WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/346
KARAR NO : 2024/81

DAVA : Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 17/05/2022
ÜYEYE TEVDİ TARİHİ : 12/04/2023
KARAR TARİHİ : 30/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin emlak alım satım işi ile iştigal ettiğini, davacının, mülkiyeti --- ait------589 ada 287- 288 parselde bulunan taşınmazların alıcısı davalıya satmak için 11.02.2022 tarihinde davalı şirket yetkilisi ------ile kaparo sözleşmesi adı altında bir protokol düzenleyerek şartları belirlendiğini, her iki taşınmazın 2.500.000 USD karşılığında (32 milyon TL) en geç 21.02.2022 tarihine kadar devri alınacağını, bu satış bedelinden 100.000 USD alıcı ve satıcı komisyonu ödeneceğini, alıcı ve satıcının; aracılık işleminin----- şirketi ve----- aracılığı ile yapıldığını kabul ettiklerini, alıcı 15.02.2022 tarihinde 9.500.000 TL satış bedeli göstererek, bu bedel üzerinden alıcıya ve satıcıya ait harçları yatırdığını ve 17.02.2022 tarihinde taşınmaz bedelini 2.400.000 USD karşılığı (32 milyon TL) olarak malike ödendiğini ve tapudan taşınmazların devrini aldıklarını, taşınmaz devrini müteakip müvekkili, komisyon parasının ödenmesini istetiğini, davalı tarafından 17.02.2022 günü çağrılarak parsel üzerinde ağaçlar bulunduğunu, ----- şirketine isabet eden 50.000 USD komisyon parasını ödediklerini, davacı hakkına düşen kısım ise taşınmaz üzerindeki ağaçların kaldırma işlemi bittikten sonra ödeneceğini beyan ederek yeni bir protokol düzenlendiğini ve bu protokole de müvekkili davacının imzası alındığını, müvekkilinin daha sonra 2017 yılında alınmış olan, parselde bulunan (287-288 parseller) ağaçların tescilli veya anıt eser olmadığı yönünde tanzim edilen, parsel içi ağaçların tescilli olmadığına dair Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yazısı ile ağaç revizyonunun yapılabilmesinin mümkün olduğuna dair yazıları ve söz konusu taşınmazların özel mülk olmasından dolayı alanın temizliğinin mülk sahibince yapılması gerektiği hususuna havi işlem yazıları davalıya verilerek komisyon bedelinin ödenmesi istendiğini ancak ödenmediğinden dava açmak üzere arabuluculuğa başvurulduğunu beyan ederek ----- parsel numaralı taşınmazlar davalı tarafından daha fazla değere satılarak devir edilmeye çalışıldığından öncelikle teminatsız olarak, mümkün olmadığı takdirde istenecek teminat mukabilinde dava sonuna kadar taşınmazın 3.kişilere devrinin engellenmesi için tedbir konulmasına, davalının satın aldığı taşınmazla ilgili komisyon alacağı olduğu sunulu protokollerle de bu işin belirlenmiş olması karşısında, davaları hakkında tedbir kararı verilmemesi halinde taşınmaz kaydına davalıdır şerhinin konulmasına, davalarının kabulüne 50.000 USD'nin (750.000 TL) yasal faizi ile birlikte tahsiline, masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sözleşmeye göre, alıcı ve satıcı bedelini kapsayacak şekilde bir satış bedeli kararlaştırıldığını, danışmanlık bedelinin ise 50.000 USD olarak belirlendiğini, kaparo sözleşmesinde ise danışmanlık ücretinin ödendiği ve kalan ücretin iş bitiminde ödeneceğinin de alıcı tarafından yazıldığını, iş bu satışla ilgili olarak müvekkilinin kaparo sözleşmesine göre üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davada, 50.000 USD para emlak danışmanlık bedeli olarak, 50.000 USD para ise satın alınan taşınmazdaki ağaçların sökülmesi işleminin maliyeti ve bedeli olarak kararlaştırıldığını, alıcı ve satıcı bir araya gelerek taşınmazın satın alınması ve ücretler konusunda anlaştıklarını, protokoller ile tarafların hukuki sorumlulukları belirlendiğini, bu anlaşmalar çerçevesinde işlem yapıldığını, parsel üzerinde ağaçların sökülüp taşınması için 50.000 USD bedelle protokolü taraflar imzaladıklarını, müvekkilinin iş bu taşınmazın satış bedelini malike ödeyerek bu bedel üzerinden alıcıya ve satıcıya ait harçları yatırdığını ve 17.02.2022 tarihinde, tapudan taşınmazların devrini aldıklarını, emlak danışmanının ücretini de takdim ettiklerini, davacı yanın taşınmaz üzerindeki ağaçların kaldırma ve nakledilme işini üstlendiğini ve bu işlem karşılığında kendisine bir bedel taahhüdü verildiğini beyan ederek davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı asıl 12/04/2023 tarihli celsede alınan beyanında; "Bana dosyada örneklerini gösterdiğiniz sözleşme ve protokol doğrudur, protokol sözleşmeden sonra ve tapuda işlem öncesi yapıldı, bana gösterdiğiniz fotoğraflar bu protokolde ifade edilen ağaçlara aittir, bu ilişkide sözleşme----- ile protokol ise ------ile muhatap olunmuştur, protokolde bana ödenecek paranın şartı olarak ön görülen ağaçlar kaldırılmadı, zapta geçen fotoğraflarda olduğu gibi ağaçlar halen durmaktadır, sözleşme imzalandıktan sonra söz konusu ağaçların kaldırılması yönünden bir telaşe yaşandı, bu ağaçların koruma altında olmadığı ve belediyenin cevabına göre bir revizyon yapılarak başka yere taşınabileceği hususu öğrenildiği halde karşı taraf bununla tatmin olmadı ve sonrasında tekrar bir araya gelindiğinde söz konusu 17/02/2022 tarihli protokol dayatıldı ve ben de imzalamak durumunda kaldım, tapuda devir işlemi yapmaya gidene kadar ağaçlarla ilgili bir mesele olmamıştır, ağaçlarla ilgili aramızda herhangi bir mutabakat olmamıştı, bu mesele tapuda işlem için gittiğimiz gün ortaya çıktı, başıma böyle şeyler geleceğini ve bu şekilde dava açmak durumunda kalacağımı düşünemediğim için protokolü imzaladım, ancak protokolü imzalamama rağmen ücretim ödenmedi, protokole rağmen ağaçları benim kaldırmamda söz konusu olamaz zira belediyenin belirttiği şekilde revizyon projesi üretilerek buna göre ağaçların başka yere kaldırılması gerekmektedir ki bu projeyi karşı tarafın yada kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması ihtimalinde inşaati yapacak olanın bu projeyi üretmesi gerekir, böyle bir projeye bağlı olarak ağaçların başka yere alınma masrafları hakkında hiçbir bilgim yoktur, benim ücretim ödenmediği halde ----- komisyon ücretinin neden ödendiği hakkında bilgim yoktur, ağaçların kaldırılması bizim işimiz değil, ben emlakcıyım " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı şirket temsilcisi ------ 12/04/2023 tarihli celsede alınan beyanında; "Bana gösterdiğiniz protokoldeki imza bana aittir, sözleşme ise diğer temsilci ve ağabeyim olan ------ile imzalanmıştır, sözleşme sürecinde ben bulunmadım, protokolde belirtilen ağaçlar bana gösterdiğiniz fotoğraflarda belirtilen ağaçlardır, halen kaldırılmamıştır, ağaçların kaldırılma masrafı hakkında bilgim yoktur, sözleşmede kararlaştırılan 100.000 USD içinde ağaçların kaldırılması masrafı da öngörülmüştür, ancak ağaçlarla ilgili mesele sözlü olarak kararlaştırıldığı için sözleşme sadece ödenecek bedel yönünden bu şekilde gözetilmiştir, o nedenle protokol ile birlikte komisyon ücreti karşılığı 50.000 USD'yi ödediğimiz halde ağaçların kaldırılma masrafına karşılık gelen 50.000 USD'yi ise ödemedik, yani protokolde----- aldığı belirtilen bedel 50.000 USD komisyon ücreti karşılığıdır ve bu ödenmiştir, ilişki bu şekildedir ancak bana açıkladığınız protokolde bu 50.000 USD yönünden de ''komisyon bedeli'' ifadesinin kullanılmış olmasının bana sorduğunuz şekilde değerlendirme konusu olabileceğini düşünmedim, zaten bu yazıyı davacı taraf hazırladı, protokolün içinde ağaçların kaldırılma şartı olduğu için ben bunu yeterli gördüm, bizim asıl mesleğimiz denizcilik olduğu için ağaçların kaldırılma prosedürü bize yabancı olduğu için bunları düşünerek zaten ifade ettiğim gibi ağaçların kaldırılma masrafları da düşünülerek komisyon bedeli toplam 100.000 USD kararlaştırılmıştır." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
---- Belediye Başkanlığına yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.-----Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Mahkememize bildirilen tanıkların mahkememizce beyanları alınmış olup;Tanık ... 26/09/2023 tarihli celsede alınan beyanında; "Ben tapu takip işleri, veraset ve intikal işleri yapmaktayım, davacıyı da yaptığım iş nedeni ile tanıyorum, davalı şirketi ise bilmiyorum, bana sormuş olduğunuz------ parselde bulunan taşınmazların satışı ile ilgili portföy davacı ... Beye gelmişti, ben taraflar arasındaki ticari ilişkiyi bilemeyeceğim, yine tapu devir işlerinin de nasıl yapıldığını bilmiyorum ancak, tapu devrinden sonra davacı bana davalı ----- ağaçların kaldırılması işi ile ilgili olarak vekalet almamı söyledi, bu sayede belediye işlerini yürüttüm, gerekli evrakları davacıya teslim ettim, bu evraklarda taşınmazın kentsel dönüşüme sokulması halinde özel mülk olması sebebi ile ağaçların naklini ilgili projeye bağlı olarak verdikleri firmanın yapabileceği belirtilmişti, ben bunun dışında ağaçların kaldırılması ile ilgili olarak tarafların arasında bir anlaşma olup olmadığını bilmiyorum, bana gösterip inceleme imkanı bulduğum 11/02/2022 tarihli kaporo sözleşmesi ile 17/02/2022 tarihli protokolü daha önce görmedim, " şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık ... 26/09/2023 tarihli celsede alınan beyanında; " Ben emlakçılık işleri ile uğraşırım, davacıyı da bu sebeple tanıyorum, bana sorduğunuz ------ parselde bulunan taşınmazların satışı ile ilgili portföyünü davacı ... Beye teslim etmiştim, davacı bana, buraya davalı ----- şirketinin talip olduğunu söyleyince bir randevu oluşturarak davacı ile davalıyı bir araya getirdik, anlaşma sağlandı ve taraflar sözleşme ve protokol yaptılar, protokol ve sözleşmede hatırladığım kadarı ile satış bedelleri ve hizmet bedelleri bulunmakta idi, taşınmaz üzerinde bulunan ağaçlar ile ilgili satım aşamasında herhangi bir şey konuşulmamıştı, sonra tapuda imza sırasında davalı taraf ağaçların kaldırılmasını talep ettiler, aksi halde komisyonu vermeyeceklerini söylediler, huzurda bulunan diğer tanık----- beye ağaçların kaldırılması için vekalet vereceklerini söylediler, ben daha sonra dışarı çıkmıştım, ağaçların kaldırılması olayı ile ilgili olarak ------beye yaklaşık 1,5 ay uğraştığını biliyorum, gereken bilgilerin belediye tarafından verildiğini biliyorum, belediyenin nasıl bir prosedür işletilmesi gerektiğine yönelik herhangi bir bilgim yoktur, bana gösterip inceleme imkanı bulduğum 11/02/2022 tarihli kaporo sözleşmesi ile 17/02/2022 tarihli protokol ifademde belirttiğim sözleşme ve protokoldür, davacı vekilinin sorusu üzerine sorulduğunda; taraflar 100.000USD komisyon bedeli anlaşmışlardı ancak bu bedel verilmemiştir, taşınmaz bedeli olarak ne kadara anlaşıldığını tam olarak hatırlayamıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, taraflar arasında düzenlenen 11/02/2022 tarihli ve ''Kaporo Sözleşmesi'' başlıklı sözleşme ile 17/02/2022 tarihli ve ''Protokol'' başlıklı sözleşme gereğince davacının davalıdan 50.000 USD komisyon ücreti alacağının olup olmadığı, bu alacağın taşınmaz üzerindeki ağaçların kaldırılması ile ilgisinin bulunup bulunmadığı, ilgisi varsa söz konusu alacağın bu şarta bağlanmış olup olmadığı ve bütün bu hususlara bağlı olarak sonuçta davacının davalıdan talep edebileceği komisyon ücreti alacağının varlığının ve varlığının ne olduğu hususlarına yönelik davadır.Başlangıçta heyet olarak yargılaması yürütülen iş bu dosya, yapılan kanun değişikliğine bağlı olarak 12.04.2023 tarihli duruşma ara kararı uyarınca üye hakim uhdesine tevdi edilmiştir. Davanın, başlangıçta yazılı usule tabi olması sebebiyle, tensip tutanağında her ne kadar yazılı usule tabi olduğu belirtilmiş ise de, 7251 sayılı kanun değişikliğine bağlı olarak basit yargılamaya tabi hale geldiği ve o aşamadan sonra HMK uyarınca dava hakkında HMK'nın 316-322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulandığı görülmüştür.Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi ara kararla değerlendirilmiştir.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, beyan dilekçeleri, gelen müzekkere cevapları, tanık beyanları taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.Tüm dosya kapsamından, her ne kadar davacı tarafından, alacak isteminde bulunulmuş ise de, taraflar arasında akdedilen protokole göre, 50.000 USD'nin satın alınan taşınmazdaki ağaçların sökülmesi işleminin maliyeti olarak öngörüldüğü, protokolün bu hususu kapsadığı, her ne kadar dinlenen tanık beyanları bu minvalde beyanda bulunmamış ise de, yazılı sözleşmenin içeriğinden ve dahi mahkemece tarafların isticvabından bu hususun sabit olmasına bağlı olarak, bu yönde olmayan tanık beyanlarına itibar edilmediği, yapılan protokol ile tarafların sorumluluklarının açık bir şekilde belirlendiği ve ağaçların kaldırılması işinden davacı yanın sorumlu olduğu, belediyeden gelen müzekkere cevaplarından da anlaşıldığı üzere, belediyenin davalı taraftan herhangi bir proje yapılmasını istediğine dair bilgi ve belge bulunmadığı, netice olarak, davacının davalıdan protokole bağlı herhangi bir alacağı bulunmadığı kanaatinin mahkememizde hasıl olduğu, bu hali ile davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 12.808,13 TL harcın mahsubuyla bakiye 12.380,53 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 111.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.