T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/350
KARAR NO : 2024/146
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/05/2022
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasında dosya incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.05.2021 günü sürücü ----- sevk ve idaresindeki------ plakalı aracı ile ----- ilçesi istikametinden----- ili istikametine seyir halinde iken ------ geldiği esnada karşısına çıkan yabani hayvana çarpmamak için aniden direksiyonu sağ tarafa kırması sebebiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek asfalt yol üzerinde 52 metre devam edip yolun gidişe göre sağından yola çıkarak 72 metre sürüklenip sağda bulunan beton çite çarpıp takla atarak tavan kısımları üzerinde durması neticesinde tek taraflı ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada ----- plakalı araç sürücüsü----- Karayolları Trafik Kanununun 56/1-a maddesini ihlal ettiği tespit edilmiş olup, kusurlu bulunduğunu, meydana gelen kazada müvekkilleri ------ plakalı aracın içerisinde yolcu olarak bulunmaları sebebiyle söz konusu kazada ağır şekilde yaralanmış ve sakat kaldığını, diğer yolcu -----ise vefat ettiğini, kaza sonucu müvekkillerinin ------ Devlet Hastanesinde tedavi gördüğünü, hastane tarafından düzenlenen epikriz raporu ekte sunulduğunu, kazaya sebebiyet veren ------plaka sayılı aracın, davalı ------Şirketi'ne Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, araç sürücüsü------meydana gelen kazada kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere Karayolları Trafik Kanununun 56/1-a maddesini ihlal ettiğini, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan sürekli iş gücü kaybı, geçici iş gücü kaybı ve geçici bakıcı giderine ilişkin tazminatın davalı -----Şirketi'nden karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalı ----- Şirketi'ne başvuruda bulunulmuş olup, davalı sigorta şirketine 15 gün içerisinde cevap verilmediği takdirde dava yoluna veya tahkime başvurulacağı, başvuru dilekçesinde ihtaren bildirildiğini, ayrıca ödeme yapılması için tüm evrak davalı kuruma teslim edildiğini, açıklanan sebeplerle davacı müvekkillerin sakatlığına ilişkin ----- raporunun dosyada mevcut olduğunu, müvekkillerinin yaralanmasından dolayı dosyanın aktüer bilirkişisine gönderilerek müvekkillerinden----- için sürekli iş gücü kaybı, geçici iş gücü kaybı ve geçici bakıcı giderine ilişkin, ----- içinde sürekli iş gücü kaybı ve geçici bakıcı giderine ilişkin tazminatların hesaplanması talep olunduğunu, müvekkilinin 2918 sayılı yasadan kaynaklanan söz konusu kaza dolayısı ile sürekli iş gücü kaybı, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin tazminatları alabilmeleri için işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davalı sigorta şirketine karşı Arabuluculuk işlemleri başlatılmış ve davalı sigorta şirketinin belli bir teklif sunmaya yanaşmaması nedeniyle, arabuluculuk görüşmesi olumlu sonuçlanmadığını, bu sebeple, işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerden ötürü; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; ------ için 100 TL geçici bakıcı gideri tazminatının, 100TL geçici iş gücü kaybı ve 100 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı, ------ için 100 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 100 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı davalı sigorta şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ön inceleme ile birlikte; davalı ------Şirketi'ne müzekkere yazılarak poliçe suretinin ve hasar dosyasının gönderilmesinin istenilmesine, ----- Devlet Hastanesi'ne müzekkere yazılarak davacıya ait tüm tedavi evrakının, film ve grafilerinin, ameliyat raporlarının gönderilmesinin istenilmesine, dosyanın aktüer hesap bilirkişisine gönderilmesine ve müvekkilin maluliyet tazminatının hesaplanmasına ve raporların taraflara tebliğine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu uyuşmazlık taraf sıfatından ötürü ticari uyuşmazlık niteliğinde olup, 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe girmiş olan 7155 sayılı kanun gereği; ticari uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirildiğini, ancak davacı tarafından huzurdaki dava açılmadan önce herhangi bir arabuluculuk başvurusunda bulunmadığını, işbu nedenle huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, davacının talebinin konusu, trafik kazasından kaynaklanan 6098 sayılı TBK md.54 gereğince çalışma gücünün kaybı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğunu, zarar gören kişilerin sigorta kuruluşuna eksik belge ile başvurmaları halinde, sigorta kuruluşu aleyhine doğrudan doğruya dava yoluna gitme hakları bulunmadığını, somut olayda davacı, huzurdaki davadan önce ve sonra Trafik Sigortası Genel Şartlarında belirtilen belge ve bilgileri ibraz etmemiş olması nedeniyle geçerli bir başvurudan söz edilemeyeceği açık olduğunu, Kanun ile düzenlenen emredici nitelikteki özel dava şartını yerine getirmeyen davacının talebi; dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davalı şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan----- plaka sayılı araç davalı şirket nezdinde 22.04.2021 başlangıç ve 11.06.2021 bitiş tarihli ------ no.lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ve Zeyilnameleri ile ------ adına sigortalı olduğunu, bu poliçedeki kişi başı sakatlık ve ölüm teminatları ise kaza tarihi itibariyle kişi başına 430.000,00-TL'dir. manevi tazminat talepleri poliçe temimatı dışında olduğunu, Trafik Sigortası Genel Şartları A.1.maddesi uyarınca sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine göre temin edeceğini, sigortalı araç sürücüsünün davaya konu kazada kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerekmekte olduğundan ----- kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün davacının zarar görmesinde kusuru bulunmadığını, -----Cumhuriyet Başsavcılığı ----- soruşturma numaralı dosyasında alınan------Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı 19.08.2021 tarihli raporunda da davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu tespit edildiğini, davanın davalı şirket açısından reddi gerektiğini, davadan önce davalı şirkete yapılan başvuru neticesinde davalı şirket nezdinde hasar dosyası oluşturulduğunu, yapılan incelemeler neticesinde, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı tespit edildiğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde yabani hayvan olan tilki kusurlu olduğunu, yabani hayvanın tam kusurlu olması nedeniyle illiyet bağı kesildiğini, sigortalı aracın kusursuz olup bu nedenle davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, KTK. 91 ve 95. maddeleri, TTK’nun sigortaya ilişkin hükümleri ve yollaması ile BK’nun haksız fiile ilişkin hükümleri ve Sigorta Genel Şartlarının ittifakla ortaya koyduğu üzere, işleten veya sürücüye tereddüp etmeyen bir kusurlu halden sigortacı da sorumlu olmayacağını, Mahkeme tarafından kusur oranlarının belirlenmesi amacıyla; sigortalısının kusuru oranında sorumlu olan davalı sigorta şirketinin de sorumluluğunun tespiti açısından tüm dosyanın ve savcılık/ceza davası evraklarının da eklenerek -----Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğuna ilişkin itirazlarımız baki kalmak kaydıyla; davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı taraf öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ispat etmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği maluliyetinin kaza ile ilgisinin ispatlanması gerektiğini, davacının maluliyet durumu ve sürekli sakatlık oranının ------ İhtisas Dairesi’nden alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği maluliyetinin kaza ile ilgisinin ispatlanması gerektiğini, davacının maluliyet durumu ve sürekli sakatlık oranının ----- İhtisas Dairesi’nden alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, tek hekimle hazırlanacak ya da yetersiz ve geçersiz hastane raporlarına itibar edilmemesini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere; 20.03.2020 tarihinde------ yayınlarak 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren yeni genel şartlar eki uyarınca maluliyet ve destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken göz önünde bulundurulacak kıstaslar değiştirilmiştir. maluliyet/destekten yoksun kalma tazminat hesabı yapılır iken yeni genel şartların dikkate alınması gerektiğini, davacının kazayı yaşadığı sırada içerisinde bulunduğu araçta hangi amaçla bulunduğu ve bu taşımanın esasen hatır taşımasına binaen mi yapıldığı hususunun tespit edilmesi gerekliliği ve hatır taşımasının tespiti halinde bu hususun tazminat belirlenmesinde ciddi ve makul bir indirim sebebi olduğu Yargıtay’ın uygulamalarında sabit hale gelmiş bir hukuki gerçeklilik olmakla Mahkemece bu hususun tespit ve takdiri gerektiğini, müteveffanın sigortalı araçta hangi nedenle bulunduğu, olayda hatır taşımasının söz konusu olup olmadığı araştırılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla ve % 40 dan az olmamak üzere tazminattan indirim yapılması gerektiğini, mağdur şahsın müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı tespiti, dolayısı ile davacının kazada olmasa bile maluliyette kusurunun bulunup bulunmadığının anlaşılması ve tespit edilen kusur oranın da da eğer bir tazminat hesaplanırsa bu kusur oranında indirim yapılması gerektiğini, davacı tarafından müracaat şartı yerine getirilmediğinden davanın usul yönünden reddine, aleyhine haksız olarak açılan davanın reddini, davacı tarafın delillerinin tarafına tebliğini, ---tarafından davacıya bağlanan gelirlerin tespitini, kusur yönünden ----- Trafik İhtisas Dairesinden bilirkişi incelemesi yapılmasına, maluliyet oranının tespiti açısından ----- Kurumundan rapor alınmasını, davalı şirketin geçici iş göremezlik, bakıcı tazminatı ve tedavi giderinden sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine, davacının davasının ispatı halinde; davalı şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Davacıların Nüfus Kayıtları, -----CBS-----Soruşturma sayılı dosyası, İfade Tutanakları, Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ---- Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği, -----Üniversitesi Hastanesi, -----Devlet Hastanesi Kayıtları, Hasar Dosyası ve ZMMS Poliçesi, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Bilirkişi Kusur Raporu, Olay yeri ve kaza Fotoğrafları, ----Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Kusur Raporu,----Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Kusur Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :
Dava, 6098 Sayılı TBK'nin 54. maddesi gereğince Trafik Kazası sonucunda oluşan geçici ve kalıcı maluliyete bağlı bakıcı gideri (Tedavi giderleri ) kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesi nedeniyle açılmış Maddi Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle KTK'nin 97.maddesi gereği sigortaya başvuru, arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yolunu tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasına katılan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim belgelere göre sigortaya başvuru yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.
Bilindiği üzere haksız fiil öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar ışığında somut olaya gelince; Dava konusu kaza 17/05/2021 günü saat sabah 05.10 sularında ----- İli, ---- Köyü, -----istikametinde dava dışı Sürücü ------ sevk ve idaresindeki aynı zamanda maliki olduğu ----- plakalı ----- marka-model otomobilin önüne aniden yabani hayvan (Tilki) çıkması sonucunda maddi hasarlı, yaralanmalı ve ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir. Dosyadaki bilgi, belge ve nüfus kayıtlarına göre kazaya karışan sürücü -----baba) , ----- (anne ) -----(çocuk ) ------ ( çocuk ) isimli dört kişilik aileden oluşan grubun bayram ziyareti dönüşü kazaya duçar oldukları kazada çocuklardan ----- vefat ettiği, diğer aile üyelerinin yaralandığı görülmüştür. Davacılardan anne -----ve çocuk ------ tarafından yaralanmaları nedeniyle bakıcı, geçici ve kalıcı maluliyet nedeniyle yolcu olarak bulundukları aracın ZMMS sigortalısı davalı şirketten belirsiz alacak davası olarak ikame edilen işbu dava ile maddi tazminat talep edilmektedir. Kazaya karışan ------ plaka sayılı araç kaza tarihi olan 17/05/2021 tarihini kapsar şekilde 22/04/2021-22/04/2022 başlangıç ve bitiş tarihli sakatlanma ve ölüm halinde şahıs başına 430.000,00 TL limitli Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile davalı şirket tarafından sigorta edildiği de dosyaya mübrez poliçe örneğine göre sabit olup eldeki tazminat davası işbu poliçeden doğan sorumluluk nedeniyle davalı sigorta şirketine karşı açılmış durumdadır. Buna göre davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK'nin 91/1,85/1,85/son 86/1, 88 ve Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesine göre aracın sürücüsünün ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu tutulması mümkün olduğundan doğan zarardan poliçe limitine kadar müteselsil olarak sorumlu tutulabileceği açıktır. Bu kapsamda Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü için taraf vekillerince gösterilen tüm deliller toplanmış ve ilgili yerlerden getirtilmesi gerek bilgi ve belgeler celp dilmiştir. Bu kapsamda öncelikle kaza nedeniyle açılan ----CBS ----- Soruşturma sayılı dosya da celbedilmiştir. Mahkememizce taraf vekillerince gösterilen ve işin niteliği gereği toplanması gereken tüm deliller toplanmış ve olayda davalı sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuruna bağlı olduğundan dosya önce özellikle kaza yerinin ve kazanının oluşumunun kroki ve renkli olarak görülmesi ve değerlendirilebilmesi bakımından ------Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen konusunda uzman bir bilirkişiye verilerek kusur raporu istenmiştir. Bilirkişi ----- tarafından düzenlenen 02/03/2023 tarihli raporda özetle; ----- plakalı otomobil sürücüsü ------2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun, Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: başlıklı; Madde 52 – Sürücüler. “b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, Zorundadırlar," maddesindeki kuralları ihlal ettiğinden ve kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı asli derecede kusurlu olduğu, Yüzde Altmış (%60) - –-----plakalı otomobilin çarptığı Yabani Hayvan (Tilki)’nin Karayoluna aniden çıkması ve kazaya sebebiyet vermesinden dolayı tali derecede kusurlu olduğu, Yüzde Kırk (%40) görüş ve kanaatindeyim şeklinde rapor verilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve vaki beyan ve itirazlarına müteakip bu kez ----- Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu istenmiştir. Mahkememizce Dairenin ön raporundaki eksiklikler tamamlanmış ve buna göre daire tarafından hazırlanan 08/01/2024 tarihli raporda ise özetle ; Sürücü ------ idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri sınırları dışındaki olay mahalli yolda seyir halinde iken kaza mahalli mevkide hareket alanına giren yabani hayvana çarpması akabinde kontrolünü kaybederek sağdan yol dışı kalması neticesinde meydana gelen olayda; atfı kabil kusuru bulunmadığı, olay mahalli mevkide kaplama içerisine aniden girerek otomobil sürücüsünün seyir emniyetini bozan ve otomobil tarafından çarpılmaya maruz kalarak aracın kontrolden çıkmasına sebebiyet veren yabani hayvan, meydana gelen olayda; asli yönden etken bulunduğu, buna göre olayda; Sürücü -----kusursuz olduğu, kaplamaya ani bir şekilde giren yabani hayvanın sonuç üzerinde %100 (yüzde yüz) oranında etken olduğu kanaatini bildirir rapor verilmiştir. Mahkememizce ------ raporu da, taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Davacı vekili tarafından rapora karşı yapılan itirazlar; raporun soruşturma aşamasında alınan ------Trafik İhtisas Dairesi'nin düzenlediği 19/08/2021 tarih ve ------sayılı raporu ve olayla uyumlu olması ve kaza ve kusura ilişkin yeterli kanaat edinilmesi karşısında yerinde görülmemiştir. Bu kanaatin oluşumunda kusur dağılımı yönünden benimsenmese de ; özellikle zengin içeriğinden , eklerindeki görüntüler ve kroki yönünden yararlanıldığı ifade edilmelidir. Mahkememiz hâkimi tarafından; köye yapılan bayram ziyareti dönüşü bir bahar günü yaşanan hazin olayda ailenin çevreye saçılan eşyalarından ve özellikle dökülmeyen bir süt bidondan arta kalan hayallere, çocuklar için bir masal karakteri olan tilkinin sebep ve engel olması kuşkusuz kader ve kederle müşahede edilmiştir. Bu anlamda ailenin kazaya bağlı ağır sonuçlar nedeniyle hiç dinmeyecek acılarının paylaşıldığı ve bu yolculuğun bir gün mutlaka sorunsuz ve neşe içinde tamamlanacağı inancı ve umudu kaydedilmelidir. Ne var ki; Mahkememizin yürürlükte bulunan Anayasa ve hukuk kuralları ile bağlılığı ve işbu kuralları uygulamakla yükümlü olduğu kadim ----- irfanına emanet edilecektir. Zira; 2918 sayılı KTK'’nin 88. ve 6098 Sayılı TBK’nin 61. maddeleri uyarınca haksız fiile karışanların her biri zarardan müteselsilen sorumlu ise de ; meydana gelen kazada araç sürücüsünün hiç kusurunun bulunmaması halinde kaza ile bu kişinin sorumluluğu arasında uygun illiyet bağı ortadan kalkmış olacağından; KTK'nin 86/1 maddesi uyarınca işletenin de sorumluluğu ortadan kalkacağından, işletene terettüp eden kusur sorumluluğunun Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasını üstlenen davalı sigorta şirketine de yansıyacağı vazıhtır. Böylece gerekçeli ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen------kusur raporuna göre kusurun tamamen işleten/malik sürücü de olması nedeniyle araçta yolcu konumunda bulunan davacıların ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden maddi tazminat taleplerinin karşılanması hukuken mümkün görülmemiştir. Bu tespite göre usul ekonomisi ilkesi ve delilerin inceleme sırası gereği maluliyet ve zarar yönünden ayrıca bir araştırmaya ve incelemeye gidilmemiştir. Binaenaleyh; davacıların davasının yukarıdan beri yapılan açıklamalar ışığında vaki kusur tespiti ve kusur sorumluluğu karşısında yasal dayanağı kalmadığı sonuç ve kanaatiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir. ( Bkz;Yargıtay -----.HD. ----- Yargıtay ------.HD-------.) (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 , TBK, 49, 50, 51, 54, 61, 74/1, KTK, 3, 85, 86/1, 88 ,90,91, 97,99,109, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. Maddesi, HMK, 25, 26, 27, 30, 107, 187/1, 190, 194, 198, 266/1, 282, )Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince aleyhinde hüküm verilen davacılar sorumlu tutulmuştur. Yine bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen dava şartı arabuluculuk ücretinin de taraflar toplantıya katıldığından az yukarıdaki esaslar çerçevesinde davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmiştir. Mamafih, karar tarihi itibariyle dava değeri miktar itibariyle kesinlik sınırının altında olmasına rağmen, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması karşısında ; davanın alacak tam ve kesin olarak belirlenmeden ilk açıldığı bedel üzerinden tümden reddedilmiş olmasına göre muhtemel talep artırımı halinde dava değerinin her zaman kesinlik sınırını aşma ihtimali bulunduğu anlaşılmakla, kesinlik sınırının kamu düzenini ilgilendirmesi, hak arama hürriyeti ve hukuki dinlenilme hakkı da gözetilerek istinaf kanun yolu açık bırakılmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 80,70 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın davacılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
5-)Davalı ----- kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden ;Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir olunan 500,00 TL nispi vekalet ücretinin ve 11,50 TL vekalet harcının davacılardan müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
6-)Davalı ------ tarafından vekille temsil dışında (HMK'nin 323/1/ğ) yapılmış başkaca bir yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!