WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/335
KARAR NO : 2024/260

DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 13/05/2022
KARAR TARİHİ : 18/04/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız-----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ----- 29.09.2019-2020 vadeli -----sayıyı Genişletilmiş Kasko Sigortası himayesinde olan -----plaka sayılı otomobilin; 14.03.2020 tarihinde; davalılardan -----ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olup, diğer davalılar ---- - malik olduğu; ------ sürücülüğünü yaptığı ------- plaka sayılı panelvan kamyonetin çarpması neticesinde hasarlanmış olduğu, kazanın oluşumunda, kolluk tarafından tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağına göre davalı yan aracının tam kusurlu olduğunu, kaza sonrasında kasko sigortalısı olan araç üzerinde eksper incelemesi yaptırarak 08.05.2020 tarihinde 66.938,54 TL ve 18.12.2020 tarihinde 1267,89 TL olmak üzere toplam 68.206,43 TL olan hasar tutarını sigortalısına ödeyen davacı sigortacının; bu ödeme miktarının 41.000 TL sını davalı yan aracının dava dışı olan Trafik Sigortacısı -----teminat limitleri ile sınırlı olarak rücuen tahsil ettiğini; kalan bakiye tazminat ödemesinden KTK' nın 85. maddesi gereğince davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davalı sigortacının da kusurlu aracın İMSS sigortacısı olduğundan kazadan ve hasardan poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla sorumlu olduğu belirtilerek; davacı tarafından sigortalısının hasarı tazmin edildikten sonra poliçe limitleri nedeni ile davalı yan aracının trafik sigortacısından tahsil edilememiş olan bakiye 27.206,00 TL tazminat tutarının davacı tarafından yapılan ödeme tarihi olan 08.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ve yargılama vekalet giderleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:
Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde Yapılan Değişiklik ile trafik sigortalarına ilişkin açılacak maddi tazminat davalarına ilişkin düzenlemeler yapıldığını, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu getirildiğini, ancak davacı yan kaza akabinde davacı şirkete başvuruda bulunmadığından davalı şirket tarafından hasar dosyası açılamadığını ve inceleme yapılamadığını, dava şartı davacı tarafından yerine getirilmediğinden huzurdaki davanın reddi gerektiğini, motorlu araç kazalarından doğan maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak zamanaşımı konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan madde de; bu durumun açıklığa kavuşturulduğunu, kabul anlamına gelmemekle sigortalı araçta meydana geldiği iddia edilen hasarın tespiti uzman sigorta eksperi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan evrakların hiçbiri araçta meydana gelen hasar tutarını kanıtlar nitelikte olmadığından hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere araç hasarının uzman sigorta eksperi tarafından yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; davalı şirketin, karayolları trafik kanunu’nun 91. maddesi ve ZMMS uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, davaya konu kazanın hangi sebeple meydana geldiği her durumda araştırılması gerektiğini, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün dava konusu kazanın meydana gelmesine etki edecek trafik işaret ve lambalarından, yolun yapısından ve trafik güvenliğini tehlikeye atacak derecede görüşü engelleyecek bir hususun bulunup bulunmadığı ayrıca belirlenmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana geldiği esnada alkollü içki ve/veya uyuşturucu madde etkisinde olup olmadığı, geçerli sürücü belgesinin bulunup bulunmadığı anlaşılmadığından bu konuya ilişkin de Mahkeme tarafından inceleme yapılması gerektiğini, açıklanan nedenler ile; davanın reddine, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, araç hasarına ilişkin olarak uzman sigorta eksperinden rapor alınmasına, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kazaya karışan araç sürücüsünün kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve----- İhtisas Dairesi’nden kusur raporu alınmasına; varsa derdest ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasına, aleyhe hüküm kurulması halinde dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmamıza, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER: Hukuk Mahkemeleri Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kayıtları, -----. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin -----Esas sayılı dosyası, Maddi Hasarlı Trafik kazası Tespit Tutanağı, Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Poliçeleri, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Hasar Dosyası, Ekspertiz Raporu, Kaza ve Araç Fotoğrafları, Faturalar, Ödeme Belgeleri, ---- Kusur raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIALAR, DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava, 6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin, genişletilmiş kasko sigorta poliçesi nedeniyle dava dışı sigortalısının haklarına halef olması sebebiyle dava dışı sigortalısına maddi hasarlı trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen hasar için ödediği tazminatın; kazada kusur durum ve oranı nazarında İMMS poliçesi ve genel şartları kapsamında davalı sigorta şirketinden, KTK'nin 85/1 maddesi gereğince gerçek kişi işletenden ve TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu olan gerçek kişi sürücüden müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak arabuluculuk başta olmak üzere HMK'nin 114.maddesinde yer alan dava şartları değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin ve davalı gerçek kişiler vekilirir sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanmış , tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmaya katılan davacı vekilinin ve davalı gerçek kişiler vekilinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçirilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde " (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmü bulunmaktadır.Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1. Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1. Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ise, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1 maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında,bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya gelince ; davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı -----arasında düzenlenen 29/09/2019-29/09/2020 başlangıç ve bitiş tarihli genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalıya ait -----plakalı ticari nitelikteki araç sigortalanmıştır. Davacıya sigortalı araç ile davalıların ortaklaşa sorumlulukları altında bulunan ------ plakalı araçlar 14/03/2020 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karışmışlar ve davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısı araç için toplam 68.206.43 TL hasar onarım ödemesi yapılmış ve sigorta poliçesi olan 41.000,00 TL limit trafik poliçesini düzenleyen ----- tahsil edilmiş ve kalan miktar ise İMMS kapsamında davalı sigorta şirketinden, işleten ve malikten istenmektedir. Bilindiği üzere ZMMS poliçesi limitini aşan kısımdan varsa İMMS sigortalısı sorumlu tutulabilmektedir. Somut olayda davacı sigorta şirketinin yaptığı ödeme konusunda bir itilaf bulunmayıp asıl tartışma kazada kusur oranına ilişkinidir. Mahkememizce alınan ----- kusur raporunda davalı sürücü ----- %100 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Bu rapor dosyada bulunan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında yer verilen şerit izleme ve değiştirme kuralına uymamaktan dolayı davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğu tespitiyle de bire bir uyumlu olması karsısında mahkememizce aynen benimsenmiştir. Aynı kazaya ilişkin olarak açılan tazminat davası sonucunda verilen kararın kesinleştiği-----.Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasında bu davanın taraflarından davalı ---- dışındakiler taraf olmadığından anılan dosyada hükme esas alınan kusur raporuna ve tespitine ilişkin oran ve mahkeme kabulünün mahkememizce de esas alınması yönündeki savunma ve itirazlar yerinde görülmemiştir. Kaldi ki mahkememizce anılan dosyadaki rapor ve oran olaya uygun olmadığından yerinde de görülmemiştir. Ezcümle kazada kusur, zarar, illiyet bağı çerçevesinde olayda rücu şartlarının gerçekleştiği, davalıların dava konusu zarardan yukarıda açıklanan hukuki sebeplere göre müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulabilecekleri sonuç ve kanaatine ulaşılarak; rücuya konu olay haksız fiilden kaynaklandığından ve davacının yaptığı ödeme ile mal varlığında eksilme meydana geleceğinden ödeme tarihinden itibaren temerrütün gerçekleşeceği ve faiz talep edilebiyleceği, taleple bağlılık ilkesine göre yasal faiz uygulanmasının gerekmesi ve poliçe limiti gibi hususlar da gözetilerek davanın kabulü ile; 27.206,00 TL hasar onarım bedeli tazminatın, 08/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 50.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1-3 maddeleri gereğince davalılar sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile; 27.206,00 TL hasar onarım bedeli tazminatın, 08/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 50.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.858,44 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 464,62 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.393,82 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 464,62 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 350,00 TL posta masrafı, 2.345,00 TL --- gideri faturası, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.251,82‬ TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına )
Dair; davacı vekilinin ve davalı gerçek kişiler vekillerinin yüzlerine karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının kabul ve ret edilen miktarlar itibarıyla (27.206,00 TL< 28.250,00 TL)İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.