T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/762
KARAR NO : 2024/120
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/10/2022
KARAR TARİHİ : 13/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait -----plakalı araç ile davalı şirketin sigortalısı olan, -----plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucunda davalının sigortalısı olan----plakalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu bulunduğunu, iş bu kaza neticesinde müvekkiline ait ----- plakalı araçta mezkur kaza nedeniyle hasar farkı tazminatı meydana geldiğini, hasarlı parçaların bilirkişi incelemesi ile tespit edilip %100 kusurlu hareketiyle araçta hasar meydana getiren davalıdan tanzim edilmesi gerektiğini, somut olayda hasarlı araç davalı tarafça tamir ettirilmiş ve davacı ibra belgesi imzalamış ise de, tamirden bir ay sonra aracın tamiri sırasında orjinal parça kullanılmadığı ve bazı aksamın da tamir edilmediğinin tespit edildiğini, gerçek zararın giderilmemiş olduğunu, gizli ayıp mevcut olduğunu, davacının, hasarlanan parçanın 2.el çıkma parça ile değişimini kabule zorlanamayacağını, süresinde tespit yaptıran ve dava açan davacının, aracı, BK 198. maddesine göre ayıplı haliyle kabulü de söz konusu olmadığını beyan ederek HMK 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, müvekkiline ait araçta meydana gelen kusuru oranına göre şimdilik 100,00 TL hasar farkı tazminatının, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigortalı araç sürücüsü ve işleteninden ödeme alınıp alınmadığının tespiti gerektiğini, dava konusu araca ilişkin hasar bedelinin ödendiğini, bağımsız eksper tarafından hazırlanan maddi hasar ekspertiz raporunda tespit edilen 2.103,00 TL hasar bedelinin 21.01.2022 tarihinde bizzat davacı hesabına ödendiğini, müvekkilinin sorumluluğunun aracın onarım bedeli kadar olduğunu, davacı tarafından haricen ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığını, hasar bedelinin Genel Şartlara göre belirlenmesi gerektiğini, 20.03.2020 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar’ın 3. maddesi gereği hasar gören parçanın onarımının mümkün olup olmadığının, mümkün ise onarılmasının, değil ise eşdeğeri parça ile değiştirilmesinin, bu da mümkün değilse ancak yenisi ile değiştirilmesi durumlarının değerlendirilerek hasar miktarının tespiti gerektiğini, dava konusu aracın onarımının kaza tarihi itibariyle anlaşmalı onarım merkezinde yaptırılması halinde tedarik iskontosunun uygulanacağını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun genel şartlara göre belirlenen hasar miktarından iskonto uygulanmak suretiyle sınırlı olduğunu, müvekkilinin KDV sorumluluğu olmadığını, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin ve yasal faizi aşan faiz taleplerinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 17.11.2023 tarihli bedel artırım dilekçesinde özetle; Talep artırım taleplerinni kabulü ile toplamda 100,00 tutarındaki taleplerinin bilirkişi raporu doğrultusunda hasar bedelini 279,23 TL artırarak davamızın 379,23 TL üzerinden kabulüne, 379,23 TL bedele kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanacak olan en yüksek faiz oranı işletilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraflar tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili talep artırımına karşı beyan dilekçesinde özetle; Islahı kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
---- Noterler Birliğine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 23.12.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan ----- plakalı araç ile davacının malik olduğu ---- plakalı aracın çarpışması sonucu, kusurun irdelenmesi, -----plakalı araçta hasar oluşup oluşmadığı, hasar farkı alacağı varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 100,00 TL maddi tazminat davasıdır.
Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalı sürücünün kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 24/05/2023 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, -----plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre %100 oranında kusurlu olduğu,----- plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu,-----plaka sayılı araçta meydana gelen hasarın giderilmesi için parça ve işçilik giderinin KDV dahil 2.482,23 TL olduğu ve bedelin kaza tarihi itibarıyla kadri maruf olduğu, KDV hariç bedelin 2.103,00 TL olduğu ve bu bedelin ödenmiş olduğu, ZMMS Genel Şartları gereği trafik sigortacısının, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dâhilinde karşılamakla yükümlü olduğu, davacının talep edebileceği hasar alacağında, KDV'li tutarını (belge/fatura olsun olmasın) talep edebileceği, yasal ve idari düzenlemelerin, Yargıtay uygulamasının bu şekilde olduğu kanaatine varıldığı rapor edilmiştir.Mahkememizce aldırılan, bilirkişi heyet raporunun bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre de KDV'nin ödenmesi gerektiğine göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
14.11.2023 tarihli celsede, davacı vekilinin talebi üzerine, davasını bedel yönünden ıslah etmek, ıslah harcını yatırmak ve usulüne uygun ıslah dilekçesini sunmak üzere HMK 180 maddesi uyarınca bir hafta kesin süre verildiği, aksi takdirde ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam olunacağına ilişkin kesin süre sonuçlarının huzuren ihtar edildiği, davacı tarafça aşamalarda davanın bedel yönünden usulüne uygun ıslah edildiği ve talebin 379,23 TL'ye çıkartıldığı görülmüştür.Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ----- esas ------ karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca, kazaya neden olan hususi araç olduğundan yasal faize hükmetmek gerekmiş, her ne kadar kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, sigorta şirketinin temerrüdünün, başvurudan itibaren 8 iş günü sonra oluşacağı, dosyada başvurunun/ihtarnamenin tebliğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığından temerrüdün dava ile gerçekleştiği (belirsiz alacak davası olması sebebiyle artırılan miktar yönünden de temerrüdün dava ile gerçekleştiği kabul edilmiştir) kabul edilerek tahkikat tamamlanmış ve neticede, davacının davasının kabulü ile, toplam 379,23 TL tazminatın 11.10.2022 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, toplam 379,23 TL tazminatın 11.10.2022 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harç ile, tamamlama harcı olarak alınan 5,00 TL harcın toplamı olan 85,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 341,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 80,70 TL harç ile, tamamlama harcı olarak alınan 5,00 TL harcın toplamı olan 85,70 TL harç gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 67,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.152,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 379,23 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!