WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/745
KARAR NO : 2024/447

DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 06/10/2022
KARAR TARİHİ : 27/06/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- ait ve sürücüsü ---- olan ----- plakalı araç, 03.06.2011 tarihinde seyir halindeyken yaya ----- aniden yol çıkması sebebiyle trafik kazasına karıştığını, bunun üzerine yaya ----Asliye Hukuk Mahkemesi ----- sayılı dosyasından maddi ve manevi tazminat davası açtığını, ---- Asliye Hukuk Mahkemesi ----- sayılı kararı ilamı ile dosyadan görevsizlik kararı verildiğini, görevsizlik kararı üzerine dava ----.Asliye Ticaret Mahkemesinin------. sayılı dosyası üzerinden görülmüş olup dava neticesinde; davacının meydana gelen kazada hiçbir kusuru ve davacının maluliyeti olmamasına rağmen davacı lehine belirtilen tazminat ve alacaklara hükmedildiğini, verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olsa da ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi ----- Sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine kesin olmak üzere karar verilerek kararın kesinleştiğini, --- Mahkemesinin -----. sayılı davada davacı şirketle beraber işbu dosyadaki davalılardan ----davalı gösterildiğini, ---- Asliye Hukuk Mahkemesi ----. sayılı dosyasındaki yargılama dava ederken talepleri üzerine dava, ---- ihbar edildiğini, davacı yaya --- - Mahkeme kararını -----İcra Müdürlüğü’nün ----- sayılı dosyası ile icraya koyarak davacının 04.03.2020 tarihinde icra dosyasına faiz ve harçlar ve icra vekalet ücreti ile birlikte toplamda 107.323,79 TL ödeyerek dosyayı infaz ettiğini, icra dosyasındaki bu ödemeyle beraber dava sonucunda hükmedilen 2.698,27 TL dava harcı da ödendiğini, toplamda yargılamaya konu kazayla ilgili olarak davacı şirket 110.022,06 TL ödemede bulunduğunu, ancak davalıların sorumluluklarının başladığı tarihi, sorumlu oldukları alacak kalemleri ve faizin başlangıç tarihleri de değişiklik arz ettiğini, davacı ----Tarafından davacı şirket aracı 04.04.2011–04.04.2012 tarihleri arasını kapsayan ----- poliçe no ile ----ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigorta yaptığını, davacı şirket aracı 03.06.2011 tarihinde trafik kazasına karıştığını, -----. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve görevsizlik kararı verilen -----. sayılı dava dosyası da davalı sigorta şirketine ihbar edildiğini, işbu ihbar üzerine davalı sigorta şirketi dosyaya cevapta bulunduğunu,----- poliçe no ile ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi ile yapılan sigortada hukuksal koruma da dahil meydana gelen trafik kazasından dolayı ödenen Maddi ve Manevi tazminatlar sigorta poliçesi kapsamı içinde kaldığını, -----. - ---- poliçe no ile zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile yapılan sigortada hukuksal koruma da dahil meydana gelen trafik kazasından dolayı ödenen maddi tazminatlar sigorta poliçesi kapsamı içinde kaldığını, bu nedenle sigorta şirketlerinin bu kalem alacakları ödemesi gerektiğini, buna rağmen ödememesi sigorta mevzuatına aykırı olduğunu, meydana gelen trafik kazasında her iki davalı mahkemece hükmedilen maddi tazminatlardan ve ferilerden sorumlu olduğunu, ancak davalı ----. faizin kendisine ihbar tarihi olan 14.02.2014 tarihinden diğer davalı olan -----yönünden kazazede ----- açtığı dava tarihi olan 30.07.2013 tarihinden mahkemece hükmedilen faizden sorumluluğu olduğunu, davalı sigorta şirketlerine taraflarından sigorta poliçesi kapsamında ödenen bedelin rucuen tazmini için dava şartı zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak arabuluculuk görüşmelerinin olumlu sonuç vermediğini, sürecin anlaşamama ile sonuçlanmakla sonlandırıldığını, arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davacı şirketin maddi tazminat alacağına ilişkin yapmış olduğu 64.541,20 ödemenin fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, davacı şirketin manevi tazminat alacağına ilişkin yapmış olduğu 37.258,80 TL tutarındaki ödemelerin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ile birlikte sadece davalı ----- tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:
Davalı ---- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ------. Asliye Ticaret Mahkemesi -----Kararı ile davanın maddi tazminatlar yönünden kabulü ile tüm davalılardan müteselsilen tahsiline karar verildiğini, ilgili dosyada davalılar ----- davalı sigorta şirketi ve -----olduğunu, kararda görüldüğü üzere davalıların müteselsil sorumlu olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber davacı en fazla kararda belirtilen miktarın 1/3 'i yönünden davacı şirkete tahsil talebinde bulunabileceğini, davacının maddi tazminat yönünden 64.541,20 TL talep edilmesi mümkün olmadığından usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; davalı şirket maddi tazminat talepleri açısından, poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında davacının zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, kazaya karışan----- plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde 12.03.2011-12.03.2012 başlangıç ve bitiş tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, 14.05.2015 tarihli ve ---- sayılı ------ yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekinde yer alan sürekli sakatlık tazminatı hesaplama esasları dikkate alınması gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, A.5 Kapsama Giren Teminat Türleri başlıklı maddesi uyarınca; Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunun son derece açık bir şekilde düzenlendiğini, Trafik kazalarına teminat sağlama işlevi olan Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortaları'nda, bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde sigortalıdan alınan net primin maktu veya nispi olarak belirlenen bir kısmı "garanti fonu" veya "güvence fonu" adı altında sigorta şirketleri tarafından ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14. Maddesinde düzenlenen durumlar için Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu'na prim olarak aktarıldığını, yapılan "garanti fonu" prim aktarımı ile sigorta şirketlerinin ve güvence hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülüklerin sona ereceğini, anılan mevzuatlar kapsamında sigorta şirketlerinin prim aktarımı yapmama insiyatifi bulunmamakta olup aksi düzenlenmediğini, 6111 Sayılı Yasa ve Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca prim aktarımı hak ve tercih olmaktan öte bir zorunluluk olarak düzenlendiğini, davacı şirket anılan yönetmelik gereği aktarımlar yapmaya başladığını, dolayısıyla KTK 98. Maddesi ve 6111 sayılı yasanın geçici 1. Maddesi kapsamında davalı şirketin geçici iş görmezlik ödenekleri bakımından sorumluluğu bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere, kusur oranlarının tespiti bakımından mahkemece dosyanın adli tıp trafik ihtisas kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, davacının kusurunun tespiti halinde, yerleşik yargıtay içtihatları doğrultusunda %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca; Sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, sakatlık ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporu dikkate alınması gerektiğini, işbu raporda trafik kazası ile maluliyet arasında illiyet bağının tespit edilmiş olması gerektiğini, mahkemece davalı şirkete sigortalı araç sürücüsüne izafe edilecek kusurun varlığı halinde, zarar hesabının ancak hazine müşteşarlığınca tutulan aktüerler siciline kayıtlı, aktüer sıfatına haiz bilirkişilerden seçilecek uzmana yaptırılmasını talep ettiklerini, işbu davada davalı şirketten, davacı şirketin maddi tazminat alacağına ilişkin yapmış olduğu 64.541,20 TL'lik ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen istemi talep edildiğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. Maddesi ve yerleşmiş Yargıtay Kararları gereğince, gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirkete müracaat tarihinden öncesinde şirketin temerrüdü söz konusu olmadığını, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren sekiz iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihler öncesinde davalı sigorta şirketi açısından faiz sorumluluğu da bulunmadığını, davacı manevi tazminat alacağına ilişkin talepte bulunduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
A.6. Teminat Dışı Kalan Haller F fıkrasında manevi tazminat yer aldığını, başka bir deyişle davacı tarafından talep edilen manevi tazminat alacağı işbu yukarıdaki madde dolayısıyla teminat dışı bir durum olduğundan davalı şirkete isnat edilemeyeceğini, açıklanan ve re'sen nazara alınacak sebeplerle, Mahkemece huzurdaki usul ve yasaya aykırı davanın esastan reddine, aksi kanaatte olunması halinde müvekkil sorumluluğunun kararda belirtilen tazminat bedelinin en fazla 1/3' ü miktarında hükmedilmesine, müterafik kusur durumları gözetilerek, bu hususlarda %20 oranında re'sen indirim yapılmasına, maluliyet raporunun ---- İhtisas Dairesi’nden alınmasına, tazminat raporunun hazineye kayıtlı aktüer aracılığı ile yaptırılmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan davalı şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalı -----vekili tarafından; 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Ancak vekili tarafından vekaletname ibra edildiğinden vekilin dava ve duruşmalara kabulü gereği başlıkta yer verilmiştir.

DELİLLER : Hukuk Mahkemeleri Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Ticaret Sicil Kaydı, Kayıtları, ------.Asliye Ticaret Mahkemesinin -------.dosya ve ilamı, ---. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası UYAP kayıtları, ZMMS ve Kasko Sigorta Poliçeleri, Başvuru/ İhtarname ve Hasar Dosyası, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :
Dava, davacının maliki/işleteni olduğu motorlu taşıtın karıştığı trafik kazası sonucunda kazada zarar gören üçüncü kişiye mahkeme ilamına dayalı olarak açılan icra takibi gereğince alacaklıya ödediği maddi ve manevi tazminatlar ve ferilenin, 6102 sayılı TTK'nin 1401 vd ile 1483. maddeleri uyarınca ZMMS ve İMMS sözleşmeleri gereğince davalı sigorta şirketlerinden 6098 Sayılı TBK'nin 167 vd maddeleri nezdinde rücuen tahsil istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak resen incelemeye tabi arabuluculuk başta olmak üzere HMK'nin 114.maddesinde yer alan dava şartları, taraf sıfatı ve harç gibi hususlar değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanmış , tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek aynı duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçirilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde ise sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. Aynı yasanın 1483.maddesine göre sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları, 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1. Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1. Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim TBK’nİn 167. maddesind düzenlenen, "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan davalı borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Yasal durum böyle olmakla birlikte somut olayda ZMMS sigortacısının sorumluluğu maddi tazminat ; İMMS sigortacının sorumluluğu ise manevi tazminat yönünden ayrıştırılmış olup; ZMMS sigortacısının genel şartlar uyarınca zaten manevi tazminattan sorumluluğu bulunmamaktadır. Davalı ----- zarara neden olan aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve poliçe teminatları içerisinde manevi tazminat klozuna yer verildiği anlaşıldığına göre ise koşulların varlığı halinde manevi tazminat ve ferileri için yapılan ödemeden rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle sorumlu tutulması mümkündür. Zira alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim TBK’nin 167. maddesind düzenlenen, "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan davalı borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya gelince ; davacı şirket ile davalı ----( birleşme öncesi----) Arasında davacı şirketin malik/işletini olduğu----- plakalı kamyon için 12/03/2011 - 12/03/2012 başlangıç ve bitiş tarihli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğu; aynı araca ilişkin diğer davalı -----ile de,04/04/2021 -04/04/2012 başlangıç ve bitiş tarihli ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğu ve manevi tazminat klozunun bulunduğu dosyadaki poliçeler, taraf beyanları ve sair deliller ile sabittir. Davacının malik/işleteni olduğu ----- plakalı aracın bir yayaya çarpması şeklinde karıştığı her iki poliçenin de kapsadığı 03/06/2011 tarihli kaza sonucunda zarar gören işbu davaya göre üçüncü kişi konumunda bulunan --- tarafından ---Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Sayılı ilamın ile davacı şirket ve davalı ---- aleyhinde tazminata hükmedildiği ve davanın diğer davalı ----- ihbar edildiği anlaşılmıştır. Mezkur kararın istinafı üzerine ---- BAM ---HD.----.sayılı ilamı ile gereğince kesinleşmiştir. Buna müteakip davacı şirket tarafından ----.İcra Dairesinin ---- sayılı dosyasına ödemeler yapıldığı bedihidir. Bu davada davacı şirket cebri baskı nedeniyle yapmış olduğu ödemeleri sigorta poliçeleri kapsamında yukarıda değinilen yasal düzenlemeler gereğince davalılardan talep edemeyeceği ve ayrı ayrı miktarlarının belirlenmesi suretiyle uyuşmazlığın izale edilmesi gerekir. Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi ,belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Buna müteakip dava konusu uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak delil niteliğinde bulunan mahkeme kararı ve icra dosyası ile poliçeler başta olmak üzere dosya dosya kapsamı nazarında sorumluluk miktarları yönünden hesap raporu düzenlenmesi için dosya ----- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen nitelikli hesaplamalar uzmanı bir bilirkişiye verilmiştir. Nitelikli Hesaplamalar konusunda uzman ----- tarafından hazırlanan 11/10/2203 tarihli raporunda ödemeler ve davalıların sorumlu olduğu miktarların tek tek dökümü gösterilmiş ve tablo halinde sıralanarak sonuçta ZMMS şirketi olan ----sorumluluğunun maddi tazminat ve ferileri yönünden 53.332,03-TL, İhtiyari MMS şirketi olan ----- sorumluluğunun ise manevi tazminat ve ferilere yönünden 37.451,85-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf ve taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davacı vekili tarafından özellikle davalı -----tarafından öncesinde yapılan ödemenin mahkeme kararında mahsup edildiği gerekçesi ile; davalı ---- vekili tarafından ise sorumlulukların 1/3 oranında olduğu gerekçesiyle rapora itiraz edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporunun denetimi yapılmış ve hükme esas alınabileceği anlaşılmıştır. Ne var ki bilirkişi raporunda----tarafından ---- kurulduğu ve ilamın bu kapsamda icraya konulduğu ve ödemenin de ilamdaki alacağa göre yapıldığı tespit ve tayin edilerek yapılan mahsup işleminin yersiz olduğu, davalı ZMMS sigortacısı ----- sorumluluğunun toplam 62.102,03 TL olduğu kabul edilmiştir. Davacı vekili tarafından dava HMK'nin 109.maddesi gereğince kısmi dava olarak açıldığı ve davalı ----- yönünden 37.258,80 TL talep edildiği, bilirkişi raporunda ise anılan sigorta şirketinin sorumluluğu 37.451,85 TL olarak belirlendiği halde; tahkikat tamamlanıncaya kadar HMK'nin 176 vd maddeleri gereğince ıslah yapılmadığından taleple bağlılık ilkesi gereğince davada talep edilen miktar gözetilmiştir. Filhakika, davacının davasını başta ZMMS ve İMMS poliçeleri olmak üzere mahkeme ilamı, icra dosyası ve özellikle genel olarak hesaba ilişkin gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu kabul ve takdir edilen bilirkişi raporuna göre TMK'nin 6 ve HMK'nin 190.maddeleri gereğince mahkememizce gözetilip düzeltilen hesap hataları dışında esastan ispat ettiği ve sözleşme ilişkisi çerçevesinde TBK'nin 167. maddesi gereğince iç ilişkide rücu şartlarının oluştuğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, davacı şirketin ödeme tarihinden itibaren tarafların tacir sıfatına göre avans faizi talep edebileceği ve ayrı ayrı poliçe limitleri gibi hususlar da gözetilerek; davacının ------ aleyhinde açtığı davasının kısmen kabulü ile, 62.102,03 TL alacağının ödeme tarihi olan 04/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ZMMS poliçesi teminatlarıyla sınırlı olmak kaydıyla davalı ----- alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ( 2.439,17 TL ) reddine, davacının -----(İMMS) aleyhinde açtığı davasının kabulü ile, 37.258,80 TL alacağının ödeme tarihi olan 04/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte İMMS poliçesi teminatlarıyla sınırlı olmak kaydıyla davalı----- alınarak davacıya verilmesine karar verilemesi gerekmiştir. (AY.138/1)
6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk, aynı yasanın 326/1-3 maddeleri gereğince; reddedilen kısmın harç ve giderler yönünden miktarı ve işin niteliği gereği yargılama giderlerine bir etkisi görülmemiş, davacı yararına her bir davalı yönünden ayrı ayrı, davalı ------ için ise reddedilen karşı vekalet ücreti hesap ve takdir edilerek belirlenmiş; ihtiyari dava arkadaşı konumundaki davalılar ise yapılan tüm giderler ortak olduğundan tamanından kendi oranları ve hüküm miktarları gözetilerek aralarında % 63- % 37 oranlarına göre paylaştırma yapılmak suretiyle sorumlu tutulmuşlardır. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin ise reddedilen kısmın giderlere bir etkisi görülmediğinden tamamının yukarıdaki nispetler oranında davalı şirketlerden alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26 ve 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacının -----aleyhinde açtığı davasının kısmen kabulü ile, 62.102,03 TL alacağının ödeme tarihi olan 04/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ZMMS poliçesi teminatlarıyla sınırlı olmak kaydıyla davalı ---- alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ( 2.439,17 TL ) reddine,
2-)Davacının -- ---.(----) aleyhinde açtığı davasının kabulü ile, 37.258,80 TL alacağının ödeme tarihi olan 04/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte --- poliçesi teminatlarıyla sınırlı olmak kaydıyla davalı ----- alınarak davacıya verilmesine,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.787,34 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 1.738,49 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 5.048,85 TL karar ve ilam harcının davalıların % 63 ve % 37 sorumluluk oranına göre; 3.155,61 TL kısmının davalı ----, 1.893,24‬ TL kısmının ise davalı----- alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.008,00 TL kısmının davalı ----.-, 592.00 TL kısmının ise davalı - -- - alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı 1.738,49 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 383,00 TL posta masrafı ve 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.213,69‬ TL yargılama giderinin, davalıların % 63 ve % 37 sorumluluk oranına göre; 1.383,59 TL'sinin davalı --- 830,10 TL'sinin davalı --- - alınarak davacıya verilmesine,
6-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ----alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ----. alınarak davacıya verilmesine,
8-)Davalı -----kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden ;Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı ----- vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca reddedilen kısım üzerinden hesap ve takdir edilen 2.439,17 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,
9-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketleri vekillerinin yokluklarında ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.