T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/809
KARAR NO : 2024/96
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/10/2022
KARAR TARİHİ : 05/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.07.2021 tarihinde saat 09:50 sularında ----- istikametinde seyir halinde olan davalı sigortanın sigortalısı----plakalı aracın yine aynı mevkide seyir halinde olan müvekkile ait ----- plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kazanın meydana gelmesinde ----- plakalı araç sürücüsü %100 kusurlu olduğunu, ------ plakalı müvekkile ait araçta mezkur kaza nedeniyle hasar meydana geldiğini, müvekkili araçta meydana gelen hasar bedelinin tazmini için sigortaya başvurulmuş ardından dava şartı olarak arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını ancak anlaşmaya varılmadığını, kaza sonucu müvekkili araçta meydana gelen hasar bedeli bakımından uğradığı zarar miktarı tam olarak belirlenemediğini, bu nedenlere istinaden; HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile;
müvekkile ait araçta meydana gelen 100-tl hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, yürüyen bir ceza davası söz konusu olmadığından, ceza zamanaşımının uygulanması da söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğu dahilinde olmadığından reddi gerekmediğini,
sigorta şirketine kaza ihbarı araç onarımı bittikten sonra yapıldığını, sigorta şirketi tarafından bu noktadan sonra taraflarına hasar ihbarı yapıldığında araç onarımı tamamlandığını, araçta sağlıklı bir tespit yapma imkanı kalmadığını, hasar uyumu taraflarınca kontrol edilemediğini ve kazaya karışan taraflardan kazanın teyidi alınamadığını, müvekkil şirketin sigorta poliçesinden kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının gerçek zararının tespiti gerektiğini, uyuşmazlık konusu hasarın tam olarak belirlenmesi için eksik evrakların müvekkili şirkete kazandırılmadığını, müvekkili şirketin yalnızca eşdeğer parça bedelleri ile anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususun göz önünde bulundurulması gerektiğini, bu nedenlerle; davanın usulden ve esastan reddine,
yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Sigorta Tahkim Komisyonu'na Ait ----- Sayılı Dosyası, Araç Tescil kayıtları, Ekspertiz raporu, Sigorta Poliçesi, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi Ve Belgeler.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu davacı tarafa ait araçta meydana gelenhasar nedeniyle kazaya karışan aracın ZMMS sigortacısı aleyhine açılan maddi tazminat talebine ilişkindir 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşmasına başlanmış ve tarafların sulh olmak istememeleri üzerine bir kısım tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilmiştir. Ne var ki, davanın her aşamasında resen dava şartları incelenebileceğinden işbu hususa ilişkin yapılan inceleme ve değerlendirmeye göre dava şartına ilişkin olarak aşağıdaki sonucu ulaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun Dava Şartları Başlıklı 114/1-i maddesinde 'Aynı davanın, daha önce kesin hükme bağlanmamış olması' dava şartı olarak yer almıştır. Dava Şartlarının İncelenmesi başlıklı 115/1-2.maddesinde ise” "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı HMK'nin 303.maddesine göre de ; kesin hüküm ilişkin olduğu konuda uyuşmalığı ortadan kaldırmaktadır. Bu ilke gereği açılan davada kesin hüküm bulunması dava şartı olup resen gözetileceği malum ve maruftur.Yukarıda anılan yasal düzenlemeler, yapılan açıklamalar ile iddia ve savunma ışığında somut olayda; davacının vekili aracılığıyla dava konusu uyuşmazlığı ilişkin olarak 10.11.2021 tarih ve----- sayılı dosya ile SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU'na başvurduğu ve UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ tarafından 27.04.2022 tarih ve ----- sayılı karar ile karar verildiği tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından aynı konuya hasren 26/10/2022 tarihinde işbu dava ikame edilmiştir. Dolayısıyla, davacı vekilinin fazlaya ilişkin zararlarının bulunduğuna yönelik itirazına bağlı açılan işbu davasının değerlendirilmesine ve yargılama yapılarak hüküm verilmesine yasal olanak görülmemiştir. Binaenaleyh, eldeki olayda gerçekleşen bu durumun 6100 sayılı HMK’nin 114/1-i maddesi gereğince dava şartı olduğu ve dava şartı eksikliğinin giderilmesinin de mümkün olmadığı sonuç ve kanaatiyle davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.( Bkz; -----.BAM -----.HD. ------
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın, 6100 Sayılı HMK'nin 114/1-i maddesi gereğince 'kesin hüküm nedeniyle; 6100 Sayılı HMK'nin 115/2.maddesine göre DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının, başlangıçta peşin olarak alınan 80,70 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 346,90 TL nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davalı sigorta şirketi kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğince 100,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle;----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!