WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/655
KARAR NO : 2024/386

DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat )
DAVA TARİHİ : 14/09/2022
KARAR TARİHİ : 30/05/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP; Davacıların murisi olan ---- -, ----- İlinde kendisine ait iş yerinde mezar yapım işleri ile uğraşan bir mermer ustası olduğunu, ----- ilinden almış olduğu bir mezar yapım işi için 13.06.2008 tarihinde ---- plakalı araç ile yola çıktığını, saat 10.30 sıralarında ---- İli, ----- İlçesi, ----- köyü yolunda seyrederken direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametinde yolun sol tarafında kalan tepelik alana çarparak takla atması nedeni ile kaza meydana geldiğini ve bu kazada ----- vefat ettiğini, bahse konu kazanın meydana gelmesinin hemen akabinde ------ İlçe Jandarma Komutanlığına ihbarda bulunulduğunu ve ilgili kolluk görevlileri olay yerine gelerek gerekli çalışmalara başladığını, tutanakların tutulduğunu, gerek kaza tespit tutanağı gerekse de ----- İlçe Jandarma Komutanlığı olay yerinin incelenmesi raporunda kazanın meydana geldiği yolda trafik lambası, aydınlatma, yol şerit çizgisi ve yaya kaldırımı olmadığını, yolun iki yönlü, asfalt, kuru, dik eğimli tepe ve korkuluksuz sert viraj olduğu belirtildiğini, yolun batıdan doğu istikametine doğru ---- ilçesinden ----- köyüne gittiğini, kazanın yolun dik, virajlı ve dar olması nedeni ile direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi ve aracın yolun sol tarafında bulunan tepelik alana çarparak takla atması neticesinde meydana geldiği tespit edildiğini, kaza neticesinde aracın yola bir metre mesafede sol tarafa yatmış vaziyette ve aracın 68 metre doğusunda viraj levhasının olduğu tüm tutanaklarda belirtildiğini, trafik kazası tespit tutanağında sürücü -----, 2918 Sayılı K.T.K.'nın 84. Maddesinde belirtilen 52/a uyarınca tali kusurlu bulunduğunu, Savcılık tarafından yürütülen tahkikatta şoförün ölmesi ve şikayetçinin olmaması nedeni ile kusura ilişkin bilirkişi raporu aldırılmadığını, olay yeri tutanaklarından da anlaşılacağı üzere kazanın meydana geldiği yerde yolun, dik eğimli tepe, korkuluksuz ve dar olduğu, viraj levhasının kaza mahallinden 68 metre doğuda (ileride) olduğu belirtildiğini, kazanın meydana geldiği yolun yapım, bakım ve onarımı ----- İl Özel İdaresinin sorumluluğunda olup bahse konu kaza yolun ve işaret levhalarının hatalı olmasından kaynaklanmadığını, dik eğimli keskin virajlı bir yolun yapımında korkuluk kullanılmamış olup viraj levhası viraja gelmeden koyulması gerekirken virajdan 68 metre ileriye koyulduğu anlaşıldığını, şoför ---- bu sebeple viraja gelmeden önce hızını azaltamamış ve korkuluksuz dar yoldan savrularak takla atan araçta vefat ettiğini, trafik kazası 13.06.2008 tarihinde meydana gelmiş olup iş bu davanın açılmasına kadar 14 yıl 3 aylık süre geçtiğini, söz konusu kazanın ölümlü olması nedeni ile 5236 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerinde ön görülen zamanaşımı süresi 15 yıl olup iş bu davanın süresi içerinde açıldığını, kaldı ki kaza tespit tutanağında----- tali kusurlu bulunmuş olup, yolun ve trafik levhalarının durumu nazara alınarak düzenlenecek bilirkişi raporuyla müvekkilinin kusuru olmadığı, davalı idarenin kusurlu olduğu tespit edilebileceğini, davacılar murisinin, 3. bir kişinin davalı İl Özel İdaresinin kusuru nedeni ile ölüm gerçekleştiği için 5237 sayılı TCK'nin 85/1.maddesi kapsamında bir fiil söz konusu olduğunu, tek taraflı trafik kazasında ölen davacıların eş ve babaları ------, 30.03.1976 doğumlu ve 32 yaşında olup vefat ettiği tarihte kendi iş yerinde mezar yapım işleri yapmakta ve iyi bir gelire sahip olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre, destekten yoksun kalma tazminatı, olay tarihinden hüküm tarihine kadar geçecek sürede (ölen eğer yaşasaydı) alabileceği emsal ücretlere göre hesaplanacağından, bu hususta ilgili meslek kuruluşundan veya Ticaret Odası’ndan emsal ücretlerin bildirilmesinin istenmesi gerekeceğini, destekten yoksun kalan eş ------, 01.11.1978 doğum tarihli olup eşi vefat ettiği tarihte 30 yaşında iki çocuğuyla dul kaldığını, eşinin ölümünden bu yana evlenmemiş, helen 44 yaşında olduğunu, destekten yoksun kalan ----- 05.06.2000 doğum tarihli olup babası vefat ettiğinde 8 yaşında olduğunu, kendisinin eğitimi halen devam ettiğini, destekten yoksun kalan ----- 04.06.2007 doğum tarihli olup babası vefat ettiğinde 1 yaşında olduğunu, kendisi halen 15 yaşında olup eğitimi devam ettiğini, davacıların desteği ----- plakalı aracı kullanırken kazaya uğradığını ve vefat ettiğini, bahse konu aracın ZMMS'si ----- Sigorta Şirketi tarafından yapıldığını-----Şirketi tarafından satın alındığını, bu sebep davacılar adına destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesi için ----- sigorta şirketi ile iletişime geçildiğini, ilgili evrakların mail yolu ile gönderilmesi talebi üzerine 09.06.2022 tarihinde başvuru yapıldığını, taraflarına olumlu bir dönüş yapılmaması üzerine 01.07.2022 tarihinde Zorunlu Arabulucuya başvurulduğunu, 05.08.2022 tarihinde yapılan son oturumda sigorta şirketi ile anlaşmaya varılamaması üzerine iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, her ne kadar davacılar murisinin kusur durumu alınacak bilirkişi raporu ile belirlenecekse de, ---- tam kusurlu kabul edilmesi halinde dahi kaza tarihinin 13.06.2008 olması, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.6.d bendinin ise 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmesi nazara alındığında davalı sigorta şirketinin sorumluğu doğacağını, trafik kazasında eş ve babalarını yitiren davacıların, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre destekten yoksun kalma tazminat tutarları belirlenerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkili --- - için 500,00- TL, müvekkili ------ için 500,00-TL ve müvekkili ----- için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.500,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı İl Özel İdaresi yönünden olay tarihinden, davalı ----- Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı kalmak üzere ortaklaşa ve zincirleme davalılara ödetilmesine yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ----- plakalı aracın davalı şirket nezdinde; -----vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi bulunduğunu, işbu poliçede kaza tarihi itibariyle kişi başı 80.000 TL teminat ile sınırlı olduğunu, her ne kadar eski genel şart döneminde işleten veya sürücü vefat zararlarına ilişkin desteğinden yoksun kalan 3. kişilerin talebi yönünden yansıma yolu ile değerlendirilemeyeceğine ilişkin Yargıtay içtihatı mevcut bulunsa da, 22.05.2022 tarihli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ----- kararı ile işbu talepler yönünden ilgili kararda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince destekten yoksun kalma zararı talep eden zarar görenlerin müteveffa desteğin üçüncü kişi olmadığından, desteğinden yoksun kalanların da 3. kişi kabul edilemeyeceği gerekçesi ile yargıtay içtihat değişikliğine giderek işbu huzurdaki davaya konu aynı talep olan işleten vefatı sebebiyle talep edilen destekten yoksun kalma zararlarının poliçe kapsamında bulunmadığına karar verildiğini, meydana gelen kaza tek taraflı trafik kazası olduğunu ve meydana gelen kazada davacılar murisi %100 kusurlu olarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği iddia edilmediğini, mahkeme yeni tarihli kararlarında da görüleceği üzere; yansıma yoluyla zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin, kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olmaları mümkün olmadığını, zararın artmasına veya doğmasına sebep olan kişi sonuçlarına da kendisi katlanacağını, nasıl ki desteğin ölümü sebebiyle meydana gelen zararın yansıma yoluyla destek görenleri etkilediği kabul ediliyorsa, desteğin kusurlu davranışlarının da aynı şekilde destek görenlere yansıyacağının kabul edilmesi gerektiğini, kendi kusuruyla sebebiyet verdiği ya da artmasına neden olduğu zararın ödettirilmesini istemek Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen doğruluk ve dürüstlük kurallarına aykırı olacağını, somut olayda kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kendi kusurlu olan dava dışı sürücünün yasal düzenlemeler gereğince üçüncü kişi olmadığını, dolayısıyla hak sahiplerinin de üçüncü kişi olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından sigorta şirketinin hak sahiplerine karşı sorumlu tutulamayacağı, bu nedenle davalı sigorta yönünden davanın reddi gerektiğini, izah edilen sebeplerle; esasa ilişkin itirazlar dikkate alınarak esastan reddine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Davacılar Nüfus Aile Kayıt Tablosu, Mirasçılık Belgesi, Araç Tescil Kayıtları, Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ---- CBS ------- sayılı Soruşturma dosyası, Hasar Dosyası ve Poliçe, Bilirkişi Raporu, Sulh ve İbraname, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ :
Dava, Trafik kazası sonucunda murisin/desteğin ölümü nedeniyle;6098 Sayılı TBK'nin 53/3 maddesi gereğince destekten yoksun kalan eş ve çocukları tarafından açılmış maddi tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) istemlerine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda ön inceleme duruşması açılarak resen değerlendirmeye tabi başta arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114 ve 115 maddeleri kapsamında genel ve özel dava şartları incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez esasları, süreci ve hukuki sonuçları açıklanarak taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın karşın duruşmaya katılan davacılar vekilinin ve tefrik edilen dosya davalısı ---- İl Özel idaresi vekilinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş, deliller incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında başvuru belgelerine /hasar dosyası 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99.maddeleri kapsamında sigortaya başvuru süreci ve Hukuk Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı kaydedilmelidir.Ne var ki, tahkikat /yargılama sırasında, davacılar vekili tarafından UYAP sistemi Avukat Portal üzerinden gönderilen 29/05/2024 tarihli dilekçeyle eldeki davadan sulh ve ibra kapsamında feragat edildiği ve buna göre karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından da 29/05/2024 tarihli dilekçe ile tarafların sulh oldukları ve bu kapsamda ibra edildiklerini beyan edilmiş; ilgili bilgi ve belgeler dosyaya sunulmuştur.
6100 Sayılı HMK'nin 74.maddesi kapsamında dosyaya mübrez vekaletnameler üzerinde yapılan incelemede davacılar vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nin 309/1.maddesi gereğince; feragat dilekçe ile veya sözlü olarak yapılır. HMK'nin 310/1 maddesi gereğince; Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK'nin 309/2.maddesine göre ise; feragat karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına bağlı değildir. HMK'nin 309/4 maddesine göre de; Feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır.6100 Sayılı HMK'nin 311.maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." hükmü bulunmaktadır.6100 Sayılı HMK'nin 312/1.maddesine göre ise "Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat veya kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerini mahkumiyet, ona göre belirlenir." hükmü bulunmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve anılan yasal düzenlemeler ışığında yapılan inceleme ve değerlendirmede; usulüne uygun olarak yapılan ve davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğindeki vaki feragat nedeniyle davacıların davasının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderleri taraf vekillerinin beyanları ve dosya kapsamına göre karşılıklı olarak tarafların üzerinde bırakılmıştır. Ancak yargılama gideri kapsamında kalan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13)maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden AÜT uyarınca ödenen arabuluculuk ücretinden ise; vaki feragat beyanının esasen hakkın özüne ilişkin olmadığı, sulh ve yapılan ödemeye bağlı olarak aslında konusuz kalan işbu davadan feragat edildiğinin anlaşılması nedeniyle, davanın açılmasına davalı sigorta şirketinin sebebiyet verdiği değerlendirilerek davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuş ve bu kapsamda arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. (Bkz; Yargıtay -----.Hukuk Dairesi’nin ------ Esas ve ----.)

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacıların davalarının FERAGAT NEDENİYLE AYRI AYRI REDDİNE,
2-)Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
3-)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, davalı üzerinde bırakılmasına,
4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 80,70 TL harcın ve ıslah harcı olarak yatırılan 310,00 TL harcın ve tamamlama harcı olarak yatırılan 37,00 TL harcın mahsubu sonucunda harç tamamen alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesine göre AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansınin yatırana iadesine, (Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına ) Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.