T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/684
KARAR NO : 2024/60
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 22/09/2022
KARAR TARİHİ : 23/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracıyla seyir halindeyken, davalı sürücü ------ sevk ve idaresindeki------plakalı aracın, müvekkiline çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağına göre ------ plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun m.84/g hükmünde düzenlenen şerit ihlali kusurunu işlemesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, müvekkili sürücünün kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin aracında kaza nedeniyle 8.297,13 Euro tutarında maddi hasar meydana geldiğini, söz konusu zararın -----yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporla da sabit olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının aracında meydana gelen maddi hasar nedeniyle uğradığı toplam 8.297,13 Euro maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı----adına kayıtlı olan----- plakalı aracın kaydına ve davalının taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına yönelik karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Karşı tarafça belirtilen araç hasarı ve değer kaybına ilişkin tutarların son derece fahiş olduğunu, araçta meydana gelen araç hasarı ücretinden müvekkilinin sorumluluğu olmadığını, hiçbir şekilde haksız davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilecek olması halinde söz konusu araç hasarı ve değer kaybı uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini beyan ederek, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, öncelikle zaman aşımı def’inin dikkate alınarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddinine, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvurana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ----- plakalı aracın, kaza tarihini kapsayacak şekilde----- 16.04.2021 başlangıç tarih ve -----poliçe numaralı Trafik Sigorta poliçesi kapsamında olduğunu beyan ederek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekaleti ücretin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----- çıkarılan tebligatın iade dönmesi üzerine, mernis adresine normal usulde usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı davaya cevap vermemiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
------ Noterler Birliğine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 23.08.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan, davalı şirkete ait olan ve davalı ----- sevk ve idaresindeki----- plakalı aracın, davacıya ait -----plakalı araç ile çarpışması çarpması sonucu, kusurun irdelenmesi,-----plakalı araçta 8.297,13 EURO hasar alacağı oluşup oluşmadığına dair maddi tazminat davasıdır.
Dosyada, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi ara kararla değerlendirilmiş, ara karara karşı herhangi bir istinaf başvurusunda bulunulmamıştır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmiştir.
Dosyada, davalı sigorta şirketi vekilinin zaman aşımı itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 04.04.2023 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ------plakalı araç sürücüsü davalı ------ 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84/g maddesini ihlal etmesi sebebiyle %100 kusurlu olduğu-----plakalı araç sürücüsü davacının kusurunun bulunmadığı----- plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunda belirtilen 8.297,13 Euro'nun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, değişen parça bedelleri ile işçiliklerin kadri maruf olduğu, davalı sigorta şirketinin 43.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu, davalı----- davalı sürücü-----kusuru sebebiyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğu rapor edilmiş olup, davalı taraflarca sunulan rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, itirazlar irdelenerek düzenlenen ek rapora göre, bilirkişilerin ek rapordaki görüş ve kanaatlerinin, kök rapordaki ile aynı olduğu görülmüştür.Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalı sürücünün kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır.Mahkememizce aldırılan ve yerleşik içtihatlara göre hesaplama yapılan bilirkişi heyet raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek, yerleşik yargı içtihatları uyarınca davacının yurtdışında ikamet ediyor olması ve aracını bulunduğu yerde tamir ettirmiş olması ve bu hususları da faturalandırıp belgelendirmiş olması maddi gerçekliği karşısında, zararın da o ülkedeki para cinsine göre belirlenmesi gerektiği, davacının EURO cinsi üzerinden talepte bulunabileceği, yine, yerleşik içtihatlar uyarınca zararın KDV dahil ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ----- esas ----- karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.
Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça avans faizi talebinde bulunulmuş olup, kazaya neden olan araç ticari araç olduğundan avans faizine hükmetmek gerekmiş, her ne kadar tüm davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, davalı sigorta şirketinin, başvuru tarihi olan 14.02.2022 tarihinden sekiz iş günü sonrasına tekabül eden 25.02.2022 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, diğer davalılar----- ise 23.08.2021 kaza tarihinde temerrüde düştüğü anlaşıldığından, bu tarihler itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş ve davacının davasının kabulüne, toplam 8.297,13 Euro tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden 25.02.2022 tarihinden, davalılar ----- yönünden 23.08.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçede yazılı 43.000,00 TL limitle sınırlı olmak üzere) karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Dava tarihi olan 22.09.2022 tarihinde 1 EURO efektif satış kuru=18,1382 TL olup, harç ve vekalet ücreti yönünden bu kur üzerinden gerekli hesaplamalar yapılmıştır).
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, toplam 8.297,13 Euro tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden 25.02.2022 tarihinden, davalılar ----. ve ------ yönünden 23.08.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçede yazılı 43.000,00 TL limitle sınırlı olmak üzere),
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 10.280,31 TL harçtan, peşin alınan 2.550,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.729,81 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 2.550,50 TL harç gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 374,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 5.924,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 24.079,20 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı Davalı ----- vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!