T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/804
KARAR NO : 2024/372
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/10/2022
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait----plakalı aracın, ----- plakalı aracın sebep olduğu 24.01.2022 tarihli kaza nedeniyle hasarlandığını, SBM kayıtlarına göre müvekkiline ait aracın %0, -----plakalı aracın %100 kusurlu olduğu, müvekkilinin sigorta şirketine 31.05.2022 tarihinde yazılı başvuru yaptığını ancak sigorta şirketinin herhangi bir dönüş yapmadığını beyan ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkiline ait araçta meydana gelen 100,00 TL hasar tazminatı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan bankaların mevduata uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı dava niteliği itibari ile belirsiz alacak davası olarak dava ikame edildiğini, ancak söz konusu davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılabilmesi mümkün olmadığını, 6704 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97. maddesi uyarınca zarar gören, dava ikame etmeden veya tahkim yoluna müracaat etmeden evvel sigorta şirketine yazılı olarak müracaat etmekle yükümlü olduğunu, davacı, müvekkili şirkete usulüne uygun olarak müracaat etmediğini, başvurunun usule uygun olarak yapılmadığını, müvekkili şirketin gerekli araştırmayı yapması kasten engellendiğini, 24.01.2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ----- plakalı aracın müvekkili şirkete 18/10/2021 - 18/10/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ----- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalısının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 43.000 TL ile sınırlı olduğunu, başvuruya konu kazaya ilişkin, davacının aracının Kasko sigortası ile sigortalı olan davacıya 10.000,00 TL araç onarım bedeline ilişkin tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından, faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerektiğini, bu itibarla davacının bu yöndeki taleplerinin de reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
---- Noterler Birliğine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 24.01.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan ------ plakalı araç ile davacının malik olduğu ---- plakalı aracın çarpışması sonucu, kusurun irdelenmesi, ----- plakalı araçta hasar oluşup oluşmadığı, hasar alacağı varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 100,00 TL maddi tazminat davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmiştir.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 12.06.2023 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ----- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/a,b ve 84/d maddelerini ihlal etmesi sebebiyle %100 kusurlu olduğu, ------ plakalı araç sürücüsü davacının kusurunun bulunmadığı, ---- plaka sayılı araçtaki toplam hasar bedelinin 10.000,00 TL olduğu, davalı tarafından 11.03.2022 tarih ve 10.000,00 TL bedelli kasko tazminatı ödemesi yapıldığının ileri sürüldüğü rapor edilmiş olup, tarafların rapora itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, itirazlar irdelenerek düzenlenen ek rapora göre, bilirkişilerin ek rapordaki görüş ve kanaatlerinin, kök rapordaki ile aynı olduğu rapor edilmiş olup bilirkişi kök ve ek raporlarının bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle ek rapor alınması cihetine gidilmemiştir.
13.02.2024 tarihli celsede, davacı vekilinin talebi üzerine, bedel yönünden davasını ıslah etmek, ıslah harcını yatırmak ve usulüne uygun ıslah dilekçesini sunmak üzere HMK 180 ve 107/2 devamı maddeleri uyarınca iki hafta kesin süre verildiği, aksi takdirde ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam olunacağına ilişkin kesin süre sonuçlarının huzuren ihtar edildiği, davacı tarafça aşamalarda davanın ıslah edilmediği ve yargılamaya bu hali ile devam edildiği görülmüştür.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeni bir rapor alınması cihetine gidilmeyerek, her ne kadar davacı tarafça hasar alacağı yönünden dava açılmış ise de, davalı tarafından davacıya 10.000,00 TL hasar ödemesi yapıldığı, davacı tarafın davalı taraftan herhangi bir alacağı bulunmadığı tesptine bağlı olarak, davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!