WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/832 Esas
KARAR NO:2024/188
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVANIN İLK AÇILDIĞI TARİH: 26/12/2019
İSTİNAF TEVZİ TARİHİ : 02/11/2022
KARAR TARİHİ: 05/03/2024

Mahkememizden verilen ------ karar sayılı ilamı ile kaldırılarak mahkememizin iş bu esasına kaydedilmiş olup, itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ------ plakalı aracın davalı sigorta şirketince sigortalandığını, sigorta kapsamında "Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi'' ne karşı da teminat altına alındığını, müvekkile ait aracın 29.11.2015 tarihinde müvekkilin kapalı ve kilitli evine zorla girilerek müvekkilin aracının anahtarlarının ele geçirilmesi suretiyle çalındığını, emniyetçe aramalara rağmen bulunamadığını, rizikonun gerçekleşmesinden kaynaklı zararın giderilmesi için yasal süre içerisinde davalı tarafa başvuruda bulunulduğunu, davalı ile yapılan görüşmelerde araç rayiç bedeli olarak belirlenen 114.000,00 TL'nin müvekkiline ödenmesine dair anlaşıldığını, ancak davalı tarafın 57.345,00 TL ödediğini, başkaca bir ödeme yapılmadığını, -------yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketten müvekkile ödenmesi gereken 114.000,00 TL'den geriye kalan 56.655,00-TL'nin ödenmesi istendiğini, ödenmediğinden davalı sigortacı aleyhine------ dosyası ile icra takibi açıldığını, ancak davalı tarafça itiraz edildiğini, arabuluculuğa gidilmesine rağmen anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle takibin kaldığı yerden devamına itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine ve diğer alacaklara ait işlemiş ve işleyecek temerrüt faizleri ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın öncelikle aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini, davacının zamanaşımına uğrayan tüm taleplerinin reddini, davacıya ait aracın sigortacısı olduklarını, hasar ihbarı nedeniyle hasar dosyası açılarak incelemeye alındığını, inceleme neticesinde 114.000 TL bedelde mutabık kaldıklarını, müvekkilce 57.345 TL tutar rehin ödemesi olarak yapıldığını, aracın daha sonra bulunduğunu, ------polis otoparkında olduğunu, zararın ortadan kalktığını, ödenen paranın iadesinin gerektiğini, davacının açmış olduğu haksız ve yersiz davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline dair karar verilmesini savunmuştur.

SAFAHAT:Mahkememizin ----karar sayılı kararı ile davanın reddine dair karar verilmiş olup;-------Karar sayılı ilamında:"Görülmekte olan davada, davacı vekili tarafından esasen vekil olmadığı halde aynı adı taşıyan başka bir avukatın sehven vekil olarak eklenmesi neticesinde hatalı yargılama yapıldığı ileri sürülmektedir.Dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nun davaya vekalet başlıklı 71. maddesinde, dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir denilmektedir. Aynı kanunun dava şartlarını düzenleyen 114/f bendinde de "Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekalet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamesinin bulunması" gerekliliğine işaret edilmektedir. Dolayısıyla davaya vekalet kamu düzenine ilişkin olup, tarafların vekil ile temsil edilip edilmediği, vekil ile temsil ediliyor ise bu temsilin usulüne uygun bir vekaletnameye dayanıp dayanmadığına ilişkin hususun, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi zorunludur.Hal böyle olunca ; davacı vekili olarak sisteme kaydedilen ve karar başlığında davacı vekili olarak gösterilen ------- dava dilekçesine eklenen vekaletname gereğince davacı vekili olduğu bildirilen -------- aynı kişiler olmadığı ileri sürüldüğüne göre; mahkemece, davacıyı temsile yetkili vekilin tereddütsüz bir biçimde belirlenmesinden sonra dava ile ilgili tüm tebligat/ ihtaratların ona yapılması suretiyle yargılamanın sürdürülmesi gerekirken, bunun yapılmamış olması HMK m.353/1-a/4 hükmü kapsamındaki hali oluşturacağından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiği sonucuna varılarak -Davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, istinaf istemine konu olan ve başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4 madde hükmü uyarınca kaldırılmasına dair hüküm tesis edilmiştir." şeklinde karar verilerek dosyanın Mahkememizin iş bu esasına kaydedildiği görülmüştür. Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.-----esas sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, 29.11.2015 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı sebebiyle davacı ile davalı arasında düzenlenen sigorta poliçesinden kaynaklanan rizikonun oluşup oluşmadığı, bunun sonucu olarak davacı tarafın davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı hususlarında davacı tarafça başlatılan takibe, davalı tarafından----- sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi,------ sayılı dosyası, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında sigortadan kaynaklı ticari ilişki mevcut olduğu, davacı tarafça alacağına ilişkin----- sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Dosyaya, davacı tarafça arabuluculuk tutanağı sunulmuştur.Mahkememizden verilen ------ karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı, dosyanın yukarıda belirtilen iş bu esasa kaydedildiği, davacı vekili olarak doğru kişinin isim ve adresinin sisteme eklendiği ve basit usule göre tebligatların ilgili vekile usulüne uygun yapıldığı, istinaf ilamında belirtilen eksikliklerin tamamlandığı görülmüştür.Dosyada, davalı tarafın zaman aşımı itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabulüyle yargılamaya devam olunmuştur.Dosya, sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş; 21.11.2023 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası, ve ibraz edilen deliller ışığında, davacı ile davalı sigorta şirketi arasında sigorta poliçesi düzenlendiği, taraflar arasında imzalanan ------- tarihli mutabakat metninde, dava konusu çalınan aracın bedelinin 114.000,00 TL olduğu ve davacıya ödeneceği konusunda mutabık kalındığı, dava konusu aracın 29.11.2015 tarihinde çalındığı, 06.01.2016 tarihli emniyet yazısına kadar da bulunamadığı ve hatta taraflar arasında 22.01.2016 tarihinde mutabakat yapılmış olduğu ve 28.03.2016 tarihinde de kısmi ödeme yapıldığı dikkate alındığında, en azından 28.03.2016 tarihine kadar bulunamadığı konusunda tarafların bilgi sahibi olduğu sonucuna ulaşıldığı, davaya konu araç uzun süre bulunamadığından trafik ve vergi kayıtlarının da silindiği, her ne kadar davalı sigorta şirketi aracın sonradan bulunduğu ve -------- polis otoparkında olduğunu ileri sürmüş ise de, dosyada bu konuda bir bilgi mevcut olmadığı, poliçe genel şartlarına göre, "Çalınmış olan aracın bulunması için ilgili makamlarca yapılacak araştırmalar 30 gün içinde sonuç vermediği takdirde sigortalı durumu ilgili makamlara başvurduğunu belgelemek suretiyle, sigortacıya bildirir. araç kayıtlarına çalınma durumunu gösteren şerh ve sair açıklamanın konduğunu ve aracın ilgili mevzuata göre devrine engel teşkil edebilecek kısıtlamaların bulunmadığını gösteren belgeler sigortacıya teslim edilir. Sigortacı bu genel şartlara göre tazminatı öder. Bu genel şartların B.3.3.3 üncü maddesinin 2 nci paragrafı uyarınca ilgililer hakkında cezai soruşturma açılmış ise bu soruşturmanın tamamlanmasına kadar sigortacı tazminat ödemesini bekletebilir. Çalınmış olan aracın bulunması, sigorta tazminatının ödenmesinden önce olmuş ise sigortalı, aracı geri almak zorundadır. Sigortacı tarafından değeri ödenen araç, ödemeden sonra bulunursa, sigorta ettiren ve/veya sigortalı keyfiyeti derhal sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Bu durumda anlaşma hükümlerine göre sigortalı tazminatı iade eder veya aracın mülkiyetini sigortacıya devreder. Araçta çalınma dolayısıyla bir zarar meydana gelmiş ise sigortacı zararı öder." hükümlerinin bulunduğu ve tarafları bağladığı, bu hükümlere göre aracın sigortacıya devrine ilişkin belgelerin dosyada mevcut olmasına ve aracın uzun süre bulunamamış olmasına göre, taraflar arasında mutabakatla belirlenen bedelin ödenmesi gerektiği, araç uzun süreden sonra bulunmuş olsa dahi, vergi ve trafik kayıtları silinmiş olan aracın yeniden davacı tarafından iade alınmasına zorlanmasının genel şartlara ve hakkaniyete uygun düşmeyeceği, taraflar arasındaki mutabakat metninde, aracın sonradan bulunması halinde davacı tarafından iade alınacağı yönünde bir şerh de bulunmadığı, davacının, mutabakat metnindeki bakiye alacağı olan 56.655,00 TL asıl alacak ile ihtarname giderini talep edebileceği rapor edilmiş olup, raporun taraflara tebliğ edildiği, davalı tarafça rapora karşı herhangi bir beyan ve itiraz dilekçesi sunulmadığı, bilirkişi raporunun bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça 56.655,00 TL asıl alacak, 138,17 TL ihtar gideri alacağı ve 16,30 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 56.809,47 TL üzerinden takip yapılmış ve bu miktar yönünden itirazın iptali talep edilmiş ise de, tespit edilen alacak miktarının 56.655,00 TL asıl alacak ve 138,17 TL ihtar gideri alacağı olmak üzere toplam 56.793,17 TL olduğu, davacı tarafça takip öncesinde davalı tarafı temerrüde düşürdüğüne dair noter ihtarının tebliğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz alacağının doğmayacağı anlaşılmış olmakla, 3095 sayılı yasaya göre tarafların ticari şirket olduğu dikkate alınarak faaliyetin ticari iş sayılması ve ticari faiz talep edilebilmesinin mümkün olduğu tespitiyle beraber, davanın kısmen kabulü ile, davalının -------- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, toplam 56.793,17 TL (56.655,00 TL asıl alacak, 138,17 TL ihtar gideri alacağı olmak üzere) üzerinden takibin devamına, 56.655,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10,50 oranında ve değişen oranlarda (icra takibindeki taleple bağlı kalınarak) ticari faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup 56.655,00 TL asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğundan talebin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
2-Davalının --------- esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, toplam 56.793,17 TL (56.655,00 TL asıl alacak, 138,17 TL ihtar gideri alacağı olmak üzere) üzerinden takibin devamına, 56.655,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10,50 oranında ve değişen oranlarda ticari faiz uygulanmasına,
3-İİK 67/2. maddesi gereğince 56.655,00 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 11.331,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.879,54 TL harçtan peşin alınan 686,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.193,42 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 686,12 TL nispi harç ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının toplamı olan 906,82 TL harç gideri, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 212,65 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.619,47 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 2.616,85 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 1.318,68 TL'sinin davalıdan tahsili ile; 1,32 TL'sinin alan davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 16,30 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
9-Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde --------- Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2024