WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/825
KARAR NO : 2024/168

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/11/2022
KARAR TARİHİ : 29/02/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız------ Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ait----- plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin sigortalısı ------ plakalı araç arasında 28.09.2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, işbu kaza neticesinde sigorta bilgi ve gözetim merkezi tarafından oluşturulan trafik kazası kayıtlarında davalının %100 kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, davalı şirkete 24.05.2022 tarihinde yazılı başvuru yapılmış ise de sigorta şirketi süresi içerisinde herhangi bir dönüş yapmadığını, kaza sonucunda uğranılan zarara ilişkin alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesi sebebiyle bu hususta yapılacak tespit sonucu artırılmak üzere değer kaybı ve hasar talep ettiklerini, huzurdaki davaya konu 28.09.2021 tarihli trafik kazası neticesinde davacı şirkete ait ------plakalı araçtaki değer kaybı tazminatlarının belirlenmesinin mümkün olmadığını ve kendisinden böyle bir kalem belirlemesi beklenemeyeceğini, değer kaybı hesaplanmasında; hasar gören aracın bilirkişilerce araçtaki hasarın durumu, resim, fatura ve dosyada mevcut diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde hesaplanan aracın hasar miktarı belirlenerek hesaplanması gerektiğini, davacı şirketin uğradığı zarar miktarı uzman bilirkişilerce yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu tam ve kesin olarak belirlenebileceğini, sunulan kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere 28.09.2021 tarihinde seyir halinde olan ----- plakalı aracın sürücüsünün yine aynı mevkiinde seyir halinde olan davacı şirkete ait------ plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği belirtildiğini, eksper Yönetmeliği'nin 22. Maddesi de tarafsızlık başlığı altında "Eksperler, incelemelerini her halükarda, tarafsızlık ilkesini gözeterek yapar ve taraf tutma kuşkusuna bile yer bırakmadan raporlarını hazırlar." şeklindeki açıklaması ile eksperlerin raporunu tarafsız olarak hazırlaması gerektiğini şüpheye mahal vermeyecek derece ortaya koyduğunu, dosyaya sunulan ekspertiz raporlarının tarafsız eksperler tarafından hazırlandığının açıkça ortada olduğunu, arz ve izahına çalışılan nedenlere istinaden; HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile; davacı şirkete ait araçta meydana gelen 100,00-TL reel değer kaybı ve 100 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan mevduata uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, dilekçe ekinde sunulan eksper raporlarına ilişkin fatura ücretlerinin yargılama giderinden sayılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Kazaya karıştığı iddia edilen ----- plakalı aracın davalı şirket nezdinde ----- numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 17/09/2021 - 17/09/2022 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe teminat limitinin araç başına 43.000,00 TL olup davalı şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, huzurdaki uyuşmazlığın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, işbu sebeple davanın reddedilmesini talep ettiklerini, davacı şirketin huzurdaki davayı açmadan önce davalı şirkete usule uygun başvuru yapmadığını, Karayolları Trafik Kanunu md. 97 uyarınca zarar görenin sigortacıya tazminatının ödenmesi için başvuruda bulunması durumunda Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Ek:6’da belirtilen belgelerin sigorta şirketine iletilmesi gerektiğini, davacı tarafın, davalı şirkete yaptığı başvurunun geçerli kabul edilebilmesi için Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları Ek:6’da belirtilen gerçek zararın tespitine yarar ve gerekli görülen tüm belge ve bilgileri de davalı şirkete göndermiş olması gerektiğini, ancak huzurdaki dosyada davalı şirkete değer kaybı zararına ilişkin herhangi bir talep ya da belge sunulmamış olup usule uygun başvurudan bahsedilemeyeceğini, huzurdaki yargılamaya konu kaza nedeniyle davalı şirket tarafından araç başına trafik poliçesi kapsamında davacı tarafa 6.6.2022 tarihinde 1.000,00 değer kaybı ödemesi yapıldığını, huzurdaki davaya konu kazanın tarihi 28.09.202 olduğunu, poliçe başlangıç tarihi ise 17.09.2021 olduğunu, işbu tarihlerde yürürlükte olan Genel Şart, 01.06.2015 Tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları olduğunu, bu bağlamda, Anayasa Mahkemesi 17/07/2020 tarihinde ---- sayılı kararı işletenin sorumluluğuna ilişkin hüküm olup Mahkeme, sigortacının sorumluluğunun düzenlendiği Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. Maddesini Anayasa’ya aykırı bulmadığını, bu sebepten değer kaybı talebinin genel şartlara dayanarak çözümlenmesine devam edilmeli ve sigortacının onarım yükümlülüğünün kapsamı burada düzenlenen usul ve şartlara göre belirlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemesi kaydıyla reel piyasa koşullarına göre hesaplama yapılacaksa kaza tarihi esas alınması gerektiğini, anılan itirazlar baki kalmakla mahkeme aksi kanaatteyse reel piyasa koşullarına göre yapılacak olan hesaplamanın kaza tarihi verileri esas alınarak yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafa ait aracın başvuruya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bu durumda, davacıya ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde üç ve daha fazla hasar olması ve araç kilometresinin 165.000 km’den fazla olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak başvurunun reddini talep ettiklerini, davacıya ait aracın başvuruya konu kaza öncesinde hasarının bulunup bulunmadığının tespiti ve önceki hasarının olması halinde bu hasar nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı veya araç rayiç değeri düşeceği için sonraki kazada oluşan değer kaybı meblağının azalacağının izahtan vareste olduğunu, ZMSS Genel Şartları kapsamında 165000 kilometre ve /veya 10 yaşın üzerindeki araçlarda değer kaybı oluşmayacağını, teknik olarak araçta değer kaybı tazminatının tespit edilemeyeceği gözetilerek değer kaybı talebinin reddini talep ettiklerini, davalı şirketin sorumluluğu davacının aracında meydana gelen gerçek zarar ile sınırlı olup aracın onarılması ile araçta meydana gelen gerçek zarar giderilerek davacı aracı eski hale getirildiğini, davacı zararı tazmin edildiğini, ilgili düzenlemeye göre hasar durumunda, hasar gören parça, önce onarılmaya çalışılır şayet onarımı mümkün değilse eşdeğer parça ile değiştirileceğini veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim sağlanacağını, bu da yapılamıyorsa ancak hasarlı parça orijinali ile değiştirileceğini, ancak kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda, hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirildiğini, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirildiğini, talep sahibinin aracının kaza tarihindeki yaşı gözetildiğinde eşdeğer parça kullanılmasını engelleyen herhangi bir durum bulunmamakta olup davanın reddi gerektiğini, davayı ve kusuru kabul anlamına gelmemekle birlikte uyuşmazlığa konu kazada taraflar arasında ticari bir faaliyet bulunmadığını, faiz başlangıç tarihine ve faiz türüne itiraz ettiklerini, belirtilen ve resen değerlendirilecek sebeplerle aleyhteki tüm hususları reddetmek suretiyle, fazlaya ve başkaya ilişkin hakları, ihbar, dava, talep ve şikayet hakları saklı tutarak davalı şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan davalı şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Ticaret Sicil Kayıtları, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ----- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Başvuru Belgeleri ve E-mail, Sigorta Hasar Dosyası, ZMMS Poliçesi, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Kaza Fotoğrafları, Ekspertiz Raporu (Uzman Görüşü) Fatura, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi Ve Belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu araçta meydana gelen hasar onarım bedeli ve hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı zararının, 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd, 1483 vd maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS Poliçesi teminatı kapsamında 2918 Sayılı KTK'nin 85/1-son, 91/1, 86/1, 881/1 maddeleri gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusur durum ve oranına göre davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken KTK'nin 97.maddesi gereği sigortaya başvuru, arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yolunu tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim belgelere göre sigortaya başvuru yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Hasar onarım bedeli yönünden; Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay -----.HD'ni ----- sayılı ilamı)Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 29/08/2021 tarihinde----. mevkinde saat akşam 20.00 sularında davacı adına tescilli ----- plakalı park halinde buluna hususi otomobiline dava dışı -----işleteni, ----- sevk ve idaresindeki -----plakalı kamyonetin geri manevra yaptığı sırada çarpması şeklinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve davacının aracında maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiği , kazada kusurun davalı sigorta şirketinin müteselsil olarak sorumluluğunda bulunan kamyonet sürücüsünde olduğu iddiasıyla meydana gelen hasar nedeniyle ortaya çıkan onarım bedeli ve değer kaybı zararının davalı sigorta şirketinden tahsili istenmektedir. Davaya konu kazada davacı tarafça sürücüsü----- kusurlu olduğu öne sürülen -----plakalı kamyonetin kaza tarihi itibarıyla davalı sigorta şirketine----- poliçe numaralı17/09/2021-17/09/2022 başlanğıç - bitiş tarihli maddi hasar halinde araç başına 43.000,00 TL limitli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Meydana gelen trafik kazası sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından hazırlanan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün davacının park halinde bulunan aracına çarptığının beyan edildiği görülmüştür. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur, hasar onarım bedeli ve hasara bağlı olarak ortaya çıkan değer kaybı üzerinde yoğunlaştığı ve kusur oranının tespiti esasına göre hasara bağlı onarım bedelinin ve değer kaybı miktarının gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle tespiti halinde uyuşmazlığın aydınlanacağı aşikardır. Bu kapsamda taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve maddi hasarlı trafik kazası tutanağı ve olayın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamına nazaran kusur ve hasara göre onarım bedeli ve değer kaybı konusunda teknik bilgi gerektiğinden HMK'nin 266 vd maddeleri gereğince dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilmiş ve bu minvalde dosya ------ Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen makine mühendisi bir bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi----- tarafından düzenlenen 13.10.2023 tarihli raporda özetle ; Sürücü------sevk ve idaresinde bulunan ------ plakalı aracı ile: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinde kazanın oluşumunda etkenlik arz ettiği için: % 100 kusurlu olduğu, B-) ------ plakalı araç sürücüsü: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde atfı kabil kusuru bulunmadığı, C-) 28.09.2021 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan hasar bilgilerinin----- plakalı araç üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu değerlendirmesi yapılmıştır D-) Yargıtay uygulamaları doğrultusunda ‘’aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının ne olduğunun, daha önce aracın karıştığı kazaların neler olduğu ve bunların değer kaybına etkisinin olup olmadığı’ hususları çerçevesinde yapılan teknik incelemede: Bu bilgiler dâhilinde -----plakalı, ----- marka,----- tipi,----- model araçta oluşan Hasar Bedeli ve Değer Kaybı bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalının tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle, HASAR BEDELİ = 6.101,80 TL DEĞER KAYBI BEDELİ = 7.000,00 TL TOPLAM = 13.101,80 TL olduğu E-) Davalı -----SİGORTA ŞİRKETİ tarafından, dosya içeriğine sunulmuş banka ödeme dekontlarından; 06.06.2022 tarihli davacı tarafın vekili----- açıklamalı 1.000,00 TL tutarlı değer kaybı ödemesi olduğu, mevcut belgelerden anlaşılmıştır. BAKİYE TUTAR= 13.101,80 TL- 1.000,00 TL = 12.101,80 TL olarak hesap edilmiştir. Bu tutarın serbest piyasa koşullarına ve dosya kapsamına uygun olması ile Kadr-i Maruf değer taşıdığı değerlendirilmiştir. Mevcut bakiye tutarından Davalı ------ SİGORTA ŞİRKETİ (araç başına 43.000,00 TL limit üzerinden ------ sayılı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası kapsamında) müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunabileceği yönünde tespit, hesap ve görüşlerini içeren rapor verilmiştir. Bu rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş olup, davalı vekili tarafından beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuştur. Mahkememizce yapılan değerlendirmede kaza tutanağı ve sürücü beyanları esasında öncelikle davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün KTK'nin 84/J ve l maddeleri gereğince manevraları düzenleyen genel şartlara uymama ve park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma asli kurallarını ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün araç nizamlara uygun park halinde bulunduğundan kusurunun bulunmadığı şeklinde yapılan kusur tespitine havi bilirkişi raporu gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görülmekle aynen benimsenmiştir. (TBK, 74, HMK 266, Yargıtay ------.HD.----- Hasar onarım ve değer kaybı bedeline gelince bilirikiş raporuna göre hasar onarım ve değer kaybı bedeli için belirlenen miktarların da günün ekonomik koşullarına ve piyasa rayiçlerine göre kadri maruf ve yerinde bulunmuş ve işbu rapor da hasar onarım ve değer kaybı bedeli olarak belirlenen miktarlar gerçek zarar ilkesinden hareketle olaya uygun olduğu kabul edilmiştir. Filhakika, gerçekleşen işbu durumlara göre davalıya sigortalı kamyonet sürücüsünün tespit ve tayin olunun kusur oranı nazarında davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında sorumlu tutulması ilkesi gereğince gerçek zararı tamamen ödemesi gerektiği ve bu ilkeden hareketle davacının davalıdan halihazırda 6.101,80 TL hasar onarım bedeli ve 6.000,00 TL değer kaybı alacağı bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından tahkikat tamamlanmadan süre talep edilerek dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından talep artırılmış ve harç tamamlanmıştır. Binaenaleyh, davacının davasını TBK,49, 50/1, 74, KTK , 85/1-son, 90, 91/1, 86/1 , 88/1 , Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi temelinde TMK, 6 ve HMK, 190. 266 vd. maddeleri esaslarına göre ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki talep artırım işlemine ve taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olayda davalı sigorta şirketi yönünden başvuruya bağlı olarak oluşan temerrüt tarihi, davalıya sigortalı araç kamyonet olmasına rağmen davada olayla ilgisiz şekilde mevduat faizi istenmesi ve araçların niteliğine göre işleyecek yasal faizi tür ve oranı ve poliçe teminat limiti de gözetilmek ve gösterilmek suretiyle davanın kabulü ile; 6.101,80 TL hasar onarım tazminatı ve 6.000,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 12.101,80 TL tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 04/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 43.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6, TBK, 49, 50,51/1, 74, 117/1, TTK, 1401 vd, 1409, 1459, 1461, 1463, 1483, KTK. 85, 86, 88, 91, 97, 99, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi, HMK, 169 vd. 187/1, 190, 198, 266 vd, 282 ) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan (geçici hukuki koruma tedbirleri kapsamında yapılan ekspertiz ücreti için ödenen fatura bedeli dahil) yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Bu kapsamda ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle, 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile; 6.101,80 TL hasar onarım tazminatı ve 6.000,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 12.101,80 TL tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 04/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 43.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 826,67 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 80,70 TL harcın ve tamamlama harcı olarak alınan 204,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 541,97 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 204,00 TL tamamlama harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 70,50 TL posta masrafı ve 440,78 TL ekspertiz ücretİ olmak üzere toplam 888,18 TL yargılama giderinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 12.101,80 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına) Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının miktar itibarıyla ( 12.101,80 TL< 28.250,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.