T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/868
KARAR NO : 2024/421
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/11/2022
KARAR TARİHİ : 10/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.06.2022 tarihinde --- ili ---- ilçesi sürücü ---- sevk ve idaresindeki-----plakalı çekici ve çekiciye---- plakalı yarı römorku ile ---- ilçesi istikametine doğru seyir halinde iken aracının ön kısımları ile önünde seyir halinde olup yavaşlayan -----plakalı aracın arka kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Müvekkilinin maliki bulunduğu, kazaya konu ----- plakalı araçta meydana gelen zarar nedeniyle; HMK 107 maddesi gereği belirsiz alacak davanın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL alacağın başvuru davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkile ödenmesine, müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için ekspere ödenen 350,00 TL ücretin yargılama giderinden sayılarak sigorta şirketi üzerine bırakılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu hasarın müvekkili şirket tarafından tanzim edilen poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığının, yaralanmalı bir kaza neticesinde kaza tespit tutanağı sunulması zorunlu olduğunu ancak bu hususun davacı tarafça gerçekleştirilmediğini, davacı taraf hasar talebinden feragat ettiğini, talebin poliçe teminatı kapsamında kaldığı açık ve kesin şekilde davacı tarafça kabul edildiğini ve hasar talebinden feragat edildiğini, dosya kapsamındaki tazminat hesabının kara araçları kasko sigortası genel şartları ve poliçe hükümleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini,hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte müvekkil şirketin hasar tutarının KDV’sine ilişkin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
----- poliçe ve hasar dosyası, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda; 08.06.2022 tarihinde --- ili ---- ilçesi sürücü ----- sevk ve idaresindeki ---- plakalı çekici ve çekiciye bağlı ---- plakalı yarı römorku ile ---- ilçesi istikametine doğru seyir halinde iken aracının ön kısımları ile önünde seyir halinde olup yavaşlayan ---- plakalı aracın arka kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Yargıtay ----Hukuk Dairesinin -----Esas ve ------Karar sayılı ilamı; "Kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü, davalı sigortacıda bulunsa da; somut olayın özellikleri ve bilhassa davacıya ait aracın sürücüsü olduğu savunulan -----, can güvenliği nedeniyle olay yerinden ayrılmak zorunda kalmış olsa dahi en kısa sürede ilgili kolluk birimine başvurması gerekirken bunu yapmadığı, kazadan 4 gün sonra kolluk birimlerine başvurduğu, kazanın oluş biçimi ve meydana geldiği saat gözetildiğinde; haklı sebeple olay yerini terkin ötesine geçen bir durum bulunduğu ve sürücünün kaza anında alkollü olmadığını ispat yükünün, davacı sigortalıya geçtiğini kabulün zorunlu olduğu açıktır.Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin gözönünde tutulması gerekir. Bu itibarla da, somut olayın özellikleri gereği, davacıya ait araç sürücüsünün kaza anında alkollü olmadığı ve zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat yükünün, davacı sigortalıya geçtiği dikkate alınarak; davacının bu konudaki delillerini sunmasının sağlanması, bu husustaki davacı delillerinin toplanmasından sonra, ispat yükümlülüğünün yerine getirilmiş olup olmamasına göre, zararın teminat kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeyle, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir" şeklindedir. (Aynı yönde karar için bkz: ---- BAM ---- HD ---- Esas ---- Karar sayılı ilamı)
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Kaza sonrasında kazaya karışan taraflarca kaza tespit tutanağının tutulmadığı, kaza nedeniyle yaralanan kimsenin olmadığı, davacı tarafa ait araç sürücüsünün korku, kaygı ya da panik yaşamasını gerektirir bir durumun varlığını gerektirir bir durumun gerçekleşmediği, davacının karşı tarafın tutanak tutmaktan imtina etmesi nedeniyle tutanağın tutulamadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı tarafa ait araç sürücüsünün durumu sigortaya ya da kolluğa bildirmediği, bu haliyle Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve TTK'nın 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini yerine getirmemesi nedeniyle ispat külfetinin yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükünün davacı sigortalıya geçtiği, ancak davacı tarafça olay yerinin haklı nednele terk edildiğini, zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Karar tarihi itibariyle dava değeri miktar itibariyle kesinlik sınırının altında olmasına rağmen, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması karşısında ; davanın alacak tam ve kesin olarak belirlenmeden ilk açıldığı bedel üzerinden tümden reddedilmiş olmasına göre muhtemel talep artırımı halinde dava değerinin her zaman kesinlik sınırını aşma ihtimali bulunduğu anlaşılmakla, kesinlik sınırının kamu düzenini ilgilendirmesi, hak arama hürriyeti ve hukuki dinlenilme hakkı da gözetilerek istinaf kanun yolu açık bırakılmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubuyla fazladan yatırılan bakiye 346,90 TL harcın davacıya iadesine,
4-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğince 10,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!