T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/871
KARAR NO : 2024/126
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/11/2022
KARAR TARİHİ : 15/02/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
09/08/2022 tarihinde,---- ilçesi,----- karayolu üzerinde ----sevk ve idaresindeki, davalı ---- Şirketi 'ne ait ----- plaka no'lu araç ön kısımlarıyla müvekkil davacı sevk ve idaresindeki ----- plaka nolu aracın arka kısımlarına çarpması nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda, taraflar arasında düzenlenen maddi hasarlı trafik kaza tutanağından anlaşılacağı üzere, önünde giden aracı güvenli ve yeterli bir mesafeden takip etmeyen davalı şirkete ait aracın sürücüsü ---- tam kusurlu olduğunu, kaza tarihinde-----plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi davalı ----- Sigorta Şirketi tarafından düzenlendiğini, meydana gelen kaza sonucunda, davacıya ait aracın arka kısımları ciddi şekilde hasar görmüş, arka tampon ve çamurluğu, bagajı, arka havuzu, ön tamponu ve diğer bölümleri hasara uğramış bu parçalar değiştirilmek zorunda kalındığını, aracın boya işlemi gördüğünü, davacı aracında işçilik ve KDV dahil 57.497,39 TL hasar meydana geldiğini, yapılan bu onarım nedeniyle araç orijinalliğini yitirdiğini, bu durumu müteakip 19/09/2022 tarihinde davacı aracındaki zararın giderilmesi ve uğranılan değer kaybının tazmini amacıyla e-mail kanalıyla davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketi 30/09/2022 tarihinde davacıya 25.000,00 TL değer kaybı bedeli ödemesi yaptığını, davacı aracın ilk sahibi olup, daha evvel kazası bulunmadığını, arz ve izah olunan sebeplerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL fark değer kaybı bedelinin 09/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi yargılama giderleri ile vekalet ücreti ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı ------Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafça ileri sürülen iddialar, gerçek anlamda bir değer kaybı niteliğinde olmadığını, davacı taraf, değer kaybı iddiasına esas olarak bir kısım parçaların değiştirilmek zorunda kalındığı, aracın boyandığını, orjinalliğini kaybettiği şeklindeki iddialarını gösterdiğini, değer kaybı nitelendirmesinin iyi yapılması ve teknolojik olanakların gelmiş olduğu seviye düşünüldüğünde, eskimiş beylik söz ve kabullerden ciddiyetle uzaklaşılması gerektiğini, aracın boyası sadece iki fonksiyonu gerçekleştirdiğini, birincisi aracın dış görünüşü itibarı ile cazibe oluşturması; ikincisi yağmur, kar, güneş gibi dış etmenlere karşı aracı koruması olduğunu, bu nedenle bir aracın bir kısım parçalarının yeniden boyanmasının araçta değer kaybına sebebiyet vermesinin mümkün olmadığını, dışarıdan bakıldığında anlaşılamayan, aracın dış görünüşünü bozmayan, dış etmenlere karşı koruyuculuğunu ortadan kaldırmayan bir boyama işleminin araçta değer kaybına sebebiyet vermesinin mümkün olmadığını, aracın bir kısım parçalarının değiştirilmesi veya onarılması ise sadece aracın motor gibi yürüyen aksamı olarak özellikli bir kısmında olması durumunda bir anlam ifade edebilecek bir durum olduğunu, davacının kusur durumunun dikkate alınması gerektiğini, davacı aniden durması sebebi ile kazaya kendisinin sebebiyet verdiğini, arz olunan nedenlerle ve Mahkemece resen nazara alınacak sair sebeplerle, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalı ----- Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;Kazaya karıştığı iddia edilen ----- plakalı aracın davalı müvekkili şirket nezdinde -----numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 11/08/2021 - 11/08/2022 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe teminat limiti araç başına 100.000,00 TL olup müvekkil şirketin sorumluluğu teminat limiti ile sınırlı olmak üzere sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, davacı taraf huzurdaki davayı kısmi dava şeklinde ikame ettiğini, dava türünün değiştirilmesi mümkün olmayıp bu husus gözetilerek yargılama yapılması gerektiğini, sebepsiz zenginleşme teşkil eden ödemelere ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmakla ve kusur ile zarar bedelinin kabulü anlamına gelmemekle birlikte, davalı tarafından ödeme yapılmış olup tüm sorumluluk yerine getirildiğini, davalı ----- Sigorta Şirketi sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleriyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte değer kaybının uzman bilirkişi marifetiyle 01.06.2015 tarihli karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında belirtilen hususlar doğrultusunda değerlendirilmesini talep ettiklerini, huzurdaki davaya konu kazanın tarihi 08.08.2022 olduğunu, poliçe başlangıç tarihi ise 11.08.2021 olduğunu, işbu tarihlerde yürürlükte olan Genel Şart, 01.06.2015 Tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları olduğunu, bu bağlamda, Anayasa Mahkemesi 17/07/2020 tarihinde ------ sayılı kararı işletenin sorumluluğuna ilişkin hüküm olup Mahkeme, sigortacının sorumluluğunun düzenlendiği Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesini Anayasa’ya aykırı bulmadığını, bu sebepten değer kaybı talebinin Genel Şartlara dayanarak çözümlenmesine devam edilmeli ve sigortacının onarım yükümlülüğünün kapsamı burada düzenlenen usul ve şartlara göre belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafa ait aracın başvuruya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bu durumda, davacıya ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde üç ve daha fazla hasar olması ve araç kilometresinin 165.000 km’den fazla olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak başvurunun reddini talep ettiklerini, davacıya ait aracın kilometre ve tescil bilgilerinin celp edilmesini talep ederiz. nitekim aracın kilometre ve yaş bilgisi davaya konu taleplerin tespiti için önem arz ettiğini, ZMSS Genel Şartları kapsamında 165000 kilometre ve /veya 10 yaşın üzerindeki araçlarda değer kaybı oluşmayacaktır. Teknik olarak araçta değer kaybı tazminatının tespit edilemeyeceği gözetilerek değer kaybı talebinin reddini talep ettiklerini, aynı zarara ilişkin ikinci ödemenin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, davacının talebinin Medeni Kanun md. 2 ve devamı maddelerinde ifadesi bulunan iyi niyet kurallarına ve çelişkili davranma yasağına aykırı olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerle sabit olduğunu, davalı şirketin mükerrer ödeme yapmasının önüne geçmek ve poliçe limiti kadar sorumluluğu baki olduğundan bakiye teminat limitinin tespiti için adına davacını kasko Sigortacısına müzekkere yazılarak kaza tarihi ve davacı araç bilgisi ile ödeme durumunun sorulmasını, ilgili hasar dosyasının celbini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, Karayolları Trafik Kanunu md. 99 uyarınca müvekkil şirket kendisine ihbar tarihi itibariyle 8 günlük sürenin sonunda temerrüde düşmüş olacağından faiz sorumluluğu da bu tarihten itibaren başlamış olacağını, trafik kazası sonucu hak edildiği idda edilen tazminatın ticari bir işten kaynaklı olmadığından yasal faiz uygulanması gerektiğini, belirtilen ve resen değerlendirilecek sebeplerle aleyhteki tüm hususları reddetmek suretiyle, fazlaya ve başkaya ilişkin haklarımızı, ihbar, dava, talep ve şikayet haklarımızı saklı tutarak; davalı şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan davalı şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kaydı, Ticaret Sicil Kaydı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ZMMS Sigorta Poliçesi, Sigorta Hasar Dosyası, ----- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Kaza ve Kazalı Araç Fotoğrafları, Fatura, Banka Dekontu, Bilirkişi Raporları, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı zararının, 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. 1483 vd maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS Poliçesi teminatı kapsamında 2918 Sayılı KTK'nin 85/1-son, 91/1, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusur durum ve oranına göre davalı sigorta şirketinden ve TBK'nin 6098 Sayılı 49 vd ile 2918 Sayılı KTK'nin 85/1, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince malik/işleten şirket tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken KTK'nin 97.maddesi gereği sigortaya başvuru, arabuluculuk, HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartlarının ve sıfat, harç gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin ve davalı sigortalı şirket vekilinin beyanlarına göre tarafların sulh yolunu tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri dinlenip zapta yazılarak yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim belgelere göre sigortaya başvuru yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.
Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay -----HD'ni 15/03/2018 T------sayılı ilamı)
Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 09/08/2022 tarihinde ------ Karayolu üzerinde davacının malik/işleteni ve sürücü olduğu ------Plakalı hususi otomobile ile davalı şirketin maliki- işleteni dava dışı sürücü ----- sevk ve idaresindeki -----plaka sayılı ticari nitelikteki kamyonetin arkadan çarpması şeklinde maddi hasarlı trafik kazası olmuştur. Meydana gelen trafik kazası sonucunda kazaya karışan motorlu araçların sürücüleri tarafından görüşlerinin de yazılı olduğu basit krokili maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmiştir. Haksız fiil niteliğindeki kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu iddia edilen----- plaka sayılı ticari nitelikteki kamyonetin kaza tarihi itibarıyla davalı sigorta şirketine ----- numaralı 11/08/2021 - 11/08/2022 başlanğıç - bitiş tarihli araç başına 100.000,00 TL limitli trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın, 6918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı anlaşılmış olup, davalı sigorta şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de celp edilmiştir. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetine göre oluşan değer kaybı zararının belirlenmesi ve yapılan ödemenin gerçek zararı karşılayıp karşılamadığının tespiti halinde uyuşmazlığın çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf vekillerince gösterilen deliller toplanmış ve işin niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi, belge ve deliler de celbedilmiştir. Buna müteakip dava konusu uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak delil niteliğinde bulunan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ve olayın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamına nazarında kusur durum ve oranı ile hasar onarım bedeline göre oluşan değer kaybı bedeline ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya ----- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen makine mühendisi bir bilirkişiye verilmiştir. Makine Mühendisi Bilirkişi ---- tarafından hazınlanan 27/03/2023 tarihli raporda özetle ; 1 ----- plaka sayılı araç sürücüsü ----- Söz konusu kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda hüküm altına alınan, Madde 52/b, Madde 52/c ve Madde 84/d kurallarını ihlal ettiği ve %100 oranında KUSURLU davrandığı, ----- plaka sayılı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, 2- -----plaka sayılı araçta meydana gelen hasarın giderilmesi için parça ve işçilik gideri KDV dahil 57.497,39TL bedelin kaza tarihi itibarıyla kadri maruf olduğu, tarafların kusur oranında sorumlu bulundukları, 3- Yargıtay ----. HD'nin -----sayılı kararı gözetilerek yapılan değerlendirmeye göre;----plaka sayılı ---- model----- araçta meydana gelen değer kaybı zararının 25.550,00TL olabileceği 4- 01.04.2020 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına dair Genel Şartlara göre; -----plaka sayılı ----model -----araçta meydana gelen değer kaybı zararının 36.942,92TL olabileceği, 5- Davalı ----- Sigorta Şirketi' nin; ------ numaralı 11/08/2021 - 11/08/2022 vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet (TRF) sigorta poliçe sözleşmesi kapsamında trafik kazasına karışan sürücülerin kusuru oranında sorumlu bulunduğu,6- Davalı------ 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu içinde hüküm altına alınan Madde 85 uyarınca, Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar gereği, sorumlu olup olmayacağı hususunun Mahkeme Sayın Başkanı takdirinde olduğu, yönünde rapor verilmiştir.Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Bu kapsamda yukarıda açıklanan ilke ve usul gereği bu kez makine mühendisi farklı bir bilirkişiden rapor düzenlemesi istenmiştir. Makine Mühendisi Bilirkişi ----- tarafından düzenlenen 29/11/2023 tarihli raporda ise özetle; kazada kusurun % 100 oranında davalı şirkete ait araç sürücüsünde olduğu, dava konusu----- plakalı araçta Serbest Piyasa Koşullarında hasarsız muadilleri ile hasarlı muadilleri arasında 515.000,00 TL —475.000,00 TL — 40.000,00 TL fark oluştuğu, bu tutarında meydana gelen kazadan dolayı ---- plakalı, ----- marka, ----- tipi,----- model araçta 40.000.00 TL reel değer kaybı olarak değerlendirildiği, yapılan 25.000,00 TL ödemeye göre bakiye 15.000,00 TL değer kaybı zararı bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Anılan bilirkişi raporu da taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve kuşkusuz denetimi yapılmıştır. Dava, HMK'nin 109.maddesi kapsamında kısmi dava olarak açılmış olup, davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi verildiği ve harcın yatırıldığı müşahede edilmiştir. Bu kapsamda öncelikle hukuken davalıların sorumluluğunda bulunan araç sürücüsünün KTK'nin 84/l maddesi gereğince park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma kuralını ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğu, kazanın başlıca ve tek nedenin işbu kural ihlalinden kaynaklandığı anlaşılmakla işbu sürücünün kazada tam (%-100) kusurlu olduğu kabul ve takdir edilmiştir. (TBK, 74, HMK 266 vd, 282 Yargıtay -----.HD.-----) Hasardan neşet eden değer kaybına gelince de, bilirkişi ikinci raporunda belirlenen hasar onarım bedelinin ve değer kaybının kazanın meydana geliş şekline ve hasar durumuna göre parça ve işçilik yönünden hasar bedeli üzerinden aracın değer kaybının, aracın marka, model ve kilometresine bakıldığında aracın kazadan önceki piyasa değeri ile kazadan sonraki piyasa değeri arasındaki farkın günün ekonomik koşullarında kadri maruf sayılması gerektiği, delil niteliğindeki ekspertiz raporunun ve onarım faturasının da hasar yönünden bununla uyumlu olduğu anlaşılmakla, işbu raporun yargısal uygulamaya uygun olduğundan denetimi yapılarak hükme esas alınabileceği kabul ve takdir edilmiştir. Böylece somut olayda kusur, hasar ve değer kaybı yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen özellikle ikinci bilirkişi raporu da gözetildiğinde, haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle yapılan ödemeden arta kalan değer kaybı zararının, zarar veren aracın sigortacısı sıfatıyla davalı sigorta şirketi ve malik/işleten şirket tarafından müteselsilen tazmin edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Binaenaleyh, davacının davasını, TBK,49, 50/1, KTK,91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 , Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1 maddesi temelinde , TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olayda olay haksız fiilden kaynaklandığından ve dava kısmi dava olarak açılsa da, bedelin tamamına KTK'nin 97.maddesi gereğince yapılan başvuruya bağlı olarak KTK'nin 99/1 maddesine göre hesaplanan sekiz iş günü sonrasına tekabül eden temerrüt tarihi ve olayda davalıya sigortalı araç ticari olduğundan ticari avans faizi istenmesi mümkün olmakla birlikte; davacı dava dilekçesinde yasal faiz talep etmek suretiyle tercih hakkını kullandığından işleyecek yasal faiz tür ve oranı, poliçe teminat limiti de gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile; 15,000,00 TL değer kaybı tazminatının, davalı sigorta şirketi yönünden 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 30.09.2022 gününden itibaren; davalı işleten şirket yönünden ise haksız fiil tarihi olan 09.08.2022 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 43.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,(AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3, 81/2 85, 86, 88, 91, 97,99, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi, TBK, 49, 50,51/1, 74, 117/1, Sigortacılık Kanunu, 2/1,n, 22/13, 22/17, TTK,16/1, 1401 vd,1409,1459,1461,1463 1483 vd, HMK, 25, 26,27, 29, 30,31 187/1, 190, 198, 266 vd, 282 )6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1-3 maddeleri gereğince davalılar müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Bu kapsamda ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile, 15,000,00 TL değer kaybı tazminatının, davalı sigorta şirketi yönünden 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 30.09.2022 gününden itibaren; davalı işleten şirket yönünden ise haksız fiil tarihi olan 09.08.2022 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 43.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.024,65 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 80,70 TL harcın ve ıslah harcı olarak alınan 270,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 673,95 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 270,00 TL ıslah harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 260,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.302,90 TL yargılama giderinın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 15.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı , davalı sigorta şirketi vekilinin ve davalı işleten şirket vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının miktar yönünden ( 15.000,00 TL Kabul < 28.250,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!