tarafından, davacı----- poliçe numaralı grup ferdi kaza sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunduğundan, davacının ödemek zorunda kaldığı maddi tazminat, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin tazmini mahkemenizce yapılacak bilirkişi incelemesi sonrasında belirleneceğinden, fazlaya dair talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik kısmi alacak niteliğinde olan 100,00 TL alacağımızın 26.10.2021 tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tarafına ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Olayın ferdi kaza sigorta poliçesi genel şartlarına göre 2 yıllık zamanaşımına uğradığını, davalı sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğu doğmayacağını, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları 20. Madde'ye göre; "Sigorta mukavelesinden doğran tüm mutalebeler iki yılda mürürü zamana uğrar." şekilde açıkça belirtildiğini, davacının yöneltmiş olduğu taleplerini dava dilekçesinden de anlaşıldığı üzere belirsiz alacak davası olarak ileri sürdüğünü, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hâllerde belirsiz alacak davası açılabileceğini, --- -. İş Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyasında talep edilen alacak kalemleri ve her bir alacak kalemi için ödenen tutar belli iken davacı tarafça talep edilen alacak kalemleri açıklanmadığını, HMK m.119/1/ğ maddesine göre her bir alacak kalemi için talep edilen miktarın dava dilekçesinde kalem kalem açıklanması gerekmekte olup huzurdaki davada talep sonucu açık bir şekilde belirtilmediğinde Mahkemece ilgili madde gereğince talep sonucunun açıklanması için davacıya kesin süre verilmesini talep ettiklerini, - ----, davalı şirket nezdinde ------ numaralı Grup Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile 26.02.2013/2014 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, işbu poliçe ile teminat altına alınan çalışanların tek tek sayıldığını, ---- poliçe ile teminat altına alınan sigortalılardan olduğunu, poliçede ölüm için 150.000-TL, sürekli sakatlık için 150.000-TL teminat bulunmakta olup, SGK tarafından karşılanan tutarlara ilişkin herhangi bir teminat bulunmadığını, ferdi kaza sigortasının bir can sigortası olduğunu, kişilerin meslekleri itibari ile düzenlenen sigorta, sigortalının gerek mesleki faaliyetleri sırasında, gerekse özel hayatında veya kara, deniz ve hava yoluyla yaptığı seyehatler sırasında meydana gelebilecek kazalardan doğan bedeni zararları teminat altına alacağını, bu nedenle SGK tarafından karşılanan tutarların işbu ferdi kaza poliçesinden karşılanması mümkün olmayıp dava konusu talepler dolayısıyla müvekkil şirketin sorumluluğu olmadığının sabit olduğunu, davacı ---- adına düzenlenen ----- numaralı ve 26.02.2013 - 26.02.2014 tarihleri arasında geçerli "Grup Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi" bulunmadığını, poliçede ---- - sigortalı olarak yer almakta olup poliçe teminatı kapsamında ölüm ve sürekli sakatlık tazminat limiti 150.000,00-TL olarak belirlendiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, poliçe limitleri belirlenirken davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin tenzil edilmesi gerektiğini, ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları uyarınca davacı yanın taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olabilmesi için rizikonun gerçekleşmesi halinde 5 iş günü içerisinde başvurulması gerektiğini, ayrıca kazanın poliçede belirtilen riziko adresleri içinde gerçeklemiş olması, kazanın poliçe vadesi içinde gerçekleşmiş olması gibi hususların değerlendirilmesinin şart olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan tazminat taleplerinden sorumluluğu ancak sigortalı işverenin kusuru ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; poliçe kapsamında hüküm altına alınan genel ve özel şartların irdelenmesi neticesinde teminat miktarına ve sigortalının kusuruna göre müvekkil şirketin sorumluluğunun olup olmadığı, varsa ne miktarda olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde davalı sigorta şirketinin işbu dava nedeni ile tazminat ödeme borcu altında olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere, sigorta şirketlerinin poliçeden kaynaklanan sorumluluklarında temerrüt tarihinden itibaren sorumluluğun tespiti gerektiğini, ayrıca faiz sorumluluğu doğacak ise hükmedilecek faiz ancak yasal faiz olabileceğini, davalı şirketin, dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından; faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerektiğini, bu itibarla davacının bu yöndeki taleplerinin de reddi gerektiğini, anlatılanlar ve resen dikkate alınacak sebeplerle; davanın reddine karar verilmesini, dava açılmasına sebebiyet vermediğimiz için masraf, vekalet ücreti ve faizle sorumlu tutulmayağının, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Grup Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi, Davacıya Ait Nüfus Kayıt Örneği, -----. İş Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı Dosyası UYAP Kayıtları, Başvuru Dosyası, Banka Dekontu, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava, iş kazasına bağlı olarak açılan dava neticesinde davacı işveren tarafından tedavi gideri, geçici iş göremezlik ve kalıcı maluliyet nedeniyle SGK'ya ödenen paranın Grup Ferdi Kaza sigortası kapsamında davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken zorunlu arabuluculuk ile HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartları ve harç gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin sulh yoluyla çözümü tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine; davalı vekilinin vaki zamanlaşımı defi de değerlendirip aşılmak suretiyle tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri dinlenip zapta yazılarak yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim belgelere göre sigortaya başvuru yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de davalı sigorta şirketi yönünden zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. Aynı yasanın 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1487. maddesinde "Hayat sigortası ile sigortacı, belli bir prim karşılığında, sigorta ettirene veya onun belirlediği kişiye, sigortalının ölümü veya hayatta kalması hâlinde, sigorta bedelini ödemeyi üstlenir.", 1490.maddesinde "Sigorta ettiren, kendisinin veya başkasının hayatını, ölüm veya hayatta kalma ihtimallerine karşı sigorta ettirebilir. Başkasının hayatı üzerine sigorta yapılabilmesi için, o kişinin hayatının devamında lehtarın menfaatinin bulunması şarttır.",1493.maddesinde "Sigorta ettiren, 1490 ıncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları saklı kalmak üzere, gerçek ya da tüzel kişi lehine sigorta sözleşmesi yapabilir. Sigorta ettiren, atadığı lehtarı sigortacıya bildirir. Lehtarın sigortacıya bildirilmemiş olması hâlinde, sigortacı iyiniyetle yaptığı ödeme ile borcundan kurtulur... Sigortacıdan edimi istem ve tahsil yetkisi, aksi kararlaştırılmadıkça, lehtara aittir.", 1494/2 maddesinde "Ölüm rizikosuna karşı yapılan sigortalarda lehtar belirtilmemişse, sözleşmenin sigorta ettirenin mirasçıları lehine, yaşama ihtimaline karşı yapılmış sigortalarda ise sigortalı lehine yapıldığı kabul olunur." hükümleri yer almaktadır
Yukarıdaki yasal düzenlemelere göre hayat sigortası, sigortacının sigorta ettirenin prim ödeme borcunu yerine getirmesi karşılığında, lehtara, riziko şahsının ölümü halinde veya sözleşmede belirtilen tarihte hayatta kalması koşulu ile belirli bir tutarı ödeme sorumluluğu taşıdığı sözleşmedir. Sigorta edilen riziko gerçekleşince sigorta bedelini talep hakkı, lehine sözleşme yapılan lehtara aittir. Lehtar tayin edilmemişse, sözleşmenin sigorta ettirenin mirasçıları lehine, yaşama ihtimaline karşı yapılan sigortada ise sigortalı lehine yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır.
6102 Sayılı TTK'nin 1496.maddesinde; "En az on kişiden oluşan, sigorta ettiren tarafından, belirli kıstaslara göre kimlerden oluştuğunun belirlenebilmesi imkânı bulunan bir gruba dâhil kişiler lehine, tek bir sözleşme ile sigorta yapılabilir. Sözleşmenin devamı sırasında gruba dâhil herkes sigortadan, grup sigortası sözleşmesi sonuna kadar yararlanır. Sözleşmenin yapılmasından sonra grubun on kişinin altına düşmesi sözleşmenin geçerliliğini etkilemez. Grupta yer alan her kişiye poliçe içeriğini özetleyen bir belge verilir. Grup sigortalarında lehtarı atama hakkı, aksi kararlaştırılmamışsa, grupta yer alan kişiye aittir. Sözleşme süresi içinde gruptan ayrılma hâlinde grup sigortası ile sağlanan teminat, aksi kararlaştırılmamışsa, sigorta ettiren, sigortalı veya lehtar tarafından bireysel olarak devam ettirilebilir. Sigortalı veya lehtarın sözleşmeye bireysel olarak devam etmesi ancak sigorta ettiren sıfatıyla olur. Bu kişiler geçmiş günlere ait kendilerine düşen prim borçlarından, önceki sigorta ettirenle birlikte sorumludur. Grup sigortalarında ayrılma, ödünç alma, indirme, bildirim yükümlülüğü ve ilgili diğer konular Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanlık tarafından çıkartılacak yönetmelikle düzenlenir." şeklinde grup sigortaları düzenlenmiştir. Aksi kararlaştırılmamışsa TTK 1496/3 maddesi uyarınca grup sigortaların lehtarı atama hakkı grup üyesine yani sigortalıya ait bulunmaktadır. Grup sigortası sözleşmesinde lehtarı atama hakkının sigorta ettirende kalacağı öngörülmemişse, grup üyesi sigortalıların her biri kendileriyle ilgili olabilecek sigorta parası için lehtar belirleyebilecektir.Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları Madde 1- İşbu poliçe, aşağıdaki şartlar dairesinde, sigortalıyı sigorta müddeti içinde maruz kalacağı kazaların neticelerine karşı temin eder. Madde 2- Bu poliçedeki Kaza tabirinden maksat ani ve harici bir hadisenin tesirle sigortalının iradesi dışında ölmesi veya cismani bir arızaya maruz kalmasıdır. şeklinde tanımlanmıştır. Genel şartların 8/A) maddesinde Vefat Teminatı: İşbu poliçe ile temin edilen bir kaza, sigortalının derhal veya kaza tarihinden itibaren bir sene zarfında vefatına sebebiyet verdiği takdirde, sigorta bedeli poliçede gösterilen menfaattarlara, yoksa kanuni hak sahiplerine ödenir. B) Daimi Maluliyet Teminatı: İşbu poliçe ile temin edilen bir kaza, sigortalının derhal veya kaza tarihinden itibaren iki sene zarfında daimi surette maluliyetine sebebiyet verdiği takdirde tıbbi tedavinin sona ermesini ve daimi maluliyetin kat'i surette tesbitini müteakip, daimi maluliyet sigorta bedeli aşağıda münderiç nisbetler dahilinde kendisine ödenir.
" şeklinde düzenlenmiştir. Ferdi kaza sigortası bir can sigortası olup, tür itibariyle meblağ sigortası olduğundan, sigortacı ölüm rizikosunun gerçekleşmesi halinde herhangi bir aktüer hesaplama yapmaksızın sigorta bedelini aynen ödemek zorundadır. Ayrıca ferdi kaza sigortası poliçesi kapsamında hesaplanan tazminat tutarı, destekten yoksun kalma sebebiyle hesaplanan veya ödenen tazminat tutarından tenzil edilemez. Ferdi Kaza sigortası bir can sigortası olduğundan, risk gerçekleştiği zaman, destekten yoksun kalma tazminatından bağımsız olarak, mirasçılara ödenmesi gereken bir sigortadır. (Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin 15/05/2007 tarihli ------ sayılı ilamı) Dava konusu olayda olduğu gibi daimi maluliyet halinde ise genel şartların 8/B maddesi gereğince sigorta bedeli genel şartlarda daimi maluliyetin yeri ve niteliğine göre gösterilen nispetlere göre sigortalıya ödenmesi gerekmektedir.Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler, yapılan açıklamalar ve yapılan yargılama çerçevesinde olayın hukuki niteliği ile tarafların davadaki durum ve konumlarına bakıldığında ; öncelikle davacı ---- - tarafından davalı sigorta şirketi ile ---- numaralı toplam 39 işçiyi kapsayan, dava dışı sigortalı/işçi ---- yönünden de ölüm ve sürekli sakatlık halinde 150.000,00 TL teminat limitinin belirlendiği GRUP FERDİ KAZA SİGORTASI düzenlenmiştir. Adı geçen işçinin iş kazasına maruz kaldığı ve SGK tarafından yapılan gider ve ödemeler yönünden davacı işveren aleyhinde -----.İş Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasından dava açıldığı ve davacının aleyhinde hüküm verildiği ve davacının 14.312,93 TL ödeme yaptığı da tartışmasızdır. Dava konusu uyuşmazlıkta asıl mesele davacı işverenin iş kazası nedeniyle işveren sıfatıyla SGK'ya karşı olan sorumluluklarının işbu poliçeye dayanarak davalıdan isteyip isteyemeyeceği noktasındadır. Burada hemen ifade edilmelidir ki ; davacı vekilinin dava dilekçesinde bilirkişi deliline dayanması ve bu konudaki isteği üzerine hukuki dinlenilme hakkı kapsamında alınan bilirkişi raporunda işin hukuki dayanağı ve poliçenin niteliği hukuken değerlendirilip tartışılmadan ödemeye göre bir hesap yapılarak davalıdan tahsilinin mümkün olduğuna ilişkin görüşe itibar edilmemiştir. Bununla birlikte davalı vekili tarafından da cevap dilekçesinde yalnızca dava konusu edilen hususların poliçe kapsamında olmadığı, bu yönde bir teminat bulunmadığı, ferdi kaza sigortasının bir can sigortası olduğu gibi genel açıklamalar ile yetinilmiş olup, iddia ve savunma, bilirkişi raporu ve diğer deliller nazarında uyuşmazlığın çözümünün kolaylaştırılması yerine, mahkeme kararlarının gerekçeli ve tarafları ikna edici olmasının gerekmesi yönündeki ilkeyi hayata geçirmemizin zorlaştırıldığı bedihidir. Bu hususlar bir yana; yukarıda ayrıntılı olarak gösterildiği üzere somut olayda taraflar arasında yapılan sigorta sözleşmesi bir can sigortası olup, tür itibariyle meblağ sigortası olduğundan, sigortacı ölüm rizikosunun gerçekleşmesi halinde herhangi bir aktüer hesaplama yapmaksızın sigorta bedelini poliçede yazdığı gibi kanuni varislerine; sürekli sakatlık halinde ise lehtar korumunda bulunan dava dışı sigortalı işçiye aynen ödemek zorundadır. Şu halde davacı kişi sadece sigorta ettiren konumunda olup, kendisi sigortalı olmadığı gibi lehtar konumunda de değildir. Bilindiği üzere taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Yargısal uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukukî koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Zira bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı ancak davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir ve bu durumda dava ret veya kabul ile sonuçlanır. Başka bir anlatımla dava şartların işin esasının incelenmesine engel teşkil eder mahiyetteyken, bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümüne girilmeden, davanın sıfat yokluğundan reddi gerekir. Sıfat, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de teşkil etmediğinden davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (-----.). Açıklanan işbu ilke ve hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun birçok kararında da yer bulmuştur. Bu açıklamalar ışığında somut olaya tekrar bakıldığından davacının sigorta sözleşmesinin niteliği ve içeriği gereği lehtar sıfatı taşımadığı açık olup, mevcut sigorta sözleşmesinin can ve meblağ sigortası niteliği gereği sadece daimi maluliyet ve vefat halinde dava dışı lehtar işçi --- ---- veya mirasçılarına ödeme yapılmasını öngörmekte olup, davacının maddi hukuka göre poliçeye dayalı olarak davalı sigorta şirketinden herhangi bir hak talep edemeyeceği, mevcut bilgi, belge, delil ve taraf açıklamalarına göre işbu davada davacının taraf sıfatı (Aktif Husumet Ehliyeti) bulunmadığı sonuç ve kanaatiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davacı sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacının davada, davacı 'taraf sıfatı' (Aktif Husumet Ehliyeti) bulunmadığından; DAVANIN ESASTAN REDDİNE,
2-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcının ve 243,00 TL Islah harcının mahsubuyla bakiye 103,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,5-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.7/2 13/1,13/2, maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 14.312,93 TL nispi vekalet ücreti ve 25,60 TL vekalet harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.