T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/102 Esas
KARAR NO: 2024/135
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVANIN İLK AÇILDIĞI TARİH:28/06/2020
İSTİNAF SONRASI MAHKEMEMİZE
TEVZİ TARİHİ :10/02/2023
KARAR TARİHİ:20/02/2024
Mahkememizin ----- karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, ----- sayılı ilamıyla kaldırılarak Mahkememizin iş bu esasına kaydedilmiş olup, itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin, yurt içi elektrik, doğalgaz ve madencilik alanında hizmet veren, ait olduğu sektörün önde gelen kuruluşlarından olduğunu, müvekkil şirket ile davalı/borçlu arasında akdedilen---- kapsamında doğan fatura alacağına istinaden;---------sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe davalı/borçlu tarafından haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, müvekkil şirket ----- ticari hayatına --------- olarak devam etme kararı aldığını ve işbu hususun resmi gazete ile de resmiyet kazandığını, her ne kadar davalı aleyhine başlatılan icra takibinde alacaklı Müvekkil Şirket -------olarak gözükmekte ise de, davanın --------adına ikame edildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca yetkili icra müdürlüklerinin---------- İcra Müdürlükleri olarak belirlendiğini, davalının yetki itirazının reddi gerektiğini, davalının, müvekkil şirket ile imzalamış olduğu elektrik enerjisi satış sözleşmesi uyarınca doğmuş bulunan cari hesap borcunu ödemediğini ve haksız olarak borca itiraz ettiğini, davalının 5 adet fatura bedelini vadesi geçmiş olmasına rağmen hiç ödemediğini ve/veya eksik ödediğini, kendisi ile yapılan yazılı ve sözlü görüşmelerde ise herhangi olumlu sonuç alınamadığından aleyhine ---------- sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafın borcu bulunmadığını iddia ederek takibe itiraz ettiğini, tarafların arabuluculuk sürecinde anlaşamadıklarını, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, bu nedenle davalı adına her ay fatura kesildiğini, fakat davalının ödenmemiş yahut eksin ödenmiş 5 adet faturası bulunduğunu, davalının takibe herhangi bir haklı veya geçerli bir neden ileri süremediğini, borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir belge de sunamadığını ileri sürerek davanın kabulü ile, davalının----------sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin aynı koşullarla devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının ikametgahı --------- olduğundan davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkil tarafından imzalanmış herhangi bir sözleşme bulunmadığını, dava konusuyla ilgili olarak zımni bir sözleşme imzalanmasının da mümkün olmadığını, davacı tarafın fatura olarak nitelendirdiği ve 5 kalem olarak dava dilekçesinde sıralamış olduğu ve alacaklı olduğunu iddia ettiği bedelleri kabul etmediklerini, özellikle 12.366,61 TL tutarında olduğu söylenen faturayı kesinlikle kabul etmediklerini, böyle bir bedelin karşılığı olacak tüketimi gerçekleştirmenin müvekkilince mümkün olmadığını, davacının dayandığı alacağa ilişkin faturaların ve karşılığı olan enerji harcamalarının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve kanuni vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAFAHAT:Mahkememizin ------ karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş olup;---------- karar sayılı ilamında:"Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapı- larak uyuşmazlık konusu dönemde , taraflar arasında elektrik tedarikine ilişkin bir ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı, takip konusu faturaların defterlere kayıtlı olup olmadığı ,ödenip ödenmediği hususunun tespiti,Ticari defterler itibariyle akdi ilişkinin varlığının tespiti halinde, sözleşmedeki imzanın aidiyeti hususunda inceleme yapılmasının yargılamaya katkı sağlamayacağı, ancak böyle bir ticari ilişkinin defterlerde izlenememesi halinde, dava konusu sözleşme üzerinde HMK 211.vd maddelerinde belirtilen usulde sahtecilik incelemesi yapılarak, sözleşme aslı üzerine davalıya atfen atılan imzanın davalının eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınması, neticede sözleşmedeki imzanın davalının eli ürünü olmadığının tespiti halinde davalının bu sözleşme ile sorumlu tutulamayacağı, imzanın davalıya aidiyetinin tespiti halinde ise, gerektiğinde elektrik mühendisi bilirkişiden ek rapor alınarak sözleşme kapsamında davalının borcunun tespiti gerekirken eksik inceleme ile karar tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.Davalının vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine gönderilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde karar verilerek dosyanın Mahkememiz iş bu esasına kaydedildiği görülmüştür.
Deliller :Davacı tarafın ----- kaydı dosya arasına alınmış, eski ünvanının --------- oduğu, ünvan değişikliği ile karar başlığında belirtilen ünvanı aldığı anlaşılmıştır. ----------- sayılı icra dosyası dosya arasına alınmıştır.------- yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. ------ yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Davacı şirkete yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Mali müşavir bilirkişi raporları dosyaya sunulmuştur.Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, davalı tarafından------ esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi,---------sayılı dosyası değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında, elektrik tüketiminden kaynaklı alacağa ilişkin------sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Dosyada, davalı tarafın yetki itirazı, istinaf öncesi esasta yapılan ön inceleme duruşmasında incelenmiş, TBK 89 ve yerleşik içtihatlar uyarınca davanın yetkili mahkemede açıldığı, ayrıca dava şartı olarak da icra dairesinin yetkili olduğu, tespitiyle yargılamaya devam olunmuş,----- kararında da bu şekilde belirtilmiştir.Dosya, istinaf ilamı doğrultusunda bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek ve gerekli ihtaratlar yapılarak mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, defter incelemesinde davacı tarafın defterlerini ibraz ettiği, davalı tarafın adresi ------- olduğundan defterlerinin incelenemediği, 16.08.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre dosyadaki bilgi, belge, faturalar ve ibraz edilen ticari defterler ışığında, davacı tarafın ticari defterlerin usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı tarafından davalı adına yürütülen ----- defter kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı tarafa ----- tarihine kadar 11 fatura ile 26.738,14 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalından 6 adet 3.290,01 TL tutar fatura bedeli tahsil ettiği ve buna göre 31.12.2017 tarihi itibariyle davalıdan 23.448,13 TL alacaklı olduğu, iş bu alacağın dava ve takibe konu edilen 5 adet 23.448,13 TL tutarlı faturalardan kaynaklandığı rapor edilmiş olup, davalının yerleşim yerinin ------bulunmasından dolayı defterlerinin incelenmesi amacıyla -------- talimat yazılmış, talimat mahkemesince gerekli ihtaratlar yapılarak dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, davalı tarafça defterler hazır bulundurulmuş olup, ------tarihli rapora göre, davacı ve davalının tacir olduğu, aralarındaki alacak ilişkisinin ticari bir ilişki olduğu, davacı tarafın toplam tutarı 11.081,52 TL olan 4 adet faturasının davalının kayıtlarında yer aldığı, davacının 12.366,61 TL tutarındaki 1 adet faturası davalının defter kayıtlarında yer almadığı, davalı tarafça, davacı tarafın toplam tutarı 23.448 13 TL olan 5 adet fatutasına yasal mevzuata uygun olarak iptal veya itiraz edilmediği ve bu faturalara ilişkin bir ödeme kaydı bulunmadığı, sonuç olarak davalının ticari defter kayıtları ve kayda alınmayıp itiraz edilmeyen faturası da dikkate alındığında davacıya toplam 5 adet fatura olmak üzere 23.448,13 TL tutarında borçlu olduğu rapor edilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarının bu yönleriyle birlikte denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, istinaf ilamı doğrultusunda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde taraflar arasında elektrik tedarikine ilişkin ticari ilişkinin varlığının sabit olduğu, takibe konu faturalardan 4 adet faturanın davalı tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her ne kadar 12.366,61 TL tutarındaki 1 adet fatura davalı tarafın defter kayıtlarında yer almıyor ise de, toplamda 5 adet faturaya yasal mevzuata uygun olarak iptal veya itiraz edilmediği ve bu faturalara ilişkin bir ödeme kaydı bulunmadığı, davalının ticari defter kayıtları ve kayda alınmayıp itiraz edilmeyen faturası da dikkate alındığında davacıya toplam 5 adet fatura olmak üzere 23.448,13 TL tutarında borçlu olduğu, istinaf öncesi esasta yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, elektrik elektronik mühendisi bilirkişinin 18.10.2021 havale tarihli raporunun da, dosyaya kazandırılan iki adet mali müşavir bilirkişi raporu ile uyumlu olduğu ve davacının alacağı bulunduğu hususunu doğruladığı, ticari defterler ile akdi ilişkinin ve alacağın varlığı tespit edildiğinden, sözleşmedeki imzanın aidiyeti hususunda inceleme yapılmasının yargılamaya katkı sağlamayacağı, bu hususun ------- da belirtildiği, davacının takip talebinde yıllık %9,00 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz isteminde bulunduğu ve yasal faize hükmedilebileceği, yine her ne kadar icra takibi 23.448,13 TL asıl alacak ve 82,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.530,46 TL üzerinden yapılmış ise de, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 23.448,13 TL alacağı olduğu, davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğüne dair dosyada herhangi bir noter ihtarı mevcut olmadığı ve takip ile birlikte temerrüdün gerçekleşmesi sebebiyle işlemiş faize hükmedilemeyeceğinin tespitiyle beraber davanın kısmen kabulü ile, davalının--------- esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, asıl alacak 23.448,13 TL üzerinden takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,00 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup 23.448,13 TL asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğundan talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Son olarak belirtmek gerekir ki, her ne kadar dava kısmen kabul edilmiş ve davalı taraf vekille temsil edilmiş ise de, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak yapılan arabuluculuk görüşmelerine davalının katılmadığı, mazeret de göndermediği anlaşıldığından Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 25/9 ve 26/2. Maddeleri gözetilerek yargılama giderlerinden davalı taraf sorumlu tutulmuş, davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş ve dava öncesi ---------bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
2-Davalının -------- esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, asıl alacak 23.448,13 TL üzerinden takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,00 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına,
3-İİK 67/2. maddesi gereğince 23.448,13 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 4.689,63 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.601,74 TL harçtan peşin alınan 284,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.317,54 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 25/9 ve 26/2. Maddeleri gereğince davacı tarafından yapılan 284,20 TL harç gideri, 2.350,00 TL bilirkişi ücreti ve 319,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.953,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ----------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Her ne kadar davalı kendisini vekille temsil ettirmiş ise de, Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 25/9 ve 26/2. Maddeleri gereğince davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde -------- Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!