T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/543
KARAR NO : 2024/234
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/08/2022
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında Otomobil Müşteri Sözleşmesi akdedildiğini, iş bu sözleşme ile davacı firmaya ait araçların ---- bayilerinden yakıt alımı esnasında hiçbir akaryakıt bedeli ödemediğini, otomobil sistemi için aktif hale getirilen doğrudan borçlandırma sisteminden ödemeler yapıldığını, davacının mülkiyetini devrettiği araçlarda bulunan ---- sisteminin derhal kapatılıp, satışı yapılan araçlardaki otomobil aktivasyonu davacı şirketin talebi doğrultusunda devre dışı bırakıldığını, davacı şirket adına kayıtlı bulunan ---- marka ---- şasi numaralı ----- plakalı aracı 28.11.2019 tarihinde ---- - isimli kişiye satmış olduğu, ------. Noterliğinin 28.11.2019 tarih ----- yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinin dilekçe ekinde sunulduğu, araç satışının gerçekleştiğini, 28.11.2019 tarihinde davacı şirket personeli tarafından “----- Yakıt İptali” başlıklı mail ile --- - - Merkezine müracaat edildiğini ve belirtilen plakalı aracın satışının yapıldığını, bu nedenle yakıt alımına kapatılmak istendiği bildirildiğini, 28.11.2019 tarihinde ---- plakalı aracın araç yakıt alımına kapatıldığına dair cevabi maili davacı firma çalışanına gönderildiğini, yakıt alımı kapatılmış olmasına rağmen davacı firma tarafından yapılan inceleme neticesinde 2020 yılı Ağustos ayından itibaren araca yakıt alımı yapıldığı, davacı şirketin doğrudan borçlanma sistemi hesabından ödemelerin yapıldığının tespit edildiğini, ---- çağrı merkezinden bahse konu dönem ile ilgili araca ilişkin detaylı yakıt tüketim bilgileri talep edilmiş, 2020,2021,2022 yıllarına ilişkin tüketim bedelleri dilekçe ekinde ibraz edildiğini, akaryakıt tüketim bedellerine ilişkin liste incelendiğinde davacının mülkiyetinde olmayan 3.kişi uhdesinde bulunan araca davacının hiçbir ticari faaliyette bulunmadığını, ----- ilinden yüklü miktarda yakıt alımı gerçekleştirildiğini, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; davacı taraftan haksız ve mesnetsiz şekilde tahsil edilen akaryakıt tüketim bedellerinden Sayın Mahkemece yürütülecek tahkikat neticesinde, tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırılmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmının haksız akaryakıt alımlarının gerçekleştirildiği tarihlerden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin yetkilendirdiği kişi tarafından davalı şirkete dava konusu araca takılı olan cihazın yakıt alımına kapatılması yönünde gönderilen talebi davalı şirket tarafından aynı gün karşılanarak söz konusu cihazın 28.11.2019 tarihinde yakıt alımına kapatıldığını, fakat davacı ---- sözleşmesinin 2.2.10. maddesinde belirtilen şekilde kendisine tanınan web üzerinden araçlarına ait yakıt alım işlemlerini yapabilme hak ve yetkisini kullanarak bu işlemler için yetkilendirmiş olduğu aynı personeli için web portal sistemine tanımlanmış olan kullanıcı adı ve şifresini kullanarak dava konusu araçtan söktürmemiş olduğu cihazı web portalı üzerinden tekrar yakıt alımına açtırdığını, yakıt alımına açma işlemi, davacı şirketin yetkilendirdiği kişi adına tanımlanmış kullanıcı adı ve şifre ile giriş yapılarak web portalı üzerinde yapılmış olduğundan davacının cihazı yakıt alımına tekrar açtırılması işleminin davacı şirketin iradesi dışında yapıldığı şeklindeki beyanlarının ve iddiasının doğru olmadığını, davacı şirketin yetkilendirdiği kişinin adına sistemde tanımlanmış olan kullanıcı adı ve şifreyle ----- IP numarası üzerinden giriş yapılmış ve web portalı üzerinden söz konusu araçtan söktürülmemiş olan cihaz yakıt alımına tekrar açıldığını, davalı şirket nezdindeki web portal kayıtları üzerinde teknik bilirkişi vasıtasıyla portal üzerindeki yapılmış olan bu işleme ait detaylar inceletildiğinde, davacı tarafça sözleşme kapsamında yetkilendirdiği kişiler için tanımlanmış olan kullanıcı adı ve şifreyle giriş ve işlem yapılmış ve yakıt alımına tekrar açılmış olduğunun görüleceğini, --- sözleşmesinde davacı aracına takılan cihazın mülkiyetinin davalı ----- şirketine ait olduğunu, hor kullanımımdan dolayı arızalanması halinde onarım bedelinin davacıdan alınacağı ve sözleşme sonunda davacının bu cihazı davalı şirkete iade etme yükümlülüğünün bulunduğu, davacının basiretli davranarak bu cihazı aracı sattığı kişiye teslim etmeden önce araçtan söktürüp davalı şirkete iade etme yükümlülüğü olduğu dikkate alındığında bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek basiretsiz davrandığını, açıklanan nedenlerle davalı şirkete yöneltilmiş olan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Ticaret Sicil Kayıtları, 26/04/2017 tarihinde ---- Müşteri Sözleşmesi, Trafik Tescil Kayıtları, -------.Noterliğinin 28.11.2019 tarih ve ----- yevmiyeli Araç Satış Sözleşmesi, ---- CBS ---- Sor. dosyası, Tüketim Listeleri, Banka Hesap Hareketleri, Ticari Defter ve Belgeler, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :
Dava, taraflar arasında düzenlenen 26/04/2017 tarihinde ---- Müşteri Sözleşmesi nedeniyle iade/alacak istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları ile resen gözetilmesi gereken harç ve taraf sıfatı gibi hususlar incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve öncesinde arabuluculuk sürecinden sonuç alınmadığından vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek, deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; taraflar arasında 26/04/2017 tarihinde --- MÜŞTERİ SÖZLEŞMESİ imzalandığı tarafların kabulünde olup sözleşmenin bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu sözleşmenin konusu kısaca sisteme kayıtlı araçların herhangi bir ödeme yapmadan davalı ----- bayilerinden elektronik sisteme ve araçta takılı cihaza bağlı olarak akaryakıt alabildiği, taşıt tanıma sistemi adı verilen bir elektronik sistemdir. Dava konusu uyuşmazlıkta davacı şirkete ait ve bu sözleşme gereği ---- sistemine dahil olduğu anlaşılan ---- Plakalı aracın satılmasından sonra akaryakıt almaya devam etmesi nedeniyle davacıdan sistem gereği tahsil edilen akaryakıt parasının işbu araç yönünden sözleşmenin sona ermesi nedeniyle iadesi isteminden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla eldeki olaya 6098 Sayılı TBK'nin 77 vd maddeleri gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanması mümkün olmayıp sözleşme hükümleri ve sonuçları gereği iade şartlarının bulunup bulunmadığı tartışılmalıdır. Mahkememizce açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş ve taraf vekillerince gösterilen tüm deliller toplanmış, işin niteliği gereği uyuşmazlığın çözümüne etki etmesi istenen ve beklenen tüm bilgi ve belgeler ilgili yerlerden celbedilmiştir. Akabinde sözleşmenin kendine özgü konusu, yapılan ödemeler ve uyuşmazlığın çerçeve ve niteliği gereği uyuşmazlığın çözümü için teknik bilgi gerektiği anlaşılmakla bu konuda taraf vekillerine de imkan ve süre verilerek SMMM bilirkişi, akaryakıt sektörü konusunda uzman bir bilirkişi ve bilişim sistemleri konusunda uzman bir bilirkişi olmak üzere üç kişiden mütevellit bir heyetten rapor alınmasına karar verilmiştir. ---- Bilirkişilik Bölge Kurulu listesinden resen seçilen Bilirkişi SMMM --- --, Bilgisayar Mühendisi --- - ve Sektör uzmanı ---- - tarafından SMMM bilirkişi tarafından tarafların uyuşmazlığa konu yıllara ait ticari defter ve belgeleri de incelenmek suretiyle hazınlanıp dosyaya sunulan 22.10.2023 tarihli raporda özetle;
''Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile tacir olan her iki tarafın incelenen ticari defterleri raporun 4.a. Bölümünde detaylı olarak incelendiğinde; davacı -----yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2019-2020-2021 ve 2022 yıllarına ilişkin fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter tasdikleri ile aynı yıllara ilişkin GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e- defter beratlarının süresinde yapıldığı, T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür.Davalı ---- . yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2019-2020-2021 ve 2022 yıllarına ilişkin fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter tasdikleri ile aynı yıllara ilişkin GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür.- Davacının Alacak Talebi Yönünden: Huzurdaki davanın konusu, davacı şirket adına kayıtlı ------ plakalı aracın 28.11.2019 tarihinde dava dışı kişiye satılmış olmasına rağmen bu araç nedeniyle araç tanıma sistemi kapsamında alınan akaryakıt bedellerinin davacı şirkete yansıtılarak bedelinin tahsil edildiği hususlarına ilişkin raporun 4.b.3.bölümünde yapılan mali incelemede---- plakalı aracın 28.11.2019 satış tarihinden sonra toplamda 47.746,74 TL tutarında yakıt alımı gerçekleştiği,
- Teknik olarak tarafımca dav: teminde 05.10.2023 tarihinde yapılan online incelemede; * ----- plakalı aracın 11.06.2020 09:31:05.573 tarih saatte yakıt alımına açıldığı, * -----) plakalı aracın 11.06.2020 09:31:05.573 tarih saatte yakıt alımına açan kullanıcının; © Adının “----” olduğu, © Email adresinin ---- olduğu, © Kullanıcının sisteme 27.04.2017 15:57:27.620 tarihinde kaydedildiği, © Kullanıcı ID sinin ----- olduğu, © Kullanıcının aracı yakıt alımına açtığı 11.06.2020 tarihinde sisteme ---- IP adresi ile bağlanmış olduğu,* ---- ID numaralı kullanıcının ---- plakalı aracın yakıt alımına açıldığı tarihte davalı sisteminde ---- IP adresi ile işlemler yaptığı * ----- ID numaralı kullanıcının geçmiş tarihlerde de yine aynı ---- IP adresi ile sistemde işlemler yaptığı, * Dava konusu araca (Halka tipi) ----- Ünite ID “li cihaz takılmış olduğu,* Kullanıcıların kendi ekranlarında araçları akaryakıt alımına açıp kapayabildikleri, * Kullanıcıların kendi ekranlarında araçların akaryakıt alım limitlerini ayarlayabildikleri görülmüş olup, Teknik açıdan sonuç olarak; ----- plakalı aracın 11.06.2020 tarihinde yakıt alımına açma ve akaryakıt alım limitini belirleme işlemli davacı tarafından yapılmış olduğu tespit edilmişti, Raporun, Sektörel inceleme ve değerlendirme bölümünde detaylı olarak açıklandığı üzere, davacının alabileceği önlemler dikkate alındığında, 28.11.2019 tarihinden sonra dava konusu aracın -- - - plakası değişmeden 25.08.2021 tarihine kadar ----- sisteminden motorin alım tutarının toplam 19.818,51 TL tespit edilmekle birlikte işbu zararın oluşumunda ve artmasında davacının *050 oranında müterafik kusurlu olduğunun hakkaniyet çerçevesinde sektörel kabulü mümkündür. 25.08.2021 tarihinden sonra ise ilgili aracın plakası ---- - - olarak değişmiş fakat ---- sistemi üzerinde kayıtlı olan --- - - olarak görüldüğü halde, davalı ----- akaryakıt istasyon bayilerinden motorin alımlarının devam ettiği ve alınan motorin tutarının da toplam 27.928, 23 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda 25.08.2021 tarihinden sonra alınan 27.928,23 TL tutarındaki motorin bedelinden; davacı, davalı ---- ve ---- sisteminde kayıtlı olan plakadan farklı bir plakaya akaryakıt ikmali yapan dava dışı ----- akaryakıt istasyonu bayilerinin hep birlikte ve eşit olarak kusurlu oldukları, sektörel kanaate ulaşılmaktadır.'' yönünde tespit, hesap ve görüşlerine yer verilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş; taraf vekillerince yapılan itirazlar değerlendirilmiştir. (HMK, 266, 281, 282,) Burada yeri gelmişken ifade edilmelidir ki; Mahkememizce günümüzdeki bilirkişilik kurumuna ve bilirkişi raporlarına oldukça ihtiyatlı yaklaşılmakta ve yeri geldiğinde gerekçesi gösterilmek suretiyle hukuki eleştiriler de yapılmak suretiyle bilirkişi raporlarına bağlı kalınmamaktadır.( HMK, 282) Bu rapor da özellikle kusur dağılımına ve sonucuna göre aşağıda açıklanacağı üzere hükme doğrudan esas alınmayacaksa da; raporun bütünlüğüne bakıldığında konunun oldukça ayrıntılı ve başarılı şekilde değerlendirildiği, gerekçeli şekilde uyuşmazlığın her yönüyle aydınlatıldığı, başkaca delil tartışılmasına gerek kalmadığı tespitiyle birlikte; raporun yeterliliği ve bilirkişi heyetinin hakkı burada teslim edilmelidir. Kuşkusuz, bilirkişi raporları takdiri delillerden olup, rapor yeterli de olsa, olayda olduğu gibi taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi, sözleşmenin koşulları, tarafların sıfatı ve işin kendine özgü koşulları gereği hukuk kuralları ve hakkaniyet icabı sonuç rapordan ayrı düşebilmektedir. Bu minvalde somut olaya tekrar baktığımızda davacı şirket tarafından --- sistemine dahil olan --- - - Plakalı araç 28.11.2019 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye satılıp teslim edilmiştir. Davacı şirket tarafından sözleşme içeriği ve sözleşmenin amacı değerlendirildiğinde aracın satışı üzerine araç üzerinde kurulu ---- cihazının sökülmeden teslim edilmesi başlı başına ağır bir kusur olup doğan zarardan herhalde davacının sorumlu tutulması gerektiği düşünülmüştür. Zira sözleşme gereğince mülkiyeti davalı şirkete ait cihazın satıştan önce araçtan sökülmesinin takip ve talep edilerek, cihazın davalıya teslim edilmesi gerektiği izahtan varestedir. Davaya konu araç aynı plaka ile satılmış ve daha sonra plakası değişmiş olsa da; sistem gereği yurdun her tarafındaki davalı şirketin bayilerinden üzerindeki takılı cihaz nedeniyle akaryakıt alması mümkün olduğundan; davalı şirketin ticari konumu gereği aynı sisteme kayıtlı binlerce araç bulunduğu düşünüldüğünde, davalı şirketin veya ayrı ayrı bayilerinin işbu aracın durumunu sistemsel olarak takip etmesi mümkün değildir. Dosyadaki delilere ve rapora göre de, söz konusu araç tarafından ----- başta olmak üzere değişik şehirlerde, değişik bayilerden, değişik zamanlarda onlarca kez akaryakıt alınmıştır. Ancak hizmetin özelliği gereği de aynen otoyollardaki geçişlerde olduğu gibi bu tür elektronik hizmetlerin kullanılması ve ödeme başta olmak üzere her türlü takip ve sorumluluğu doğrudan hizmeti alanlara ait olmalıdır. Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere kullanıcıların kendi bilgisayar ekranlarından sisteme girip araçların akaryakıt alım limitlerini ayarlayabildikleri , akaryakıt alımına açıp kapayabildiklerine göre aracın satılmasından sonra bu işlemlerin yapılmamış olması da sorumluluğun tamamen davacı şirket üzerinde olduğuna delalet etmektedir. Kaldi ki, davacı şirket tarafından sisteme kayıtlı aracın satıldığı 28.11.2019 tarihinden sonra 11.06.2020 tarihinde aracın yakıt alımına açma ve akaryakıt alım limitini belirleme işlemi de yapıldığına göre halen davalıdan zarar talep edilmesi de açıkça dürüstlük kuralına aykırı olup hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Dava konusu olayın iddia edildiği gibi bankaların sorumluluğuna ilişkin yargısal uygulamada geliştirilen sorumluluk kriterleriyle de bir ilgisi görülmemiştir. Filhakika; Mahkememizce günümüz ticari hayatında bir aracın satılması halinde deposundaki akaryakıtın ancak bir istasyona erişim kadar bırakıldığı bir ortamda; olayda satılan aracın üzerindeki ----- cihazı ile birlikte sınırsız akaryakıt alımına açık bir şekilde alıcıya teslim edilmiş olması karşısında 6102 sayılı TTK'nin 16/1 maddesi gereğince tüzel kişi tacir sıfatına sahip davacıyı zerre miskal haklı gösterecek hukuki bir gerekçe bulunamamıştır. Bir an için davacının haklı ve hakkı olduğu düşünülse bile, davacının muhataplarının suç duyurusundan da murat edildiği üzere; TCK'nin 163.maddesinde yer bulan karşılıksız yararlanma suçunu işlediği ve bu yolla sebepsiz zenginleştiği değerlendirilen satıştan sonra durup dinlenmeden, düşünüp taşınmadan, diyar diyar, bayi bayi karşılıksız akaryakıt alan araç işletenleri ve/veya sürücüleri olduğu söylenebilir. Somut olayda ise şüphesiz 6102 Sayılı TTK'nin 18/3 maddesine göre her tacirin ,ticarethanesine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekmektedir. Bu kural ve hukukun genel ilkeleri arasında yer alan "Hiç kimse kendi kusuruna istinatla başkasından hak elde edemez" ilkesi birlikte değerlendirildiğinde sözleşmenin yorumundan ve olayın özelliğinden davalı şirkete atfı kabil hiç bir kusur bulunamamış ve kusurun külliyen davacıya ait olduğu ve bu nedenle doğan zarara davalı açısından katlanmak zorunda olduğu sonuç ve inancıyla yerinde görülmeyen davanın esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1,2, 6 , TBK, 1 vd. TTK, 16/1,18/3, 83, 85, HMK, 25, 26, 27, 29, 30, 31,33, 222, 187/1, 190, 198, 266 vd, 273, 282, )Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince aleyhinde hüküm verilen davacı taraf sorumlu tutulmuştur. Yine bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen dava şartı arabuluculuk ücretinin de taraflar toplantıya katıldığından az yukarıdaki esaslar çerçevesinde davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının; peşin alınan 80,70 TL harç ve 800,00 TL tamamlama harcından mahsubuyla bakiye 453,10 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin ve 7,80 TL vekalet harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!