WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/349
KARAR NO : 2024/55

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/05/2022
KARAR TARİHİ : 22/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili şirkete otopark bariyerinin yapılması için 06.07.2021 tarihinde teklif sunulduğunu, gönderilen sözleşmede yapılacak bariyer hakkında davalı tarafa bilgi verildiğini, bilgi verilmeden önce müvekkil şirket tarafından bariyerin yapılacağı otopark girişinin incelendiğini ve talep edilen ürünün hazırlandığını, sözleşmenin bir örneğinin davalı tarafa gönderildiğini ve davalı tarafından 13.07.2021 tarihinde "onaylıyorum" mailinin gelmesi üzerine müvekkili tarafından otopark kapısına bariyerin yapıldığını, bariyer yapıldıktan sonra fotoğrafları ve görüntü ile birlikte davalı tarafa bilgi verildiğini, davalı tarafın yapılan işlemi onayladığını, bariyer yapıldıktan ve iş bittikten sonra davalı tarafından otopark kapısının genişletildiğini, yapılan bariyerin genişletildikten sonra kısa geldiği bilgisinin davalı tarafından müvekkiline verildiğini, müvekkili şirket ise davalı tarafa kendilerinin teklif ettiği özelliklerde bariyerin takıldığını bariyer takıldıktan sonra otopark kapısının genişletilmesinden kendilerinin sorumlu olmayacağını bildirdiğini, fiyat farkını ödemeleri durumunda esasen kendilerinde istedikleri ölçüde olmadığı halde başka bir yerden temin edip değiştirebileceklerinin bildirildiğini, davalı tarafından uzlaştırıcı bu teklifin kabul edilmediği ve ödeme yapmayacağını bildirdiğini, müvekkili şirketin davalı tarafın talebi ve onayı üzerine yapmış olduğu işin bedeli olarak 16.07.2021 tarihli (----numaralı) kdv dahil 7.510,70 TL miktarlı fatura düzenleyerek davalı tarafa gönderdiğini ve hizmet bedelini talep ettiğini, davalının faturayı kabul etmediğini ve müvekkile iade faturası gönderdiğini ve ödeme yapmadığını, davalı şirketin bir kaç kez aranarak yapılmış olan bariyer sistemi için hem maddi bir masrafın oluştuğu hem de yapılma sürecinde emek harcandığı ve bu emek ve masrafların ücreti olan bedelin ödenmesinin defalarca talep edildiğini, davalı şirket tarafından kesin olarak ödeme yapılmayacağının beyan edilmesi üzerine davalı şirket ile müvekkil şirket arasında gerçekleşmiş olan ticari iş ilişkisi nedeni ile ödenmeyen alacağa ilişkin olarak cari hesap açığı sebebi ile davalı şirket hakkında----İcra Müdürlüğünün-----Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından 05.10.2021 tarihinde itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuk toplantısı sonucunda anlaşmaya varılamadığını belirterek davalı tarafından ----- İcra Müdürlüğünün-----Sayılı dosyasına yapılmış olan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalının takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.

DELİLLER:
---- İcra Müdürlüğünün ----Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan-----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda; davacı şirketin davalı şirketin talebi üzerine otopark bariyeri yaptığı, ancak otopark bariyerinin yapılmasına rağmen davacı şirkete ödeme yapılmadığından bahisle davalı şirket hakkında ----icra Müdürlüğünün----- Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, 28/07/2020 tarihli ----- yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinin 3.fıkrası ile ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanabileceği belirtilmiş ve dava sırasında yapılan ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin bu değişiklik mahkememizce kurulan 24.10.2022 tarihli ihtaratlı ara kararla belirtilmiş ancak davalı taraf ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmamış olduğu görülmüştür.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, yapılan yargılama sırasında davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde takibe konu alacağa dayanak faturanın davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile tarafların mailler aracılığı ile üzerinde anlaştıkları ölçülerde otopark bariyerini yaptığının tespit edildiği, davalı tarafın HMK'nın 222. Maddesi gereği yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmamış ve borcun ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi de sunmamış olması nedeniyle faturaya konu işin yerine getirildiğinin kabulü gerekeceği, bu haliyle davacının 7.510,70 TL asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.Davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda takip hukuku acısından tazminatın yaptırım amacı ışığında yapılan değerlendirmede; takibe konu alacak yönünden davalının itirazının haksızlığına karar verilmiş olması ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin evveliyetle sabit olması, davaya esas faturaya konu işin eksiksiz yapıldığının anlaşılması ve özellikle bedele ilişkin bir uyuşmazlık bulunmaması karşısında miktarın açıkça bilinir olması karşısında davalı borçlu yönünden asıl alacak/borç likit/muayyen olduğu anlaşılmakla İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince koşulları oluştuğundan asıl alacağın % 20'si olan 1.502,14 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine de karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun -----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 7.510,70 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına,
-Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 7.510,70 TL'nin % 20 si olan 1.502,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 513,00 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 128,27 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 384,73‬ TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 128,27 TL peşin harç ile yargılama gideri olarak yapılan 4.426,4‬0 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 7.510,70 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.