WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/52
KARAR NO : 2024/82

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVANIN İLK AÇILDIĞI TARİH :22/11/2019
İSTİNAF SONRASI MAHKEMEMİZE
TEVZİ TARİHİ :21/01/2022
KARAR TARİHİ :30/01/2024

Mahkememizden verilen 16/02/2021 tarih, ----- Esas------karar sayılı- kararın ----- BAM ------.Hukuk Dairesinin 02/12/2021tarih ----- esas ------karar sayılı ilamı ile kaldırılarak mahkememizin iş bu esasına kaydedilmiş olup, tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin tasfiye sürecine girdiğini, mizan tablosunda davalı tarafın 10.023,99 TL'lik borcu olduğundan birçok görüşmeye rağmen borcun ödenmediğini, bu nedenle alacaklarının tahsili amacıyla ----. İcra Müdürlüğü ----- Esas numaralı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça icra takibine dayanak borca, faize ve tüm fer'ilerine süresi içinde itiraz ettiklerini, arabuluculuğa müracaat edildiğini, ancak bir sonuç alınamadığını, bu nedenle haksız ve kötü niyetli olarak yapılan borca itirazın iptaline, borç ve diğer giderlerin faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, davalının % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davaya konu icra takibinin konusu olan borç, davacı tarafça verilen bilgi ve talimata dayanılarak, davacı yanca verilen hesap numarasına yatırıldığını, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, dava değerinin %40 'ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

SAFAHAT
Mahkememizin 16/02/2021 tarih, ---- Esas, ------ karar sayılı kararı ile davanın kabulüne dair karar verilmiş olup;
----- Bölge Adliye Mahkemesi ------ Hukuk Dairesinin 02/12/2021tarih ---- esas------Karar sayılı ilamında:"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Davalı vekilinin 03.02.2021 tarihli 15:44'de UYAP üzerinden dosyaya gönderdiği bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, bilirkişinin kendilerine hiç bir şekilde ulaşmadığını, sadece davacı kayıtlarına itibar etmenin mümkün olmadığı, kendi ticari kayıtlarının da incelenmesi gerektiği bildirilmiştir. Bilirkişi raporunda davalı tarafa ulaşamadığını bu sebeble davalının defterlerini incelenmeden rapor hazırlandığı belirtilmekte ise de bilirkişi tarafından davalı vekili ile iletişime geçilemediği hususu belgelendirilmemiştir.Davalı vekilinin bu hususa yönelik itirazının reddine karar verilerek davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığının kabul edilmesi doğru olmamıştır.Tarafların aynı gün ve saatte iki ayrı şirket merkezinde ticari defterlerin inceleme için hazır edilmesine ilişkin ara kararı da yerine getirilebilir değildir. Bu yönden davalı vekilinin ticari defterleri incelenmeden bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle ; HMK nun 222.madde kapsamında usulüne uygun ve yerine getirilebilir bir inceleme kararı verilerek her iki yanın ticari defterleri incelenmek davalı vekili tarafından ticari ilişkinin dava -----şirketine yönelik olarak sunulan e-posta yazışmaları da incelenip değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Hükme tesir edecek derece de delillerin toplanıp değerlendirilmediği anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne esasın incelenmeden kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren gönderilmesine karar verilmiştir." şeklinde karar verilerek dosyanın Mahkememiz iş bu esasına kaydedildiği görülmüştür.

Deliller
Tarafların ticaret sicil kayıtları dosya arasına alınmıştır.
-----.İcra Müdürlüğünün ---- sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerine yazılan müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır.Mali müşavir bilirkişi kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. Maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ----.İcra Müdürlüğünün ----- takip sayılı dosyası, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında cari hesap alacağına dair ticari ilişki mevcut olduğu, davacı tarafça alacağına ilişkin ------.İcra Müdürlüğünün -----esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı taraf davacıya borcu olmadığını iddia etmiştir.Dosyada, istinaf ilamı doğrultusunda, taraf defterlerinin incelenmesi gerektiği tespit edilerek, istinaf öncesi rapor sunan mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilerek dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup;
13.09.2022 tarihli celsede,"...Dosyanın ek rapor sunulması için aynı bilirkişiye 24/05/2022 tarihinde tevdi edildiği, ek raporun sunulması için söz konusu bilirkişi ile iletişim kurulmasına rağmen kalemce bilirkişiye ulaşılamadığı, duruşma tarihine kadar da dosyanın dönüşünün beklendiği, defalarca iletişime geçilmiş ise de bilirkişinin anlaşılmayan bir sebeple dosyayı teslim etmediği, ek raporunu sunmadığı ve duruşma öncesi itibariyle de bir kaç kez iletişim kurulmaya çalışılmış ise de bunun mümkün olmadığı anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından 06/09/2022 tarihli beyan dilekçesi ile ek rapor ibrazı için ek süre verilmesi talebinde bulunulduğu görüldü.Dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Davacı vekili ile davalı vekilinin mazeretlerinin ayrı ayrı kabulü ile duruşma gün ve saatinin uyaptan öğrenmelerine,
2-Zapta ayrıntılı bir şekilde geçen hususa bağlı olarak, dosyanın bilirkişide kaldığı süre, yargılamada hedef sürenin sağlanması, usul ekonomisi ilkeleri bir bütün olarak gözetilerek söz konusu bilirkişinin görevden bağışık tutulmasına,
3-Dosyanın bilirkişiden ivedi olarak geri istenmesine,
4-Gereğinin takdiri yönünden bu tutanak örneğinin -----Bilirkişilik Bölge Kuruluna gönderilmesine,
5------ nolu ara karar gereği dosya bilirkişiden geldikten sonra ve davacı vekilinin hatırlatıcı yazılı başvurusuna bağlı olarak bilirkişi hususunda celse arasında ara karar oluşturulmasına,"Şeklinde tespitler yapılarak ve ara kararlar oluşturularak yukarıya aynen aktarılmıştır.
Dosyanın kapsamına, mahiyetine, az yukarıda yapılan tespitlere bağlı olarak yeni bir bilirkişiden rapor alınmasının uygun ve gerekli olduğu kanaatiyle dosya, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek ve gerekli ihtaratlar yapılarak, önceki bilirkişiden farklı mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş; defter incelemesinde davacı tarafın defterlerini hazır bulundurduğu, davalı tarafla iletişime geçildiği ancak defterlerin ibraz edilmediğinin bildirildiği, 26.03.2023 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge ve ibraz edilen ticari defterler ışığında, ibraz edilen taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafça envanter defterinin ibraz edilmediği, davacı tarafın ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 10.023,99 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre, takip tarihi itibariyle davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı, ticari defterler arasındaki uyumsuzluğun, davacının defterlerinde kayıtlı olup, davalı defterlerinde kayıtlı 02.01.2017 tarih 1.964,06 TL tutarlı 06.01.2017 tarihli 1.107,65 TL tutarlı, 08.08.2017 tarihli 420,10 TL tutarlı, 26.09.2017 tarihli 919,20 TL tutarlı davacı faturalarından, davalı defterlerinde kayıtlı olup, davacının 2017 ve 2018 yılına ait olmadığı anlaşılan 569,40 TL tutarlı ve 569,40 TL tutar faturalarının sırasıyla 01.07.2018 ve 01.04.2018 ve tarihlerinde kayıtlarına alınmasından, davacının, 02.03.2017 tarihli 452,13 TL tutarlı faturasını, davalı tarafından 462,13 TL olarak kayıtlara alınmasından, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan, davacı defterlerinde davacı alacağına kayıt edilen 03.01.2017 tarihli 476,00 TL, 77,09 TL ve 59,87 TL tutarlı alacak kayıtlarından kaynaklandığı, davacının davalından olan 2016 yılından 2017 yılına devir eden 6.235,81 TL alacak bakiyesi ile davalı defterlerinde kayıtlı olmayan toplam 4 adet 4.411,01 TL tutarlı faturalara konu malların davalı tarafa teslimin ispatlanması halinde, davacının davalından 10.023,89 TL alacaklı olduğu, davacının davalından olan 2016 yılından 2017 yılına devir eden 6.235,81 TL alacak bakiyesi ile davalı defterlerinde kayıtlı olmayan toplam 4 adet 4.411,01 TL tutarlı faturalara konu malların davalı tarafa teslimin ispatlamaması halinde, davacının davalından herhangi bir alacağının bulunmadığı rapor edilmiş olup, rapora itirazların değerlendirilmesi ve dava dışı ------şirketinin de defterlerinin incelenmesi amacıyla aynı bilirkişiden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek ve dava dışı şirketin ticari defterleri incelenerek sunulan ek rapora göre, dava dışı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dava dışı şirket tarafından davalı adına yürütülen---- kodlu muavin defter kayıtlarına göre dava dışı şirket ile davalı arasındaki ticari ilişkinin dava dışı şirketin 26.04.2018 tarihli 1.344,85 TL tutarlı faturası ile başladığı, dava dışı şirketin 26.04.2018 tarihinden 27.12.2018 tarihine kadar davalı tarafa 64.161,04 TL tutarlı fatura düzenlediği, bu süreçte 11.07.2018 tarihinden 14.12.2018 tarihine kadar davalından 35.033,94 TL ödeme aldığı ve buna göre 31.12.2018 tarihi itibariyle davalıdan 29.127,10 TL alacaklı olduğu, davacının 20.04.2018 tarihli 5.697,98 TL tutarlı faturasından sonra davalının 25.04.2018 tarihinden 08.06.2018 tarihine kadar davacı tarafa 4 ayrı tarihte ödenen 9.438,16 TL tutarlı ödemenin, davacı defterlerinde kayıtlı olduğunun kök raporda tespit edildiği, dava dışı şirketin defterlerinde, 20.04.2018 ile 06.08.2018 tarihleri arasında davalı tarafından yapılan ödeme bulunmadığı, davalı tarafından dava dışı şirkete 11.07.2018 tarihinden 14.12.2018 tarihine kadar yapılan 35.033,94 TL tutarlı ödemenin, dava dışı şirketin davalı tarafa düzenlediği faturalar karşılığında cari hesaba mahsuben yapılan ödemeler olduğu eş deyişle, dava dışı şirketin defterlerinde davalı tarafından fazladan yapılan 10.023,20 TL ödeme kaydının bulunmadığı rapor edilmiş olup, bilirkişi kök ve ek raporlarının gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu her ne kadar davacı tarafça itirazın iptali isteminde bulunulmuş ve davacı tarafın defterlerinde, davalıdan alacağı olduğu tespit edilmiş ise de, tarafların ticari defterlerinin birbiri ile uyumsuz olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinde davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığı, faturalara konu malların teslimine ilişkin ispat yükünün davacıda olduğu, TMK 6. maddesi hükmüne göre davacının ileri sürdüğü iddiaları ve alacağı olduğunu ispat etmesi gerektiği, davacının, davanın ispatına yönelik yeterli delilleri sunmadığı, malların teslimi olgusunun ispat edilemediği, bu hali ile davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan her ne kadar davalı tarafça davacıdan kötü niyet tazminat talebinde bulunulmuş ise de takibin kötü niyetli olmaması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan kötü niyet tazminatının yasal koşulları oluşmadığından talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-İİK 67/2 maddesindeki yasal şartlar oluşmadığınından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 231,08 TL harcın mahsubuyla bakiye 196,52 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 680,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 13.530,68 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde -----Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.